Tam işlevsellik: Tam işlevsel ortak girişimin bağımsız bir iktisadi varlığın tüm işlevlerini kalıcı olarak yerine getirmesi gerekmektedir. Tam işlevsellik temelde, operasyonel özerkliğe işaret etmektedir. Buna göre, ana şirketlerin ortak kontrole sahip olması ve stratejik kararlar üzerinde kontrollerinin bulunması gerekmektedir. Operasyonel özerk olabilmesi için ortak girişimin pazarda bağımsız şekilde hareket edebilmesi ve yeterli kaynağa sahip olması gerekmektedir. Bununla birlikte ortak girişim, kontrolü altında bulunduğu ana teşebbüslerin belirli bir işlevinin ötesinde faaliyet göstermesi ve ana şirketler ile alım satım ilişkilerinin belirli bir düzeyde olması gerekmektedir. Ortak girişimin tam işlevsel olması bakımından son koşul sürekli nitelikte oluşturulmuş olması, belirli sürelerle veya işlerle sınırlandırılmamış olmasıdır.
Ortak girişim yeni bir teşebbüs kurulması yoluyla gerçekleştirilmektedir. Ayrıca dosya mevcutlarında teşebbüsün pazarda bağımsız şirketler tarafından yerine getirilen faaliyetlerle meşgul olacağı belirtilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin ilgili maddelerinden, Vifor’un bağımsız hareket edebilmek için yeterli kaynaklara sahip olacağı anlaşılmıştır. Ayrıca, taraflar arasındaki sözleşme sınırlı süreli olarak akdedilmemiş ve teşebbüsün sürekli ve bağımsız faaliyet göstereceği ifade edilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında hisse devir işleminin ardından kurulacak ortak girişimin tam işlevsellik niteliğine sahip olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak, işbu devralma işlemi sonucunda kurulacak olan ortak girişimin 2010/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinin 3. fıkrası kapsamında bir ortak girişim olduğu anlaşılmıştır.
Bu bilgiler doğrultusunda başvuru konusu işlemin, bağımsız bir iktisadi varlığın tüm işlevlerini kalıcı olarak yerine getirecek bir ortak girişim kurulması niteliğinde bir işlem olması nedeniyle, 2010/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinin 1. fıkrası kapsamında bir devralma işlemi olduğu sonucuna varılmıştır.
G.4.2. İşlemi Bildirim Yükümlülüğü Açısından Yapılan Değerlendirme
2010/4 sayılı Tebliğ’in 7. maddesinin 1. fıkrası “Bu Tebliğ’in 5. maddesinde belirtilen bir birleşme veya devralma işleminde;
a) İşlem taraflarının Türkiye ciroları toplamının yüz milyon TL’yi ve işlem taraflarından en
az ikisinin Türkiye cirolarının ayrı ayrı otuz milyon TL’yi veya
b) İşlem taraflarından birinin dünya cirosunun beş yüz milyon TL’yi ve diğer işlem
taraflarından en az birinin Türkiye cirosunun beş milyon TL’yi,
aşması halinde söz konusu işlemin hukuki geçerlilik kazanabilmesi için Kuruldan izin alınması zorunludur.” düzenlemesini haizdir. Bu düzenleme ile hangi tür birleşme ya da devralma işlemlerinin Rekabet Kurulu’nun iznine tabi olduğunu belirlenmektedir.
Dosya mevcudu bilgilere göre, Galenica’nın 2010 yılı Türkiye cirosu (…..) TL, dünya cirosu (…..) TL olarak gerçekleşmiştir. Aynı yıl için, Fresenius AG’nin Türkiye cirosu (…..) TL, dünya cirosu (…..) TL olarak gerçekleşmiştir.
Bu çerçevede tarafların cirolarının 2010/4 sayılı Tebliğ’in 7. maddesinin (b) bendinde öngörülen ciro eşiklerini aştığı anlaşılmış ve bu nedenle söz konusu işlemin izne tabi bir devralma işlemi olduğu sonucuna varılmıştır.
G.4.3. 4054 Sayılı Kanun’un 7. Maddesi Açısından Yapılan Değerlendirme
4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi uyarınca “Bir ya da birden fazla teşebbüsün hâkim durum yaratmaya veya hâkim durumlarını daha da güçlendirmeye yönelik olarak, ülkenin bütünü yahut bir kısmında herhangi bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuracak şekilde birleşmeleri veya herhangi bir teşebbüsün ya da kişinin diğer bir teşebbüsün mal varlığını yahut ortaklık paylarının tümünü veya bir kısmını ya da kendisine yönetimde hak sahibi olma yetkisi veren araçları, miras yoluyla iktisap durumu hariç olmak üzere, devralması” hukuka aykırı ve yasaktır. Buna göre, bildirim