H.3.2. 4054 sayılı Kanun’un 4. Maddesi Çerçevesinde Yapılan Değerlendirme
(22) Bildirime konu Sözleşme; üretim ve dağıtım zincirinin farklı aşamalarındaki teşebbüsler arasında belli bir ürünün alımı, satımı ve yeniden satımı amacıyla imzalanmış dikey nitelikte bir anlaşmadır. Sözleşme’nin tarafı olan distribütörlere bölge kısıtlaması getirilmesinin yanı sıra belirlenen bölge içinde/dışında ve müşteri grupları haricinde aktif satışların sınırlanması, alımların tamamının sağlayıcıdan gerçekleştirilmesi gibi 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olan hükümler içermektedir.
(23) Distribütörler arasında imzalanan Taahhütname ise rakipler arası yatay bir anlaşma niteliği taşımakta ve distribütörlerin karşılıklı olarak birbirlerinin münhasır faaliyet bölgelerine aktif satış yapmasını yasaklamaktadır. Dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olan söz konusu Taahhütname’ye menfi tespit belgesi verilmesi mümkün değildir.
H.3.3. Bildirme Konu Sözleşme’nin 2017/3 sayılı Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği Kapsamında Değerlendirilmesi
(24) 2017/3 sayılı Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin (2017/3 sayılı Tebliğ) Kapsam başlıklı 2. maddesi uyarınca yeni motorlu taşıtların, bunların yedek parçalarının ya da tamir ve bakım hizmetlerinin alımı, satımı veya yeniden satımı konulu dikey anlaşmalar, dikey sınırlamalar içermeleri halinde bu Tebliğ’de düzenlenen koşullara uymak kaydıyla, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesindeki yasaklamadan Kanun’un 5. maddesinin üçüncü fıkrasına dayanılarak grup olarak muaf tutulmuştur.
(25) Anılan Tebliğ’de motorlu taşıt " karayollarında kullanım amaçlı, üç veya daha fazla tekerlekli kendinden tahrikli aracı"; yedek parça ise " bir motorlu taşıtın parçalarını değiştirmek amacıyla motorlu taşıtın üzerine veya içine takılabilen, yakıt hariç olmak üzere, motorlu taşıtın kullanımı için gerekli olan yağlar gibi ürünlerin de dâhil olduğu mallar" olarak tanımlanmıştır. Dolayısıyla 2017/3 sayılı Tebliğ’de yer alan yedek parça tanımından hareketle, motorlu taşıtın kullanımı için gerekli olan yağların Tebliğ kapsamında olduğu görülmektedir. Bununla birlikte madeni yağlar, bir motorlu taşıtın bakım onarımında kullanılabileceği gibi, makine-teçhizat, inşaat gibi alanlarda da kullanılabilmektedir. Bu tür parçaların hangi hallerde söz konusu Tebliğ kapsamında yedek parça kabul edileceği 2017/3 Sayılı Tebliğin Açıklanmasına Dair Kılavuz’un “3. Tanımlar” başlıklı maddesinin (h) bendinde şu şekilde açıklanmıştır:
“Motorlu taşıtların bakımında, onarımında ve parçalarının yenilenmesinde
kullanılan ve motorlu taşıtlara özel olan ürünler yedek parça kapsamına
girmektedir. Ancak bu nitelikteki parçalar arasında olan yağ ve boya gibi ürünler
bir motorlu taşıtın parçalarını değiştirmek amacıyla taşıtın içine veya üzerine
uygulanabildikleri gibi, Tebliğ kapsamında motorlu taşıt olarak kabul edilmeyen
motosiklet, traktör gibi taşıt tiplerine de uygulanabilmekte ya da inşaat gibi
tamamen farklı alanlarda da kullanılabilmektedir. Farklı amaçlarla kullanılabilen
bu nitelikteki ürünlerin yalnızca, bir motorlu taşıtın içine ya da üzerine
uygulanabileceklerinin genel olarak kabul edildiği hallerde bu malların dağıtımına
ilişkin dikey anlaşmaların Tebliğ kapsamına girdiği kabul edilmiştir. Bu nedenle,
ancak alıcı motorlu taşıtların bakımı ve onarımı sektöründe faaliyet gösteriyorsa
ya da bu sektöre mal sağlıyorsa söz konusu dikey anlaşmalar 2017/3 sayılı
Tebliğ kapsamına girecektir.
Örneğin yukarıda değinilen durum dikkate alınarak, boyaların ya da yağların
akaryakıt istasyonlarına ya da süpermarketlere satışını konu alan anlaşmalar