fuarında, fuardan bir yıl önce ve fuarın olduğu yıl başka bir fuara katılmama şartı öngörmüştür. (CEMATEX, 24 May 1983, OJ, 1983, L140/27)
Öncelikle, Komisyon tarafından alınan kararların hepsinin muafiyet başvurusu dolayısıyla ele alındığını tekrar hatırlatmak gerekir. Söz konusu başvurulara şu gerekçelerle muafiyet tanınmıştır:
Uluslararası çapta yapılan büyük fuarlarla, fuar katılımcılarının, ürünlerini yalnızca bir fuarda sergileyerek başka masraflardan kurtulacakları,
fuarlarda katılımcıların yoğunluğundan dolayı sektörde ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanabileceği,
tüketicilerin de fuar fuar gezmek ve ekstra masraflar yapmak yerine, periyodik olarak yapılan bu tür fuarlara katılarak yarar sağlayabilecekleri,
ayrıca fuar organizatörü firmaların da katılım yasağının olmadığı diğer yıllarda fuar düzenleyebilecekleri,
katılımcıların da bu tür fuarlara katılıp katılmama konusunda serbest oldukları, dolayısıyla piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmadığı.
Komisyon'un yaklaşımı değerlendirildiğinde herşeyden önce, anlaşmanın rekabet kurallarına aykırılık teşkil etmediğinin onaylanması istemi olan menfi tespit başvurularının reddedilip, konunun muafiyet kapsamında değerlendirilmesi bu tip anlaşmaların özünde rekabet kurallarıyla çeliştiğinin önemli bir göstergesi olduğu sonucunu ortaya çıkarmaktadır.
Yapılan değerlendirme sonucunda, bu tip anlaşmalara sınırlamanın gereğinden fazla yapılmaması, kuralların objektif kriterler şeklinde belirlenmesi ve ayrımcı olmaması, ve fuara katılma isteğinin reddi halinde Komisyona bilgi verilmesi gibi şartlarla muafiyet verilmiştir.
Genel bir kural olarak yasaklama periyodu, katılımcıların diğer fuarlara katılmakta serbest oldukları açık periyottan uzun olamaz. Nitekim yukarıda verilmiş olan örneklerde de yasaklama periyodu, bu duruma uygun olarak fuar düzenleme periyodunun yarısı kadar tutulmuştur.
Ayrıca bilinmesi gerekir ki, Avrupa Birliği rekabet hukuku, rekabetin korunması yanında “ortak” (common) veya “iç” (internal) pazar yaratma yolunda bir enstrüman olarak kullanılmaktadır. Nitekim, 1995’te yayınlanan 25 inci Rekabet Politikası Raporu’nda iç pazar entegrasyonu Topluluk rekabet politikasının uygulanabileceği ekonomik çereçeveyi şekillendirirken, Topluluk rekabet politikasının uygulanmasının da, tek pazara geçişi güçlendirmeye yardım edeceği ifade edilmiştir. Dolayısıyla milli rekabet otoriteleri ile, ortak pazar yaratmanın bir enstrümanı olan Avrupa Birliği Komisyonu’nun yaklaşımında farklılık olması doğaldır. Bu nedenle olayımızda bu noktanın da değerlendirilmesi gerekmektedir.
Yukarıda da belirtildiği gibi, katılım sözleşmelerine konulan ve AB Komisyonu tarafından da aynı paralelde değerlendirilen hükümlerin, 4054 sayılı Kanun'a aykırılık teşkil ettiği şüphe götürmemektedir. Ancak verilecek cezanın takdiri
REKABET KURUMU 20