ve üçüncü kişilerin dosyaya giriş hakkı taleplerinin genel hükümler çerçevesinde
değerlendirileceği belirtilmektedir.
(7) Tebliğ hükmünde geçen “genel hükümler” ibaresinin bilgi edinme mevzuatına atıfta
bulunduğu değerlendirilmektedir. Bilgi Edinme Kanunu’nun 5. maddesinde Kurum ve
kuruluşların, aynı Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi
başvuranların yararlanmasına sunmakla yükümlü olduğu düzenlenmiştir.
(8) Bilgi Edinme Kanunu çerçevesinde idareden istenebilecek bilgi taleplerinin kapsam ve
sınırlarını düzenleyen aynı kanunun 19/d ve 23. maddelerinde yer alan düzenlemeler
önem arz etmektedir. İlgili düzenlemeler aşağıda yer almaktadır:
- 19/d
“d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.”
- 23. madde
“Kanunlarda ticarî sır olarak nitelenen bilgi veya belgeler ile, kurum ve kuruluşlar tarafından gerçek veya tüzel kişilerden gizli kalması kaydıyla sağlanan ticarî ve malî bilgiler, bu Kanun kapsamı dışındadır.”
(9) İlgili hükümlerden genel itibarıyla ticari sır olarak nitelendirilen bilgiler ile soruşturma
güvenliğini zedeleyebilecek bilgilerin Bilgi Edinme Kanunu kapsamının dışında olduğu
anlaşılmaktadır. Bu kapsamın dışındaki bilgilerin başvurucuya sunulması açısından
yasaklayıcı bir hükmün bulunmadığı görülmektedir.
(10) Bu noktada önem arz edebilecek güncel bir Kurul kararına değinilmesinde fayda
görülmektedir. Kurulun 13.04.2023 tarih ve 23-18/350-118 sayılı kararında;
- Turkcell İletişim Hizmetleri AŞ hakkında yürütülen soruşturma kapsamında Avea İletişim Hizmetleri AŞ tarafından soruşturma raporunun ticari sır ve gizli bilgilerden arındırılmış halinin kendilerine sunulmasına ilişkin talepte bulunulduğu,
- Söz konusu talebin Kurulun 12.06.2014 tarih ve 14-21/417-M sayılı kararı ile reddedildiği,
- Anılan Kurul kararının idari yargıya taşındığı, idari yargılama sürecinde Ankara 1. İdare Mahkemesi 27.01.2016 tarih, 2015/548 E. ve 2016/140 K. sayı ile aşağıda özeti verilen iptal kararını aldığı;
“4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan ikincil mevzuatta şikâyet başvurusunda bulunanların dosyaya giriş haklarını kısıtlayan bir düzenlemeye yer verilmediği, davalı idarece işleme gerekçe olarak gösterilen 4892 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 19. maddesinin c ve d bentlerinde; soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek, gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek bilgi veya belgelerin bu Kanun kapsamı dışında olduğunun belirtildiği gözetildiğinde, dava konusu işlemde soruşturma raporunun ticari sırlardan arındırılmış nüshasının soruşturmanın güvenliğini ne şekilde tehlikeye düşüreceği ya da gizli kalması gereken bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek ne gibi bir yanı olduğunun açıklanmadığı, idarenin işlem tesis ederken somut denetime elverişli biçimde hareket etmekle yükümlü olduğu ve