MADDE 10 – “(1) Dosyaya giriş hakkı, ilgilinin talebi de dikkate alınarak; dosya
mevcudunda bulunan ve erişime açılan evrakın fotokopi yolu ile çoğaltılmış
nüshalarının veya elektronik kopyalarının verilmesi ya da gönderilmesi suretiyle
kullandırılabilir.
(2) Kartellerin Ortaya Çıkarılması Amacıyla Aktif İşbirliği Yapılmasına Dair
Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 9 uncu maddesinin üçüncü
fıkrası çerçevesinde elde edilen bilgiler ile aklayıcı ya da suçlayıcı delil niteliği
bulunan diğer kurum içi yazışmalar, Kurum merkezinde incelenebilir.”
Madde metni değerlendirildiğinde, her ne kadar Tebliğ’in 6. maddesinde tarafların Kurum içi yazışmalara erişemeyeceği ifade edilmişse de Tebliğ’in 7. maddesi kapsamında tanımlanan Kurum içi yazışmalara erişimin tamamen engellenmediği ancak aklayıcı ya da suçlayıcı delil niteliği bulunan diğer Kurum içi yazışmaların Pişmanlık Yönetmeliği kapsamında yapılan başvurularda sunulan belgeler ile benzer şekilde Kurum merkezinde incelenebileceğinin düzenlediği anlaşılmaktadır.
(9) Ayrıca 2010/3 sayılı Tebliğ’in 12. maddesi ile teşebbüs, teşebbüs birliği ve kişilere ait ticari sır niteliği taşıyabilecek bilgilere açıklık getirilmiştir. Söz konusu Tebliğ’in 12. maddesinde;
MADDE 12 – “(1) Ticari sır; teşebbüslerin faaliyet alanları ile ilgili olan ve gizli
tutma iradesine sahip oldukları, yalnızca belirli ve kısıtlı bir kesim tarafından
bilinen ve elde edilebilen, başta rakipleri olmak üzere üçüncü kişilere ve kamuya
açıklanması halinde ilgili teşebbüsün ciddi zarar görme ihtimali bulunan her türlü
bilgi ve belgedir.
(2) Olayın ve teşebbüsün özelliklerine göre, teşebbüslerin iç kuruluş yapısı ve
organizasyonu, malî, iktisadî, kredi ve nakit durumu, araştırma ve geliştirme
çalışmaları, faaliyet stratejisi, hammadde kaynakları, üretim ve imalata ilişkin
teknik bilgiler, fiyatlandırma politikaları, pazarlama taktikleri ve masrafları, pazar
payları, toptancı ve perakendeci müşteri potansiyeli ve ağları, izne tâbi veya tâbi
olmayan sözleşme bağlantıları gibi bilgi ve belgeler ticari sır olarak kabul
edilebilir.”
hükmü yer almaktadır. Buna göre açıklanması halinde teşebbüsün zarar görme ihtimali bulunan bilgi ve belgeler ticari sır olarak kabul edilmektedir.
(10) 4054 sayılı Kanun’un 43. ve 44. maddeleri çerçevesinde savunma hakkının layıkıyla kullanılmasının temin edilmesi gerektiği belirtilerek NETRD tarafından; Soruşturma Bildirimi’nin (8) ve (13) numaralı paragraflarında karartılan Bulgu 1-46 ve Bulgu 51- 53’teki (Belge-15, Belge-179, Belge-215, Belge-274, Belge-276, Belge-277) bulgu ve belgeler ile dosya kapsamında elde edilen ve NETRD’ye ilişkin ihlal iddiasına dayanak teşkil etmekle birlikte Soruşturma Bildirimi’nde yer verilmeyen diğer belge, bulgu ve eklerine erişim izni verilmesi talep edilmiştir.
(11) Söz konusu taleplerin 2010/3 sayılı Tebliğ kapsamında karşılanıp karşılanamayacağına yönelik yapılacak değerlendirmede; öncelikle talep edilen belgelerin teşebbüsle ilgili olup olmadığının ve Kurum içi yazışma niteliğinin sorgulanması, daha sonra ise teşebbüsü aklayıcı ya da suçlayıcı delil niteliği bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. Bunun yanı sıra teşebbüsçe talep edilen belgelerin 2010/3 sayılı Tebliğ’in 6. ve 12. maddeleri uyarınca ticari sır niteliğinde olabilecek bilgiler içerip içermediğinin de tespit edilmesi gerekmektedir.