“AHBS, kendi yerel veritabanında saklamış olduğu kişisel elektronik sağlık
kayıtlarında, kişinin kimlik verilerinden bazılarını (T.C. Kimlik Numarası, Ad,
Soyad) şifrelemektedir. Bu, ilgili bilgisayarın çalınması veya yetkisiz kişiler
tarafından veritabanına girilmeye çalışılarak kayıtlı kişilerin sağlık kayıtlarına
erişilmesine karşı alınmış bir önlemdir. Bu durum, sadece Bakanlığın
AHBS’sine özel bir durum olmayıp, piyasada kullanılmasına izin verilen tüm
AHBS yazılımlarının uyması gereken bir güvenlik önlemidir. Nitekim bu
gereksinim, Bakanlığımızın 2005 Ağustos ayında yayınladığı ve hem Sağlık
Ocağı, hem de AHBS’ler için alım çerçeve dokümanı olarak kabul edilen
“Birinci Basamak Sağlık Kurumları Bilgi Sistemi Alımı Çerçeve İlkeleri”nde de
açıkça ifade edilmektedir. Ayrıca Güvenlik ve Mahremiyet ile ilgili 2005/153
sayılı genelgede mahremiyet ve gizlilik konularında uyulması gereken hususlar
belirtilmiştir.”
Aynı yazıda, doktorların kullandıkları AHBS yazılımını değiştirdikleri zaman daha önce göndermiş olduğu verileri (hasta bilgilerini) tekrar görmesi veya değiştirdikleri uygulamalarına yüklemelerinin mümkün olduğu ve aile hekimlerinin merkeze yani elektronik sağlık kayıtlarına gönderdikleri kendi hastalarına ait bilgileri, kullandıkları herhangi bir uygulama aracılığı ile firmalara açılmış servisler vasıtası ile görebilecekleri ifade edilmektedir.
I.5. Değerlendirme
Bir teşebbüsün gerçekleştirdiği eylemin veya eylemlerin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi anlamında hâkim durumun kötüye kullanılması kapsamına girip girmediği, üç aşamalı bir değerlendirme sonucunda belirlenmektedir. İlk aşama ilgili piyasanın tanımlanması, ikinci aşama adı geçen teşebbüsün belirlenen ilgili piyasada hâkim durumda bulunup bulunmadığını belirlenmesi, üçüncü aşama ise hâkim durumda olduğuna kanaat getirilen teşebbüsün eylemlerinin rekabet hukuku yönünden ihlal oluşturup oluşturmadığının tespitidir. Eğer ikinci aşamada teşebbüsün hâkim durumda olmadığı kanaatine ulaşılırsa, üçüncü aşamaya geçmeye gerek görülmeden ihlalin oluşmadığı sonucuna ulaşılabilecektir.
Dosya konusu çerçevesinde belirlenen ilgili pazarda Sentim’in hâlihazırda bir ürünü bulunmamaktadır. Yukarıda yer verildiği üzere Sentim AHBS’yi oluşturmak için Sağlık Bakanlığınca açılan ihaleyi yüklenerek Bakanlık adına söz konusu yazılımı geliştirmiştir. Ayrıca dosya kapsamında yer alan bilgilerde, ihale konusuyla ilgili diğer hizmetler (bakım anlaşmaları vs.) için belli aralıklarla açılan ihaleleri de -Kamu ihale mevzuatının 22/c maddesi- uyarınca Sentim’in yüklendiği belirtilmiştir. Dolayısıyla Sentim’in ilgili pazarda belli bir know-how dışında bir varlığının bulunmadığı görülmüştür. Bu nedenle, şikâyette iddia edilenin aksine AHBS yazılımını Bakanlık adına geliştiren Sentim’in hâlihazırda kendine ait bir ürünü ve kullanıcısı olmadığı, dolayısıyla bu teşebbüsün ilgili pazarda hâkim durumda bulunmadığı tespit edilmiştir. 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun) ikinci maddesinde “… her türlü teşebbüsün aralarında yaptığı rekabeti engelleyici, bozucu ve kısıtlayıcı anlaşma, uygulama ve kararlar ile piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hâkimiyetlerini kötüye kullanmaları ve rekabeti önemli ölçüde azaltacak birleşme ve devralma niteliğindeki her türlü hukuki işlem ve davranışlar, rekabetin korunmasına yönelik tedbir, tespit, düzenleme ve denetlemeye ilişkin işlemler bu Kanun kapsamına girer” denilmekte, üçüncü maddesinde “teşebbüs” ün “Piyasada mal veya hizmet üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişilerle, bağımsız karar verebilen ve ekonomik bakımdan bir bütün teşkil eden birimler” i ifade ettiği belirtilmektedir.