Skip to content
All decisions

Competition Board Decision

Bayek Tedavi Sağlık Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş.'nin Ankara ili özel sağlık sigortası sahiplerine…

Competition Infringement02-44/518-213Decision date: 18.07.2002Publication date: 27.10.2003

Bayek Tedavi Sağlık Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş.'nin Ankara ili özel sağlık sigortası sahiplerine sağlanan sağlık hizmetleri pazarındaki hakim durumunu, özel sağlık sigortacılığı pazarındaki rekabeti kısıtlamak amacıyla kötüye kullanıp kullanmadığının tespiti.

Decision details

Case number
02-44/518-213
Decision date
18.07.2002
Publication date
27.10.2003
Decision type
Competition Infringement (Rekabet İhlali)

Decision text

21 pages · 55.652 characters

The text below is extracted from the decision document published by the Turkish Competition Authority; page numbers, tables and figures keep their position in the original document. The summaries, classifications and explanations on this page are provided for information only and do not constitute legal opinion or advice; the binding text is the decision as published by the Authority.

View the official decision at the Competition Authority

Page 1

REKABET KURULU KARARI

Dosya Sayısı: D4/1/K.T.-01/6 (Soruşturma)
Karar Sayısı: 02-44/518-213
Karar Tarihi: 18.7.2002

Dosya Konusu: Bayek Tedavi Sağlık Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş.’nin Ankara ili özel sağlık sigortası sahiplerine sağlanan sağlık hizmetleri pazarındaki hakim durumunu, özel sağlık sigortacılığı pazarındaki rekabeti kısıtlamak amacıyla kötüye kullanıp kullanmadığının tespiti.

A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER

Başkan : Prof. Dr. M. Tamer MÜFTÜOĞLU

Üyeler: Nejdet KARACEHENNEM, R. Müfit SONBAY, Kubilay ATASAYAR, Murat GENCER, Mustafa PARLAK, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ, Rıfkı ÜNAL

B- SORUŞTURMA HEYETİ

Başkan: Mustafa PARLAK

Raportörler : Kerem TOMUR, Uygar GAZİOĞLU

C- ŞİKAYET EDEN

Bayındır Hayat Sigorta A.Ş.

Saniye Ermutlu Sokak No: 12 Kozyatağı/İSTANBUL

D- HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILAN

Bayek Tedavi Sağlık Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş.

Kızılırmak Mah., 28. Sok. No: 2 Söğütözü/ANKARA

E- İDDİALARIN ÖZETİ

Bayek Tedavi Sağlık Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş.’nin (Bayek) Ankara ili özel hastaneler ilgili pazarında hakim durumda bulunduğu ve ilgili pazardaki bu hakim durumunu Bayındır Hayat Sigorta A.Ş. (Bayındır Hayat) ile imzalamış bulunduğu “Tedavi Hizmetleri Sözleşmesi”ni feshederek, özel sağlık sigortacılığı pazarında faaliyet gösteren hayat sigortası şirketleri arasında ayrımcılık yapmak suretiyle kötüye kullandığı iddiası.

F- DOSYA EVRELERİ

Kurum kayıtlarına 27.8.2001 tarihinde intikal eden şikayet dilekçesi üzerine hazırlanan 3.10.2001 tarih ve D4/1/K.T.-01/6 sayılı ilk inceleme raporu Rekabet Kurulu’nun 16.10.2001 tarihli toplantısında görüşülmüş, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 40. maddesi uyarınca Bayek hakkında önaraştırma yapılmasına 01-49/496-M sayı ile karar verilmiştir.

Yapılan önaraştırma sonucunda düzenlenen 20.11.2001 tarih ve D4/2/K.T.-01/7 sayılı Önaraştırma Raporu'nun, Kurul'un, 4.12.2001 tarihli

REKABET KURUMU 1

Page 2

toplantısında görüşülmesi neticesinde, 01-58/607-M sayılı karar ile, Bayek hakkında soruşturma açılmıştır.

Soruşturma Kararı sonucunda, 4054 sayılı Kanun’un 43/2. maddesi uyarınca hakkında soruşturma yapılan teşebbüs ve şikayetçiye 19.12.2001 tarihinde soruşturma açıldığına dair bildirim yapılmış ve hakkında soruşturma yapılan teşebbüsten 30 gün içinde ilk yazılı savunmasını göndermesi istenmiştir. Söz konusu bildirime cevaben gönderilen ilk yazılı savunma 17.1.2002 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.

Soruşturma Heyeti'nce tamamlanan 4.6.2002 tarih ve SR/02-8 sayılı Soruşturma Raporu, Kanun’un 45/1. maddesi uyarınca Başkanlık'ça tüm Kurul Üyeleri ile ilgili taraflara 5.6.2002 tarihinde tebliğ edilmiş ve aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince taraflardan 30 gün içinde yazılı savunmalarını göndermeleri istenmiştir. Taraflar ikinci yazılı savunmalarını süresi içinde 19.6.2002 tarihinde Kurum'a intikal ettirmişlerdir.

Rekabet Kurulu, nihai kararını 18.7.2002 tarihinde vermiştir.

G- RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ

Görevli Raportörler tarafından;

a) Bayek’in Ankara ili özel sağlık sigortalılarına sağlanan sağlık hizmetleri pazarında hakim durumda bulunduğu,

b) - Bayek’in Bayındır Hayat ile yapmış olduğu “Tedavi Hizmetleri Sözleşmesi”ni

6.8.2001 tarihinden itibaren feshetmesinin özel sağlık sigortacılığı pazarındaki

rekabeti engelleme, bozma veya kısıtlama amacı ve kastı ile yapılmamış olması

ve söz konusu eyleminin özel sağlık sigortacılığı pazarındaki rekabeti sınırlayıcı

etkilere yol açmaması,

- Bayek’in sunduğu sağlık hizmetlerinin temininde alıcısı konumunda bulunan

hayat sigortası şirketleri arasında farklı ödeme süre ve/veya planları içeren

sözleşmeler yapmasının, özel sağlık sigortacılığı pazarındaki rekabeti

engelleme, bozma veya kısıtlama amacı taşımaması ve bu etkiyi doğurmaması, sebebleriyle, 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin (b) ve (d) bentleri kapsamında bir kötüye kullanma hali olarak kabul edilemeyeceği, bu çerçevede, Bayek hakkında, Kurul’un 4.12.2001 tarih ve 01-58/607-M sayılı kararı ile açılan soruşturmaya son verilmesi gerektiği,

sonucuna varılmıştır.

H- İNCELEME VE DEĞERLENDİRME

H.1. İlgili Pazar

4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’da, rekabetin ancak “belirli bir mal veya hizmet piyasasında” kısıtlanabileceği ifade edilmiştir. İlgili pazar, ilgili ürün ve ilgili coğrafi pazar olarak iki ana başlık altında incelenmektedir.

REKABET KURUMU 2

Page 3

H.1.1. İlgili Ürün Pazarı

Ülkemizde sağlık hizmetleri “birinci basamak sağlık hizmetleri” ve “ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetleri” şeklinde genel bir ayrıma tabidir. Birinci basamak sağlık hizmetleri en küçük yerleşim birimi bazında, sağlık evleri ve sağlık ocaklarından oluşmaktadır. Sağlık ocaklarının başlıca görevleri ana-çocuk sağlığı ve aile planlaması hizmetleri, çevre ve iş sağlığı hizmetleri ile poliklinik hizmetlerinin sunumudur. Tıp merkezleri ise, günde 24 saat, teşhis/tanı ve ayakta tedavi hizmetleri veren dispanserler olarak tanımlanmaktadır. İkinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetleri Sağlık Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, bazı kamu iktisadi teşebbüsleri, üniversiteler ve özel sektör tarafından işletilen hastaneler tarafından sağlanmaktadır. Bu kuruluşlar arasında, özel hastaneler, özellikle hizmet kalitesi ve temizlik gibi kriterlerde ulaştıkları yüksek beğenilirlik oranları ile devlet hastaneleri, Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) hastaneleri gibi diğer sağlık kuruluşlarından ayrılmaktadırlar. Ayrıca, özel hastaneler dışında kalan muhtelif sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına dahil hastanelerin de ancak belirli oran ve imkanlarda tüm tüketicilere hizmet verebildikleri tartışmasızdır.

Türkiye’de sağlık hizmetleri pazarı dikkatle incelendiğinde özellikle tüketiciler bakımından önemli bir ayrımın varlığı dikkat çekmektedir. Sağlık hizmetleri bakımından ülkemizdeki tüketiciler şu şekilde gruplandırılabilir; hiçbir sosyal güvenlik sistemine dahil olmayıp sağlık harcamalarını kendi bütçesinden karşılayan tüketiciler ve sağlık harcamaları bir sosyal güvenlik sistemi tarafından karşılanan tüketiciler. Önemli çoğunluğun içinde bulunduğu ikinci grup ise sosyal güvenliği bir devlet kurumu tarafından sağlanan, sağlık harcamaları devlet tarafından ödenen tüketiciler ve özel sağlık sigortası sahibi tüketiciler şeklinde iki gruba ayrılabilir. Bu noktada birinci grupta yer alan tüketicilerin alternatifleri büyük ölçüde devlet hastaneleri ve devletin üniversite hastaneleri ile sınırlı kalmaktadır. Özel sağlık sigortası sahiplerinin bunlara ek olarak özel hastaneler ve özel üniversite hastaneleri alternatifleri bulunmaktadır.

Özel sağlık sigortası poliçesi sahibi bir tüketicinin sağlık hizmetlerinin temininde diğer tüketicilerden farklı hareket ettiği açıktır. Şöyle ki, dosya mevcudu bilgilere göre, poliçe sahibi tüketiciler aylık veya yıllık bazda yaptığı prim ödemelerini göz önünde bulundurarak, sağlık harcamalarını çok büyük ölçüde özel hastanelere yönlendirmektedir.

Özel sağlık sigortası sahibi tüketicilerin yoğunluklu olarak özel hastaneleri tercih etmesinden, sağlık hizmeti konusundaki beklentileri ve tüketim tercihlerinin belirgin bir şekilde ayırt edilebilir niteliklere sahip olduğu ve özel sağlık sigortalılarına sağlanan sağlık hizmetlerinin ayrı bir ürün pazarı olarak değerlendirilmesi gerektiği sonucuna gidilmiştir.

Bu değerlendirmeler ışığında ilgili ürün pazarı, “özel sağlık sigortası sahiplerine sağlanan sağlık hizmetleri” pazarı olarak belirlenmiştir.

REKABET KURUMU 3

Page 4

H.1.2. İlgili Coğrafi Pazar

İlgili coğrafi pazar, rekabet koşullarının homojen olması ve konuya ilişkin hizmetlerin alıcılarının bu hizmetleri alırken, zorlayıcı sebepler olmadıkça yaşadıkları il ya da ilçede bulunan sağlık kuruluşlarını tercih etmeleri dikkate alınarak, "Ankara ili" olarak tespit edilmiştir.

H.2. Hakkında Soruşturma Yapılan Taraf

Bayek Tedavi Sağlık Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş.

1987 yılında Bayındır Holding A.Ş. (Bayındır Holding) tarafından kurulmuş olan Bayek bünyesinde; Bayındır Hastanesi (Bayındır Tıp Merkezi), Bayındır Yaşamkent- Kemerburgaz, Bayındır Hastanesi-Kavaklıdere (Bayındır Klinik) faaliyet göstermektedir. 1999 yılı Nisan ayında Bayındır Hastaneleri’nin %51 hissesinin Türkiye İş Bankası A.Ş. (İş Bankası) ve Anadolu Hayat Sigorta A.Ş. (Anadolu Hayat) tarafından devralınması sonucunda, anılan şirket bir İş Bankası iştiraki haline gelmiştir. Adı geçen şirketin son sermaye artırımından sonra oluşan hisse yapısı aşağıda Tablo-1’de yer almaktadır.

Tablo1- Bayek Hisse Yapısı

Ortaklık Payı

Hisse Adedi (Yaklaşık Değerleri

Gösterir)

İş Bankası7.606.666.666.66754
Bayındır Holding2.338.545.333.33317
Vakıf Enerji2.939.955.752.21221
Anadolu Hayat1.110.044.247.7888
Bayındır İnşaat4.642.966.667-
Kamuran Çörtük97.533.333-
Enver Durmaz9.500.000-
Abdullah Çoban19.000.000-
Evren Kaynak19.000.000-

14.000.000.000.00

TOPLAM 100

0

Teşebbüs bünyesinde faaliyet gösteren ve Ankara Söğütözü’nde 18.650 m2 kapalı inşaat alanı üzerine kurulu olan Bayındır Hastanesi (BHA), 170 yatak kapasiteli tedavi hizmetleri, poliklinik, acil servis, 5 ameliyathane, 35 yataklı yoğun bakım ünitesi, tanı ve tıbbi görüntüleme merkezi, tıbbi laboratuar bölümleri ile 1992 yılından bu yana sağlık sektöründe faaliyet göstermektedir. BHA, 5 modüler ameliyathaneden ikisi Kalp Damar Cerrahisi, diğer üçü ise cerrahi branşlarda 24 saat hizmet verecek şekilde gerekli ekipman ve personeli ile yılda 5000 ameliyat yapacak kapasitededir. Hastane’de ayrıca, ameliyathane ile bağlantılı olarak yaşam destek araçlarıyla donatılmış her türlü yaşamsal bulguların izlenebileceği, 35 yataklı bir yoğun bakım ünitesi bulunmaktadır.

BHA’daki poliklinik hasta sayısı ve ameliyat sayısının artması üzerine, poliklinik, günübirlik ameliyat, laboratuar ve radyoloji hizmetlerinin verileceği Bayındır Hastanesi-Kavaklıdere Şubesi (BHK) 1998 Aralık ayında hizmete açılmıştır.

REKABET KURUMU 4

Page 5

5500 m2’lik kapalı alana sahip olan BHK’da, 2 adet tam teşekküllü ameliyathane, 24 saat hizmet veren acil servis, 27 muayene ve 49 tetkik ünitesi bulunmaktadır. BHK’nın yıllık muayene kapasitesi 250 bin kişi civarındadır.1992 yılından bu yana BHA’da mevcut bulunan branşlara ek olarak BHK’nın açılması ile birlikte “Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Enstitüsü” ve “Ağız Sağlığı ve Diş Hastalıkları Bölümleri” de hizmet alanına eklenmiştir.

Her iki hastanede bulunan laboratuarlarda 24 saat hematoloji, mikrobiyoloji, immunoloji, seroloji, viroloji, toksikoloji ve parazitoloji dallarında tetkikler yapılabilmektedir. Bayındır Hastaneleri’nde 2000 yılı sonu itibariyle kadrolu çalışan sayısı 848’dir. Çalışanların %14’ü doktor, %29’u hemşire, %15’i diğer sağlık personeli ve %41’i idari personeldir. Adı geçen teşebbüste, 2000 yılı içerisinde toplam 19.421 poliklinik muayenesi, 21.926 Acil Servis muayenesi, 5.172 adet vaka bazında ameliyat yapılmış, gene 2000 yılı içerisinde toplam 10.423 adet hasta yatmıştır. Adı geçen teşebbüsün 2000 yılı cirosu yaklaşık 17.545.000.000.000.TL olarak gerçekleşmiştir. Bayındır Hastaneleri’nde mevcut tıbbi bölümler Tablo-2’de gösterilmiştir.

Tablo 2- Bayındır Hastaneleri’nde Mevcut Tıbbi Bölümler

Acil Servis Göğüs ve Kalp-Damar Cerrahisi

Ağız Ve Diş Sağlığı ve İmplantoloji Göz Sağlığı ve Hastalıkları

Alerjiİç Hastalıkları
Anestezi ve ReanimasyonKadın Sağlığı, Hastalıkları ve Doğum
Beslenme ve DiyetetikKan Bankası
Beyin CerrahisiKardiyoloji
BiyokimyaKulak-burun-boğaz
Çocuk CerrahisiNefroloji
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıNükleer Tıp
DermatolojiOnkoloji
EndokrinolojiOrtopedi ve Travmatoloji
Fizik Tedavi ve RehabilitasyonEstetik ve Rekonstrüktif Plastik Cerrahi
GastroenterolojiTıbbi Görüntüleme ve Tanı Merkezi
Genel CerrahiÜroloji

Göğüs Hastalıkları

H.3. Yapılan Tespitler ve Elde Edilen Deliller

H.3.1. Olayların Gelişimi

Bayek ile Bayındır Hayat arasındaki ihtilafın ortaya çıkışına kadar olaylar aşağıdaki şekilde gerçekleşmiştir.

- 1999 yılı başında Türkiye İş Bankası ve iştiraki Anadolu Hayat, Bayek’in yönetim hakkını elinde bulunduracak ölçüde hissesini Bayındır Holding’den devralmıştır.

- Devralmayı takip eden dönemde Bayek tarafından gerçekleştirilen sermaye artırımlarına Bayındır Holding tarafı iştirak etmemiş, 2001 yılı içerisinde gerçekleştirilen son sermaye artırımı neticesinde Bayek’in hissedar yapısı %54 İş Bankası, %8 Anadolu Hayat, %17 Bayındır Holding ve %21 Vakıf Enerji şeklinde olmuştur.

REKABET KURUMU 5

Page 6

- Bayek’in İş Bankası yönetimine geçtiği yeni dönemde de Bayındır Hayat ile Bayek arasında, daha önceki dönemlerde olduğu şekilde, Bayındır Hayat sigortası yaptıranların Bayek sağlık kuruluşlarında nakit ödemede bulunmaksızın sağlık hizmetlerini alabilmelerini sağlayan ve sigorta şirketleriyle sağlık kuruluşları arasında yaygın olarak uygulanan türde bir sözleşme ilişkisi devam etmiştir. Anılan sözleşme ilişkisi gereği sigorta şirketi sigortalılarının sağlık kuruluşunda gerçekleşen tedavi masraflarını bizzat sağlık kuruluşuna ödemektedir.

- 2000 yılı sonuna kadar Bayek, güvenlik, temizlik, catering gibi yan hizmetlerini Bayındır Holding bünyesindeki işletmelerden temin etmiştir. Yine aynı dönemde Bayek çalışanlarının grup sağlık sigortaları da Bayındır Hayat tarafından yapılmıştır. - 2001 yılı başında Bayek, yukarıda sayılan taşeron hizmetlerini İş Bankası bünyesindeki İşmer’den temin etmeye başlamış ve çalışanlarının grup sağlık sigortalarının da Anadolu Hayat tarafından yapılması yoluna gitmiştir.

- 1999 ve 2000 yılları boyunca Bayek ve Bayındır Hayat arasında karşılıklı borç-alacak mahsuplaşması uygulaması gerçekleşmiştir. Bu sistem sayesinde Bayındır Hayat’ın sigortalılarının Bayek Hastaneleri'nde gerçekleşen tedavilerine ilişkin gecikmeli ödemeleri Hastane açısından büyük sorunlara sebep olmadan tahsil edilebilmiştir. Bayındır Hayat tarafından 7.11.2000 tarihinde Bayek’e gönderilen bir yazıda Hastane ile Sigorta Şirketi arasındaki borçların temliknameler vasıtasıyla karşılıklı olarak mahsuplaşıldığı ifadesi tespit edilmiştir. Söz konusu belge Bayındır Hayat ve Bayek Genel Müdürlükleri’nde yapılan yerinde incelemelerde karşılıklı olarak elde edilmiştir.

- Taraflar arasında imzalanan ve 31.3.2000-31.12.2000 döneminde geçerli olan “Tedavi Hizmetleri Sözleşmesi”nde Bayındır Hayat’ın Bayek’e olan fatura ödeme süreleri faturaların teslim tarihinden itibaren 1 Nisan-31 Ekim döneminde 21 gün, 1 Kasım-31 Mart döneminde 30 gün olarak belirlenmiştir.

- Fesihten önce geçerli olan taraflar arasındaki son sözleşme 1.1.2001-31.12.2001 dönemi için imzalanmıştır. Söz konusu sözleşmede ödeme süreleri;

- Her ayın 27’si ile izleyen ayın 5’inde teslim alınan faturalar

için izleyen ayın 26’sında,

- Her ayın 6’sı ile 15’i arasında teslim alınan faturalar için izleyen ayın 15’inde,

- Her ayın 16’sı ile 27’si arasında teslim alınan faturalar için izleyen

ayın 15’inde,

olmak üzere düzenlenmiştir.

- Hastane’nin aynı zamanda hissedarı bulunan Anadolu Hayat ile aynı dönem için yaptığı sözleşmelerde ödeme süreleri Bayındır Hayat ile yapılan sözleşme ile aynıdır. Yapı Kredi Yaşam Sigorta A.Ş. (Yapı Kredi Yaşam) ile yapılan sözleşmede ise ödeme süresi fatura tesliminden itibaren 28 gün olarak belirlenmiştir.

- Özellikle 2001 yılının ilk çeyreğinde ülkenin de içinde bulunduğu ekonomik sorunların da etkisiyle Bayındır Hayat’ın Bayek’e yaptığı ödemelerde gecikmeler ortaya çıkmıştır.

- 9.3.2001 tarihinde Ankara’da Bayındır Hayat ve Bayek temsilcileri arasında Hastane’nin birikmiş alacaklarının tahsili konusunda bir mutabakata varılmıştır. Söz

REKABET KURUMU 6

Page 7

konusu toplantıda alınan kararlar çerçevesinde 27.4.2001 tarihi itibariyle sözleşme gereği 30 gün olan ödeme sürelerine riayet edileceği Bayındır Hayat tarafından taahhüt edilmiştir.

- Bayek’in fesihten önceki son yönetim kurulu toplantısında Hastane Genel Müdürü E… Ö…, kurul üyesi E… Ç… K… aracılığıyla Bayındır Hayat’a ödemelerde son dönemde gösterdikleri hassasiyetten dolayı teşekkür etmiştir. Ancak Bayek Yönetimi bu teşekkürün birikmiş alacakların taksitle ödenmesinde gösterilen düzenden kaynaklandığını ifade etmiştir.

H.3.2. Bayek ile Bayındır Hayat Arasındaki İhtilaf

- Bayek, Bayındır Hayat’a gönderdiği ve içerisinde,

“Bildiğiniz üzere, Şirketinizi temsilen danışman sıfatıyla yetkili kıldığınız Kunart Sağlık Hiz. Tanıtım Tic. Ltd. Şti. ile 01.01.2001-31.12.2001 yürürlülük tarihli Tedavi Hizmetleri Sözleşmesi’ni karşılıklı akdetmiş bulunmaktayız. Şirketinizce, söz konusu sözleşmenin VII. Ödeme Usulü/3. Ödemeler başlıklı maddesine uyulmadığından, aynı sözleşmenin X.4. Sözleşmenin Feshi başlıklı maddesi uyarınca sözleşmeyi 06.08.2001 tarihi itibariyle fesih ettiğimizi bildiririz.”

ifadelerinin yer aldığı ihbarname ile Bayındır Hayat'tan sigorta hizmeti alanların Bayek’in Hastanelerindeki tedavi masraflarına ilişkin ödemelerdeki gecikmeleri gerekçe göstererek Bayındır Hayat ile olan anlaşmasını feshetmiştir.

- 26.10.2001 tarihinde yapılan görüşmede Bayındır Hayat Genel Müdürü A… N… O…, Bayındır Hayat’ın Bayek’e yaptığı ödemelerde özellikle 2001 yılının ilk aylarında gecikmeler olduğunu, 2001 yılı Mayıs ayı itibariyle ödemelerdeki tüm gecikmelerin ortadan kaldırıldığını ve hatta Bayek Genel Müdürü E…. Ö…’ÜN anlaşmanın feshinden önceki son yönetim kurulu toplantısında üye E… Ç… K… aracılığıyla kendilerine ödemelerde gösterdikleri hassasiyet nedeniyle teşekkür ettiğini belirtmiş, bu nedenle öne sürülen fesih gerekçesinin gerçeği yansıtmadığını ifade etmiştir.

H.3.3. Bayek’in Feshe Yönelik Gerekçeleri

Görevli raportörlerin görüştüğü Bayek yetkilileri Bayındır Hayat ile olan sözleşmelerini fesh etme gerekçelerini temel olarak Bayındır Hayat’ın Bayek’e ödemelerindeki gecikmelerine dayandırmışlardır.

30.12.2001 tarihinde Bayek Genel Müdürü Et… Ö… ve yardımcısı M… A…, 2001 yılı başından itibaren Bayındır Hayat ile ciddi ödeme sorunları yaşamaya başladıklarını, bir çok sözlü uyarının ardından 4.4.2001 tarihinde Bayındır Hayat’a bir uyarı yazısı gönderdiklerini, bunun devamında 18.4.2001 tarihinde taraflar arasında birikmiş alacakların tahsilatı için bir anlaşma yapıldığını, ayrıca bu tarihten sonraki ödemelerin geciktirilmemesi koşuluyla mutabakat sağlandığını, kendilerinin Bayındır Hayat’ın müşteri portföylerindeki önemini de göz önünde bulundurarak ilişkileri mümkün olduğunca devam ettirmeye çalıştıklarını, ancak ilerleyen tarihlerde varılan mutabakata rağmen ödeme sorunlarının devam ettiğini, bu sebeple 6.8.2001 tarihinde Bayındır Hayat ile aralarındaki sözleşmeyi fesih ettiklerini belirtmişlerdir.

15.11.2001 tarihinde Bayek Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı T…. S…, Bayek’in yönetim kurulu toplantılarında Bayındır

REKABET KURUMU 7

Page 8

Hayat ile olan ödeme sorunlarının pek çok defa görüşüldüğünü, Bayek Genel Müdürlüğü’ne kendisinin de ihtilafın giderilmesi için görüş bildirdiğini, ancak bu tür konularda yetki ve sorumluluğun Hastane idaresinde olduğunu belirtmiştir. T… S… İş Bankası Yönetimi tarafından kendileri aracılığıyla ya da doğrudan hiç bir şekilde Bayındır Hayat aleyhine bir tutum gösterilmesi amacıyla bir talimat verilmediğini ifade etmiştir.

15.11.2001 tarihinde Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı ve aynı zamanda iştiraklerden sorumlu C…. Ç…., İş Bankası iştiraklerinin yönetim kurullarında Bankayı temsilen üyelerin bulunduğunu, Banka yönetimi açısından asıl olanın, iştiraklerinin günlük ticari karar ve eylemlerinde serbest olmalarının sağlanması olduğunu, Banka yönetiminin iştiraklerinin yıllık faaliyetlerine makro düzeyde baktığını ve sadece sermaye arttırımı ve önemli yatırım kararları gibi ticari faaliyetlerde belirleyici olduğunu ifade etmiştir. Adı geçen şirket yetkilisi İş Bankası Yönetimi’nin hiç bir şekilde Bayek yönetimine Bayındır Hayat ile olan anlaşmasını feshetmesi ve/veya Anadolu Hayat lehine ayrımcılık yapması amaçlı bir talimat vermediğini ifade etmiştir.

H.3.4. Taraflar Arasında Tekrar Anlaşma Sağlanması

28.2.2002 tarihinde raportörlerce yapılan görüşmede şikayetçi Bayındır Hayat genel müdürü A… N… O…, Bayındır Hayat ve Bayek arasındaki ihtilafın, tarafların 5.2.2002 tarihinde yürürlüğe giren yeni “Tedavi Hizmetleri Sözleşmesi”ni imzalamaları ile giderildiğini ifade etmiştir. Adı geçen şirket yetkilisi yeni sözleşmede ödeme sürelerine ve feshe ilişkin hükümlerin kendilerince de benimsenen şekilde düzenlendiğini, açık bir anlatımla Bayek yönetiminin bu konularda hayat sigortası şirketleri arasında ayrımcı olmayan standart bir uygulama içerisinde bulunduğunu belirtmiştir. A… N… O…, Bayındır Hayat’ın ihtilafın devam ettiği sürede büyük ölçüde müşteri kaybına uğramadığını, bunun temel sebebinin ise Bayındır Hayat’ın devam eden grup sağlık sigortası anlaşmalarının yenilenme tarihlerinin ihtilafın devam ettiği döneme rastlamaması olduğunu ifade etmiştir.

Rekabet Kurumu kayıtlarına 23.1.2002 tarih ve 405 sayı ile intikal eden Bayındır Hayat’a ait yazıda; Bayek ve Bayındır Hayat’ın birbirleri aleyhine açtıkları ve/veya açacakları tüm dava, takip ve şikayetlerden karşılıklı olarak feragat ettikleri belirtilerek, Bayındır Hayat’ın Bayek aleyhine 4054 sayılı Kanun’un ihlali gerekçesi ile yapmış olduğu şikayetten vazgeçtiği ifade edilmiştir.

Bayek ile Bayındır Hayat arasında imzalanan ve 5.2.2002 tarihinde yürürlüğe giren yeni “Tedavi Hizmetleri Sözleşmesi”nin “Ödemeler” başlıklı VII. 3. maddesinde ödeme sürelerinin Bayek’in faturaları Bayındır Hayat’a teslim tarihinden itibaren 30 gün içerisinde olmak üzere belirlendiği tespit edilmiştir.

27.5.2002 tarihinde raportörlerin Bayek Genel Müdürü E.… Ö… ile yaptığı görüşmede adı geçen kişi, Bayek ile Bayındır Hayat arasındaki ihtilafın 5.2.2002 tarihinde yürürlüğe giren yeni “Tedavi Hizmetleri Sözleşmesi” ile giderildiğini, halihazırda her iki tarafın da uyumlu bir ticari ilişkiyi sürdürdüğünü, Bayek’in Bayındır Hayat’ı rekabette dezavantajlı bir duruma düşürmek gibi bir amacının olmadığını, aralarındaki ihtilaf neticesinde bu yönde bir etkinin oluşmasını da istemediklerini ifade etmiştir.

REKABET KURUMU 8

Page 9

H.3.5. Bayek’in Pazardaki Konumu ve Taraflar Arasındaki

İhtilafın Doğurduğu Etki

Bazı Bayındır Hayat müşterilerine ait yazılardan ve Bayındır Hayat müşterileriyle yapılan görüşmeler sonucunda Bayek’in Ankara İli’nde özellikle özel sağlık sigortası sahibi müşteriler gözünde ayrıcalıklı bir konumunun bulunduğu raportörlerce tespit edilmiştir.

31.10.2001 tarihinde raportörlerin Bilkent Üniversitesi Personel Müdürü S…. O… ve Öğretim üyesi Prof. Dr. E… A… ile yaptığı görüşmede, söz konusu kişiler tarafından, yaklaşık 4000 sigortalısı ile Bilkent Üniversitesi’nin 1995 yılından itibaren Bayındır Hayat ile grup sağlık sigortası çerçevesinde çalıştığı, Grubun, Bayındır Hayat ile anlaşmasını 5.8.2001 tarihinden geçerli olmak üzere 20.7.2001 tarihinde imzalanan sözleşme ile yenilediği, Bayek’e bağlı sağlık kurumlarının özellikle coğrafi konumları, uzun yıllardır devam eden tüketici alışkanlıkları gibi sebeplerle Üniversite personeli tarafından büyük bir yoğunlukla tercih edildiği ifade edilmiştir.

Görevli raportörlerin 2.11.2001 tarihinde Orta Doğu Teknik Üniversitesi Geliştirme Vakfı Eğitim Hizmetleri A.Ş. (ODTÜ Geliştirme Vakfı) Genel Müdür Yardımcısı D… K… ile yaptığı görüşmede, ODTÜ Geliştirme Vakfı Okullarında hizmet veren yaklaşık 300 personelin grup sağlık sigortasından yararlandığı, bu çerçevede geçen iki yıl boyunca Bayındır Hayat ile grup sağlık sigortası yapıldığı belirtilmiştir. Adı geçen yetkili 1.9.2001 tarihi itibariyle anlaşmalarını yenilemediklerini, Bayek’e bağlı hastanelerin Bayındır Hayat’ın anlaşmalı sağlık kuruluşları listesinden çıkmış olmasının kendileri açısından belirleyici olduğunu, esasen okul çalışanları açısından Bayındır Hastaneleri’nin, özellikle coğrafi yakınlık ve uzun yıllardır devam eden yoğun kullanım sebepleriyle vazgeçilmez önemde bulunduğunu ifade etmiştir.

2.11.2001 tarihinde raportörlerin Aselsan Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Aselsan) Mali İşler Genel Müdür Yardımcısı M… Z… G… ve Müdür İ… A… ile yaptığı görüşmede, Aselsan personelinin grup sağlık sigortası kapsamında 425 poliçe sahibinin bulunduğu ve yaklaşık 1000 kişinin özel sağlık sigortasından yararlandığı, Aselsan personelinin 1994 yılından beri Bayındır Hayat ile grup sağlık sigortası yapmakta olduğu, Bayek’e bağlı sağlık kuruluşlarının coğrafi konumları, teknik ve personel yeterlilikleri, devam eden müşteri alışkanlıkları gibi sebeplerle Aselsan Grubu sağlık sigortalıları tarafından büyük bir yoğunlukla tercih edildiği ifade edilmiştir.

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Personeli Vakfı (TPAO Personeli Vakfı) müdürü F… K… 2.11.2001 tarihinde raportörlerle yaptığı görüşmede, TPAO Personeli Vakfı'nın yaklaşık 1000 üyesine grup sağlık sigortası yaptırdığı, Vakfın 6 yıldır Bayındır Hayat ile çalışmakta, özel sağlık hizmetlerinin temininde ise büyük ölçüde Bayek’e bağlı sağlık kuruluşlarından yararlanılmakta olduğu, Bayındır Hastaneleri’nin özellikle coğrafi konumu ve sağlık hizmetlerinin kalitesinin yanı sıra Ankara’da tam zamanlı kadrolu doktor çalıştıran tek özel hastane olması sebebiyle vakıf üyeleri tarafından tercih edildiği ifade edilmiştir. Adı geçen yetkili TPAO Personeli Vakfı’nın, grup sağlık sigortası anlaşmalarını yenileyeceği 2001 yılı Kasım ayında Bayındır Hastaneleri’nin Bayındır Hayat’ın anlaşmalı sağlık kurumları arasında bulunup bulunmamasının özellikle değerlendirileceğini ifade etmiştir.

REKABET KURUMU 9

Page 10

Orta Doğu Teknik Üniversitesi Geliştirme Vakfı’nın, 6.9.2001 tarihinde Bayındır Hayat’a gönderdiği yazıda özetle şu ifadelerin yer aldığı tespit edilmiştir;

“Yönetim kurulumuzun değerlendirmeleri doğrultusunda, 1999 yılı sonundan 1 Eylül 2001 tarihine kadar Şirketinizle gerçekleştirdiğimiz Grup Sağlık Sigortası sözleşmesinin yenilenmemesi karara bağlanmış bulunmaktadır. Bu kararın alınmasında ortaya çıkan en önemli faktörlerden birisi, konumu nedeniyle personelimizin oldukça sık kullandığı Bayındır Hastanesi ile olan anlaşmanızın iptal edilmesidir.”

7.10.2001 tarihinde TPAO Personeli Vakfı tarafından Bayındır Hayat’a gönderilen bir yazıda özetle, Grup sigortalılarının büyük bir bölümünün yıllardır gerek işyeri yakınlığı gerekse de tedavilerinin seyri yönünden Bayındır Hastaneleri’ni tercih ettikleri belirtilerek, Bayek ile tekrar anlaşmaya varılması hususunda çaba gösterilmesi istenmektedir.

Benzer şekilde Bayındır Hayat’a yazılan çeşitli yazılarda sigorta şirketinin Bayek ile anlaşmasının feshedilmesi nedeniyle sigorta sözleşmesinin iptal edilmesini talep eden çeşitli müşterilerinin bulunduğu tespit edilmiştir.

Bayındır Hayat’ın gerek grup gerekse de bireysel müşterilerinin ifadeleri, Bayek ile Bayındır Hayat arasındaki ihtilafın uzun bir süre devam etmesi durumunda Bayındır Hayat’ın faaliyetlerini önemli ölçüde etkileme potansiyeli taşıdığını göstermiştir. Ancak taraflar arasındaki ihtilafın 6 ay gibi kısa bir zaman içerisinde giderilmesinin özellikle Bayındır Hayat bakımından olumsuz etkilerin doğmasını engellediği belirlenmiştir. Taraflar arasında tekrar anlaşma sağlanmasından sonra 28.2.2002 tarihinde Bayındır Hayat Genel Müdürü A… N… O…, Bayındır Hayat’ın ihtilafın devam ettiği sürede büyük ölçüde müşteri kaybına uğramadığını, bunun temel sebebinin ise Bayındır Hayat’ın devam eden grup sağlık sigortası anlaşmalarının yenilenme tarihlerinin ihtilafın devam ettiği döneme rastlamaması olduğunu ifade etmiştir.

H.4. Bayek'in Savunmaları

Bayek'in vekillerince hazırlanmış olan ilk yazılı savunma ve ekleri, Kurum kayıtlarına 17.1.2002 tarihinde, ikinci yazılı savunması ise 19.6.2002 tarihinde intikal etmiştir. Bayek’in yazılı savunmalarında özetle;

- Uzun yıllardan beri Ankara’da faaliyet gösteren Tıp Fakültesi Hastaneleri bünyesindeki döner sermayeli işletmelerin rekabetinin yadsınarak ilgili pazara dahil edilmemesinin doğru olmadığı, bu nedenle Bayındır Hastanesi’nin hakim durumda bulunduğunun kabul edilemeyeceği,

- Bayındır Hayat’ın ekonomik krizden önce de sonra da hiç bir dönemde sözleşmeye uygun olarak borcunu ödemediği ve teşebbüsün bu kanunsuz ve sözleşmeye aykırı davranışlarının Bayek’in zarar etmesinde payının olduğu;

- Bayındır Hayat’ın yazılı ve sözlü beyanlarla 30 günde ödeme yapacağına dair iddialarda bulunmasının hukuki bir temeli bulunmadığı, taraflar arasındaki 2001 yılına ait sözleşmede fatura ödeme sürelerinin açıkça düzenlendiği, sözleşme hükümlerine göre ödeme yapılması hususunda Bayındır Hayat’ın sürekli olarak uyarıldığı,

REKABET KURUMU 10

Page 11

- Bayek’in sözleşmenin feshinden önceki yönetim kurulu toplantısında Hastane Genel Müdürü'nün Bayındır Holding’i temsil eden yönetim kurulu üyesi aracılığıyla Bayındır Hayat’ın ödemelerde gösterdiği hassasiyete teşekkür etmesinin, tamamen Bayındır Hayat’ı zamanında ödemeye teşvik etmek amacıyla yapıldığı, motivasyon sağlamak için yapılan bu teşekkürün herhangi bir iddiaya dayanak olamayacağı, - Anayasa'nın sözleşme yapma serbestisi ve serbest piyasa ekonomisi içerisinde, sözleşme ilişkisini sona erdirmenin tarafların en doğal hakkı olduğu, Bayek’in sözleşmeyi gerekçesiz olarak feshetmediği, Bayındır Hayat temerrüde düştüğü için, borçlar kanunu ve sözleşmede öngörülen hak ve yetkisini kullanarak sözleşmeyi feshettiği,

- Bayek ile Bayındır Hayat arasında imzalanan sözleşmenin Bayındır Hayat’ı temsil eden Kunart Ltd. Şti. tarafından imzalandığı, söz konusu teşebbüsün, 28 günlük ödeme süresi seçeneği yerine her ayın 5, 15 ve 26. gününde ödeme yapılmasına imkan veren seçeneği kabul ettiği, bu konuda taraflara her hangi bir dayatma yapılmadığı, bu nedenle Yapı Kredi Yaşam ve Bayındır Hayat ile imzalanan sözleşmelerdeki ödeme sürelerine ilişkin farklılığının ayrımcı bir uygulama olarak nitelendirilmesinin kabul edilemeyeceği,

- Bayındır Hayat’ın 2001 yılı döneminde ortalama 41 günde ödeme yaptığı, ortalama ödeme sürelerinin hesaplanmasında son 3 aylık süre yerine, sözleşmenin geçerli olduğu son yıldaki bütün ödemelerin esas alınması gerektiği,

- İmzalanan sözleşmelerdeki farklılıkların Bayındır Hayat bakımından bir dezavantaj oluşturmadığı bu bakımdan ayrımcılığın şartlarının oluşmadığı, Bayındır Hayat’ın ödemelerini sürekli olarak gecikmeli yapmasına göz yumulmasının ise diğer sigorta şirketleri aleyhine ayrımcılık olacağı,

- Bayındır Hayat sözleşmenin feshinin haksız olduğu inancındaysa, hakkını mahkemeye başvurarak araması gerektiği, konunun 4054 sayılı Kanunla bir ilişkisinin bulunmadığı,

- Bayındır Hayat’ın da içinde yer aldığı Bayındır Holding Grubu’na dahil Bayındır Bank’ın 9.7.2001 tarihinde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredildiği, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 11.7.2001 tarih ve 2001/1364 D. İş E. ve K. Sayılı ihtiyati tedbir kararıyla Bayındır Holding ve Bayındır İnşaat A.Ş.’nin bütün mal varlığına tedbir konulduğu, ayrıca adı geçen şirketlerin ortaklarının mallarına haciz konulması için Bayek’e haciz kararları geldiği, Temmuz 2001 başında aniden ortaya çıkan bu durum ve piyasa koşulları, diğer taraftan Bayındır Hayat’ın ödemelerdeki sürekli temerrüdü göz önüne alındığında, bir ticari şirket olan Bayek’in kendi geleceğini de düşünerek haklı olarak Bayındır Hayat ile olan sözleşmesini feshettiği ifade edilmiştir.

Savunmada son olarak;

- Bayındır Hayat’ın büyük hissedarı Bayındır Holding’in aynı zamanda Bayek’de pay sahibi olduğu belirtilerek, bu sebeple Bayek’in hakim durumunu kötüye kullanarak Bayındır Hayat’ı zarara uğratmak kastıyla hareket etmesinin mümkün olmayacağı, böyle bir niyetinin de bulunmadığı, sözleşme feshedildiği halde Bayındır Hayat poliçesiyle müracaat eden tüm hastalara kesintisiz sağlık hizmeti verildiği, müşterilere Bayındır Hayat’a yapılan sözleşmedeki indirimli fiyatların uygulandığı,

REKABET KURUMU 11

Page 12

müşterilerinin korunarak Bayındır Hayat’ın müşterileri nezdindeki itibarına zarar verilmediği,

- soruşturmanın devam ettiği süre içerisinde Bayındır Hayat’ın bütün borçlarını ödediği, Bayındır Hayat ile Bayek arasında yeniden sözleşme imzalanarak taraflar arasındaki bütün hukuki ihtilafların sona erdirildiği, dava ve takiplerden karşılıklı olarak feragat edildiği,

ifade edilmektedir.

Bayek’e ait ikinci yazılı savunmada Soruşturma Raporu'nun değerlendirme ve sonuç bölümlerine aynen katılındığı ifade edilerek, soruşturmaya rapor doğrultusunda son verilmesi talep edilmiştir.

H.5. Delillerin ve Savunmanın Değerlendirilmesi

H.5.1. Bayek’in Hakim Durumda Olup Olmadığına İlişkin Değerlendirme

Soruşturma konusu iddialar Bayek’in ilgili pazarda hakim durumda olduğu ve bu hakim durumunu özel sağlık sigortacılığı pazarındaki rekabeti bozmak amacıyla, etkilenen pazardaki hayat sigortası şirketleri arasında ayrımcılık yapmak suretiyle kötüye kullandığı çerçevesindedir. Soruşturma kapsamında öncelikle Bayek’in hakim durumda olup olmadığının tespiti yapılmıştır.

Bu bağlamda Bayek’in ilgili pazarda “hakim durumda” olduğunun tespitinde kullanılan niceliksel ve niteliksel ölçütlerin değerlendirilmesi aşağıda sunulmuştur. H.5.1.1. Bayek’in İlgili Pazardaki Payı

Aşağıda yer verilen Tablo:1 ve Tablo:2’de, Ankara ilinde özel sağlık sigortaları tarafından sağlık kuruluşlarına yapılan ödeme miktarları açısından ilk 5 sırada bulunan Bayındır Hayat, Yapı Kredi Yaşam, Anadolu Hayat, Koç Allianz Hayat Sigorta A.Ş. ve Axa Oyak Hayat Sigorta A.Ş.'nin 2000 yılı ve 2001 yılının ilk 6 aylık dönemi için yaptıkları fatura ödemelerine göre pazar payları yer almaktadır. Yukarıda sayılan 5 teşebbüs dışında kalan diğer sigorta şirketlerinin toplam ödeme miktarları, sonuçlar üzerinde anlamlı bir değişikliğe yol açmayacağından ve büyük portföylü sigorta şirketlerinin ödemeleri ile benzer bir yapı gösterdiğinden değerlendirmeye alınmamıştır.

Tablo 1- 2000 Yılı İtibariyle Hayat Sigorta Şirketlerinin Anlaşmalı Sağlık

Kuruluşlarına Yaptığı Ödemeler (000.000 TL)

Bayındır Koç Axa

2000 YILI Anadolu H. Yapı Kredi Toplam

Hayat Allianz Oyak

Bayındır

2.105.359 472.967 543.293 212.294 3.333.913

Hastaneleri

Güven

- - - - - 604.992

Hastanesi

Başkent

- - - - - 372.888

Hastanesi

Diğer

- - - - - 736.828

Hastaneler

TOPLAM 2.589.656 744.909 1.054.987 659.069 5.048.621

(soruşturma ile ilgisi bulunmayan hastaneler için yalnızca toplam ödemeler tabloya alınmıştır.)

REKABET KURUMU 12

Page 13

Grafik 1- 2000 yılı Anlaşmalı Sağlık Kuruluşları Payları

2000 Yılı Özel Hastaneler Pazar Payları

15%

7%Bayındır Hastaneleri

Güven Hastanesi

12%Başkent Hastanesi

Diğer Hastaneler

66%

Tablo 2- 2001 Yılı ilk 6 ay İtibariyle Hayat Sigorta Şirketlerinin

Anlaşmalı Sağlık Kuruluşlarına Yaptığı Ödemeler

2001 ilk Bayındır Anadolu Koç Axa

Yapı Kredi Toplam altı ay Hayat H. Allianz Oyak

Bayındır

1.271.169 335.449 744.103 138.048 371.333 2.860.102 Hastaneleri

Güven

162.156 190.741 322.895 70.441 59.037 805.270 Hastanesi

Başkent

57.872 173.655 68.660 33.336 333.523 Hastanesi

Diğer

Hastaneler236.15778.673124.201 104.619 228.223 771.873
TOPLAM1.727.354604.8631.364.854 381.768 691.929 4.770.768

Grafik 2- 2001 yılı (İlk 6 ay) Anlaşmalı Sağlık Kuruluşları Payları

2001 Yılı (İlk 6 ay) Özel Hastaneler Pazar Payları

16%

7%Bayındır Hastaneleri

Güven Hastanesi

Başkent Hastanesi

60%Diğer Hastaneler

17%

REKABET KURUMU 13

Page 14

Bayındır Hayat’ın 2000 yılında anlaşmalı sağlık kuruluşlarına yaptığı fatura ödeme tutarları üzerinden hesaplanan pazar paylarına ise aşağıda Tablo-3 ve Grafik-3’te yer verilmiştir.

Tablo 3, Grafik 3- 2000 yılı İtibariyle Bayındır Hayat’ın

Anlaşmalı Sağlık Kuruluşlarına Yaptığı Ödemeler ve Payları

Ödeme Miktarı 2000 YILI (000.000 TL)2000 Yılında Bayındır Hayat'ın Çalıştığı Özel Hastaneler Dağılımı 9% 3% Bayındır Hastaneleri 7% Güven Hastanesi
Bayındır 2.105.359 Hastaneleri
Güven Hastanesi170.015Başkent Hastanesi
Başkent Hastanesi76.506Diğer Hastaneler
Diğer Hastaneler237.77681%
TOPLAM2.589.656

H.5.1.2. İlgili Pazarın Yapısı, Pazardaki Rakip İşletmelerin Sayısı

ve Pazar Payları

İlgili pazarın özellikleri ile ilgili olarak incelenen temel nokta, pazarın ne derece olgun olduğunun belirlenmesidir. İlgili pazar bölümünde belirtildiği üzere belirlenen ilgili ürün pazarı, “özel sağlık sigortası sahiplerine sağlanan sağlık hizmetleri” pazarıdır. Yukarıda pazar paylarına ilişkin olarak verilen veriler özel sağlık sigortası sahibi tüketicilerin sağlık hizmetlerini çok büyük bir yoğunlukla özel hastanelerden aldığını ve bu pazarda Bayek’in önemli rakiplerini diğer özel hastanelerin oluşturduğunu göstermiştir.

Türkiye genelinde ve Ankara ili özelinde “özel hastanecilik” piyasasına son yıllarda yeni işletmelerin girdiği görülmektedir. Ancak yeni özel hastanelerin açılması sürecine halihazırdaki işletmelerin pazardan çekilmesi de eşlik etmektedir. Geçtiğimiz yıllarda, Ankara ilinde tam teşekküllü özel hastanecilik yapmakta olduğu söylenebilecek olan Özel Sevgi Hastanesi pazardan çıkmıştır. Bayek’e bağlı Hastaneler ise kuruluşlarını takip eden sürecin tamamında pazar lideri konumlarını korumuşlardır.

İlgili pazar tanımı gereği, pazar payı sadece Bayek açısından değil rakibi konumundaki diğer özel hastaneler, tıp fakültesi hastaneleri ve sağlık hizmetlerinin temin edilebileceği diğer sağlık kuruluşları açısından da değerlendirilmiştir. Yukarıda yer verilen bilgilerden anlaşılacağı üzere hayat sigortası şirketlerince karşılanan sağlık hizmetlerinin temininde özel sağlık sigortası sahibi tüketiciler ancak sınırlı oranlarda diğer sağlık kuruluşlarını tercih etmektedirler. Buna göre Bayek’in pazar payı 2000 ve 2001 yıllarında, en yakın rakipleri olan Özel Güven Hastanesi ve Başkent Üniversitesi Hastanesi’nden çok daha yüksek gerçekleşmiştir.

REKABET KURUMU 14

Page 15

H.5.1.3. Bayek’e Bağlı Sağlık Kuruluşlarının Teknik ve Personel Özellikleri

Bayındır Hastaneleri Ankara ilinde faaliyet gösteren diğer tüm özel hastanelerden farklı olarak daha fazla tıbbi branş ve bölümde hizmet vermektedir. Pazardaki diğer özel hastanelerden farklı olarak Bayındır Hastaneleri’nde, ağız sağlığı ve diş hastalıkları, onkoloji, nefroloji ve fizik tedavi/rehabilitasyon branşlarında hizmet verilmektedir. 2000 yılı sonu itibariyle Bayek’e bağlı sağlık kuruluşlarının 848 adet kadrolu çalışanı bulunmaktadır.

Bayındır Hastaneleri sürekli kadrolu uzman doktor çalıştırması noktasında diğer özel hastanelerden çok farklı bir konumdadır. Şöyle ki, Özel Güven ve Başkent Üniversitesi Hastaneleri dışında kalan özel hastanelerin “otel hastaneciliği” olarak tanımlanan, bir başka ifadeyle sadece anlaşmalı uzman doktorların gerçekleştirdiği operasyonlarda tercih edilen sağlık kuruluşları oldukları görülmektedir. Bu sebeplerle Bayındır Hastaneleri özellikle “poliklinik hizmetlerinin” temininde tüketici tarafından büyük yoğunlukla tercih edilmektedir.

H.5.1.4. Tüketici Bağımlılığı

Sağlık sektöründe tüketici tercihlerini belirleyen en önemli etkenlerden biri hasta/uzman doktor ilişkisidir. Özellikle uzun dönemli tedavi gerektiren durumlarda tüketicilerin tedavilerinin başlandığı, diğer bir deyişle dosyalarının bulunduğu sağlık kuruluşlarını tercih etmeleri yaygın bir durum olarak ortaya çıkmaktadır. Bayındır Hastaneleri 1987 yılındaki kuruluşundan günümüze kadar Ankara ilinde faaliyet göstermektedir. Rakip özel hastanelerden başka hiçbiri bu ölçüde bir devamlılık ve süreklilik gösteren faaliyet süresine sahip değildir. Bayındır Hastaneleri’nin ilgili pazarda uzun yıllardır bulunması, hastaları/tüketicileri üzerinde, yoğun kullanım alışkanlıkları sebebiyle, bir bağımlılığa yol açmıştır.

Bilkent Üniversitesi, ODTÜ Geliştirme Vakfı, Aselsan ve TPAO gibi büyük grup sağlık sigortalılarının Bayındır Hastaneleri’ni çok büyük yoğunlukta ve uzun yıllardır devam eden şekilde tercih ettiklerini gösteren belgeler ve Bayındır Hayat’ın Bayındır Hastaneleri ile çalışmamaya başlamasından itibaren, sağlık sigortalarını iptal ettiren müşteriler de Bayek’in sahip olduğu tüketici bağımlılığını göstermektedir. H.5.1.5. Pazara Girişte Ekonomik ve Yasal Engellerin Varlığı

24.5.1933 tarih ve 2219 sayılı “Hususi Hastaneler Kanunu”nun 1. maddesinde; “Devletin resmi hastanelerinde ve hususi idarelerle belediye hastanelerinden başka yatırılarak hasta tedavi etmek veya yeni hastalık geçirmişlerin zayıfları yeniden eski kuvvetlerini buluncaya kadar sıhhi şartlar içinde beslenmek ve doğum yardımlarında bulunmak için açılan ve açılacak olan sağlık yurtları `hususi hastaneler´den sayılır. Bunların açılma, kullanma, kapanma şartları bu kanunun hükümlerine bağlıdır.” ifadeleri yer almaktadır. Özel Hastanelerin tanımı, açılış şartları, iç hizmetleri, çalışma esasları, teftişleri gibi uymak zorunda oldukları temel kurallar, 2219 sayılı Hususi Hastaneler Kanunu’nda ve anılan Kanun’a dayanılarak çıkarılan Özel Hastaneler Tüzüğü’nde yer alan hükümler çerçevesinde düzenlenmiştir

Özel Hastaneler Tüzüğü’nün 1. maddesinde anılan Tüzüğün kapsamı; “Özel hastanelere kabul edilecek hastalar, hastanelerin türleri, binalarının nitelikleri,

REKABET KURUMU 15

Page 16

personel kadroları, bulundurulması zorunlu ilaç, araç ve gereçler ve özel hastanelerin iç hizmetlerine ilişkin esaslar bu tüzükte gösterilmiştir.” şeklinde belirlenmiştir.

Özel Hastaneler Tüzüğü’nün 2. maddesine göre özel hastaneler, akıl ve ruh hastalıkları ile bulaşıcı hastalıklar dışında kalan tıbbi branşlarda Tüzük ile getirilen teknik ve personel standardına uygun olmak şartıyla faaliyet gösterebilmektedirler. Tüzük eliyle özel hastanelerin teknik ve altyapı yeterlilikleri belirlenmiş, bulundurulması gereken asgari ilaç, ekipman ve sarf malzemesi miktarları her bir klinik için ayrı olmak üzere standart hale getirilmiştir. Ayrıca istihdam edilmesi gereken uzman doktor, hemşire ve diğer tıbbi personel sayıları da adı geçen tüzük hükümleri çerçevesinde düzenlenmektedir. Anlaşılacağı üzere özel hastaneler altyapı, teknik standart, bulundurulması gereken tıbbi malzeme ve ilaçlar ile istihdam edilecek personel kadroları gibi alanlarda, T.C. Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü ve İl Sağlık Müdürlüklerinin denetim ve düzenlemesi kapsamındadır. Bu çerçevede yeni bir özel hastanenin kurulması açısından sektöre özgü yoğun bir regülasyonun bulunduğu görülmüştür.

Öte yandan, Bayındır Hastaneleri gibi sürekli kadrolu uzman doktor çalıştıran ve akıl ve ruh hastalıkları ile bulaşıcı hastalıklar dışındaki diğer tüm tıbbi branşlarda hizmet veren bir “özel hastanenin” kurulması büyük sabit yatırım gerektirmektedir. Bir başka önemli nokta da özel hastaneler pazarına giriş kadar, ilgili pazarda faaliyetin devam ettirilebilmesi açısından ortaya çıkmaktadır. Türkiye genelinde özel hastane işletmeciliğinin bir çok ekonomik ve mevzuata dayanan zorlukları bulunmaktadır. Bunun sonucu olarak yeni özel hastanelerin kurulmasına paralel bir çok teşebbüs de pazardaki faaliyetine son vermektedir. Bu süreç Ankara ili özeli için de geçerlidir. H.5.1.6. Bayek’in Hastanelerinin Coğrafi Konumu

Bayek’in ilgili pazardaki hakim durumunun belirlenmesinde Bayındır Söğütözü Hastanesi’nin ve Bayındır Kavaklıdere Kliniği’nin coğrafi konumları da değerlendirilmiştir. Öncelikle Bayındır Hastaneleri’nin Ankara’da iki farklı bölgede de hizmet vermesi adı geçen teşebbüsü rakip sağlık kuruluşları karşısında avantajlı konuma getirmektedir. Söğütözü Hastanesi coğrafi konumu gereği Bilkent, Eskişehir yolu, Çayyolu gibi kentin batısında kalan yerleşim merkezlerine en yakın özel hastane niteliğindedir.

Bu yakınlığın tüketiciler açısından ne kadar önemli olduğu tüketici ifadelerinden de görülmüştür. Elbette ki Bayındır Hastaneleri’nin bu bölümde vurgulanan coğrafi avantajları özellikle “poliklinik hizmetlerinde” ortaya çıkmaktadır. Operasyon ve doğum gibi yataklı tedavi gerektiren hallerde tüketicilerin tedavi gördükleri sağlık kuruluşunun yakınlığından çok, tedaviyi aldıkları uzman doktorun yönlendirmesi ile hareket ettikleri görülmektedir.

H.5.1.7. Bayek’in Sermaye ve Hisse Yapısı

Bayek, 1999 yılı Nisan ayından bu yana İş Bankası ve adı geçen bankanın iştiraki olan Anadolu Hayat’ın ortak bir iştiraki haline gelmiştir. Bayındır Hastaneleri’nin bu ölçüde büyük bir şirketler grubu bünyesinde yer alması finansal açıdan adı geçen teşebbüsü güçlü bir duruma getirmiştir.

REKABET KURUMU 16

Page 17

H.5.1.8. Bayek’in İlgili Pazardaki Konumunun Genel Olarak Değerlendirilmesi

Ankara ilinde faaliyet gösteren sağlık kuruluşlarına özel sağlık sigortası şirketleri tarafından yapılan ödemelere dayanılarak hesaplanan pazar paylarının incelenmesi sonucunda, Bayek’in 2000 yılı itibariyle tüm anlaşmalı sağlık kuruluşlarına yapılan hayat sigortası şirketleri ödemelerine göre %66, 2001 yılı ilk altı ayı içinse %…. oranında paya sahip olduğu görülmüştür. Hakim durumun tespiti için incelenen diğer kriterlere de bakıldığında, Bayek’in teknik ve altyapı özellikleri, coğrafi konumu, kapasitesi, sürekli kadrolu uzman doktor çalıştırması, marka imajı ve goodwill gibi niteliklerde rakiplerine göre sahip olduğu yüksek standartlarla ilgili pazarda ayırt edilebilir durumda olduğu görülerek Bayek'in “Ankara ili özel sağlık sigortası sahiplerine sağlanan sağlık hizmetleri pazarında” hakim durumda bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.

H.5.2. İddiaların Değerlendirilmesi

Bayek ile Bayındır Hayat arasındaki ihtilaf taraflar arasında geçerli olan “Tedavi Hizmetleri Sözleşmesi”nin Bayek yönetimince 6.8.2001 tarihinden itibaren feshedilmesi ile başlamıştır. Taraflar arasındaki ihtilaf 5.2.2002 tarihinde yürürlüğe giren yeni sözleşme imzalanana kadar devam etmiştir. Bayındır Hayat vekillerince Kurum’a yapılan başvuru neticesinde yapılan önaraştırmada edinilen bilgi ve belgeler sonucunda Bayek’in, sağlık hizmetlerinin temininde alıcısı konumunda bulunan hayat sigortası şirketleri arasında farklı ödeme süreleri içeren sözleşmeler yapmak ve ihtilafın devam ettiği süreçte Bayındır Hayat ile çalışmayarak adı geçen sigorta şirketini rekabette dezavantajlı konuma sürüklemek suretiyle, “Ankara ili özel sağlık sigortası sahiplerine sağlanan sağlık hizmetleri” pazarındaki hakim durumunu özel sağlık sigortacılığı pazarındaki rekabeti bozmak amacıyla ve etkilenen pazardaki hayat sigortası şirketleri arasında ayrımcılık yapmak suretiyle kötüye kullandığı iddiaları ciddi ve yeterli bulunarak adı geçen teşebbüs hakkında soruşturma açılmıştır. Soruşturma kapsamında öncelikle Bayek‘in ilgili pazarda hakim durumda olduğu tespitine ulaşılmıştır.

Bayek vekillerince yapılan yazılı savunmada fesih gerekçesine ilişkin olarak aşağıdaki ifadeler yer almıştır;

“….Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 11.7.2001 tarih ve 2001/1364 D. İş E. ve K. Sayılı ihtiyati tedbir kararıyla Bayındır Holding ve Bayındır İnşaat A.Ş.’nin bütün mal varlığına tedbir konulmuştur. Temmuz 2001 başında aniden ortaya çıkan bu durum ve piyasa koşulları göz önüne alındığında, bir ticari şirket olan müvekkilimizin kendi geleceği yönünden ciddi bir değerlendirme ve karar vermesini zorunlu kılmıştır.”

Ayrıca yine yazılı savunmanın son bölümlerinde; Bayındır Hayat’ın büyük hissedarı Bayındır Holding’in aynı zamanda Bayek’de pay sahibi olduğu belirtilerek, bu sebeple Bayek’in hakim durumunu kötüye kullanarak Bayındır Hayat’ı zarara uğratmak kastıyla hareket etmesinin mümkün olmayacağı, böyle bir niyetinin de bulunmadığı ifade edilmiştir.

24.5.2002 tarihinde raportörlerin Bayek Genel Müdürü ile yaptığı görüşmede taraflar arasındaki ihtilafın giderildiği, yeni sözleşmede ödeme sürelerine ilişkin hükümlerin karşılıklı mutabakatla fatura teslim tarihinden itibaren 30 gün olmak

REKABET KURUMU 17

Page 18

üzere belirlendiği bilgisi edinilmiştir. İlgili tutanakta yer alan ifadelere göre; Bayek yönetimi Bayındır Hayat ile sözleşmesini feshederken özel sağlık sigortacılığı pazarında faaliyet gösteren hayat sigortası şirketleri arasında ayrımcılık yapma amacı veya kastı ile hareket etmemiştir. Kurul’un aldığı soruşturma açma kararı ise taraflar arasındaki ihtilafın giderilmesi sürecini hızlandırmıştır. Benzer yönde bilgiler Bayındır Hayat Genel Müdürü A… N… O…. ile yapılan görüşmede de edinilmiştir. Ayrıca Bayındır Hayat vekillerince Bayek aleyhine yapılan şikayet başvurusunun geri çekildiği Kurum kayıtlarına 23.1.2002 tarihinde intikal eden yazıda belirtilmiştir.

Bayek yönetiminin fesihten sonraki dönemde ihtilafın giderilmesi hususunda gösterdiği işbirliğine yönelik uygulamaları, adı geçen teşebbüsün ilgili pazardaki hakim durumunu rekabeti kısıtlamak, engellemek veya bozmak amacı ve kastıyla kötüye kullanmadığına yönelik bir emare olarak kabul edilmiştir.

Fesihten önceki dönemde Bayek’in Bayındır Hayat ile imzalamış bulunduğu sözleşmelerdeki sözleşme sürelerinin, Bayek’in aynı grup içerisinde yer aldığı ve hissedarı bulunan sigorta şirketi Anadolu Hayat ile yaptığı sözleşmelerdekilerle aynı olduğu görülmüş, bu hususun Bayek’in sunduğu sağlık hizmetlerinin temininde alıcısı konumunda bulunan hayat sigortası şirketleri arasında farklı ödeme süre ve/veya planları içeren sözleşmeler yaparak, özel sağlık sigortaları arasında ayrımcılık yaptığı iddiasının doğru olmadığı yönünde önemli bir delil teşkil ettiği kanaatine varılmıştır.

Ayrıca soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde Bayek’in Bayındır Hayat ile anlaşmasını feshinden sonra başta kendi grubunda yer alan ve hissedarı bulunan Anadolu Hayat olmak üzere anlaşmalı bulunduğu özel sağlık sigortaları şirketlerden herhangi birini avantajlı konuma getirmeye yönelik bir eylemi tespit edilememiştir.

Bu çerçevede ödemeler konusunda tarafların arasında yer alan anlaşmazlıklara ilişkin tespitler de göz önünde bulundurularak, gerek ilk yazılı savunmada gerekse de yapılan görüşmelerde Bayek yetkililerince öne sürülen gerekçelerin feshin gerçek nedenini teşkil ettiği ve feshin arkasında Bayek’in rekabeti sınırlama amacı gibi başka bir nedenin yatmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Değerlendirilen diğer husus ise söz konusu durumun özel sağlık sigortacılığı pazarında rekabeti sınırlayıcı etkilere yol açıp açmadığının belirlenmesi olmuştur. Bayek ile Bayındır Hayat arasındaki ihtilafın 6.8.2001 tarihinden 5.2.2002 tarihine kadar sürdüğü, bu tarihte taraflar arasında yeni bir sözleşmenin imzalanmasıyla ihtilafın sonra erdiği tespit edilmiştir. 6 ay gibi kısa sayılabilecek bir süre devam eden ihtilafın piyasada ve özellikle Bayındır Hayat üzerinde olumsuz etkilere yol açmadığı tespit edilmiştir. Bayındır Hayat Genel Müdürü de konu ile ilgili olarak;

“Gerçekte bizim için önemli olan Hastane ile tekrar çalışabilmekti. İhtilafın devam ettiği süreçte en önemli şansımız devam eden grup sigortası anlaşmalarımızın büyük bölümünün yenilenme tarihlerinin söz konusu döneme rastlamamış olmasıydı. Elbette ki Hastane ile olan ihtilafımızın devamı halinde sigortalılarımızın büyük bir kısmını kaybetme tehlikesiyle karşılaşabilirdik.”

ifadelerinde bulunmuştur.

REKABET KURUMU 18

Page 19

Bayek ile Bayındır Hayat arasındaki ihtilafın devam ettiği dönemde Bayındır Hayat’ın belirli miktarda sigortalısı ile anlaşmasını temelde Hastane ile olan sözleşmesi fesih edildiği için yenileyemediği görülmüştür. Ancak Bayındır Hayat Genel Müdürü'nün ifadelerinden de anlaşıldığı üzere sigorta şirketi müşterilerinin büyük bir bölümü ile yapmış olduğu anlaşmaları devam ettirebilmiştir. Taraflar arasındaki ihtilafın başlamasından yeni sözleşmenin imzalanmasına kadar geçen yaklaşık 6 aylık süreçte, Ankara ili özel sağlık sigortacılığı pazarındaki rekabetin esaslı ve önemli ölçüde etkilendiği veya bozulduğuna yönelik herhangi bir tespit bulunmamaktadır.

I- GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK

4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinde “Hakim Durum”; “Belirli bir piyasadaki bir veya birden fazla teşebbüsün, rakipleri ve müşterilerinden bağımsız hareket ederek fiyat, arz, üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri belirleyebilme gücü” olarak tanımlanmaktadır. Bir teşebbüsün hakim durumda olup olmadığının saptanmasında başta pazar payı olmak üzere çeşitli kıstaslar kullanılmaktadır.

Pazar payı, hakim durumun tespitinde tek başına yeterli olmayan ancak diğer faktörlere göre her zaman öncelikli öneme sahip olan bir göstergedir. Çok yüksek pazar payları ise kendi içlerinde, hakim durumun varlığına ilişkin fiili bir delili barındırmaktadır. Ankara ilinde faaliyet gösteren sağlık kuruluşlarının özel sağlık sigortalılarına verilen sağlık hizmetleri piyasasında pazar paylarının incelenmesi sonucunda, Bayek’in 2000 yılı itibariyle tüm anlaşmalı sağlık kuruluşlarına yapılan hayat sigortası şirketleri ödemelerine göre %66, 2001 yılı ilk altı ayı içinse %…. gibi yüksek oranlarda pazar payına sahip olduğu görülmüştür.

Teşebbüsün pazar payı her iki dönem için de tek başına hakim durumun belirlenmesini sağlayacak yükseklikte bulunmamakla birlikte, hakim durumun tespiti için incelenen diğer kriterlere de bakıldığında; Bayek’in teknik ve altyapı özellikleri, coğrafi konumu, kapasitesi, sürekli kadrolu uzman doktor çalıştırması, marka imajı ve goodwill gibi niteliklerde rakiplerine göre sahip olduğu avantajlarla yarattığı tüketici bağımlılığının teşebbüsün pazar gücünü önemli ölçüde artırdığı görülmüştür.

Hakim durum tespitine yönelik yukarıdaki bölümlerde ayrıntılı olarak yer verilen değerlendirmeler sonucunda, Bayek'in “Ankara ili özel sağlık sigortası sahiplerine sağlanan sağlık hizmetleri pazarında” sadece sahip olduğu yüksek pazar payı nedeniyle değil, ona pazarda belli bir davranış serbestisi sağlayan giriş engelleri, uzun süredir devam eden tüketici bağımlılığı, coğrafi konumu ve ayırt edilebilir personel ve teknik avantajları nedenleriyle 4054 Sayılı Kanun'un 3. maddesi anlamında hakim durumda bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Soruşturma kapsamında ikinci olarak iddialar 4054 Sayılı Kanun’un 6. maddesinin;"Bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin bütününde veya bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hakim durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile kötüye kullanması hukuka aykırı ve yasaktır." şeklindeki birinci fıkrası hükmü ve özellikle de aynı maddenin, “Eşit durumdaki alıcılara aynı ve eşit hak, yükümlülük ve edimler için farklı şartlar ileri sürerek, doğrudan veya dolaylı olarak ayrımcılık yapılması” şeklindeki (b) ve"Belirli bir piyasadaki hakimiyetin yaratmış olduğu finansal,

REKABET KURUMU 19

Page 20

teknolojik ve ticari avantajlardan yararlanarak başka bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabet koşullarını bozmayı amaçlayan eylemler" şeklindeki (d) bentleri çerçevesinde değerlendirilmiştir.

4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin gerekçesinde aşağıda yer verilen ifadeler bulunmaktadır. Buna göre;

“Bir teşebbüsün kendi iç dinamikleri sayesinde büyüyerek çeşitli sektörlerde hakim durum elde etmesi rekabet hukuku yönünden sakıncalı bir durum değildir …

Diğer taraftan, piyasada hakim duruma gelen teşebbüslerin bu durumlarını ülkemizdeki rekabeti kısıtlamak, engellemek veya bozmak amacıyla veya bu etkiyi doğuracak şekilde kötüye kullanmaları yasaklanmıştır.”

4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin 1. fıkrasında yer almayan “rekabeti bozmak amacıyla veya bu etkiyi doğuracak şekilde” hükmü, maddenin gerekçesinde düzenlenmektedir. Buna göre ilgili pazarda hakim durumda bulunan bir teşebbüsün gerçekleştirdiği bir davranışın 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında yasaklanabilmesi için rekabeti sınırlayıcı amaç veya etkiye sahip olması gerekmektedir.

Ancak, Bayek’in Bayındır Hayat ile imzalamış olduğu “Tedavi Hizmetleri Sözleşmesi”ni feshetmesinin ve hayat sigortası şirketleri arasında farklı ödeme süre ve/veya planları içeren sözleşmeler yapmasının özel sağlık sigortacılığı pazarındaki rekabeti engelleme, bozma veya kısıtlama amacı ve kastı taşımadığı, sözleşmenin feshinden itibaren yeni sözleşmenin imzalanmasına kadar geçen yaklaşık 6 aylık süreçte ise, Ankara ili özel sağlık sigortacılığı pazarındaki rekabeti sınırlayıcı bir etki doğurmadığı kanaatine varılmıştır. Bu çerçevede ilgili pazarda hakim durumda bulunduğu tespit edilen Bayek’in 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal etmediği sonucuna ulaşılmıştır.

J- SONUÇ

Rekabet Kurulu’nun 4.12.2001 tarihli toplantısında alınan 01-58/607-M sayılı karar gereğince hakkında soruşturma yürütülen teşebbüs ile ilgili olarak, iddialar ve savunmalar, toplanan tüm bilgi ve belgeler ile soruşturma raporunun değerlendirilmesi sonucunda;

1) Bayek Tedavi Sağlık Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş.’nin Ankara ili özel sağlık sigortalılarına sağlanan sağlık hizmetleri pazarında hakim durumda bulunduğuna, 2) Bayek Tedavi Sağlık Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş.’nin Bayındır Hayat Sigorta A.Ş. ile yapmış olduğu “Tedavi Hizmetleri Sözleşmesini” 6.8.2001 tarihinden itibaren feshetmesinin özel sağlık sigortacılığı pazarındaki rekabeti engelleme, bozma veya kısıtlama amacı ve kastı ile yapılmamış olduğuna ve söz konusu eyleminin özel sağlık sigortacılığı pazarındaki rekabeti sınırlayıcı etkilere yol açmadığına,

3) İlgili pazarda hakim durumda bulunan Bayek Tedavi Sağlık Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş.’nin sunduğu sağlık hizmetlerinin temininde alıcısı konumunda bulunan hayat sigortası şirketleri arasında farklı ödeme süre ve/veya planları içeren sözleşmeler yapmasının, özel sağlık sigortacılığı pazarındaki rekabeti engelleme, bozma veya kısıtlama amacı taşımaması ve bu etkiyi doğurmaması sebebiyle,

REKABET KURUMU 20

Page 21

4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin (b) ve (d) bentleri kapsamında bir kötüye kullanma hali olarak kabul edilemeyeceğine,

sonuç olarak, Bayek Tedavi Sağlık Hizmetleri ve İşletmeciliği A.Ş. tarafından 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin ihlal edilmediği kanısına varılarak, bu teşebbüs hakkında herhangi bir işlem tesisine gerek bulunmadığına OYBİRLİĞİ ile Danıştay yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.

REKABET KURUMU 21

Some values in the tables are redacted as (.....) by the Turkish Competition Authority on trade-secret grounds.

Decisions taken at the same meeting

All decisions from this meeting
View all decisions of this type

Let's discuss what this decision means for your business

We provide end-to-end support on competition compliance, investigations and merger control.