Mevzuat Şubesi Başkanı) ile yapılan toplantıya TOD MYK’yı temsilen TOD
Genel Sekreteri (…..) (ben) ve TOD Tıbbi Retina Birimini temsilen (…..)
katılmışlardır. Bir saat 45 dakika süren toplantıda ilgili mevzuat bütün yönleri
ile ele alınmış ve tartışılmıştır. Bu toplantıda SGK Bürokratları hiçbir tıbbi
konuda Sağlık Bakanlığı danışmanlığı olmadan karar almadıklarını, tüm
hazırlığın Sağlık Bakanlığında kurulan ve 3 Göz Doktorundan oluşan bir
bilimsel kurulca kendilerine önerildiğini, Sağlık Bakanlığından gelen raporda
bevacizumab’ın ruhsatlı ürünlerle etkinlik ve güvenilirlik farkının olmadığını,
zaten Göz doktorlarınca yoğun olarak reçete edildiğini ve yurt dışında önemli
ülkelerde de yaygın kullanıldığını, Altuzan ürününün sadece tek hastaya
kullanılsa bile yine de kuruma maliyetinin ruhsatlı ürünlere göre yarı yarıya
az olduğunu belirtmişlerdir. Bu noktada TOD temsilcileri olarak Sağlık
Bakanlığınca verilen bilgilerin doğru olmadığını, ruhsatlı ürünlerle 7.500-
39.000 enjeksiyonda bir olan endoftalmi olasılığını, compounding pharmacy
ile hazırlanmış bevacizumab’larda bile 2000’de bire çıktığını ancak şu
andaki haliyle ülkemizde uygulanacak durumda 425’de bire kadar
yükseldiğini bunun birimlerimizden aldığımız literatür bilgisi olduğunu
belirttik. Ayrıca hazırlama halinde enjeksiyon materyaline karışan silikon
partiküllerin yarattığı göz içi reaksiyonları ve bevacizumab’ın diğer ruhsatlı
ürünlere göre kana karışma oranının yüksekliğini ve tromboemboli, serebro
vasküler olay ve ölüm risklerini anlattık.”
ifadelerine yer verilmiştir.
I.2.1.2. Yazıyla İstenen Bilgiler
(43) NOVARTİS’e 20.04.2020 tarih ve 5653 sayı ile gönderilen bilgi talebi yazısına
istinaden, 05.05.2020 tarih ve 4158 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal eden cevabi yazıda
teşebbüs vekili tarafından özetle;
- SUT’un “Göz Hastlalıkları İlaç Kullanım İlkeleri” başlıklı 4.2.33 maddesi 28.12.2018
tarihinde yapılan değişiklik ile göz hastalıkları için ruhsatlı olmayan bir onkoloji ürünü
olan Bevacizumab etkin maddeli ilacın geri ödeme sistemi dahilinde oftalmoloji
endikasyonları olan yaş tip YBMD, DMÖ, retine ven tıkanıklığı ve santral retinal ven
tıkanıklığı ve patolojik miyopiye bağlı koroidal neovaskularizasyon tedavisinde ilk
basamak tedavi olarak kullanılmasının zorunlu hale getirildiği,
- NOVARTİS’in; anılan kısıtlamanın başta Anayasa, 19.01.2005 tarihli 25705 sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanan Beşeri Tıbbi Ürünler Ruhsatlandırma Yönetmeliği,
Sağlık Bakanlığı tarafından düzenlenen ve zaman içerisinde değişiklikler yapılan
EDİL Kılavuzu, 10.02.2016 tarihli 29620 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sosyal
Güvenlik Kurumu Geri Ödeme Yönetmeliği, 01.08.1998 tarihli 23420 sayılı Resmi
Gazete’de yayımlanan Hasta Hakları Yönetmeliği, 19.02.1960 tarihli 10436 sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanan Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi olmak üzere yasal
düzenlemelere ve emsal Danıştay kararlarına aykırı olduğunu düşündüğü,
- NOVARTİS’in özellikle SGK’nin geri ödeme mevzuatında yapılan düzenleme ile
ilaçların endikasyon dışı kullanımını zorunlu ilk basamak tedavi haline getiren bu
idari kararın Sağlık Bakanlığının düzenleyici sistemini zayıflattığı kanaatinde olduğu,
- Anılan idari işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu ve telafi edilemez zarar doğurduğu,
NOVARTİS’in bu nedenle anılan idari işlemin yürütülmesinin durdurulması ve işlemin
iptali istemiyle 12.04.2019 tarihinde Danıştay nezdinde iptal davası açtığı,
- Davanın ön incelemesinin ardından Danıştay 10. Dairesi tarafından, dava
dilekçesinde NOVARTİS tarafından davalı olarak eklenen SGK’ye ek olarak Sağlık