Skip to content
All decisions

Competition Board Decision

Roche Müstahzarları San. A.Ş.'nin, ürün satışında bulunmak için yurt dışına satış yasağı düzenlemesini içeren…

Competition Infringement10-44/785-262Decision date: 17.06.2010Publication date: 28.09.2010

Roche Müstahzarları San. A.Ş.'nin, ürün satışında bulunmak için yurt dışına satış yasağı düzenlemesini içeren sözleşmenin imzalanmasını şart koştuğu, bu şartı kabul etmeyen Co-Re-Na Ecza Deposu Dış. Tic. Ltd. Şti.'ye 2010 yılından itibaren mal vermeyi reddettiği, anılan depoya diğer ecza depolarının Roche ürünlerini satmasına engel olduğu, bu çerçevede 4 ve 6. maddeleri kapsamında 4054 sayılı Kanun'u ihlal ettiği iddiası.

Decision details

Case number
10-44/785-262
Decision date
17.06.2010
Publication date
28.09.2010
Decision type
Competition Infringement (Rekabet İhlali)

Decision text

6 pages · 20.083 characters

The text below is extracted from the decision document published by the Turkish Competition Authority; page numbers, tables and figures keep their position in the original document. The summaries, classifications and explanations on this page are provided for information only and do not constitute legal opinion or advice; the binding text is the decision as published by the Authority.

View the official decision at the Competition Authority

Page 1

Rekabet Kurumu Başkanlığından,

REKABET KURULU KARARI

Dosya Sayısı: 2010-1-87(Önaraştırma)
Karar Sayısı: 10-44/785-262
Karar Tarihi: 17.06.2010

A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER

Başkan: Doç. Dr. Mustafa ATEŞ (İkinci Başkan)

Üyeler: Mehmet Akif ERSİN İsmail Hakkı KARAKELLE,

Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat ÇETİNKAYA,

Reşit GÜRPINAR

B. RAPORTÖRLER : E. Cenk GÜLERGÜN, Cumhur Atalay HATİPOĞLU

C. ŞİKAYET EDEN: Co-Re-Na Ecza Deposu Dış Ticaret Ltd. Şti.

Temsilcisi: Av. İbrahim EKDİAL

Büyükdere Cad. Plaza 33 No:33/16 Şişli/İstanbul

D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA

YAPILAN: Roche Müstahzarları San. A.Ş.

Güney Plaza Eski Büyükdere Asfaltı No:17/6 Maslak/İstanbul E. DOSYA KONUSU: Roche Müstahzarları San. A.Ş.’nin, ürün satışında bulunmak için yurt dışına satış yasağı düzenlemesini içeren sözleşmenin imzalanmasını şart koştuğu, bu şartı kabul etmeyen Co-Re-Na Ecza Deposu Dış. Tic. Ltd. Şti.’ye 2010 yılından itibaren mal vermeyi reddettiği, anılan depoya diğer ecza depolarının Roche ürünlerini satmasına engel olduğu, bu çerçevede 4 ve 6. maddeleri kapsamında 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettiği iddiası.

F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 05.04.2010 tarih, 2882 sayı ile giren ve eksiklikleri en son 31.5.2010 tarih ve 4325 sayı ile tamamlanan başvuru üzerine hazırlanan 29.04.2010 tarih ve 2010-1-87/BN-10-134.ECG sayılı Bilgi Notu, 06.05.2010 tarihli Kurul toplantısında görüşülmüş ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. ve 6. maddelerinin ihlaline ilişkin bir soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, Kanun'un 40/1. maddesi uyarınca önaraştırma yapılmasına 10-34/555-M sayı ile karar verilmiştir. Bunun üzerine düzenlenen 10.06.2010 tarih ve 2010-1-87/ÖA-10-134.ECG sayılı Önaraştırma Raporu 14.06.2010 tarih ve REK.0.05.00.00-110/199 sayılı Başkanlık önergesi ile 10-44 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.

G. İDDİALARIN ÖZETİ: Şikâyet başvurusunda özetle;

- Roche Müstahzarları San. A.Ş. (Roche) tarafından, 2010 yılı için hazırlanan genel

çalışma sözleşmesinin gönderilerek bunun 11.01.2010 tarihine kadar

imzalanmasının istendiği,

- Co-Re-Na Ecza Deposu Dış. Tic. Ltd. Şti. (Corena)’nin sözleşmeyi inceleme

aşamasında verdiği siparişin, Roche tarafından sözleşmenin imzalanmaması

gerekçe gösterilerek reddedildiği,

- Corena’nın, yurt dışına satış yasağına ilişkin maddenin çıkarılması durumunda

sözleşmeyi imzalayacağını bildirmesine karşın, sözleşmenin imzalanması ve

siparişlerin karşılanması konularında herhangi bir gelişmenin yaşanmadığı,

- Corena’nın Roche ürünlerini tedarik etmek istediği diğer ecza depolarının ise, Roche

ile imzaladıkları sözleşmenin hükümleri ve anılan teşebbüsün talimatları nedeniyle

bu talepleri karşılamadığı,

Page 2

- Gerek sözleşmedeki ihracat yasağı maddesinin gerekse Roche’un Corena’ya ürün

satışlarını durdurması ve engellemesinin 4054 sayılı Kanun’un 4 ve 6. maddeleri

kapsamında olduğu

ileri sürülmekte ve Roche’nin cezalandırılması talep edilmektedir.

H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda, şikayet konusu iddiaların 4054 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilemeyeceği ve bu nedenle şikayetin reddedilmesi gerektiği görüşü ifade edilmiştir.

I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME

I.1. Yapılan Tespitler

Dosya konusu şikâyet dilekçesinde yer alan bilgilere göre, Sağlık Bakanlığından 2007 yılında ruhsat alan Corena’nın ana faaliyet konusu, sağlayıcılardan tedarik edilen beşeri tıbbi ürünlerin ihracıdır. 2009 yılında en yüksek tıbbi ürün ihracatı yapan üçüncü firma olduğu belirtilen Corena’nın, faaliyete başladığı yıldan 2010 yılı başına kadar ilaç satın aldığı firmalardan biri de Roche’dur. Ürünlerinin dağıtımını ecza depoları ile imzalamış olduğu bir yıl süreli “Satış Sözleşmesi” çerçevesinde yapan Roche, 2010 yılı başında da düzenlemiş olduğu sözleşme metnini ecza depolarına göndermiştir. Metnin içeriğini kabul eden ecza depoları ile karşılıklı olarak imzalanan sözleşmeler çerçevesinde ürün satışlarını gerçekleştirmeye devam eden Roche, 2009 yılındaki sözleşmeden farklı olarak 2010 yılına ait sözleşmede ürünlerinin yurtdışına satışını yasaklayan bir hükme yer vermiştir. 2010 yılı satış sözleşmesinin 13. maddesinde düzenlenen ilgili hükme aşağıda aynen yer verilmiştir.

“Madde 13

Yurt Dışına Satış Yasağı

İşbu sözleşme kapsamında Roche tarafından Depo’ya satılacak olan tüm ürünler Türkiye Cumhuriyeti sınırları dahilinde kullanıma satılmak üzere satılacaktır.

Roche tarafından Türkiye sınırları dahilinde kullanıma sunulmak üzere tedarik edilerek Depo’ya satılan ürünler, Türkiye Cumhuriyeti kanunları ve ilgili yasal mevzuat uyarınca ambalajlanmış ve tüm kullanım bilgileri (prospektüsler dahil) bu çerçevede hazırlanmıştır.

Bu sebeple, Roche tarafından Depo’ya satılan ürünlerin Türkiye Cumhuriyeti sınırlarının dışındaki diğer ülkelere ve/veya bu ülkelerdeki kişi ve kuruluşlara doğrudan ve/veya dolaylı olarak satılması (ihraç edilmesi vb.) veya başka şekillerde Türkiye Cumhuriyeti sınırlarına ticari amaçlarla çıkarılması söz konusu olamaz.

Roche’dan ürün satın alan Depo, bu hususu bildiğini ve kabul ettiğini, aksi davranışlarının Roche tarafından tespiti halinde Roche’un, işbu sözleşme de dahil olmak üzere var olan tüm sözleşmeleri feshedebileceğini, kendisine ürün satmaya son verebileceğini, mevcut dönemsel prim veya vade sözleşmesi mevcut ise ve satın alınan ürünler kısmen veya tamamen bu sözleşmelerdeki yükümlülükleri yerine getirmek amacıyla satın alınmışsa bu sözleşmelerin de hem feshedilebileceğini ve hem de bu amaçla alınan ürünlerin hesaplamalardan düşülebileceğini veya tamamen iptal edilebileceğini, ayrıca tüm bunlara ilave olarak gerekirse yasal yollara da başvurabileceğini şimdiden gayrikabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt eder.” Ana faaliyetinin, beşeri tıbbi ürünlerin yurtdışına satışından oluştuğu anlaşılan Corena, henüz sözleşmeyi imzalamadığı halde 15.02.2010 tarihinde Roche’a ürün siparişi vermiş, ancak -Corena tarafından verilen bilgiye göre- Roche sözlü olarak 2010 yılı sözleşmesinin imzalanmamış olmasını gerekçe göstererek ürün vermemiştir. Bunun üzerine, Corena tarafından Roche’a, daha önceki sözleşmelerde yer almayan yurtdışına satış yasağının (sözleşmenin 13. maddesinin) çıkarılması halinde sözleşmenin imzalanacağı iletilmiştir. Aynı talep sonraki günlerde tekrarlanmış ve nihayetinde bu talebe cevaben 02.03.2010 tarihinde Roche tarafından Corena’ya gönderilen elektronik posta mesajında; Türkiye’de satılmak üzere ruhsatlanan ve bu amaçla ilgili yasal mevzuat uyarınca ambalajlanan ürünlerin yurtdışına satılması ve

Page 3

ihraç edilen ülkedeki mevzuata uyulmaması durumunda Roche’un ağır cezai, hukuki ve idari sorumluluğunun doğabileceği ifade edilmiştir. Bu yazının ardından Corena tarafından 09.03.2010 tarihinde gönderilen elektronik postada, tüm yasa ve kurallara uygun bir şekilde satış ve ihracat yapıldığı, ürünlerin güvenlik ve muhafazasının titizlikle yerine getirildiği, sözleşmenin 13. maddesinin rekabeti kısıtladığı, bu maddenin sözleşmeden çıkarılması durumunda daha önceki koşullarda çalışmak istendiği vurgulanmıştır. Corena’nın verdiği bilgilere göre bu son yazışmadan sonra, iletilen talep doğrultusunda herhangi bir gelişme olmamıştır. Corena ile Roche arasında geçen bu yazışmaların varlığı, raportörlerce Roche’da yapılan yerinde incelemede alınan belgelerle teyit edilmiştir.

Roche ile yapılan yazışmalar devam ederken, Corena’nın bir yandan da diğer ecza depolarından Roche ürünlerini tedarik etmeye çalıştığı anlaşılmaktadır. Nitekim, yine Corena tarafından gönderilen elektronik posta çıktılarına göre, Şubat ayı içerisinde Melis, Çınar ve Yusufpaşa ecza depolarına Roche ürünleri ile ilgili siparişler iletilmiş, ancak adı geçen depolar, Roche ile imzalanan sözleşme uyarınca ve Roche’un kabul

1

etmemesi nedeniyle ürün tedarik edemeyeceklerini ifade etmiştir. Şikayet dilekçesinin ekinde gönderilen elektronik posta çıktılarında, Çınar ve Yusufpaşa’nın, Corena’ya ürün tedarik edip etmeme konusunda Roche ile temasa geçtiğini gösterebilecek ifadelerle karşılaşılmıştır. Ancak raportörlerce Roche’da yapılan yerinde incelemede, adı geçen ecza depolarının bu konuda Roche ile temasa geçtiğini gösterir nitelikte herhangi bir belge bulunamamıştır. Aynı ecza depolarından, Roche ile anılan konu hakkında sözlü veya yazılı olarak herhangi bir temasa geçilip geçilmediği hakkında yazı ile bilgi istenmiştir. Ancak, Melis, konuyla ilgili olarak Roche ile herhangi bir temasının olmadığını ifade etmiş; Çınar, herhangi bir yazışmanın bulunmadığını, elektronik posta yoluyla yapılmış olabilecek herhangi bir iletişimin ise aradan zaman geçmesi nedeniyle kayıtlardan silinmiş olabileceğini belirtmiş; Yusufpaşa ise, bu konuda herhangi bir temas olduğuna dair bilgi sunmamıştır.

I.2. Değerlendirme

Dosyada yer alan bilgilere göre şikayet başvurusunun konusunu esas olarak, Corena’nın 2010 yılına kadar tedarik edebildiği Roche ürünlerini bu yılın başından itibaren satın alamaması oluşturmaktadır. Roche’un gönderdiği ve bu teşebbüsün yıllar itibarıyla hangi ecza depolarına satış yaptığı bilgisine göre de; Roche 2007, 2008 ve 2009 yıllarında Corena’ya satış yapmışken, bu satışlar 2010 yılında son bulmuştur. Yine, 2009 ve 2010 yıllarında eczanelere satışlara yönelik olarak Roche’un hangi depolarla sözleşme imzaladığı sorusuna verilen yanıttan, 2009 yılında sözleşme imzalayan Roche ve Corena arasında 2010 yılında sözleşme imzalanmadığı anlaşılmaktadır. O halde şikayetin 4054 sayılı Kanun karşısında değerlendirilmesinde, iddia konusu olayın varlığının araştırılmasından ziyade, bu gelişmenin hangi koşullar dahilinde ortaya çıktığının irdelenmesi gerekmektedir.

Şikayet başvurusunun 4054 sayılı Kanun’u ilgilendiren iki alt başlığı bulunmaktadır:

2

- Roche’un eczanelere yapılan satışlara yönelik olarak depolarla çalışma koşullarını

düzenleyen 2010 yılı sözleşmesinde yurt dışına satış yasağı getirilmesi ve

- Corena’nın 2010 yılında Roche ürünleri alımına dair taleplerinin bazı ecza depoları

tarafından reddedilmesi.

Bu noktada belirtilmelidir ki, ikinci alt başlığa konu davranışın değerlendirilmesinde, bunun 2010 yılı sözleşmesindeki ilgili düzenlemeden kaynaklanıp kaynaklanmadığı da dikkate alınmıştır.

1 Şikayet dilekçesinin içeriğinde M…, Ç… ve Y… olarak ifade edilen ecza depolarının tam isimleri, dilekçenin ekinde yer alan elektronik posta çıktılarından anlaşılmaktadır.

2 Başvuru konusu, ihalelere yönelik yapılan alımları içermemektedir.

Page 4

Corena’nın, 2010 yılı başından itibaren Roche’dan mal tedarik edememesinin esas nedeni, bu yılda anılan teşebbüsle sözleşme imzalamamış olmasıdır. Başvuruda; Roche’un diğer depolarla imzaladığı sözleşmenin aynısını Corena ile imzalamayı reddettiği öne sürülmemiş, ancak anılan deponun ihracat alanına yoğunlaşmış olması nedeniyle yurtdışına satış yasağını içeren bir sözleşmeyi imzalamak istemediği ifade edilmiştir. Dolayısıyla ortada ayrımcılık veya dışlayıcılık iddiası bulunmamakta olup Roche ve Corena arasında 2010 yılında sözleşme imzalanmasına engel oluşturduğu görülen yurt dışına satış yasağı hükmünün 4054 sayılı Kanun karşısında ele alınması gerekmektedir.

Bir alıcının yeniden satış koşullarının belirlenmesine yönelik davranışları ya da anlaşma hükümleri 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında değerlendirilmektedir. Nitekim söz konusu maddede rekabeti sınırlayıcı anlaşma, eylem ve karar türlerine verilen örnekler arasında “(a) Mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi” sayılmaktadır. Bendin lafzından anlaşılacağı üzere, bir dikey anlaşmada alıcının satış yapabileceği bölgelere ve kişilere ilişkin kısıtlama getirilmesi, kural olarak 4. madde kapsamındadır.

Şikâyete konu sözleşme maddesinde, 2010 yılında Roche ile sözleşme imzalamış depolara yurt dışına satış yasağı getirilmektedir. Diğer bir deyişle, bu depoların yalnızca Türkiye’de satılmak üzere Roche’dan ürün alabileceği öngörülmektedir. Bu durumda, anılan depoların satış yapabileceği bölgelerin, buna bağlı olarak da müşterilerin, Kanun’un 4. maddesinin (a) bendinde verilen örnekte olduğu gibi kısıtlandığı anlaşılmaktadır. Ancak bu noktada, söz konusu kısıtlamanın, hedef aldığı coğrafi bölge ve Türkiye beşeri ilaç piyasasında etki doğurup doğurmayacağı önem kazanmaktadır.

Roche ve Corena Türkiye’de kurulu olmakla birlikte, sözleşmenin ilgili hükmünün Roche ürünlerinin satışı bakımından yurt dışında etki doğuracağı görülmektedir. Nitekim sözleşmede, taraf ecza depolarının Türkiye’de hangi bölgelerde ve kimlere satış yapacağına dair herhangi bir kısıtlama ya da yeniden satış koşullarının belirlenmesine yönelik diğer bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle, yurt dışına satış yasağı Türkiye piyasası üzerinde etki doğurmayacak ve Corena’nın Roche ürünlerini satamaması nedeniyle diğer ülkelerdeki rekabet koşullarının etkilenmesi söz konusu olacaktır. Bu durum ise, 4054 sayılı Kanun’un uygulanabileceği ve Rekabet Kurumunun yetki kullanabileceği coğrafi alanın dışında kalmaktadır.

Roche vekilinin Kurumumuza gönderdiği yazıda, yurt dışına satış yasağının veya başka bir ifade ile ihracat yasağının değerlendirildiği Kurul kararlarıyla ilgili açıklamalarda bulunulmuş, son dönemdeki yerleşik içtihadın bu tür kısıtlamaların 4054 sayılı Kanun kapsamı dışında bulunması yönünde olduğu belirtilmiştir. Anılan kararlar incelendiğinde, daha eski kararlarda farklı yönde değerlendirmeler yapılmış olmakla birlikte, tespit edilebilen en yeni tarihli kararlar: 11.07.2007 tarih ve 07-59/684-240 sayılı “Hyundai/Uçar Otomotiv” ve 27.06.2008 tarih ve 08-41/565-213 sayılı “Levi Strauss” kararlarıdır. Söz konusu kararlar incelendiğinde; bu kararların konuyla ilgili tutarlı bir çizgiyi yansıttığı; satış yasağının etkisinin nerede ortaya çıktığının öne çıkarıldığı görülmektedir. Her iki kararda da, yurt dışına satış yasağı düzenlemesi, alıcıya getirilen bir kısıtlama olarak sayılmakla birlikte, 4054 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmemiştir. Dolayısıyla anılan kararların Roche’un konuyla ilgili savunmasını desteklediği değerlendirilmektedir.

Sözleşmenin ilgili hükmünün, lafzının esnek olduğunu ve taraf depoların Türkiye dışına Roche ürünü satışı yapamamasının ötesinde yorumlanabileceğini söylemek mümkündür. Şöyle ki, maddenin görünürdeki gerekçesiyle, taraf ecza depolarının yurt içine satış yapabilecek olan depolara satışlarının da kısıtlanabileceği ve buna bağlı

Page 5

olarak da Türkiye’de rekabet karşıtı bir etkinin meydana gelebileceği akla gelmektedir. Ancak sözleşmenin 13. maddesinde esas itibarıyla Roche ürünlerinin yurt dışına satışlarına ve aynı zamanda taraf depolara yönelik kısıtlama getirildiği açıktır. Ayrıca şikayet başvurusunda, Corena’nın yurt dışına satışlarına vurgu yapılmış olup, anılan deponun Türkiye’deki faaliyetlerinin ne şekilde etkilenebileceğinin üzerinde durulmamıştır. Bunun üzerine raportörler tarafından şikayetçi vekilinden şifahi olarak, Corena satışlarının yıllar itibarıyla yurt içine ve yurt dışına dağılımı ve bunların içinde Roche ürünlerinin payları bilgisinin gönderilmesi istenmiştir. Ancak bu talebin iki kez daha yinelenmesine ve Corena vekilinin önce istenen bilgiyi yazıyla göndereceğini ve sonra da Kuruma bizzat gelerek sunacağını belirtmesine karşın, bu bilgi edinilememiştir.

Bunun yanı sıra, Corena’nın sözleşmeyi imzalamamış olmasını yalnızca yurtdışına satış yasağına yönelik hükme bağlaması, sözleşmenin imzalanmamış olmasının -yurtdışına satış yasağı dışında- Roche’a atfedilebilecek bir sorundan veya dirençten kaynaklanmadığı da göz önünde bulundurulduğunda, Corena’nın yurt içindeki satışlarının önemsiz düzeyde olduğunu veya en azından bu dosya özelindeki ihracat yasağının Corena’nın yurt içindeki satışlarını kısıtlamaya yönelik bir amaç taşımadığını gösterir niteliktedir. Aynı zamanda bu durum, Corena’nın yurt içi satışlarının, sözleşmeyi imzalamaktan kaçınmayı göze alacak kadar önemsiz bir miktarda olduğunu göstermektedir. Bir başka ifadeyle, yurt içi satışlarının aksamasını göze alamayacak olan bir ecza deposunun sözleşmeyi imzalaması beklenmelidir.

Bu çerçevede, şikayet konusunun, başvuruda sunulduğu üzere, Corena’nın yurt dışına satışlarına etkisi yönüyle ele alınması yerinde olacaktır.

Sözleşmede yer alan yurtdışına satış yasağı hükmü genel olarak değerlendirildiğinde ise, bu düzenlemenin; taraf ecza depolarının Roche ürünlerini yurtdışına satamamasının dışında, yeniden satış koşullarına kısıtlama getirdiği şeklinde yorumlanamayacağı belirtilmelidir.

Sözleşmenin 13. maddesiyle sınırlı olarak yukarıda yapılan değerlendirmeler çerçevesinde, yurtdışına satış yasağının Türkiye beşeri ilaç piyasası üzerinde etki doğurmaması nedeniyle 4054 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilemeyeceği ve başvurunun bu kısmı yönüyle reddedilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.

Şikayet başvurusunun ikinci alt başlığını, 2010 yılında Roche ürünlerini doğrudan anılan teşebbüsten tedarik edemeyen Corena’nın taleplerinin diğer ecza depoları tarafından da reddedilmesi oluşturmaktadır. Burada Kanun kapsamında bir ihlalden söz edilebilmesi için öncelikle, Corena’ya Roche ürünü verilmemesinin, ecza depolarının bağımsız iradesiyle değil, 2010 yılı sözleşmesinin ilgili hükmü nedeniyle veya Roche’un müdahalesi sonucunda gerçekleşmesi halinin varlığı aranmalıdır. Yukarıda, anılan sözleşme hükmünün esas itibarıyla taraf ecza depolarına Roche ürünlerinde yurtdışına satış yasağı getirdiği, Corena’nın yurtdışına satış yasağını kabul ederek sözleşmeyi imzalaması durumunda pekâlâ Roche’dan ürün tedarik edebileceği, dolayısıyla diğer ecza depolarının da Corena’ya ürün verememesinin temel nedeninin bu depoların yurt dışına satış yasağını etkisiz hale getirebilecek nitelikteki her türlü olasılığı ortadan kaldırmayı hedefleyen sözleşmenin 13. maddesini kabul etmeleri olduğu ve dolayısıyla yasağın etkisini Türkiye beşeri ilaç piyasasında değil, hedef aldığı yurt dışı pazarlarında göstereceği, bu nedenle de 4054 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir. Bu durumda, Corena’nın diğer depolara olan taleplerinin reddedilmesinin ardında Roche’un iradesinin bulunup bulunmadığı önem kazanmaktadır.

Page 6

Başvuruda Çınar, Melis ve Yusufpaşa ecza depolarının çalışanları ile Corena yetkilileri arasında bilgisayar ortamında yapıldığı belirtilen bazı yazışma örneklerine yer verildiği belirtilmişti. Bunlara göre, anılan depoların çalışanları Corena taleplerini reddetmekte ve buna gerekçe olarak ilgili sözleşme hükmünü ya da Roche’un izin vermemesini göstermektedir. Ancak raportörlerce Roche’da yapılan yerinde incelemede, anılan teşebbüsün ecza depolarıyla temas ederek Corena’ya kendi ürünlerinin verilmemesi istediğine dair herhangi bir bulguyla karşılaşılmamıştır. Roche’da konuyla ilgili bulunan yazışmalar, şikâyet başvurusunun eklerinin arasında da yer alan ve Roche ile Corena arasında 2010 yılı sözleşmesinin içeriğine yönelik olarak yapılanlarla sınırlıdır. Gerek ilgili ecza depolarının şikâyetçinin iddiasını reddetmesi gerekse Roche’da yapılan yerinde incelemede şikâyetçinin iddiasını destekler nitelikte herhangi bir delile ulaşılamamış olması karşısında, Corena’nın diğer depolardan Roche ürünlerini tedarik edemeyişinin de 4054 sayılı Kanun kapsamında kabul edilemeyeceği değerlendirilmektedir.

Corena’nın diğer ecza depolarından Roche ürünlerini yurt dışına satmak üzere talep ettiği anlaşılmaktadır. Nitekim yukarıda da belirtildiği gibi, şikâyet konusu olayların Türkiye piyasası üzerindeki potansiyel etkisini ve bunun büyüklüğünü görebilmek için istenen bilgileri şikâyetçi vekili Kuruma sunmamıştır. Bu durumda da, şikâyetçi bakımından eldeki iddialar ve bilgiler, başvuruda olanlarla sınırlıdır. Başvuruda ise, Corena’nın yurtdışı satışlarının durumdan nasıl etkilenebileceği ve bunun da neden 4054 sayılı Kanun kapsamında değerlendirmesi gerektiği vurgusu mevcuttur. Ayrıca şikâyetçinin Kurum raportörleriyle işbirliğinden kaçınmasının, başvuru konusunun Türkiye piyasasında etki doğurup doğurmadığı noktasında şikâyetin ciddiyeti ve somutluğu bakımından ayrıca şüphe uyandırdığı vurgulanmalıdır.

J. SONUÇ

Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre; dosya konusu iddialara yönelik olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek olmadığına, şikayetin reddine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir

Some values in the tables are redacted as (.....) by the Turkish Competition Authority on trade-secret grounds.

Judicial review

1 lawsuit(s)

  • CO-RE-NA Ecza Deposu Dış Tic. Ltd. Şti.

    Danıştay 13. Daire · Case no: 2010/4617

    Lawsuit upheld — Board decision annulled · upheld on appeal

    Procedural stages

    1. 24.06.2019Upheld on appeal· Dan. İdari Dava Dai. Gn. Krl.· 2010/4617
    2. 16.12.2016Lawsuit upheld — Board decision annulled· Danıştay 13. Daire· 2010/4617

Lawsuit and stage records come from the Turkish Competition Authority's published data. The binding texts are the court decisions themselves.

Citation chain

Decisions taken at the same meeting

All decisions from this meeting
View all decisions of this type

Let's discuss what this decision means for your business

We provide end-to-end support on competition compliance, investigations and merger control.