devralmıştır. Bu çerçevede diğer taraflar eser üzerinde mülkiyet hakkı iddasında bulunamazlar.
d) İş bu devir, başta yapımcı olmak üzere reklam ajansı dışındaki diğer tarafların FSEK md. 80 uyarınca komşu hak sahipleri ile bağlantılı hak sahiplerinin (oyuncu, dublajcı, icracı, sunucu) haklarını, kayıtsız şartsız devir almalarını konu edinen bir sözleşmeden doğan tüm haklarını da kapsar. Diğer taraflar, bir sözleşme ile devir aldıkları, bu hakları (komşu, bağlantılı hklr.) ajansa devir yükümünü tekeffül etmiş bulunmaktadır.
e) Taraflar ayrıca, bu sözleşmenin konusu eserin FSEK md. 13/son, 41 ve 81. maddelerinde tanzim edilen tevsike ilişkin hak ve yükümleri ve yine FSEK 57. maddesinde yazılı asıl veya çoğaltılmış nüshalara ilişkin mülkiyet haklarını da yukarıda belirtilen şartlarda ve belirtilen bedel kapsamında ajansa devretmişlerdir. Bu devir ile birlikte diğer taraflar, filmin asıl nüshasının ajansa teslimini de taahhüt ederler.
Madde 13: Ajans, yasa gereği ve iş bu Sözleşme kapsamında sahip olduğu haklar üzerinde, bir şarta bağlı olmaksızın tasarruf edebilecektir. Ajans, bu çerçevede sahip olduğu hakların kullanım hakkını bir başkasına verebileceği gibi, süreli veya süresiz olarak bir başkasına da devredebilir."
Sözleşmenin yukarıda bahsedilen maddeleri ile daha önce de belirtildiği üzere,
zımnen hakların ajansa devredilmesinin zorunlu olduğu kabul edilmektedir.
Halbuki, her ne kadar sözleşmenin 11. maddesinde FSEK’in 8., 9. ve 10.
maddeleri yerine öncelikle sözleşmenin hükümleri uygulanacağı ifade edilmişse
de, FSEK’in 9. ve 10. maddelerine göre,
“birden fazla kimsenin iştirakiyle vücuda getirilen eser ayrılmaz bir
bütün teşkil ediyorsa, eser sahibi, onu vücuda getirenlerin birliğidir”
ve
“birden fazla kimselerin birlikte vücuda getirdikleri eserin kısımlara
ayrılması mümkünse, bunlardan her biri vücuda getirdiği kısmın
sahibi sayılır.”
Buna göre, FSEK’in, taraflarca anlaşmaya varıldığı takdirde devredilebileceğini
belirttiği hakların, bu sözleşme ile devredilmesi zorunlu hale getirilmektedir. Bu
çerçevede FSEK’ten doğduğu belirtilen, bütün hakların tek bir elde toplanmasına
olanak tanıyan sözleşmelerin ve sözleşme hükümlerinin rekabet mevzuatı
açısından değerlendirilmesi gerekmektedir. Çünkü, elinde hemen hemen bütün
hakları bulunduran ajanslar grubunun işlem ve eylemlerinin piyasada yaratacağı
etkiler, ellerindeki hakları daha kısıtlı olan ajanslar grubuna göre daha farklı
olabilecektir.
Hakların bu şekilde tamamen yapımcılardan alınarak ajanslara devredilmesinin
bireysel olarak piyasada olumsuz etkileri olmamakla birlikte, bu sözleşmelere
yönelik Reklamcılar Derneği tavsiyesinin daha önce de belirtildiği gibi sektörde
birçok ajans tarafından katı bir şekilde uygulanması sonucunda yapımcıların
rekabetçi bir ortamda karar almaları olumsuz yönde etkilenebilecektir.