ilgili pazarın yapısına ilişkin belirli ekonomik ve hukuki koşulların eş zamanlı varlığının tespit edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca, söz konusu koşullardan bir ya da birkaçının sağlanamadığı durumlarda fiyat sıkıştırmasının rekabete zarar veren bir davranış olarak nitelendirilmesinin güçleştiği ifade edilmiştir. Söz konusu kararda bu hususlar aşağıdaki şekilde sıralanmıştır:
Teşebbüsün öncelikle, bir üretim/hizmet zincirinde birbiriyle bağlantılı üst ve alt
pazarda (toptan ve perakende pazarda) faaliyeti olacak şekilde dikey bütünleşik
yapıda olması ve tek bir ekonomik bütünlüğü teşkil etmesi,
Söz konusu teşebbüsün toptan pazardaki girdinin üretiminde/sunumunda tekele
yaklaşan pazar gücüne sahip olacak şekilde hâkim durumda bulunması,
Toptan pazardaki girdinin perakende pazarda teşebbüsün kendisi ve rakiplerinin
üretim yapabilmeleri ve rekabet edip pazarda kalabilmeleri için zorunlu nitelik
taşıması, bir başka deyişle, söz konusu girdinin üst pazarda yakın ikamesinin
(alternatifinin) bulunmaması ve daha düşük bir maliyetle kısa sürede üretilmesinin
mümkün olmaması,
Toptan ve perakende fiyat arasındaki marjın teşebbüsün veya teşebbüs kadar
etkin bir rakibin alt pazarda kâr elde edemeyeceği ve uzun dönemde pazarda
kalamayacağı kadar düşük belirlenmesi, bir başka deyişle, teşebbüsün rakipleri
gibi aynı toptan fiyatı açıktan ödemek zorunda kalması durumunda alt pazarda
kârlı bir şekilde faaliyet gösteremeyecek olması,
Teşebbüsün fiyat sıkıştırmasına neden olan davranışı sonunda perakende
pazarda rekabetin kısıtlanması,
Teşebbüsün fiyat sıkıştırmasına neden olan fiyatlama politikasına ilişkin objektif
gerekçelerinin bulunmaması.
(43) Diğer taraftan Rekabet Kurumu mevzuatındaki güncel duruma bakıldığında, 2013 yılında “Hâkim Durumdaki Teşebbüslerin Dışlayıcı Kötüye Kullanma Niteliğindeki Davranışlarının Değerlendirilmesine İlişkin Kılavuz” (Kılavuz) yayımlanmıştır. Kılavuz’da dışlayıcı davranışlara yönelik olarak yapılan değerlendirmenin esasını, hâkim durumdaki teşebbüs davranışının fiili veya muhtemel rekabet karşıtı piyasa kapamaya yol açıp açmadığının incelenmesi oluşturmaktadır. Bu bağlamda, hâkim durumun kötüye kullanılması değerlendirmelerinde rekabet karşıtı piyasa kapama kavramının neye karşılık geldiği ve nasıl incelendiği hususları da önem kazanmıştır.
(44) Rekabet karşıtı piyasa kapama, hâkim durumdaki teşebbüsün davranışları sonucunda tüketicilerin zararına olacak şekilde mevcut ya da potansiyel rakiplerin arz kaynaklarına veya pazarlara ulaşımının zorlaştırılması ya da engellenmesidir. Tüketici zararı, fiyat artışı, ürün kalitesindeki ve yenilik düzeyindeki düşüşler, mal ve hizmet çeşitliliğinde azalışlar şeklinde gerçekleşebilir. Rekabet karşıtı piyasa kapamanın varlığı incelenirken genellikle; hâkim durumdaki teşebbüsün ve rakiplerinin konumu, ilgili pazardaki koşullar, müşterilerin ya da sağlayıcıların konumu, incelenen davranışın kapsamı ve süresi, fiili piyasa kapamayla ilgili olası deliller, dışlayıcı stratejiye dair doğrudan veya dolaylı deliller ile teşebbüsün yapısı, ürünün niteliği, teşebbüsün ilgili pazar(lar)daki konumu ve fiyatlar arasındaki marj gibi birçok husus dikkate alınmaktadır.
(45) Mevcut başvuru kapsamında perakende pazarda ikisi dikey bütünleşik üç hizmetten oluşan iki farklı paketin sunulmasının planlanması nedeniyle fiyat sıkıştırması kavramına paralel olarak bahsedilmesi gereken diğer bir kavram ise paketlemedir.