- Plasto’nun bahsedilen davranışları nedeniyle, Camelyaf markalı malzeme kullanmak isteyen teşebbüslerin, rekabet edemez hale geldikleri, ihalelerde zarar ettikleri ve cezalı duruma düştükleri
ifade edilmiş, bayi adedi arttırılarak, pazarın rekabetçi hale getirilmesinin sağlanması konusunda gereğinin yapılması istenmiştir.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda, dosya konusu iddialara yönelik olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek olmadığı ve şikâyetin reddedilmesinin uygun olacağı görüşü ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Taraflar
I.1.1. Hakkında Önaraştırma Yapılan Teşebbüsler
Dosyadaki bilgilere göre, 1976 yılında üretime başlayan Camelyaf, Şişecam grubunun bir kuruluşu olup, CTP endüstrisi için "E" camı elyafından takviye malzemeleri ile "doymamış polyester" reçine ve türevlerini üretmektedir. Camelyaf tarafından üretilen cam elyafı takviye çeşitleri, çok sayıda ülkeye ihraç edilmektedir. Diğer taraftan, 1997 yılından bu yana Fiberglass sektörüne ham madde ve yardımcı kimyasallar tedarik etmekte olan Plasto ise, Camelyaf’ın yetkili dağıtıcısı ve hâlihazırda İstanbul tek bayisidir.
I.1.2. Şikayet Eden:Safter Camelyaf Polyester San. Tic. Ltd. Şti. (Safter)
Dosyada yer alan bilgilere göre; geçmişte Camelyaf’ın bayilerinden biri olan Safter, Camelyaf bayiliğinin sona erdirilmesinin ardından, Camelyaf İstanbul bayisi Aygün Dış Tic. Ltd. Şti.’den; bu şirketin Camelyaf bayiliğinin sonlandırılmasının ardından da Plasto’dan cam elyaf ve polyester tedarik etmiştir.
I.2. İlgili Pazar
Şikâyet konusu işlem bakımından ilgili ürün pazarı, “cam elyafı ve polyester” pazarı; ilgili coğrafi pazar ise, “Türkiye” olarak belirlenmiştir.
I.3. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
Şikâyet dilekçesinde, Camelyaf ile İstanbul bayisi Plasto’nun, alt bayilerin bir kısmına mal vermeyi reddetmek, farklı satış koşulları uygulayarak alt bayilerini zor durumda bırakmak, cam elyaf ve polyester fiyatlarını keyfi olarak belirlemek suretiyle hakim durumunu kötüye kullandığı ve rekabeti kısıtladığı iddia edilmektedir. Aşağıda başvuruda yer verilen iddiaların ilk ikisi, mal vermenin reddi; sonuncusu ise, fiyatların keyfi şekilde belirlendiği başlığı altında değerlendirilmiştir.
I.3.1. Mal Vermenin Reddi İddiası
Mal vermenin reddi davranışının rekabet hukuku anlamında ihlal niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesinde;
- Mal vermeyi reddeden teşebbüsün hakim durumda olması,
- Teşebbüsün uzun süre mal vermekte olduğu müşterisine mal vermeyi
reddetmesi ve mal vermeyi kesmenin objektif gerekçelere dayanmaması,
- Teşebbüsün bazı müşterilere mal satarken bazılarına ürün vermeyi reddetmesi,
- Teşebbüsün mal vermeyi kesmesinin rekabeti kısıtlayıcı amacı olup olmadığı