pazardaki müşterilerin hâkim durumdaki teşebbüsün ürünlerini yalnızca
dağıtmaları veya yeniden satışa konu etmeleri halinde sözü edilen katma
değerden ve farklılaştırılmış ürünler yoluyla rekabet artışından bahsetmek
mümkün değildir.” ifadelerinden teşebbüsün salt yeniden satıcılık iddiası ile
mobilya imalatı yaptığı gerçeğinin gözardı edildiği, şikayetçinin (…..) imal ettiği
bu nedenle katma değer sağlandığı, yukarıda sayılan gerekçeler neticesinde
şikayet konusu üreticilerin mal vermeyi reddetme eylemi kapsamında yeniden
değerlendirilmesi gerektiği,
- Bağlantı adı altında arz ve talebin dışarda belirlenmesinin eksik araştırıldığı,
araştırmanın mağdur firmaları da kapsayarak genişletilmesi gerektiği, bağlantı
sisteminin, üreticilerin mal sevkiyatını keyfi yapmalarına veya hiç yapmamalarına
sebep olduğu, ticari ilişkisi devam eden 15 teşebbüsün ifadesiyle bağlantılı
satışlar yoluyla teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılmadığı sonucuna
ulaşmanın rasyonellikten uzak olduğu, 15 örneklem sayısının anlamlı ve yeterli
olmadığı, üreticilerin belirli dönemlerde bağlantı adı altında çek topladığı daha
sonra ilgili çekleri henüz bedelsizken bankalarda kırdırıp kredi temin ettiği, söz
konusu uygulamanın ceza kanunda suç olarak nitelendirildiği, bu eylemin arzın
dışarıda belirlenmesi olarak değerlendirilmesi gerektiği,
- Başvuru sahibinin gizlilik talebi olmasına rağmen gerekçeli kararda “ticari
ilişkisinde sorun yaşayan” ifadesi ile bu talebin yerine getirilmediği
belirtilerek İdari Yargılama Usülü Kanunu’nun (İYUK) 11. maddesi kapsamında kararın yeniden tesis edilmesi talep edilmektedir.
G.2. Değerlendirme
(6) Bir İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) “Üst makamlara başvurma” başlıklı 11. maddesinin birinci fıkrası, “İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.” hükmünü amirdir. Anılan maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasında sırasıyla “Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.”, “İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.” düzenlemeleri yer almaktadır.
(7) Başvuruda dile getirilen hususlar hem soruşturma raporunda hem de gerekçeli kararda detaylı olarak açıklanmıştır. 2015 yılında yer alan fiyat hareketlerinden teşebbüslerin bir rekabet ihlali içerisinde oldukları söylenememektedir. İlgili yıla ilişkin olarak da rekabet ihlalini ortaya koyar nitelikte herhangi bir bilgi veya belge elde edilememiştir.
(8) Mal vermeyi reddetme iddialarına ilişkin eylemler kararda 4054 sayılı Kanun’un 4. ve 6. madde kapsamında değerlendirilmiştir. 4. madde kapsamında yapılan incelemede başvuru sahibinin faaliyetlerini zorlaştırmaya veya engellemeye yönelik rekabeti kısıtlayıcı bir anlaşmayı gösterir herhangi bir bulguya ulaşılamamıştır. Elde edilen belgelerden teşebbüslerin belirli periyotlarla bayiler ile görüşmeler yaptığı, rakip teşebbüslerden yapılan alımların kendi teşebbüslerine kaymasını sağlamak ve dolayısıyla satış miktarlarını arttırmak amacıyla farklı satış stratejileri izledikleri görülmüştür.
(9) Diğer yandan 6. madde kapsamında bir ihlalden bahsedebilmek için ilk şart teşebbüsün hâkim durumda olmasıdır. İlgili kararda yapılan analizler sonucunda hiçbir teşebbüsün hâkim durumda olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Hâkim durumda oldukları varsayımı