Skip to content
All decisions

Competition Board Decision

Mais Otomotiv Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin yetkili servis sözleşmesinin ve sözleşme gereği yapılan…

Competition Infringement15-11/154-69Decision date: 12.03.2015Publication date: 28.04.2015

Mais Otomotiv Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin yetkili servis sözleşmesinin ve sözleşme gereği yapılan uygulamalarının 4054 sayılı Kanun’a ve 2005/4 sayılı Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalar ve Uyumlu Eylemlere İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’ne aykırılığının tespiti ve gerekli yaptırımların uygulanması talebi.

Decision details

Case number
15-11/154-69
Decision date
12.03.2015
Publication date
28.04.2015
Decision type
Competition Infringement (Rekabet İhlali)

Decision text

6 pages · 20.264 characters

The text below is extracted from the decision document published by the Turkish Competition Authority; page numbers, tables and figures keep their position in the original document. The summaries, classifications and explanations on this page are provided for information only and do not constitute legal opinion or advice; the binding text is the decision as published by the Authority.

View the official decision at the Competition Authority

Page 1

Rekabet Kurumu Başkanlığından,

REKABET KURULU KARARI

Dosya Sayısı: 2014-4-90(Önaraştırma)
Karar Sayısı: 15-11/154-69
Karar Tarihi: 12.03.2015

A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER

Başkan: Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI

Üyeler: Kenan TÜRK, Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR,

Fevzi ÖZKAN, Doç. Dr. Tahir SARAÇ

B. RAPORTÖRLER : Esin AYGÜN, Zeynep ŞENGÖREN ÖZCAN,

H. İbrahim GÜLEROĞLU

C. BAŞVURUDA

BULUNAN: Deriner Otomotiv Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti.

Temsilcisi: Av. Mustafa AKSU

Seyrantepe Mahallesi Nato Caddesi No: 48 Kağıthane/İstanbul D. HAKKINDA İNCELEME

YAPILAN: Mais Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş.

Fatih Sultan Mehmet Mah. Balkan Cad. No:47 Ümraniye/İstanbul

(1) E. DOSYA KONUSU: Mais Otomotiv Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin yetkili servis sözleşmesinin ve sözleşme gereği yapılan uygulamalarının 4054 sayılı Kanun’a ve 2005/4 sayılı Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalar ve Uyumlu Eylemlere İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’ne aykırılığının tespiti ve gerekli yaptırımların uygulanması talebi.

F. İDDİALARIN ÖZETİ:

(2) Başvuruda özetle;

- Mais Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş.’nin (MAİS) yetkili servisliğini yapan Deriner Otomotiv Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (DERİNER)’in yetkili servis sözleşmesinin MAİS tarafından haksız bir şekilde ve 2005/4 sayılı “Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalar ve Uyumlu Eylemlere ilişkin Grup Muafiyeti Tebliği (2005/4 sayılı Tebliğ)’nde yer alan feshi ihbar sürelerine uyulmadan feshedildiği,

- Taraflar arasında yapılan Yetkili Servis Sözleşmesi’nin (SÖZLEŞME) 2005/4 sayılı Tebliğ’e aykırı olarak alternatif kaynaklardan yedek parça tedarikinin engellenmesine yönelik hükümlerinin bulunduğu,

- Ayrıca, yedek parça alım hedeflerinin MAİS tarafından bayiler üzerinde bir baskı unsuru olarak kullandığı, hedeflere uyulmadığı takdirde sözleşmelerin feshedildiği

belirtilmiş ve SÖZLEŞME’nin ve bu SÖZLEŞME dayanak gösterilerek yapılan uygulamaların 4054 sayılı Kanun ve 2005/4 sayılı Tebliğ kapsamında incelenmesi talep edilmiştir.

(3) G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 13.11.2014 tarih ile intikal eden başvuru üzerine hazırlanan 05.12.2014 tarihli ve 2014-4-90/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu 18.12.2014 tarihli Kurul toplantısında görüşülerek, 14-53/912-M sayı ile önaraştırma

Page 2

yapılmasına karar verilmiştir. İlgili karar uyarınca yapılan inceleme üzerine hazırlanan, 03.03.2015 tarih ve 2014-4-90/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.

(4) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda, önaraştırma konusuna ilişkin olarak ilgili teşebbüs hakkında 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek olmadığı ifade edilmiştir.

I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME

(5) Dosya mevcudu bilgiler çerçevesinde, ilgili ürün pazarı “Renault markalı araçlara yönelik satış sonrası hizmetler pazarı” ve ilgili coğrafi pazar ise “Türkiye” olarak belirlenmiştir.

(6) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde, “belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasak” kabul edilmiştir. Bununla birlikte, 2005/4 sayılı Tebliğ’in 2. maddesi uyarınca yeni motorlu taşıtların, bunların yedek parçalarının ya da tamir ve bakım hizmetlerinin alımı, satımı veya yeniden satımı konulu dikey anlaşmalar, dikey sınırlamalar içermeleri halinde söz konusu Tebliğ’de düzenlenen koşullara uymak kaydıyla, Kanun’un 4. maddesindeki yasaklamadan Kanun’un 5. maddesinin üçüncü fıkrasına dayanılarak grup olarak muaf tutulmuştur.

I.1. SÖZLEŞME’nin ve SÖZLEŞME’nin Feshedilmesi Sürecinin 2005/4 sayılı Tebliğ’e Aykırı Olduğu İddiası

I.1.1. SÖZLEŞME Bakımından Yapılan Değerlendirme

(7) 2005/4 sayılı Tebliğ’in 4. maddesi, Tebliğ kapsamında tanınan muafiyetin genel koşullarını belirlemiştir. Buna göre, muafiyet hükümleri sağlayıcının, motorlu taşıt veya yedek parça ya da bakım ve onarım hizmeti sağladığı ilgili pazardaki pazar payının %30’u; motorlu taşıtların dağıtımı için niceliksel seçici dağıtımın tercih edildiği anlaşmalarda ise %40’ı geçmemesi durumunda uygulanmakta olup niteliksel seçici dağıtım sistemi oluşturan anlaşmalar için ise herhangi bir pazar payı eşiği bulunmamaktadır. Öte yandan Tebliğ, sağlayıcı ile dağıtıcı ya da yetkili servis arasında yapılan anlaşmada, dikey anlaşmadan doğan hakların ve yükümlülüklerinin seçilen başka bir dağıtıcıya veya yetkili servise aktarılmasını; feshin detaylı ve objektif gerekçelerini içerecek biçimde yazılı olarak yapılmasını öngörmekte ve buna ilişkin süreleri belirlemekte, son olarak taraflar arasında ortaya çıkacak anlaşmazlıkların bağımsız uzmana götürülmesine imkân vermektedir. Bununla birlikte, feshe ilişkin olarak, taraflardan birinin ana yükümlülüklerinden birini yerine getirmemesi sebebiyle diğer tarafın anlaşmaya son verme hakkının etkilenmeyeceği belirtilmiştir ve “anlaşmanın fesih bildiriminde gösterilen gerekçelerin anlaşmanın feshini haklı gösterip göstermeyeceği” hususu da hakem veya bağımsız uzmana götürülebilecek anlaşmazlık konuları arasında sayılmıştır.

(8) Dosya mevcudundan anlaşıldığı üzere, taraflar arasında imzalanan SÖZLEŞME’nin (…..) maddesinde (…..) tesis edildiği düzenlemesine yer verilmiştir. Dolayısıyla, satış sonrası hizmetlerde seçilen dağıtım sistemi bakımından Tebliğ’de öngörülen koşullara aykırılık bulunmadığı düşünülmüştür.

(9) SÖZLEŞME’nin (…..) maddesinde (…..) düzenlemesine yer verilmiştir.

(10) SÖZLEŞME’nin (…..) maddesinde (…..), SÖZLEŞME’nin (…..). maddesinde ise (…..) hüküm altına alınmıştır. (…..) SÖZLEŞME’nin (…..). maddesinde düzenlenmiştir.

Page 3

(11) Söz konusu maddeler dikkate alındığında, taraflar arasında akdedilen SÖZLEŞME’nin 2005/4 sayılı Tebliğ’in 4. maddesi çerçevesinde belirtilen muafiyet için gerekli olan genel koşulları sağladığı anlaşılmıştır.

(12) 2005/4 sayılı Tebliğ’in 5.maddesi ise anlaşmaları grup muafiyeti kapsamı dışına çıkaran sınırlamaları düzenlemektedir. Buna göre, tavsiye niteliğinde fiyatlar istisna olmak şartıyla dağıtıcı ya da yetkili servisin kendi satış fiyatını belirleme serbestisinin kısıtlanması ya da Tebliğ’de belirlenen bazı istisnalar dışında dağıtıcı ya da yetkili satıcının anlaşma konusu mal ve hizmetleri satacağı bölge veya müşterilere ilişkin kısıtlamaların getirilmesi, seçici dağıtım sisteminde sistem üyelerinin kendi aralarındaki alışverişlerinin engellenmesi gibi bazı haller anlaşmaları grup muafiyeti kapsamı dışına çıkarmaktadır.

(13) SÖZLEŞME’nin (…..). maddesinde yedek parça bedellerinin ve işçilik ücretlerinin hesaplanmasına ilişkin esaslar düzenlenmiştir. (…..) hüküm altına alınır iken, (…..) düzenlenmiştir. Bu kapsamda yetkili servislerin fiyat belirleme serbestisinin kısıtlanmadığı görülmüştür.

(14) Yedek parça bakımından ise SÖZLEŞME’nin (…..). ve (…..). maddelerinde MAİS ve MAİS dışındaki kaynaklardan parça temini düzenlenmiştir. (…..) maddede düzenlenmiş, (…..). maddede hüküm altına alınmıştır.

(15) Sözleşme’nin incelenmesi sonucunda söz konusu anlaşmada Tebliğ’in 5. maddesinde yer verilen ve anlaşmanın tümünün grup muafiyetinden yararlanmasını engelleyecek hükümlerin bulunmadığı saptanmıştır. Dolayısıyla SÖZLEŞME’nin 2005/4 sayılı Tebliğ’e uygun olmadığı iddiasının geçerli bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır.

I.1.2. SÖZLEŞME’nin Feshedilmesi Süreci Bakımından Yapılan Değerlendirme

(16) Başvuruda, ana yükümlülük ihlali gerçekleşmemesine rağmen sözleşmenin MAİS tarafından feshedildiği ve bu süreçte de Tebliğ’in 4. maddesinde öngörülen iki yıllık feshi ihbar süresine uyulmadığı iddia edilmiştir. Dosya mevcudunda yer alan belgelerden, MAİS ve DERİNER arasında Mart 2012’den beri çeşitli zamanlarda noter vasıtasıyla gönderilmiş pek çok ihtarnamenin olduğu, bu ihtarnamelerin bir kısmının, MAİS’in DERİNER’in tesis yerinde, yetkili servislik kriterlerine uymayan bazı hususlar saptaması ve bunların 30 gün içerisinde düzeltilmesi amacıyla DERİNER’e bildirmesine ilişkin olduğu görülmüştür.

(17) MAİS tarafından, yetkili servislik pazarında niteliksel dağıtım sistemi uygulanmaktadır. Bu dağıtım sisteminde motorlu taşıt sağlayıcıları, araçlarının bakım ve onarımı ile iştigal edecek teşebbüsler için kalite ve eğitim şartları da dahil olmak üzere hizmetin gereği olan birtakım standartlar öngörmektedir. Bu standartları sağlayan teşebbüslerin sağlayıcının yetkili servislik ağına dahil edilmesi gerekmektedir. Dosya mevcudunda yer alan belgelerden, MAİS’in belirli aralıklarla hizmet aldığı bir şirket vasıtasıyla standart denetimi yaptığı ve bu denetimlerde belirlenen eksikliklerin teşebbüslere düzeltilmesi amacıyla bildirildiği anlaşılmıştır. MAİS yetkili satıcılık ve servislik sözleşmelerinin sırasıyla (…..). ve (…..). maddelerinde seçici bir dağıtım sistemi çerçevesinde belirlenmiş olan seçim kriterine bağlı esas karakteri nedeniyle yetkili servisin seçim kriterlerinin birini veya birkaçını yerine getirmemesi durumunda MAİS’in yazılı bildirimde bulunarak sözleşmeyi feshedeceği düzenlenmiştir. Dosya mevcudundan, (…..) ve (…..)’nun sözleşmelerinin kriterlerdeki eksikliklerin giderilmemesi sebebiyle 09.10.2014 tarihinde feshedilmesine ilişkin tespitlere ulaşıldığı görülmüştür.

(18) İhtarnamelerde bahsi geçen konulardan diğerleri ise, teminat mektubu verilmemesi, DERİNER’in MAİS’e olan borçlarının kapatılması, garanti uygulamaları ve hedeflere uyulmamasıdır. DERİNER’in cevaben gönderdiği ihtarnamelerde MAİS’in tespitlerine ilişkin itiraz ve açıklamaları yer almakta olup, yetkili satıcılık ve servislik sözleşmelerinin

Page 4

sırasıyla (…..) ve (…..). maddesi sözleşme ana yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi halinde sözleşmenin feshedileceğini düzenlemekte ve yine sırasıyla sözleşmelerin (…..). ve (…..). maddelerinde taraflardan birinin diğerine vadesi geçmiş borçlarının bulunması halinde sözleşmenin diğer tarafça feshedilebileceği belirtilmiştir.

(19) DERİNER’in konuyla ilgili olarak açtığı dava dilekçesinde, sözleşmesinin fesih bildiriminde yer verilen hususların ana yükümlülük ihlali olmadığı iddia edilmiş ve sözleşmenin feshine gerekçe gösterilen kriter eksiklikleri, teminat gösterilmemesi, mali ve ticari performansın yetersiz olması, güven ve dürüstlük kurallarının ihlal edilmesi, garanti uygulamalarının kötüye kullanılması hallerinin her biri için DERİNER’in iddia ve gerekçeleri açıklanmıştır. Dosya mevcudunda yer alan bilgi ve belgelerden MAİS’in sözleşmeyi, sözleşmenin (…..). maddesinde yer alan kriter eksiklikleri, (…..). maddede yer verilen ana yükümlülüklerin ihlal edilmesi ve karşılıklı güven ve dürüstlük ilkesinin ihlal edilmesi sebebiyle feshettiğini belirttiği ancak DERİNER’in fesih bildiriminde yer alan gerekçelerin ana yükümlülük ihlali anlamına gelmediğini iddia ettiği, kriter eksikliklerine itiraz ettiği ve bunlara ilişkin açıklamalar getirdiği görülmüştür.

(20) 2005/4 sayılı Tebliğ ile sözleşmelerin feshi ihbar sürelerine ve feshin objektif gerekçeye dayanmasına ilişkin getirilen hükümler, yetkili satıcı veya servislerin mevcut Tebliğ ile kendilerine tanınmış olan çok markalılık veya sağlayıcı dışındaki kaynaklardan yedek parça temini gibi hakların kullanılması sonucunda sözleşmelerin feshedilmesini engellemeyi amaçlamaktadır. Bununla birlikte, sözleşmelerdeki ana yükümlülüklerin ihlali halinde taraflar Borçlar Kanunu veya Türk Ticaret Kanunu uyarınca sözleşmeyi feshedebileceklerdir. 2005/4 sayılı Tebliğ ile Rekabet Kurumu her ne kadar yetkili dağıtıcıları koruyan fesih hükümlerine yer vermiş olsa da feshin haklı gerekçeye dayanıp dayanmadığı, fesih bildirimindeki gerekçelerin anlaşma yükümlülüklerinin ihlali olup olmadığı veya feshin gerçekten fesih bildiriminde yazan gerekçelerle gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği hususlarının tespiti Rekabet Kurumu’nun görev ve yetki alanında değildir. Nitekim, Tebliğ’in 4. maddesinin dördüncü fıkrasında “anlaşmanın fesih bildiriminde gösterilen gerekçelerin anlaşmanın feshini haklı gösterip göstermeyeceği” hususundaki anlaşmazlıkların mahkeme, bağımsız uzman veya hakem değerlendirmesi çerçevesinde belirleneceğini düzenlemiştir.

(21) Sözleşme ve feshi ihbar sürelerine ilişkin uyuşmazlıklar, 2005/4 sayılı Tebliğ’den önce yürürlükte olan 1998/3 sayılı Tebliğ’in uygulanması döneminde de gündeme gelmiştir. Rekabet Kurulunun Automobile Dacia S.A. ile bayileri arasında yapılan anlaşmalarda 1998/3 sayılı Tebliğ’e aykırı olarak düzenlenen sözleşme ve feshi ihbar sürelerinin grup muafiyetinden yararlanmaya engel olduğu ancak sözleşmenin diğer hükümlerinde açık ihlal olarak nitelendirilebilecek herhangi bir ihlale rastlanmadığından soruşturma açılmasına gerek bulunmadığına ilişkin 29.1.2004 tarih ve 04-09/79-21 sayılı kararı, Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin 12.12.2006 tarihli E.2005/1724, K.2006/4710 ve E.2005/1722, K.2006/4711 sayılı kararları ile onaylanmıştır.

(22) Feshi ihbar sürelerinin ve feshin haklı gerekçelere dayandırılmasının, muafiyetten yararlanmanın ön koşulu olmakla birlikte; açık bir rekabet ihlali taşımadığı hususu 08.01.2009 tarih ve 09-01/8-7 sayılı Rekabet Kurulu Kararı’nda ise şu şekilde ifade edilmiştir: “… 2005/4 sayılı Tebliğ yetkili satıcı ve servisleri sağlayıcı karşısında korumayı amaçlayan muhtelif hükümler içermektedir. Bu tür hükümler bireysel olarak değerlendirildiklerinde 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi altında değerlendirilebilecek nitelikte hükümler olmayıp, yetkili satıcıların sağlayıcı karşısındaki bağımsızlıklarının güçlendirilmesi ile daha rekabetçi bir pazar yapısının oluşabileceği düşüncesiyle dercedilmişlerdir. Bu nedenle her ne kadar muafiyetin genel koşulları arasında düzenlenmiş olması dolayısıyla, uyulmaması halinde sözleşmenin bir bütün halinde grup muafiyeti kapsamı dışına çıkması olasılığı söz konusu olsa da, söz konusu hükümlere

Page 5

uyulmaması başlıbaşına bir rekabet ihlali yapıldığı anlamına gelmemektedir. Buna karşılık ilgili hükümlerin muafiyetin bir koşulu olarak sözleşmede yer almış olması nedeniyle, şikayet konusunda olduğu gibi, aykırı hareket edilmesi özel hukuk uyuşmazlığını ortaya çıkarmaktadır.”

(23) Konunun halihazırda DERİNER tarafından mahkemeye intikal ettirildiği de göz önünde bulundurulduğunda, fesih sürecinde 2005/4 sayılı Tebliğ’e aykırı hareket edildiğine ilişkin iddia çerçevesinde Rekabet Kurumunun herhangi bir işlem tesis etmesine gerek olmadığı değerlendirilmiştir.

I.2. MAİS’in Yedek Parça Alım Hedeflerinin Yetkili Servisler Üzerinde Bir Baskı Unsuru Olarak Kullanıldığı İddiasına İlişkin Değerlendirme

(24) 2005/4 sayılı Tebliğ’de motorlu taşıt sağlayıcısı ile yetkili dağıtıcılar arasında satım hedefi belirlenip belirlenemeyeceği, belirlenmesi durumunda hedeflere uyulmamasının sözleşmenin feshini haklı kılıp kılmayacağına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Bununla birlikte, 2005/4 sayılı Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalar ve Uyumlu Eylemlere İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin Açıklanmasına Dair Kılavuz (Kılavuz)’un 25. sorusunda Tebliğ’in sağlayıcının dağıtıcıyla, belirli bir bölgede ulaşmak için gayret göstereceği satış hedefleri üzerinde anlaşmasına imkan verdiği belirtilmektedir. Ayrıca Kılavuz’un 27. maddesinde, sağlayıcıların bayilerle satış hedefleri belirlemekte özgür olduğu bir kez daha ifade edildikten sonra Tebliğ’in, sağlayıcının kararlaştırılmış satış hedeflerine ulaşmak için yeterli gayreti gösteremediği durumlarda anlaşmayı sona erdirebilmesini engellemediği, ancak belirli bir dönemde, dağıtıcının hedeflere sadece bir defa ulaşamamış olması halinde anlaşmanın derhal feshedilmesinin de özellikle çok markalı dağıtıcılar için dolaylı rekabet etmeme yükümlülüğü olarak kabul edilebileceği için grup muafiyetinden yararlanamayacağı belirtilmekte ve her halde, bayilerin satış hedeflerini belirlemeye veya gerçekleştirmeye ilişkin uyuşmazlıklar için hakeme gitme haklarının saklı tutulması gerektiğini vurgulamaktadır. Kılavuz’da ayrıca, hedef belirlenmesine ilişkin uygulamaların ve bundan kaynaklanan prim veya cezaların seçici dağıtım sisteminde bölge dışına yapılacak satışları kısıtlamaması gerektiği belirtilmiştir.

(25) Kılavuz’da yer alan açıklamalardan rekabet etmeme yükümlülüğü olarak kabul edilebilecek haller dışında Tebliğ’in yetkili dağıtıcının hedeflere ulaşamaması durumunda sözleşmenin feshedilmesini engellemediği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında, yeterli mali ve ticari performans gösterilememesi fesih gerekçelerinden biri olarak sayılmakla birlikte sözleşme feshi için öne sürülen tek gerekçe değildir. Ayrıca, hedeflerin MAİS ile yetkili dağıtıcılar arasında mutabakat ile belirlendiği ve çeşitli dönemlerde belirlenen hedeflerde revizyon yapılabildiği hem MAİS hem de görüşme gerçekleştirilen MAİS yetkili servisleri tarafından ifade edilmiştir. Ayrıca, MAİS çalışanı (…..) tarafından Hukuk Müşaviri (…..) 26.06.2013 tarihli e-postadan 2013 Nisan-Haziran döneminde DERİNER bakımından belirlenen hedeflerin düşürüldüğü anlaşılmıştır.

(26) Dosya mevcudu bilgiler çerçevesinde, MAİS’in aylık hedef belirlemesine ilişkin uygulamasının yetkili dağıtıcılar üzerinde baskı kurulması, onların çok markalılık veya başka bölgelere satış yapılması gibi rekabetçi faaliyetlerinin engellenmesini amaçlamadığı, hedeflere bir kez uyulmamasının fesih gerekçesi yapılmadığı, zaman zaman hedef tutarlarında revizyon yapılabildiği anlaşılmış ve bu uygulamanın 2005/4 sayılı Tebliğ’e aykırılık taşımadığı kanaatine ulaşılmıştır.

Page 6

I.3. MAİS’in Kendisi Haricindeki Kaynaklardan Yedek Parça Alımını Engellediği İddiasına İlişkin Değerlendirme

(27) 2005/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinin (j) bendinde bir dağıtıcı veya yetkili servisin orijinal yedek parçaları veya eşdeğer kalitedeki yedek parçaları kendi tercih ettiği üçüncü bir teşebbüsten satın almasının ve bunları motorlu araçların bakım ve onarımı için kullanmasının engellenmesi sözleşmelerin tamamını grup muafiyeti kapsamı dışına çıkaran ağır sınırlamalardan biri olarak sayılmıştır. Ancak garanti kapsamında yapılan tamir, ücretsiz bakım ve araç geri çağırma işlerinde, motorlu taşıt sağlayıcısı kendisinin sağladığı orijinal parçaların kullanımını zorunlu kılabilmektedir.

(28) MAİS’in yetkili servislik sözleşmesinin (…..). maddesinde aşağıdaki hüküm yer almıştır: …..(TİCARİ SIR)….

Söz konusu ifade MAİS’in başka kaynaklardan orijinal parça alımına imkan tanımadığı şeklinde yorumlanabilecek olsa da, MAİS’in söz konusu maddenin başka kaynaklardan yedek parça teminini engellemediği, hükmün MAİS tarafından sağlanan Renault markalı orijinal yedek parçalara ilişkin olduğu, sözleşmenin (…..) maddesinde ise başka kaynaklardan temin edilen yedek parçaların faturalanmasına ilişkin esaslar getirildiği yönündeki açıklamalarından ve Sözleşmenin (…..). maddesinden, (…..) anlaşılmıştır. Sadece, (…..) ilgili maddede yer almıştır. Ayrıca, yetkili servisler, MAİS dışındaki başka kaynaklardan yedek parça alımının engellenmediği, yalnızca bu parçaların farklı bir referans numarası altında izlendiği, sağlayıcıdan başka kaynaktan elde edilen orijinal ve eşdeğer yedek parçaların, ayrı referans kodları ile gösterilmek suretiyle, kullanımının mümkün olduğu yönünde görüş belirtmiş olup, fatura örnekleri de bu hususu teyit etmiştir.

(29) Bu nedenlerden dolayı, MAİS’in yetkili servisleri ile yaptığı anlaşmalarda yer alan hükümlerin MAİS dışındaki kaynaklardan eşdeğer ve orijinal parça alımını kısıtlamadığı anlaşılmıştır. Ayrıca yapılan görüşmeler ve elde edilen belge ve bulgular sonucunda uygulamada yetkili servislerin MAİS dışındaki tedarikçilerden de yedek parça alımı gerçekleştirdikleri ve bunu bakım onarım faaliyetlerinde kullandıkları, ancak garanti kapsamındaki bakım onarımlarda kullanılacak yedek parçalar için MAİS’e bağlı olunması, yetkili servisin müşterilerine daha kaliteli hizmet verebilmek adına orijinal parça kullanmayı tercih etmesi ve farklı bir dağıtıcı ile çalışmanın getirdiği ilave personel ve zaman maliyetleri gibi sebeplerden dolayı alternatif tedarikçilerden yedek parça alımının sınırlı kaldığı görülmüştür. Bu sebeple, yedek parça tedariki konusunda, MAİS’in yetkili servis sözleşmesinde yer alan hükümlerin ve pazardaki uygulamalarının 2005/4 sayılı Tebliğ’e aykırı olmadığı değerlendirilmiştir.

Bu hususlar ışığında, dosya konusuna ilişkin olarak soruşturma açılmasına gerek olmadığı kanaatine varılmıştır.

J. SONUÇ

(30) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca şikayetin reddi ile soruşturma açılmamasına OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.

Some values in the tables are redacted as (.....) by the Turkish Competition Authority on trade-secret grounds.

Decisions taken at the same meeting

All decisions from this meeting
View all decisions of this type

Let's discuss what this decision means for your business

We provide end-to-end support on competition compliance, investigations and merger control.