bir sağlayıcının pazar gücünü müşteri ve rakipleri aleyhine kullanmasını engelleyici niteliktedir.
4. Nortel ES son yıllarda yaşamış olduğu finansal problemleri aşamamıştır ve halihazırda tasfiye sürecinde bulunan bir şirkettir. Bu durum Nortel’in Türkiye’deki faaliyetlerine de yansımış ve özellikle son yıllarda Nortel’i iletişim merkezi hizmetleri pazarında etkin bir oyuncu olmaktan çıkarmıştır. Gerek bildirim formunda yer verilen bilgiler gerek yapılan pazar araştırması kapsamında rakiplerin ve müşterilerin beyanları bu durumu teyit eder niteliktedir.
Yukarıda yer verilen değerlendirmeler ışığında; dosya konusu devralma işleminin
piyasada 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi anlamında herhangi bir hakim durum
yaratmayacağı veya mevcut bir hakim durumu güçlendirmeyeceği ve bu suretle
rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunun söz konusu olmayacağı anlaşılmıştır.
H.4.4. İşlemin Yan Sınırlamalar Açısından Değerlendirilmesi
Rekabet Hukuku uygulamasında rekabet yasakları devredilen malvarlığının değerinin
korunması gereğinden ortaya çıkmıştır ve alıcıların yaptıkları yatırımların karşılıklarını
tam olarak almalarının bir aracı olarak görülmektedir. Genel olarak rekabet
yasaklarının yan sınırlama olarak değerlendirilmesi için yoğunlaşma ile doğrudan ilgili
ve gerekli olması, sadece taraflar açısından kısıtlayıcı olması ve orantılı olması
gerekmektedir. Bu kapsamda, söz konusu sınırlamaların işlemin gerçekleştirilmesine
yardımcı unsur olarak düzenlenmiş olması, yoğunlaşmanın daha kısa sürede daha
az maliyetle ve daha rahat bir şekilde sonuca ulaşması bakımından gerekli olması,
üçüncü kişilerin ticari faaliyetlerini sınırlayıcı bir yönünün bulunmaması, kısıtlamanın
nitelik, süre ve kapsam bakımından da işlemin yürütülmesi için gerekli olandan fazla
sınırlama getirmemiş olması gerekmektedir.
Yukarıda yer verilen koşullar çerçevesinde, sözleşmelerde düzenlenen
1. Rekabet yasağı hükmü değerlendirildiğinde, işlemin know-how ve teknik bilgi devrini de içermesi nedeniyle, söz konusu hükümlerin süresi, muhatabı, kapsamı bakımından devralma işleminin gerçekleşmesi için gerekli olandan daha fazla bir kısıtlama içermediği, dolayısıyla makul olduğu ve Rekabet Kurulu’nun önceki uygulamaları ile uyum içinde olduğu ve yan sınırlama olarak değerlendirilmesi gerektiği
2. Gizlilik hükmü değerlendirildiğinde, sözleşmenin devamlılığının sağlanması amacıyla düzenlendiği ve rekabet yasağı gibi sonuçlar doğurabileceği ancak oldukça dinamik ve teknik bilgiye dayalı bir sektörde, know-how devri de içeren bir işlemin gerçekleşmesi için süre, taraflar ve kapsam bakımından gerekli olandan fazla bir kısıtlama içermediği ve dolayısıyla makul olduğu
3. Ayartmama hükmü değerlendirildiğinde, rekabet etmeme ve ayartmama hükümlerine paralel bir şekilde, söz konusu ayartmama hükmünün de süre, muhatab ve kapsam bakımından sözleşmenin gerçekleşebilmesi için gerekli olandan fazla bir kısıtlama getirmediği ve dolayısıyla makul olduğu
kanaatine varılmıştır.
I. SONUÇ