bekçisinin söz konusu kişisel verileri işleyememesinin veya son kullanıcıları bir hizmete dâhil edememesinin doğrudan bir sonucu değildir. Rıza vermemek, rıza vermekten daha zor olmamalıdır. Geçit bekçisi rıza talep ettiğinde, son kullanıcıya açık, net ve anlaşılır bir şekilde onay vermesi, değiştirmesi veya geri çekmesi için proaktif olarak kullanıcı dostu bir çözüm sunmalıdır. Özellikle rıza, (AB) 2016/679 sayılı Tüzükte tanımlandığı üzere, son kullanıcı tarafından özgürce verilmiş, spesifik, bilgilendirilmiş ve açık bir onay göstergesi oluşturan açık bir olumlu eylem veya beyanla verilmelidir. Onay verme sırasında ve yalnızca uygulanabilir olduğu durumlarda, son kullanıcı, onay vermemenin daha az kişiselleştirilmiş bir teklife yol açabileceği, ancak aksi takdirde temel platform hizmetinin değişmeden kalacağı ve hiçbir işlevin bastırılmayacağı konusunda bilgilendirilmelidir.
(…)
Son olarak, rızayı vermek kadar geri çekmek de kolay olmalıdır. Geçit bekçileri, çevrim içi arayüzlerini son kullanıcıların özgürce rıza verme kabiliyetlerini aldatacak, manipüle edecek veya başka bir şekilde maddi olarak bozacak veya zayıflatacak şekilde tasarlamamalı, düzenlememeli veya işletmemelidir. Özellikle, geçit bekçilerinin son kullanıcılardan, başlangıçta onay vermedikleri veya onaylarını geri çektikleri aynı işleme amacı için yılda bir kereden fazla onay vermelerini istemelerine izin verilmemelidir.
(…)”
(98) DMA’nın yukarıda yer verilen maddesi ile geçit bekçisi [78] olarak nitelendirilen
teşebbüslerin sağladıkları temel platform hizmetlerinden elde ettiği kişisel verileri ve
üçüncü taraf hizmetlerden elde ettiği kişisel verileri birleştirmesinin yasaklandığı
anlaşılmaktadır. Bunun yanı sıra madde içeriğinden ve gerekçesinden kullanıcılardan
2016/679 sayılı Genel Veri Koruma Tüzüğü (General Data Protection Regulation,
GDPR) hükümlerine uygun şekilde rıza alınması [79] ve kullanıcıya bu tür uygulamaları
gerçekleştirmeden hizmet sağlanacak bir alternatif sunulması bu yasağın istisnalarını
oluşturmaktadır. Zira aksi takdirde kullanıcının hizmeti alma veya terk etme durumu
(take it or leave it) gündeme gelmekte ve bu durum da bir seçim niteliği
taşımamaktadır.
(99) Bu noktada DMA kapsamında getirilen düzenlemelere benzer bir düzenlemenin
Almanya’da da hayata geçirildiği belirtilmelidir. Bu kapsamda, GWB’de gerçekleştirilen
ve 19.01.2021 tarihinde yürürlüğe giren 10. değişiklik ile “pazarlar arası rekabet için
olağanüstü önemli teşebbüsler”in (paramount significance for competition across
markets) bazı eylemleri yasaklanmakta olup bu bağlamda, GWB’nin 19a bölümünün
ikinci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinde aşağıdaki yasaklamaya yer
verilmiştir:
“Teşebbüs tarafından toplanan rekabetle ilgili verileri işleyerek veya bu tür bir veri işlemeye izin veren şart ve koşullar talep etmek suretiyle pazara giriş engelleri oluşturmak ya da pazara giriş engellerini önemli ölçüde artırmak veya başka suretle diğer teşebbüsleri engellemek ve özellikle
META, Komisyonun C(2023) 6105 sayılı ve 05.09.2023 tarihli kararıyla altı temel platform hizmetinde
geçit bekçisi olarak belirlenmiştir: Çevrim içi sosyal ağ hizmetleri (Facebook ve Instagram), çevrim içi
reklamcılık hizmetleri (META Ads), numaradan bağımsız iletişim hizmetleri (WhatsApp ve Messenger),
çevrim içi aracılık hizmetleri (META Marketplace).
GDPR’nin dördüncü maddesinin 11. fıkrasına göre rıza; bir beyan ve açık bir olumlu eylem yoluyla,
kişinin kendisiyle ilgili kişisel verilerin işlenmesine ilişkin anlaşmayı özgürce, belirli bilgilendirilmiş ve açık
bir şekilde ifade etmesidir.