Kurulun, söz konusu kararını onaması ve taraflara davranışsal tedbirler getirmesi
halinde, THY ve işbirliği ortaklarının ilgili hatları içeren anlaşmalarına bu nitelikte
tedbirler uygulamamasının, eşitlik ilkesine ve hakkaniyet prensibine aykırı bir
sonuç doğuracağı, bununla birlikte toplamda %40 veya daha yüksek pazar payına
sahip havayolları arasında gerçekleşen ve Türkiye kalkışlı uçuşlara ilişkin olan
tüm iş birliği anlaşmalarına benzer şartlar getirmek için gerekli adımları hızlı bir
şekilde atması gerektiği,
Anlaşmalarını Kuruma bildirmeyen havayolları haklarında koşul
öngörülmemişken, tarafların yaptığı gibi anlaşmalarını Kuruma bildiren
teşebbüslerin cezalandırılmış olduğu gibi bir durumun ortaya çıkacağı, pazar
gücünü hafifletmeye yönelik getirilmiş olan bu koşuldan pazardaki en güçlü
oyuncu THY’nin de yararlanabileceği ve sektör dengesinin bozulacağı,
Kararda, AFKL ve VIRGIN arasındaki MOU’nun, AFKL ve VIRGIN'in Türkiye dışı
uçuşlarda rakip olduğu şeklindeki hatalı bir kabul nedeniyle menfi tespitten
yararlanamayacağına yönelik hatalı bir tespit yapıldığı,
Tarafların ABD kalkışlı ve Türkiye dahil dünyanın diğer bölgelerine olan uçuşları
için DELTA ve AFKL arasındaki işbirliğini öngören OGA'sına 14.11.2019 tarihinde
ABD Ulaştırma Bakanlığı (DOT) tarafından rekabet hukuku muafiyeti tanındığı,
Kurul kararı ile DOT’un kararı arasında çelişki bulunduğu,
Kurul tarafından öngörülen koşulların taraflar açısından ticari belirsizlikler ortaya
çıkardığı, Kurulun önerdiği şekilde, tarafların çıkarlarıyla uyumlu olmayan ve
OGA'ya katkıda bulunmayan bedavacı (free-riding) üçüncü şahıs havayolları ile
anlaşmalar yapılması istendiği takdirde, etkinlik kazanımlarının elde edilmesinin
Türkiye’yi ilgilendirdiği ölçüde tehlikeye atılmış olacağı,
Kararın uygun görülmesi halinde, tarafların Türkiye'deki iş birliğine son vermek için
OGA'yı değiştirebilecekleri ve böyle bir değişiklikle, Kurulun izni ile 2008 yılından bu
yana faydalanılan AFKL ve DELTA arasındaki iş birliğinin önemli faydalarını
kaybedecekleri ve Türkiye’deki tüketiciler açısından bu durumun faydalı olmayacağı ifade edilmiştir.
G.2. Değerlendirme
(7) 2577 sayılı Kanun’un “Üst makamlara başvurma” başlıklı 11. maddesine aşağıda yer verilmiştir:
“MADDE 11 - 1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.
2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.
3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.”
(8) Kurulun 04.06.2020 tarihli ve 20-27/329-154 sayılı kararı AFKL tarafından 28.09.2020 tarihinde tebellüğ edilmiştir. Kurum kayıtlarına 12.11.2020 tarih ve 12195 sayı ile intikal eden başvuru, 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesinde öngörülen idari dava açma süresi içerisinde yapılmıştır. Esasa ilişkin değerlendirmeye aşağıda yer verilmektedir.