olarak tanımlamak mümkündür.
iii. Finansman Türlerine Göre
Bu kritere göre yayın kuruluşları açık ve paralı yayın yapanlar olarak sınıflandırılmaktadır.
- Açık kanal, izleyicinin herhangi bir ücret ödemeden izleyebildiği yayıncılık
türüdür. Bu kanalların esas gelir kaynaklarını, yayınladıkları programların
aralarına, önlerine veya sonrasına aldıkları reklamlar ve sponsorluklar
oluşturmaktadır. Dolayısıyla, izleyici ve kanal arasında ticari bir ilişki
bulunmamaktadır. Ticari ilişki kanallar ile reklam verenler arasında olup, bu
piyasada tüketici konumunda olan reklam verendir. Bu nedenle de izlenme
payları reklam geliri ile finanse edilen kanallar için çok önemlidir.
- Paralı (şifreli) kanal; yayın hizmetinden faydalanabilmek için izleyicilerin
abone olarak belli bir süre için belirli meblağlar ödediği kanallardır. İzleyici
sayısı, abone sayısı ile sınırlıdır. Her ne kadar bu kanallar da reklam ve
sponsorluk alabiliyor olsalar da, gelirlerinin en önemli kısmı abonelerinden
aldıkları abonelik ücretlerinden oluşmaktadır. Dolayısıyla, parasız
kanallardan farklı olarak, abone ile kanal arasında ticari bir ilişki söz
konusudur ve kanallar için esas olan abone sayısı ve ücretidir.
iv. Yayın Şekillerine Göre
Yayın kuruluşlarını, yayın şekillerine göre karasal, uydudan ve kablolu olarak üçe ayırmak mümkünse de TV kanalları genellikle ulaşılan izleyici sayısını arttırabilmek için farklı iletim tekniklerini bir arada kullanarak yayın yapmayı tercih etmektedir. Buna göre;
- Karasal yayın; uydu veya kablo aracılığı olmaksızın, karadan vericiler ve
yansıtıcılar vasıtasıyla gönderilen sinyallerle alıcılara ulaştırılan yayın
türünü,
- Kablolu yayın; radyo, televizyon ve veri yayınlarının kablo, cam iletken ve
benzeri bir fiziki ortam üzerinden abonelere ulaştırılmasını sağlayan yayın
türünü,
- Uydudan yayın; radyo ve televizyon programlarının yetkili yayıncı veya
hizmeti temin edecek kişi veya kuruluş tarafından şifreli veya şifresiz olarak
uzayda sinyal iletebilen herhangi bir araç vasıtasıyla yapılan ilk yayını
ifade etmektedir.
H.3.2. İlgili Ürün Pazarı
Yoğunlaşma işlemlerinin değerlendirilmesinde ilgili ürün pazar(lar)ının tanımlanılması;
- İlgili devir işleminin bildirime tabi olup olmadığı,
- İlgili devir işlemi sonucunda ilgili pazar(larda) hakim durum yaratılarak veya
hakim durum güçlendirilerek rekabetin önemli ölçüde engellenmesi
durumlarının belirlenmesi (mevcudiyeti) bakımından önem arz etmektedir. Bu anlamda dosya konusu işlem bakımından ilgili pazar(lar)ın tanımlanması, devir işlemi sonrasında ilgili pazarlar bakımından yoğunlaşmada meydana gelecek değişikliğin tespitinden ziyade, özellikle devir işleminin bildirime tabi olup olmadığının belirlenmesi bakımından önem kazanmaktadır.