yöntem uygulanarak yeniden hesaplanması gerektiği, BORUSAN’a tatbik
edilecek idari para cezası için bu yöntemin uygulanmasıyla birlikte ayrıca, ele
alınacak toplam gelir miktarına BORUSAN’ın ihlalin kapsamı dışında kalan liman
faaliyetlerine ilişkin gelirlerinin de dâhil edilmemesi gerektiği, bu kapsamda ceza
tutarının liman gelirlerinin hariç tutulması talebi kabul gördüğü takdirde (.....) TL,
kabul görmediği takdirde ise (.....) TL olarak belirlenmesi gerektiği,
Diğer yandan BORUSAN tarafından yapılan taahhüt başvurusunun soruşturma
kapsamındaki rekabet sorunlarının açık ve ağır ihlal olarak değerlendirilebilecek
eylemlere yönelik olması sebebiyle reddedildiği, BORUSAN hakkında yürütülen
uzlaşma sürecinde ise ihlale konu hükmün karşılıklı çalışan ayartmama
anlaşmalarına yönelik olduğunun tespit edildiği, çalışan ayartmama
anlaşmalarının 2021/2 sayılı Tebliğ kapsamında açık ve ağır ihlaller arasında yer
almadığı, ayrıca 2021/2 sayılı Tebliğ’in 13. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan
“Kurulun taahhüt sürecinin sonlandırılmasına ilişkin olarak aldığı kararın
gerekçesi, nihai kararda yer alır.” hükmü gereğince taahhüt kararının
reddedilmesine yönelik gerekçenin BORUSAN açısından soruşturma sürecini
sonlandıran nihai karar olan 30.03.2023 tarihli ve 23-16/287-100 sayılı uzlaşma
nihai kararında yer alması gerekirken yer almadığı, dolayısıyla BORUSAN’ın
çalışan ayartmama anlaşmalarının neden açık ve ağır ihlaller kapsamında
değerlendirildiğini ve bu bağlamda taahhüt sunma talebinin reddedildiğini
öğrenme imkânına sahip olamadığı, söz konusu karara yönelik gerekçenin bu
hususları içerecek şekilde değiştirilmesi gerektiği
ifade edilmiştir.
(13) BORUSAN’ın başvurusuna yönelik değerlendirmelere aşağıda yer verilmektedir.
Uzlaşmaya konu ihlalin niteliğine ve idari para cezasına esas alınan gayrisafi gelirlere yönelik taleplerin değerlendirilmesi
(14) 2021/2 sayılı Tebliğ’in 4. maddesinde; “Bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabeti doğrudan ya da dolaylı olarak engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan” ihlaller, açık ve ağır ihlaller olarak tanımlanmış ve rakip teşebbüsler arasında fiyat tespiti, müşterilerin, sağlayıcıların, bölgelerin ya da ticaret kanallarının paylaşılması, arz miktarının kısıtlanması veya kotalar konması, ihalelerde danışıklı hareket edilmesi, gelecekte uygulanması planlanan fiyat, üretim ya da satış miktarı gibi rekabete duyarlı bilgilerin paylaşılması, üretim veya dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren teşebbüsler arası ilişkide alıcının sabit veya asgari satış fiyatının belirlenmesi konularında gerçekleşen anlaşma ve/veya uyumlu eylemler ile bu konulara ilişkin teşebbüs birliği karar ve eylemlerinin açık ve ağır ihlaller olarak kabul edileceği belirtilmiştir.
(15) Bahse konu Tebliğ uyarınca açık ve ağır ihlal olarak kabul edilen müşteri/bölge paylaşımı ihlalinin gerçekleşmesi halinde, ilgili bölge/bölgeler bakımından rekabetin kısıtlanması, fiyatların suni şekilde artışının veya düşüşünün engellenmesi, ürünün/hizmetin kalitesinin azalması gibi rekabet karşıtı endişeler gündeme gelmektedir. Rakip teşebbüsler arasında birbirlerinin çalışanlarını ayartmamaya yönelik yapılan anlaşmalar ise, iş gücü pazarlarında rekabetin bozulmasına, emek girdisinin sağlayıcısı çalışanların ücretlerinin suni şekilde baskılanmasına ve hatta düşmesi ya da potansiyel artışlarının önüne geçilmesine, işverenlerin çalışma/istihdam koşullarında iyileştirme yapmasına gerek duymamasına yol açabilmekte ve bu durum inovasyonun da önüne geçen bir davranış olarak kabul edilmektedir. Bu doğrultuda çalışan ayartmamaya ilişkin rakipler arası