Seçim özgürlüğü ise, tüketicilerin, kaynakları ve kaynaklardan elde ettikleri gelirleri diledikleri gibi kullanma hakkına sahip olmaları demektir. Teşebbüs ve seçim özgürlüğünün ayrılmaz bir parçası, sözleşme yapma-yapmama ve kurum-ortaklık kurma özgürlüğüdür.
(25) Bu bağlamda sözleşme yapmayı reddetme, rekabet hukukunun en tartışmalı alanlarından birini oluşturmaktadır. Zira teşebbüslerin sözleşme yapma özgürlükleri anayasal düzeyde korunmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 48. maddesi de “Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir.” hükmünü haizdir. Rekabet kuralları da teşebbüsler arası rekabetin tüketiciler için faydalı olduğu kabulüne dayandığından, teşebbüslere sözleşme zorunluluğu getirilmesi fikri bizatihi rekabet kanunlarının doğasına da aykırı görünmektedir. Bununla birlikte, rekabet hukukunda, bazı durumlarda, hâkim durumdaki teşebbüslerin sözleşme yapmayı reddetmeleri, rekabeti bozucu/dışlayıcı bir davranış olarak değerlendirilebilmektedir.
(26) Sözleşme yapmanın reddi konusu, mevcut sözleşme ilişkisinin sona erdirilmesi, ilk defa sözleşme yapma talebinin reddi, fikri mülkiyet hakkı lisanslamasının reddi, birlikte işlerlik bilgilerinin verilmesinin reddi, tek taraflı ya da uyumlu ret halleri gibi çeşitli alt kategorilere ayrılabilmektedir. Mevcut dosya kapsamındaki eylem ise ilk defa sözleşme yapma talebinin doğrudan reddi şeklinde gerçekleşmiştir. Bunun dışında iddia sahibinin ilk sözleşme yapma talebinin reddedilmiş olmasının da devam eden bir ilişkinin kesilmesine göre, bir ihlal oluşturma olasılığı daha düşüktür. Zira bu durumda da devam eden bir ilişkinin kesilmesi halinde ortaya çıkabilecek olan diğer teşebbüsün belli yatırımlarda bulunması gibi ret eyleminin etkisini arttırabilecek koşullar doğmamış olacaktır.
(27) Konuya ilişkin geçmiş tarihli Kurul kararları incelendiğinde;
Türk Telekom/Tissad [4] kararında;
1. Giriş yapılmak istenen varlığın (zorunlu unsurun) bir tekelci teşebbüs tarafından
kontrolü,
2. Giriş yapmak isteyen bir rakibin pratik olarak ve makul bir şekilde
varlığı/ürünü/tesisi/altyapıyı kurmasının/üretmesinin imkânsız olması,
3. Tekelci teşebbüsün giriş yapmak isteyen rakibi reddetmesi,
4. İlgili zorunlu unsurdan faydalanmanın imkânlar dâhilinde olması;
Ulusal Dolaşım [5] kararında;
1. Erişimin ilgili pazarda rekabet eden teşebbüsler için zorunlu olduğunun ve bu
anlamda hizmetin mevcut şebekeye giriş yapmadan sunulmasının ekonomik
olarak imkânsız olduğunun belirtilmesi,
2. Talebi karşılayacak yeterli kapasitenin olması,
3. Zorunlu unsuru kontrol eden teşebbüsün mevcut hizmet ve ürün piyasasındaki
talebi karşılamada yetersiz kalması, potansiyel yeni bir ürün ya da hizmetin
sunulmasını engellemesi veya mevcut ya da potansiyel hizmet ve ürünler
üzerindeki rekabeti kısıtlaması,
4. Erişim talep eden teşebbüsün makul ve ayrımcı olmayan bir giriş fiyatı ödemeye
hazır olması,
5. Reddetme eylemi için objektif haklı bir gerekçe olmaması,
Solmaz Mercan [6] kararında;
1. Mal vermeyi reddeden şirketin hâkim durumda olması,
4 02.10.2002 tarih ve 02-60/755-305 sayılı Kurul kararı.
5 09.06.2003 tarih ve 03-40/432-186 sayılı Kurul kararı.
6 05.06.2007 tarih ve 07-47/506-181 sayılı Kurul kararı.