süreçlerin sürdürülmesi esas olmasına ve bu işlemlerin hızla yerine getirilmesi Başkanlığın asli görevi olmasına rağmen uzun zamandır, önemli dosyalarda bu görevin yerine getirilmesinde gecikmeler ve eksiklikler gözlenmektedir. Kanun çerçevesinde Kurul ve Kurum’un sorumluluklarını yerine getirmesinde zafiyete yol açan bu gecikme ve aksaklıklara Kurul üyelerince her Kurul toplantısında işaret edilmesine rağmen, Başkanlık’ça tedbir alınamamakta, neredeyse bu olumsuzluklar alışkanlık halini almaktadır.
Yukarıda belirttiğimiz, önemli sorunlara yol açan gecikmeye bu dosya örneğinde de tanık olmaktayız. Şikayetçi tarafından 14.07.2006 tarihinde rekabet ihlaline dair müracaat yapılmasına, müracaat ile iddia edilen eylemlerin ciddi olması ve telafisi mümkün olmayacak zararların önlenmesi sebebiyle “geçici tedbir kararı” talep edilmesine karşın, gecikmeleri hem ön araştırma açılması hem de ön araştırma açılmasından sonraki işlemlerde görmekteyiz.
Rekabet Kurulu’nun 24.08.2006 tarihinde aldığı 06-59/778-M sayılı Kararına rağmen Başkanlık’ça Kararın uygulanması ile ilgili işlemleri daha önce ifade ettiğimiz gibi Kurul toplantılarında karşı oy ve farklı gerekçelerde hatta, Başkanlığa yazılan yazılarla benzer birçok dosyada olduğu gibi ifade edip eleştirmemize rağmen, bu Kurul Kararında da gecikmeler yaşanmıştır. 4054 sayılı Kanun’a da uygun olmayan bu tür uygulamalar rekabet ihlallerine zamanında müdahale edememe, ihlallerin sürmesine sebebiyet verme, yerinde incelemelere geç gidilmesi sebebiyle, delil ve belgelerin elde edilememesi veya delillerin karartılmasına yol açabilmektedir. Kurum’un yasası ile verilen görevleri yapmasında zafiyete sebep olunabilecek ve Kurum performansının olumsuz etkilenebileceği düşüncesiyle, gecikmelerin sakıncalarını daha önceki sözlü, yazılı talepler ile farklı ve karşı oy gerekçelerimizle ifade etmemize karşın, Başkanlıkça dikkate alınmayıp, herhangi bir işlem yapılmadığını gözlemlememize rağmen, bu dosyadaki olay bazında gecikmenin sebep ve sorumlularının yapılacak idari inceleme ile araştırılması, gerektiğinde soruşturma açılması gerektiğini düşünmekteyiz.
3) Rekabet Kurulu’nun üye sayısı, 4054 sayılı Kanun’un 02.07.2005 tarih ve 5388/3 maddesi ile “Rekabet Kurulu biri Başkan biri İkinci Başkan olmak üzere toplam 7 üyeden teşekkül eder” ifadesi ile yedi kişi olarak belirlenmesine ve mevcut üye sayısı 7’ye düşünceye kadar atama yapılmaması yasayla belirlenmiş olmasına karşın, hali hazırda Kurul’da 8 atanmış üye bulunması ve Danıştay’ın 8 üyeyle verilen Rekabet Kurulu kararlarını usul yönüyle bozması sebebiyle, 01.07.2006 tarihinde 5538 sayılı Kanunda aşağıda yer alan düzenleme yapılmıştır.
Bu düzenleme ile, “Toplantı ve Karar Yeter Sayısı” başlığı altında Geçici Madde 5- “Kurul, en çok yedi üye ile toplanabilir ve karar alabilir. Kurul üye sayısının yediden fazla olması halinde, toplantıya sırasıyla hangi üyenin iştirak ettirilmeyeceğini Başkan belirler” hükmü eklenmiştir.
Değişiklik tarihinden sonra, 8 üyenin iştirak ettiği 06.11.2006 tarihli ilk toplantıda Rekabet Kurulu Başkanı Sn.Mustafa Parlak tarafından Rekabet Kurumu Hukuk Müşavirliği’ne hazırlatılan ve 23.08.2006 tarihinde Kurul üyelerine “4054 Sayılı Kanun’un Geçici 5. Maddesinin Uygulanması İle İlgili Açıklama” başlığı ile dağıtılan yazı çerçevesinde, Başkan tarafından bahse konu Kurul Kararının dip notunda belirtilen aşağıdaki ifade ile tanımlanan düzenleme yapılmıştır.
[4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunu’un Geçici 5. Maddesinde yer alan “Kurul en çok yedi üye ile toplanabilir ve karar alabilir, Kurul üye sayısının yediden fazla olması halinde toplantıya sırasıyla hangi üyenin iştirak ettirilmeyeceğini Başkan belirler” hükmü çerçevesinde Başkan tarafından belirlenen yöntem uyarınca, Kurul Üyesi Prof. Dr.Nurettin Kaldırımcı kura usulüyle Toplantıya iştirak etmemiştir.]
5538 sayılı Kanun’a dayanılarak Başkan’ca yapılan, kura çekimini esas alan düzenleme ve sonucunda bir üyenin toplantıya iştirak ettirilmemesi işlemi, kanaatimce aşağıda ifade edilen hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, 4054 sayılı yasanın genel mantığı ile çelişmekte ve hukuka aykırılık teşkil etmektedir.