şirketlerin kendi stratejilerinin bir parçasıdır. Ancak, BİRYAY’ın kurulması sonucunda
müşteri yayınevlerinin BBD ile YAYSAT arasında tercih yapma, fiyat veya dağıtım
ağı açısından kendilerine daha uygun olan dağıtım şirketini seçme özgürlükleri
ortadan kaldırılmış; yayınevleri, zoraki bir komisyon artışı ile ortağı bile olmadıkları
dağıtım şirketlerinin yatırımlarını finanse etmek durumunda bırakılmışlardır. Bu
durum da rekabet hukuku açısında kabul edilemez niteliktedir.
J.4. Muafiyet/ Menfi Tespit Değerlendirmesine İlişkin Savunmalar
BİRYAY Birleşik Basın Yayın Dağıtım A.Ş.’nin, Kurucu Sözleşmesi’ne 4054
sayılı Kanun’un 8’inci maddesi uyarınca menfi tespit, 5’inci maddesi uyarınca da
muafiyet verilmesinin mümkün olmadığı iddiası ve bu nedenle tarafların menfi
tespit/muafiyet taleplerinin reddedilmesi, BİRYAY Sözleşmesi’nin rekabeti sınırlayan
3’üncü, 38’inci ve 39’uncu maddelerinin Sözleşmeden çıkarılması gerektiği
yönündeki önerilere karşı tarafların savunması:
a) BİRYAY’ın rekabeti koordine etmek ve böylelikle rekabeti bozmak ve sınırlandırmak gibi bir gaye ile kurulmadığı; Türkiye’de rekabet hukukunun uygulanmasına geçilmemiş olduğu ve fiilen 4054 sayılı Kanun’un işlerlik kazanmadığı bir dönemde;
i. mevkute dağıtım piyasasında teknik gelişmenin ve dağıtımın iyileştirilmesi
amacıyla;
ii. tüketicinin kolaylıkla ve daha iyi şartlarda tüm yayınevlerinin neşriyatlarına
ulaşabilmesini teminen;
iii. yayınevleri tarafından içeriği hedef kitleye ulaşılırlık gibi kriterler ile objektif
biçimde belirlenebilmesi ve tirajların maliyet dezavantajı yaratmayacak
optimal düzeyde saptanabilmesi amacıyla,
iv. rekabet kurallarının fiilen yürürlük kazanmamış olduğu bir dönemde ve bu
kurallar BBD ve YAYSAT dahil, Türkiye’de hiçbir teşebbüs tarafından
bilinmediği halde, rekabet düzenini bozmayacak biçimde kurulduğu;
b) BİRYAY’ın kurulması sonucunda, yayınevlerinin tahsilatlarını daha hızlı yapabilmeleri ve yayınlarının satış rakamlarına daha kısa sürede ulaşıp bir sonraki döneme ait tirajlarının daha kolay belirlenmesinin temin edildiği, tüketicinin tüm yayınları tek bir bayide bulabilmesinin sağlandığı; dolayısıyla sağlanan faydalar göz önüne alındığında, BİRYAY Ana Sözleşmesi’nin 3’üncü maddesinin Sözleşmeden çıkarılmaması, dolayısıyla BİRYAY’ın devamının sağlanması gerektiği, diğer yandan, Kuruluş Sözleşmesi’nin alınacak komisyon oranlarını belirlediği düşünülen 39’uncu maddesinin, muafiyet verilmesinin şartları ile bağdaşmayacağının görüldüğü, bu itibarla anılan maddenin Kuruluş Sözleşmesinden çıkartılması yönündeki değerlendirmeye iştirak etmemenin mümkün olmadığı, sonuç olarak BİRYAY’a Kanun’un 5’inci maddesi gereğince muafiyet verilmesinin yerinde olacağı savunulmuştur.
Sözlü savunmada ise yukarıdakilere ek olarak; BİRYAY Anlaşmasının bir
ihtisaslaşma anlaşması olarak kabul edilmesi gerektiği, kısıtlama olarak
görülebilecek hususların aslında zorunlu olandan daha fazla bir kısıtlama
yaratmadığı, bilakis yayınlar ve yayınevleri arasındaki rekabeti pekiştirdiği, teknik
ilerlemenin sağlandığı, hiçbir zaman aşırı fiyatlamaya gidilmediği ve oluşturulan
tasarrufun halka, okuyucuya yansıtıldığı,
REKABET KURUMU 34