Skip to content
All decisions

Competition Board Decision

Cam Elyaf Sanayii A.Ş.’nin anti-damping önlemleri sonrasında başvuru sahibi teşebbüse mal vermeyi reddederek…

Competition Infringement15-34/518-165Decision date: 01.09.2015Publication date: 02.11.2015

Cam Elyaf Sanayii A.Ş.’nin anti-damping önlemleri sonrasında başvuru sahibi teşebbüse mal vermeyi reddederek 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6. maddesi kapsamında hâkim durumunu kötüye kullandığı iddiası.

Decision details

Case number
15-34/518-165
Decision date
01.09.2015
Publication date
02.11.2015
Decision type
Competition Infringement (Rekabet İhlali)

Decision text

7 pages · 18.646 characters

The text below is extracted from the decision document published by the Turkish Competition Authority; page numbers, tables and figures keep their position in the original document. The summaries, classifications and explanations on this page are provided for information only and do not constitute legal opinion or advice; the binding text is the decision as published by the Authority.

View the official decision at the Competition Authority

Page 1

Rekabet Kurumu Başkanlığından,

REKABET KURULU KARARI

Dosya Sayısı: 2015-5-22(Önaraştırma)
Karar Sayısı: 15-34/518-165
Karar Tarihi: 01.09.2015

A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER

Başkan: Prof. Dr. Ömer TORLAK

Üyeler: Arslan NARİN, Fevzi ÖZKAN, Doç. Dr. Tahir SARAÇ,

Kenan TÜRK

B. RAPORTÖR: Semih SÜREZ

C. BAŞVURUDA

BULUNAN: - Gizlilik talebi bulunmaktadır.

D. HAKKINDA İNCELEME

YAPILAN: - Cam Elyaf Sanayii A.Ş.

Cumhuriyet Mahallesi Şişecam Yolu Sok. No:7 41400

Gebze/KOCAELİ

(1) E. DOSYA KONUSU: Cam Elyaf Sanayii A.Ş.’nin anti-damping önlemleri sonrasında başvuru sahibi teşebbüse mal vermeyi reddederek 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6. maddesi kapsamında hâkim durumunu kötüye kullandığı iddiası.

(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuruda özetle;

- Cam Elyaf Sanayii A.Ş.’nin (CAM ELYAF) damping kuralları çerçevesinde ithal

edilen cam elyaf fitillerinin fiyatlarını artırarak Türkiye’ye girmesine engel olduğu, - 2014 yılında bazı ürünlerini üretimden kaldırdığı, 2015 yılında talep edilen bazı

ürünleri talep edilen zamanda veremeyeceğini (…..)

- Söz konusu hususların Türkiye’de faaliyet gösteren teşebbüsleri yurtdışındaki

üreticilerden ithalat yapma mecburiyetinde bıraktığı,

- Türkiye’de üretim yapan bir kuruluşun yerli üreticilere sahip çıkmayarak ürün

vermemesinin kabul edilebilir bir davranış olmadığı

ifade edilerek gerekli önlemlerin alınması talep edilmiştir.

(3) G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 27.05.2015 tarihinde giren başvuru üzerine hazırlanan 19.06.2015 tarih ve 2015-5-22/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu, 07.07.2015 tarihli Kurul toplantısında görüşülmüş ve 15-28/398-M sayı ile önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. İlgili karar uyarınca düzenlenen 25.08.2015 tarih ve 2015-5-22/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.

(4) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 41. maddesi uyarınca CAM ELYAF hakkında soruşturma açılmasına gerek olmadığı belirtilmiştir.

I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME

Page 2

I.1. CAM ELYAF

(5) 1976 yılında üretime başlayan CAM ELYAF, Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş. (ŞİŞECAM) grubunun bir kuruluşu olup, kompozit endüstrisinde geleneksel mühendislik malzemelerin ikamesi olarak kullanılan kompozit malzemelerden “Cam Elyafı Takviyeli Plastikler” (CTP) üretimi için gerekli olan “E” camı elyafı takviye malzemeleri üretmektedir.

I.2. İlgili Pazar

I.2.1. İlgili Ürün Pazarı

(6) Cam elyaf, kullanım amacına uygun nitelikteki alkalisi düşük “E” camının, 5-20 mikron çaplarında devamlı proses ile ince lifler halinde çekilmiş türüdür. Bununla birlikte, cam elyaf, cam elyafı takviyeli plastik (CTP) ürünlerin, üretim tekniklerine bağlı olarak doğrudan veya dolaylı olarak girdisi durumundadır. Cam elyafı takviyeli plastik ürünler günümüzde havacılık, inşaat, elektrik/elektronik, otomotiv, denizcilik, telekomünikasyon vb. birçok sektörde kullanılmaktadır.

(7) Cam elyaf, ısıl iletim katsayılarının düşük olmasından dolayı yalıtım malzemesi olarak kullanılmakla birlikte yüksek mukavemet değerleri nedeniyle diğer malzemelerle birleştirilerek kompozit malzeme üretiminde de kullanılmaktadır. Cam elyafı ürünleri, kullanım amacına göre; keçe, kırpılmış elyaf ve fitil gibi alt bölümlere de ayrılabilmektedir.

(8) Mevcut önaraştırma kapsamında yapılacak değerlendirmenin sonucuna ilgili ürün pazarı tanımının herhangi bir etkisi olmayacağından, İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz’un 20. paragrafı dikkate alınarak detaylı bir pazar analizine ve kesin bir ürün pazarı tanımına ihtiyaç bulunmamaktadır.

I.2.2. İlgili Coğrafi Pazar

(9) Başvuruya konu cam elyafı ürünlerinin tüm Türkiye genelinde satış ve dağıtımın yapılması ve kullanımında coğrafi pazar tanımını etkileyecek bölgesel nitelikli farklılıklar bulunmaması nedeniyle ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak belirlenebilecek olmakla birlikte, yapılacak değerlendirmenin sonucuna herhangi bir etkisi olmadığından bu önaraştırma özelinde ilgili coğrafi pazar belirlenmemiştir.

I.3. Tespitler ve Değerlendirme

(10) İnceleme kapsamında başvuru sahibi ile yapılan telefon görüşmesinde;

- (…..)

- Cam elyafın, Türkiye sınırları içerisinde yalnızca CAM ELYAF’tan temin

edilebildiği, öte yandan Rusya, Çin Halk Cumhuriyeti ve Mısır pazarlarından daha

ucuza ithal edilebildiği, ancak Nisan ayından itibaren Çin Halk Cumhuriyeti

menşeli cam elyafı ürünlerine yönelik anti-damping uygulamasının başladığı,

- (…..TİCARİ SIR…..)

ifade edilmiştir.

(11) Önaraştırmaya konu başvuruda özetle, CAM ELYAF’ın anti-damping önlemleri sonrasında başvuru sahibi teşebbüse mal vermeyi reddettiği iddia edilmektedir.

Page 3

(12) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi anlamında dışlayıcı uygulamalardan söz edebilmek için olayda danışıklı bir ilişkinin varlığı gereklidir. Oysa söz konusu başvurudaki iddia, CAM ELYAF’ın rekabet hukukunda sözleşme yapmanın/mal vermenin reddi olarak sınıflandırılan tek taraflı eylemlerini konu edinmektedir. Bu tür tek taraflı uygulamalar 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi çerçevesinde değerlendirilmektedir.

(13) 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesin ilk fıkrasında “Bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hâkim durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile kötüye kullanması” yasaklanmakta ve maddenin ikinci fıkrasında da örnek niteliğinde bazı kötüye kullanma halleri sayılmaktadır. 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin lafzından da anlaşılacağı üzere, Türk rekabet hukukunda hâkim durumun kötüye kullanılması olarak nitelenebilecek bir ihlalin varlığı için iki koşulun bir arada sağlanması gerekmektedir. Bunlardan birincisi, hâkim durumdaki bir teşebbüsün varlığı, ikincisi ise hâkim durumdaki teşebbüs tarafından gerçekleştirilen eylemin kötüye kullanma niteliğini taşımasıdır. Somut olayda bu koşullardan herhangi birisinin bulunmaması halinde, 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında hâkim durumun kötüye kullanılmasından söz edilmesi mümkün değildir. Bununla birlikte, Hâkim Durumdaki Teşebbüslerin Dışlayıcı Kötüye Kullanma Niteliğindeki Davranışlarının Değerlendirilmesine İlişkin Kılavuz’un (Kılavuz) 7. paragrafında de belirtildiği üzere, hâkim durumun kötüye kullanılmasının iki unsurundan birinin bulunmadığının açıkça gösterilebildiği durumlarda diğer unsura ilişkin analize yer verilmemesi mümkündür.

(14) Bu çerçevede, mevcut dosya bakımından yapılacak bir hâkim durum analizi, 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında yapılacak değerlendirmenin sonucunu değiştirmeyeceğinden, Kılavuz’un yukarıda sayılan 7. maddesi dikkate alınarak, hâkim durumun varlığına ilişkin herhangi bir analize yer verilmesi gerekmemektedir. Dolayısıyla, aşağıda CAM ELYAF’ın eylemlerinin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında kötüye kullanma niteliğini taşıyıp taşımadığı değerlendirilecektir.

(15) Rekabet Kurulunun 06.04.2006 tarih ve 06-24/304-71 sayılı Karbogaz kararında kötüye kullanma, “…[Hâkim durumdaki] teşebbüsün varlığı ile doğrudan ilişkili olan ve piyasa yapısına normal rekabetin işleyişindeki şartlardan farklı metotlarla etkide bulunmak suretiyle rekabetin devamını veya büyümesini engelleyen ve bu nedenle rekabetin zayıflamasına yol açan her türlü davranış…” şeklinde tanımlanmıştır.

I.3.1. Rekabet Hukukunda Sözleşme Yapmayı/Mal Vermeyi Reddetme Eylemi

(16) Hâkim durumda olsun ya da olmasın teşebbüslerin kimlerle iş yapacakları Anayasa’nın 48. maddesi kapsamında çalışma ve sözleşme özgürlüğü prensibi çerçevesinde korunduğundan, tarafların bu iradelerine ancak çok sınırlı koşullar dâhilinde müdahale edilebileceği genel kabul görmektedir.

(17) Rekabet hukuku uygulamasında; bir teşebbüsün ürettiği mal ya da hizmetler ile sahibi olduğu maddi ya da gayri maddi işletme unsurlarını diğer teşebbüslere sağlamaması ya da bunların diğer teşebbüsler tarafından kullanılmasına doğrudan veya dolaylı olarak izin vermemesi sözleşme yapmayı reddetme olarak ele alınmaktadır. Bu çerçevede hammadde niteliğindeki fiziksel ürünler, belirli hizmetlerin sağlanabilmesi için gerekli altyapılar, ürün dağıtım sistemleri ve fikri mülkiyet hakları ile korunan yahut korunmayan gayri maddi işletme unsurları ya da bilgileri ile teşebbüslerin sözleşme yapma talebine konu olabilecek diğer varlıklar anılan mal, hizmet ya da unsurlar arasında değerlendirilebilmektedir.

Page 4

(18) Sözleşme yapmayı reddetme, mal, hizmet ya da unsura ilişkin mevcut bir sözleşme ilişkisinin kesilmesi şeklinde olabileceği gibi, potansiyel müşterilerin sözleşme taleplerinin reddedilmesi şeklinde de olabilmektedir.

(19) Rekabet hukuku uygulamasında ihlal olarak kabul edilebilecek sözleşme yapmayı/mal vermeyi reddetme eylemi temel olarak, hâkim durumdaki bir teşebbüsün herhangi bir rakip firmaya mal teminini doğrudan ve herhangi bir gerekçe olmaksızın reddetmesi ya da yüksek fiyat ve/veya düşük kalitede mal temin etmek gibi olumsuz ticari koşullarda mal vermesi şeklinde ortaya çıkabilmektedir. Sözleşme yapmayı reddetme/mal vermeyi reddetme eyleminin rekabet hukuku kapsamında değerlendirilebilmesi için söz konusu teşebbüsün ilgili pazarda hâkim durumda bulunmasının yanı sıra birtakım koşulların da varlığı gerekmektedir. Söz konusu koşullar Kılavuz’un 43. paragrafında aşağıdaki şekilde sıralanmıştır:

- Reddetme, alt pazarda rekabet etmek için vazgeçilmez bir ürüne ya da hizmete

ilişkin olmalı,

- Reddetmenin, alt pazarda etkin rekabeti ortadan kaldırması muhtemel olmalı,

- Reddetmenin tüketici zararına yol açması muhtemel olmalı.

(20) Öte yandan, söz konusu üç koşulun birlikte varlığının yanı sıra hâkim durumdaki teşebbüsün ileri sürdüğü haklı gerekçeler ve etkinlik savunması da dikkate alınacaktır.

(21) Öncelikle, dosya kapsamında mal vermenin reddi şeklinde bir davranışın olup olmadığını tespit etmek için, başvuru sahibi ile CAM ELYAF arasında mal talebine yönelik gelişmeler incelenmiştir. Bu bağlamda aşağıdaki tabloda CAM ELYAF’ın Ocak 2014-Haziran 2015 tarihleri arasında başvuru sahibine yaptığı satışlar gösterilmektedir:

Tablo 1: CAM ELYAF’ın Başvuru Sahibine Yaptığı Satışlar

Ürün Cinsi Satış Miktarı (Ton) Satış Fiyatı (EUR/Ton)

Ocak 2014 - - -

Şubat 2014 - - -

Mart 2014 (…..) (…..) (…..)

Nisan 2014 (…..) (…..) (…..)

Mayıs 2014 (…..) (…..) (…..)

Haziran 2014 - - -

Temmuz 2014 - - -

Ağustos 2014 - - -

Eylül 2014 (…..) (…..) (…..)

Ekim 2014 - - -

Kasım 2014 - - -

Aralık 2014 (…..) (…..) (…..)

Ocak 2015 - - -

Şubat 2015 (…..) (…..) (…..)

Mart 2015 (…..) (…..) (…..)

Nisan 2015 - - -

Mayıs 2015 - - -

Haziran 2015 (…..) (…..) (…..)

(22) Başvuru sahibi teşebbüs, söz konusu ürün için (…..) tarihinde CAM ELYAF ile iletişime geçerek mal talebinde bulunmuş, ancak CAM ELYAF’ın söz konusu ürünü teşebbüse sağlayamayacağı ifade edilmiştir. Bununla birlikte, başvuru sahibi teşebbüs ile yapılan telefon görüşmesinde; (…..) Öte yandan, Tablo 1’den görüldüğü üzere, başvuru sahibi teşebbüsün (…..) adlı ürünü talep ettiği aylarda, (…..), CAM ELYAF’tan satın alabildiği görülmektedir. Bu bağlamda, gerek başvuru sahibi teşebbüsle yapılan görüşmeden, gerekse CAM ELYAF’tan elde edilen bilgilerden CAM ELYAF’ın

Page 5

davranışının mal vermeyi reddetme olarak değerlendirilemeyeceği görülmektedir. Bununla birlikte mal vermeyi reddetme eyleminin gerçekleştiğine yönelik herhangi bir bulgu olmamasına karşın eylemin gerçekleştiği varsayılarak, bu eylemin 4054 sayılı Kanun anlamında ihlal niteliği taşıyıp taşımadığı da irdelenmiştir

(23) Kılavuz’un 42. paragrafında “… sözleşme yapmayı reddetme davranışı, hâkim durumdaki teşebbüsün alt pazarda kendisiyle rekabet halinde olan teşebbüslere yönelik olabileceği gibi kendisiyle rekabet içerisinde bulunmayan müşterilerine yönelik de olabilmektedir. Burada alt pazar kavramı, sözleşme yapma talebine konu olan unsurun mal veya hizmet üretiminde girdi olarak kullanıldığı pazarı ifade etmektedir. Hâkim durumdaki teşebbüsün, sözleşme yapmayı reddettiği teşebbüs ile alt pazarda rekabet ediyor olması halinde sözleşme yapmayı reddetme davranışının rekabeti kısıtlayıcı sonuçlar ortaya çıkarması daha muhtemeldir.” açıklaması yapılmıştır. Nitekim, hâkim ya da tekel konumda bulunan üst pazardaki dikey entegre bir teşebbüs, rekabeti kısıtlayan eylemleri nedeniyle alt pazardaki rakiplerinin piyasa dışına çıkmasından yararlanacağı için bu eylemlerinde rakiplerini piyasadan dışlamayı düşünebilecektir. Şöyle ki, üst pazarda hâkim durumda olan sağlayıcı, alt pazarda faaliyet gösteren rakiplerine daha yüksek fiyattan mal veya hizmet sağlayarak ya da tamamen mal veya hizmet vermeyerek rakiplerinin alt pazardaki faaliyetlerini zorlaştırır ve maliyetlerini artırırsa, dikey olarak bütünleştiği alt pazardaki teşebbüsü üzerindeki rekabetçi baskı azalacaktır. Azalan rekabetçi baskı sonucu, alt pazardaki faaliyetleri için rekabetçi fiyatın üstünde fiyat belirleyebilecek, hatta bu durum üst pazardaki hâkim durumun alt pazara genişletilebilmesini sağlayacaktır. Bu nedenle hâkim ya da tekel konumda bulunan dikey olarak bütünleşmemiş bir sağlayıcının, alt pazardaki rekabeti bozmak veya bir alıcıyı diğerine göre avantajlı konuma getirmek istemesi, ekonomik açıdan bir rasyonalite barındırmamasından pek olası değildir. Bu bağlamda dosya kapsamında incelenen olayda, cam elyaf ürünlerinin sağlayıcısı durumunda bulunan CAM ELYAF, başvuru sahibi teşebbüsün faaliyet gösterdiği alanlarda herhangi bir faaliyetinin bulunmamasından dolayı, alt pazar(lar)da rekabetin ortadan kalkmasından herhangi bir yarar elde edemeyecek, aksine rekabetin sınırlı olduğu bir alt pazarda pazarlık gücü olumsuz yönde etkilenecektir. Bu çerçevede şikâyete konu olayda CAM ELYAF’ın şikâyetçiyi piyasadan dışlama amacının olmadığı görülmektedir.

(24) Diğer yandan, mal vermeyi reddetme iddiasının, 4054 sayılı Kanun’u ihlal eder nitelikte olup olmadığının anlaşılması için, yukarıda sayılan üç koşulun birlikte varlığı gerektiğinden anılan koşullardan herhangi biri sağlanmadığı takdirde, mal vermenin reddi suretiyle rekabetin ihlal edildiğinden söz edilemeyecektir. Bu bağlamda, söz konusu üç koşuldan biri olan reddetme eyleminin alt pazarda rekabet etmek için vazgeçilmez bir ürüne ya da hizmete ilişkin olması koşulu değerlendirilmiştir. Söz konusu koşul değerlendirilirken reddetmeye konu unsurun alt pazarda etkin bir şekilde rekabet edebilmek için nesnel olarak gerekli olup olmadığı hususu göz önüne alınacaktır. Nesnel olarak gerekli olma kriterinden anlaşılması gereken, sunumu reddedilen girdi olmadan alt pazara hiçbir teşebbüsün giremeyeceği ya da faaliyetlerine devam edemeyeceği değil, girdinin sunumunun reddedilmesi sonucu ortaya çıkan olumsuz durumla baş edebilmek için teşebbüsün alt pazarda mevcut veya potansiyel bir ikameye – en azından uzun dönemde – güvenemeyeceği durumdur. Bu bağlamda, başvuru sahibinin cam elyafı temin edebileceği alternatif temin kaynaklarının sorgulanması gerekmektedir.

(25) Alternatif temin kaynaklarına yönelik değerlendirmeler kapsamında öncelikle cam elyaf ürünleri sektöründe uygulanmakta olan korunma önlemleri hakkında bilgi verilmesi

Page 6

uygun olacaktır. 31.12.2010 tarih ve 27802 5. Mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2011/1 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (2011/1 sayılı Tebliğ) uyarınca Çin Halk Cumhuriyeti menşeli cam elyafı için dampinge karşı önlem yürürlüğe konulmuştur. Söz konusu korunma önlemi hakkında, dampingli ithalatın yerli üretim dalı üzerinde oluşturduğu zararı ortadan kaldırmaya yeterli olmadığı iddiasıyla, ara gözden geçirme soruşturması (AGGS) gerçekleştirilmiş olduğu ve 17.04.2015 tarih ve 29329 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 2015/5 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (2015/5 sayılı Tebliğ) ile yürürlükte olan önlem oranlarının arttırılarak uygulanmasına karar verildiği görülmektedir.

(26) Aşağıdaki tabloda Türkiye’de cam elyaf ürünleri sektöründe gerçekleştirilen satış miktarları gösterilmektedir:

Tablo 2: Cam Elyafı Ürünleri Satış Miktarı
20142015 İlk Altı Ay
Keçe FitilKırpma TOPLAMKeçeFitil Kırpma TOPLAM
(Ton) (Ton)(Ton) (Ton)(Ton)(Ton) (Ton) (Ton)
CAM ELYAF (…..) (…..)(…..) (…..)(…..)(…..) (…..) (…..)
İthalat (…..) (…..)(…..) (…..)(…..)(…..) (…..) (…..)

(27) Tablo 2’den görüldüğü üzere 2014 yılında CAM ELYAF’ın satış miktarı (…..) ton, ithalatın miktarı ise (…..) ton, 2015 yılının ilk altı ayında CAM ELYAF’ın satış miktarı (…..) ton, ithalatın miktarı ise (…..) ton olarak gerçekleştiğinden cam elyafı ürünleri alanında Türkiye’deki tek üretici olan CAM ELYAF’ın yanı sıra ithalatın da önemli bir payı bulunmaktadır. Türkiye’de cam elyaf ürünleri alanında CAM ELYAF’ın yanı sıra PPG Fiber Glass, Chongqing Polycomp International Corporation, Owens Corning, Jushi Group Company Ltd. ve Nippon Electric Glass Co. Ltd. vb. uluslararası yapılanmaya sahip birçok teşebbüsün yanında ithal menşeli cam elyafı ürünlerini satan Koloğlu Kimya San. ve İnş. Tic. Ltd. Şti., Boytek Reçine Boya ve Kimya San. Tic. A.Ş. ve Prosim Kimya San. Tic. Ltd. Şti. vb. distribütör firmalar da faaliyet göstermektedir. Uluslararası yapılanmaya sahip şirketlerin Çin, Avrupa, Mısır, Tayvan, Bahreyn, Hindistan, Rusya, Meksika, Malezya ve Meksika’da üretim tesisleri bulunmaktadır. Bu bağlamda, başvuru sahibi teşebbüs (…..) adlı ürünü, söz konusu uluslararası şirketlerden ithalat yoluyla ve/veya distribütör firmalar vasıtasıyla temin edebilecektir.

(28) Yukarıdaki tüm bilgi ve değerlendirmeler sonucunda, CAM ELYAF’ın başvuru sahibi teşebbüse (…..) adlı ürünü temin etmediği iddiasına yönelik olarak herhangi bulguya rastlanmadığı, CAM ELYAF’ın alt pazar(lar)daki rekabetin ortadan kalkmasından herhangi bir yarar elde edemeyeceği ve söz konusu ürün için başvuru sahibi teşebbüsün CAM ELYAF dışında alternatif temin kaynaklarına sahip olduğu anlaşılmıştır. Bu çerçevede, CAM ELYAF’ın 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiğine ilişkin herhangi bir bulgu ve/veya belgeye ulaşılmadığından bahse konu teşebbüs hakkında soruşturma açılmasına gerek bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

(29) Başvuru sahibi teşebbüs tarafından, mal vermenin reddi iddialarının yanı sıra, CAM ELYAF’ın damping kuralları çerçevesinde ithal edilen cam elyaf fitillerinin fiyatlarını artırarak Türkiye’ye girmesine engel olduğu iddia edilmektedir. 2011/1 sayılı Tebliğ ile getirilen korunma önlemlerinin, yerli üretim dalı üzerinde oluşturduğu zararı ortadan kaldırmaya yeterli olmadığını öne sürerek söz konusu önlemlerin gözden geçirilmesi için AGGS açılması başvurusunda bulunan teşebbüsün CAM ELYAF olduğu, söz konusu AGGS’nin T.C. Ekonomi Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından yürütüldüğü ve AGGS sonrasında söz konusu 2015/5 sayılı Tebliğ ile 2011/1 sayılı

Page 7

Tebliğ kapsamında getirilen korunma önlemlerinin arttırılarak uygulanmaya devam edilmesine karar verildiği görülmektedir. Bu bağlamda, söz konusu ürünlere korunma önlemleri getirilmesi ülkenin dış ticaret mevzuatı ile ilişkilendirilebilecek ve dolayısıyla 4054 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilemeyecektir.

J. SONUÇ

(30) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca şikâyetin reddi ile soruşturma açılmamasına OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.

Some values in the tables are redacted as (.....) by the Turkish Competition Authority on trade-secret grounds.

Decisions taken at the same meeting

All decisions from this meeting
View all decisions of this type

Let's discuss what this decision means for your business

We provide end-to-end support on competition compliance, investigations and merger control.