pazarı, “teşhis” ve “ayakta veya yatarak tedavi” aşamalarını kapsayan ikinci basamak klinik sağlık hizmetleri olarak belirlenmiştir.
Coğrafi Pazar: Rekabet koşullarının homojenliği ve söz konusu hizmetlerin alıcılarının bu hizmetleri alırken, zorlayıcı sebepler olmadıkça yaşadıkları il ya da ilçede bulunan sağlık kuruluşlarını tercih etmeleri dikkate alınarak, İlgili coğrafi pazar İstanbul ili olarak tespit edilmiştir.
2. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
Türkiye Kızılay Derneği’nin (Kızılay) İstanbul ili Gaziosmanpaşa, Fatih, Avcılar ve Pendik şubelerine bağlı olarak çalışan tıp merkezleri ve dispanserlerinin, özel sağlık kuruluşları aleyhine yıkıcı rekabet yaptıkları iddiası çerçevesinde, öncelikli olarak Kızılay’ın 4054 Sayılı Kanun anlamında “teşebbüs” sayılıp sayılmayacağı belirlenmiştir.
4054 sayılı Kanun'un 3. maddesinde teşebbüs; "piyasada mal veya hizmet üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişilerle, bağımsız karar verebilen ve ekonomik bakımdan bir bütün teşkil eden birimler" olarak tanımlanmaktadır.
Kızılay’ın faaliyetlerinin ekonomik faaliyet niteliği taşıyıp taşımadığı ve sonuç olarak Kızılay’ın teşebbüs sayılıp sayılmayacağının belirlenmesinde öncelikli olarak Kızılay Dernek Tüzüğü'nün 5. maddesinde sayılan görevleri değerlendirilmiştir. Buna göre Kızılay’ın görev ve faaliyetleri 3 ana başlık halinde sınıflandırılmaktadır. Kızılay; savaşta veya hükümetin ilan ettiği olağanüstü hallerde, barış zamanında ve uluslararası yardımlaşmalarda farklı faaliyetler yürütmektedir.
Kızılay’ın şikayet konusu faaliyetleri “barış zamanında” gerçekleştirdiği çalışmalarına ilişkindir. Bu kapsamda, dispanserler, sağlık merkezleri ve hastahaneler açmak ve yönetmek ile kendisinin tekel ve imtiyazında bulunan maddeleri, kamu yararına uygun bir anlayışla, ticari bir kuruluş gibi işletmek Kızılay’ın faaliyetleri arasında gösterilmektedir. Kızılay’ın 2000 yılı faaliyet raporuna göre, ticari işletme gelirleri toplam gelirleri içerisinde önemli bir orana ulaşmaktadır.
Kamuya yararlı dernek statüsünde olan Kızılay’ın yönetimi ve temsili dernek tüzüğünde belirtilen esaslara göre kendi üye ve delegelerinin seçtiği yetkili kurullar eliyle yapılmaktadır. Bu çerçevede, gerek yönetimi gerekse de temsili açısından bağımsız bir niteliği haiz olan ve ticari faaliyette bulunan Kızılay 4054 Sayılı Kanun kapsamında “teşebbüs” hüviyetinde bulunmaktadır.
Şikayet dilekçesinde, verdiği sağlık hizmetleri KDV ve benzeri vergilerden muaf olan Kızılay’ın, İstanbul’un bazı semt ve ilçelerinde dispanser ve tıp merkezleri çalıştırdığı ifade edilerek, vergi muafiyetleri nedeniyle rekabette avantajlı durumda bulunan söz konusu kuruluşun sağlık hizmetlerini özel sağlık kuruluşlarının rekabet edemeyecekleri fiyatlardan arz ettiği ve bunun sonucunda özel sağlık kuruluşları olarak “yıkıcı” rekabete maruz kaldıkları iddia edilmektedir.
Yapılan tespitlere göre, ilk incelemenin yapıldığı “İstanbul ili ikinci basamak klinik sağlık hizmetleri” pazarında, Kızılay Pendik şubesine bağlı 3 tıp merkezinin pazar payları düşük oranlardadır, ayrıca adı geçen 3 tıp merkezinin “kapasiteleri” büyük ölçekte bir pazar gücüne sahip olmalarını engellemektedir. Buna göre, Kızılay Pendik şubesine bağlı 3 tıp merkezinin 4054 Sayılı Kanun anlamında “hakim
REKABET KURUMU 2