(139) Belge 10 ve Belge 11’de yer alan ifadelere ilişkin olarak BP yetkilileri ile bir görüşme yapılmıştır. BP yetkilileri tarafından “TÜPRAŞ’ın menfaatleri de göz önünde bulundurularak alınan grup içi bir karar” gerekçe gösterilerek OPET’in BP’ye yaptığı ürün satışını Ağustos 2010’da durdurduğu, Şubat 2011’de ise satışların tekrar başladığı ifade edilmiştir.
(140) Bununla birlikte bu hususa ilişkin olarak da dosya mevcudunda OPET ve TÜPRAŞ arasında olası bir koordinasyonu ortaya koyabilecek herhangi bir belge bulunmamaktadır.
(141) Dosya kapsamında dağıtıcılar arası ticaret içinde en çok akaryakıt alımı yapan LUKOIL ve TOTAL yetkilileri ile de görüşülmüş; yapılan görüşmelerde dağıtıcılar arası ticaret ve transit ticaret kapsamında OPET veya TÜPRAŞ’ın ticaretlerini sınırlayan herhangi bir uygulamasıyla karşılaşmadıkları ifade edilmiştir.
(142) Bu tespit ve değerlendirmeler ışığında, OPET ve TÜPRAŞ’ın Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğine dair yeterli bulgu olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
I.4. Savunmalar ve Değerlendirilmesi
I.4.1. TÜPRAŞ’ın hâkim durumda olmadığı iddiası
(143) TÜPRAŞ adına yapılan savunmalarda özetle;
- 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu ile 01.01.2005 tarihi itibarıyla dağıtım şirketlerinin
alımlarının en az %60’ını TÜPRAŞ’dan yapma zorunluluklarının kaldırıldığı, dağıtım
şirketlerinin istedikleri takdirde akaryakıt ürünlerinin tamamını ithalat yoluyla temin
etme imkânlarının olduğu,
- Yakın bölgemizde 53'ü Akdeniz, 18'i Karadeniz'de olmak üzere toplam 71 rafineri
bulunduğu, bunun yanı sıra Hindistan'dan ABD'ne kadar birçok ülkedeki rafinerilerin
Türkiye akaryakıt piyasasını çok yakından takip ettikleri ve litrede 1 kuruş fark
yaratacak fiyat avantajını bile değerlendirerek ülkemizde rahatlıkla ürün satabildikleri, - Dağıtım şirketlerine ait ürün ithal etmeye imkan sağlayan terminallerin toplam
kapasitesinin 3,8 milyon m [3] olduğu, bu terminaller üzerinden yılda yaklaşık 38,8
milyon ton ürün ithalatı yapılabileceği, 2010 yılı EPDK Petrol Piyasası Sektör
Raporu’na göre 21 ithalatçı dağıtım şirketinin 25'i aşkın ülkeden 8,6 milyon ton ürün
ithalatı gerçekleştirdiği,
- 2011 yılı benzin ve motorin tüketimi toplamının yaklaşık 16 milyon ton olduğu dikkate
alındığında, ülkemizin ihtiyacının iki katından daha fazla ithalat kapasitesi ve bu
çerçevede potansiyel rekabet bulunduğu,
- 25’in üzerinde ikmal kaynağının ve yeterli kapasitenin bulunduğu bir piyasada
TÜPRAŞ’ın hâkim durumda olduğunu söylemenin mümkün olmadığı,
- TÜPRAŞ’ın Türkiye toplam benzin pazarının yaklaşık %89'una, motorin pazarının ise
yaklaşık %52'sine sahip olduğu, üretimden satışlar dikkate alındığında ise bu payın
%33 civarında olduğu, bu bakımdan motorin pazarında TÜPRAŞ’ın hâkim durumda
olduğunun iddia edilemeyeceği,
- Benzin pazarında TÜPRAŞ'ın pazar payı yaklaşık %89 düzeyinde olsa da, motorin
pazarına kıyasla oldukça küçük ve talebin düşüş trendinde olduğu benzin pazarında
söz konusu pazar payının önemli bir pazar gücüne işaret etmediği,
- İthalatın tamamen serbest ve TÜPRAŞ ile aynı koşullarda yapıldığı dikkate
alındığında üretimden kaynaklanan özel bir güçten bahsedilemeyeceği,
- Yalnızca üretimden yapılan satışlar dikkate alındığında benzin ve motorinde toplam
pazar payının ortalama %40’lar civarında olduğu
ve TÜPRAŞ’ın hâkim durumda olmadığı iddia edilmektedir.