Skip to content
All decisions

Competition Board Decision

Siemens Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile beş teşebbüs arasında kurulan bayilik ilişkisine muafiyet verilmesi talebi.

Negative Clearance and Exemption06-24/301-69Decision date: 06.04.2006Publication date: 11.05.2006

Siemens Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile beş teşebbüs arasında kurulan bayilik ilişkisine muafiyet verilmesi talebi.

Decision details

Case number
06-24/301-69
Decision date
06.04.2006
Publication date
11.05.2006
Decision type
Negative Clearance and Exemption (Menfi Tespit ve Muafiyet)

Decision text

11 pages · 30.201 characters

The text below is extracted from the decision document published by the Turkish Competition Authority; page numbers, tables and figures keep their position in the original document. The summaries, classifications and explanations on this page are provided for information only and do not constitute legal opinion or advice; the binding text is the decision as published by the Authority.

View the official decision at the Competition Authority

Page 1

Rekabet Kurumu Başkanlığından,

REKABET KURULU KARARI

Dosya Sayısı: 2005-2-104(Muafiyet)
Karar Sayısı: 06-24/301-69
Karar Tarihi: 6.4.2006

A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER

10

Başkan: Mustafa PARLAK

Üyeler: Tuncay SONGÖR, Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI,

M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN.

B- RAPORTÖRLER : Murat ÇETİNKAYA, E. Ebru ÖZTÜRK

C- BİLDİRİMDE

BULUNAN: Siemens Sanayi ve Ticaret A.Ş.

Temsilcisi: Av. Işık Şensoy

Yakacık Yolu No:111 Kartal/İstanbul

D- TARAFLAR: - Siemens Sanayi ve Ticaret A.Ş.

Yakacık Yolu No:111 Kartal/İstanbul

- Siemens Sanayi ve Ticaret A.Ş. Bayileri

E- DOSYA KONUSU : Siemens Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile beş teşebbüs arasında kurulan bayilik ilişkisine muafiyet verilmesi talebi.

F- DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 10.10.2005 tarih, 7121 sayı ile giren ve en son 1.3.2006 tarih ve 1243 sayılı yazı ile eksiklikleri tamamlanan başvuru üzerine, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4., 6. ve 8. maddeleri uyarınca düzenlenen 31.3.2006 tarih, 2005-2-104/MM-06-MÇ sayılı Menfi Tespit/Muafiyet Ön İnceleme Raporu, 3.4.2006 tarih ve REK.0.06.00.00-130/57 sayılı Başkanlık önergesi ile 06-24 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.

G- RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda, Siemens Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile Trasin Elektronik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti., Sintek Elektronik Trafik Sistemleri San. ve Ltd. Şti., SFA Otomotiv Mak. İnş. Pet. Elektrik Kırtasiye Gıda Tem. Mat. Mad. İthalat İhracat İç ve Dış Ticaret A.Ş. ve TKS Trafik Kontrol Sistemleri İnşaat Elektrik Elektronik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında imzalan bayilik sözleşmesinin ve TANKES Trafik Sistemleri Elekt. Oto. İnş. Tur. Gıda Med. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile aynı şartlar çerçevesinde kurulan bayilik ilişkisinin;

i. 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nden

yararlanamayacağı,

ii. Kanun’un 5. maddesi çerçevesinde,

a. Bayilerin sözleşme ekinde kendilerine tahsis edilen bölgelerin dışında

açılan ihalelere kesinlikle katılmamaları,

Page 2

b. Sözleşmenin, kaldırılmış olan sözleşme sonrası rekabet yasağına ilişkin

11.2. maddesinin, yenilenme aşamasında sözleşmelerden çıkarılması,

c. Prim uygulamasının 4054 sayılı Kanun’u ihlal eder nitelikte, ihalelerden

elde edilen gelirleri ve karları paylaşma amacıyla kullanılmaması,

d. Geçmiş dönemde gerçekleştirilmiş olan rekabet ihlalleri de göz önüne

alındığında, tanınan muafiyet süresi içerisinde, her yıl sonunda, Siemens

tarafından, Siemens ve bayilerinin o yıl içinde katılmış oldukları ihalelerin,

“ihaleyi açan birim, ihaleye katılan teşebbüsler, teşebbüslerin teklifleri,

kazanan teklif sahibi” hakkındaki bilgileri de içerecek şekilde Rekabet

Kurumu’na bildirilmesi

şartlarıyla, 2011 yılı sonuna kadar 4. madde hükümlerinin uygulanmasından muaf tutulabileceği ifade edilmektedir.

H- İNCELEME VE DEĞERLENDİRME

H.1. Taraflar

H.1.1. Siemens Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Siemens)

Siemens, elektroteknik, elektronik, hassas mekanik, tıp tekniği, ulaşım tekniği, enformasyon, telekomünikasyon, veri ağları, akustik, aydınlatma, su, buhar, rüzgar, güneş, nükleer enerji gibi konularda ve enerji üretimi ve dağıtımı, bina ve endüstri otomasyon sistemleri, elektronik bileşenleri v.b. elektrik ve elektronikle ilgili teknik alanlarda kullanılan sınai ürünlerin imalatı, imal ettirilmesi, ithalatı, ihracatı, toptan ve perakende ticareti, her türlü pazarlanması, dahili ve harici toptan ticareti ve dağıtımı, bu alanlarda tesislerin kurulması, tasarlanması, işletilmesi, bakımı ve modernizasyonu faaliyetleri ile iştigal etmektedir. Şirketin ortaklık yapısı aşağıdaki gibidir:

Tablo 1-Siemens ortaklık yapısı

Ortak adıPayı (%)
Siemens AG99,7
Dr. Nusret Arsel0,2
Dr. A. Zafer İncecik0,025
Süleyman İlden0,025
Oğuz Tezel0,025
Kaya Tütengil0,025

Şirket yaklaşık 35 yıldır sinyal verici (trafik lambası) ve merkezi kontrol sistemleri (lambaların koordinasyonu) konusunda üretim, pazarlama, satış, ar&ge ve yazılım geliştirme alanlarında faaliyet göstermektedir.

H.1.2. Trasin Elektronik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. (Trasin)

1989 yılında kurulmuş olan Trasin, Kasım 2001 tarihine kadar trafik sinyalizasyon ürünleri alanında üretim yapan bir firma iken bu tarihten itibaren Siemens’in bayisi olarak faaliyet göstermektedir. Şirketin ortaklık yapısı aşağıdadır:

Tablo 2- Trasin ortaklık yapısı

Ortak adı Sermaye oranı (%)

Hüseyin Bal 55

İsmail Bal 45

80

Page 3

H.1.3. Diğer Bayiler

Aynı sözleşme Siemens ile;

 Sintek Elektronik Trafik Sistemleri San. ve Tic. Ltd. Şti. (Sintek),

 SFA Otomotiv Mak. İnş. Pet. Elektrik Kırtasiye Gıda Tem. Mat. Mad. İthalat

İhracat İç ve Dış Ticaret A.Ş. (SFA)

 TKS Trafik Kontrol Sistemleri İnşaat Elektrik Elektronik Sanayi ve Ticaret Ltd.

Şti. (TKS)

arasında da imzalanmıştır. Bayilik sisteminde Tankes Trafik Sistemleri Elekt. Oto. İnş. Tur. Gıda Med. San. ve Tic. Ltd. Şti. (Tankes) de bulunmaktadır. Ancak bu teşebbüsle sözleşme akdedilmemiştir.

H.2. İlgili Pazar

H.2.1. İlgili Ürün Pazarı

Dosya mevcudu bilgilere göre, Siemens ile bayileri arasında imzalanmış olan sözleşmede, sözleşmeye konu olan ürün ve sistemler; trafik kontrol sistemlerinin kurulmasında gerekli olan çeşitli elektronik cihazlar (yaya sinyal verici, oto sinyal verici, yaya butonu, master ssm vb.), bu cihazların parçaları (halojen ampul, master saat pili vb.), cihazların tamirinde kullanılan diğer cihazlar (master ssm tamiri, master mmi tamiri vb.), elektronik olmayan üniteler (ünite camı, ünite siperlik, ünite gövde vb.) ve bunların parçalarından (ünite cam contası vb.) oluşan çok sayıda ve çeşitte ürün ve sistem olarak sayılmaktadır.

Rekabet Kurulu tarafından trafik sinyalizasyon sektörüne ilişkin olarak yürütülen soruşturma sonucunda verilen 10.3.2005 tarih ve 05-13/156-54 sayılı Karar’da ilgili pazar trafik sinyalizasyon sistemleri olarak tanımlanmıştır. Bu Karar’da ve yukarıda da ifade edildiği üzere trafik kontrol sistemlerinin kurulmasında gerekli olan birçok ürün bulunmaktadır. Bu ürünler zaman zaman tek tek ürün bazında ihale edilebildiği gibi, genel itibarıyla danışmanlık, planlama ve kurulum aşamalarını içerecek şekilde bir bütün olarak da satılabilmektedir. Bu nedenle ilgili pazar “trafik sinyalizasyon ürün ve hizmetleri” olarak tanımlanmıştır. Bu pazarı oluşturan ürünlerin içinde de temel olarak sinyal üniteleri, kavşak kontrol cihazları ve ulaşım kontrol merkezleri ve bunlara ilişkin hizmetler bulunmaktadır.

H.2.2. İlgili Coğrafi Pazar

Pazarda faaliyet gösteren teşebbüsler tarafından trafik sinyalizasyon sistemlerinin ve bu sistemlerde yer alan ürünlerin satışının Türkiye sınırları içinde yapılması ve Türkiye içinde farklı bölgelerin birbirinden ayrı pazarlar olarak değerlendirilmesini gerektirecek unsurların bulunmaması nedeniyle, ilgili coğrafi pazar “Türkiye Cumhuriyeti sınırları” olarak belirlenmiştir.

H.2.3. Pazarın İşleyişi ve Siemens’in Pazardaki Konumu

Bildirime konu işlemle ilgili dosyadaki bilgilere göre, Trafik sinyalizasyon sistemleri ve ürünlerinin alım satımı genel olarak ihaleler yoluyla gerçekleşmektedir. Söz konusu ihalelerde mal ve hizmet alımı başta belediyeler ve Karayolları Genel Müdürlüğü’ne bağlı birimler olmak üzere kamu idareleri tarafından yapılmaktadır. Bu ihalelere trafik sinyalizasyon ürünlerini üreten teşebbüslerin yanı sıra, bu ürünleri üretmemekle birlikte ihalelere müteahhit firma olarak giren teşebbüsler de katılabilmektedir.

Page 4

Kurul’un yukarıda anılan Kararı’nda da belirtildiği gibi, bu ürünlerin üretimi Türkiye’de az sayıda teşebbüs tarafından gerçekleştirilmektedir. Bildirim formunda Siemens’in beş büyük rakibi olarak belirtilen teşebbüsler İSBAK, Sinyalizasyon, Buharalılar, Ultra ve On Elektronik’tir. Bunların yanı sıra trafik sinyalizasyon ürün ve hizmetlerinin üretimi ile iştigal eden teşebbüsler arasında Ortadoğu Sinyalizasyon (Odisan) ve ledli ürünler alanında faaliyet gösteren Ortana da sayılabilir.

Pazarda trafik sinyalizasyon sistemlerinin üreticisi olmayan teşebbüsler de faaliyet göstermekte olup bu grupta yer alan teşebbüsler, söz konusu ürünleri önemli büyüklükte olanlarının yukarıda belirtildiği üretici teşebbüslerden almaktadır. Diğer bir alternatif temin kaynağı ise söz konusu ürünlerin ithal edilmesidir. Ancak, yapılan incelemeler neticesinde halihazırda söz konusu ürünleri tamamen doğrudan doğruya ithalat yolu ile temin ederek ihalelere katılan bir teşebbüs bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu çerçevede, trafik sinyalizasyon sistemleri ve bu sistemlerde kullanılan ürünlerin yer aldığı pazarda rekabet esas olarak iki aşamada gerçekleşmektedir. Bunlardan birincisi üretici aşamasında gerçekleşen rekabet olup, buradaki rekabet doğrudan doğruya ikinci aşamadaki rekabetin düzeyini de etkilemektedir. İkinci aşama ise ihalelerde gerçekleşen rekabet olup, bu aşamada anılan üretici firmalar ile birlikte, bu üretici firmalardan ve diğer kaynaklardan mal/hizmet temin eden (müteahhit) firmalar bulunmaktadır. İhaleler kapsamında söz konusu sistem ve ürünlerin kurulum, tadilat ve bakımı gibi hizmet unsurları da bulunabilmektedir.

Siemens ilgili pazarda faaliyet gösteren en büyük teşebbüstür. Bildirim formunda yer alan bilgilere göre, Siemens markalı ürünlerin son üç yıldaki yaklaşık pazar payları aşağıdaki gibidir:

Tablo 3- Siemens’in pazar payı

Yıl Pazar payı (%)

2004 (…..)

2003 (…..)

2002 (…..)

H.3. Yapılan Tespitler ve Değerlendirme

H.3.1. Genel Değerlendirme

Başvuru konusu bayilik sözleşmeleri ve pazar yapısı Rekabet Kurulu’nun 10.3.2005 tarih ve 05-13/156-54 sayılı Kararı’nda ayrıntılı olarak incelenmiştir. Pazarın yapısında ve işleyişinde söz konusu Karar’da belirtilen hususlar geçerliliğini devam ettirmektedir. Rekabet Kurulu söz konusu Karar’da, bayilik sözleşmelerinin münhasır bölge tahsisi ve rekabet yasağı gibi hükümlerini göz önünde bulundurarak, sözleşmeleri 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal eder nitelikte bulduğundan, Siemens’e ve Siemens’in o dönemdeki bayilerine bildirimde bulunmama cezası vermiştir. Bunun yanı sıra yine aynı Karar ile bayilik sözleşmelerinin ve sisteminin kurulması aşamasında gerçekleştirilen davranışlar ile ihalelerde yapılan eylemler nedeniyle Siemens’e ve bayilerine yine Kanun’un 4. maddesini ihlal etmeleri nedeniyle ayrıca idari para cezası uygulanmıştır.

Sözleşmenin konusu 1. maddede belirtilmektedir. Buna göre, bayilik sözleşmesinin konusu, sözleşme ekinde belirtilen ürünlerin bayiye tahsis edilen bölgelerde bayi tarafından satışıdır. Bayilik sözleşmeleri ile önceden birbirlerine ve Siemens’e rakip

1

olan 4 teşebbüs (Trasin, Sintek, SFA ve TKS) ve sisteme sonradan katılan Tankes, 1 Kasım 2001 tarihinde Siemens’in 6 adet bayisi bulunmaktayken, bu bayilerden 2’si daha sonradan bayilik sisteminden ayrılmıştır.

Page 5

kendilerine tahsis edilen bölgelerde münhasır bayi olarak belirlenmişlerdir. Siemens, sözleşmenin 1.2. maddesi uyarınca “sözleşme bölgesi içinde başka bir firmaya bayilik vermeyecektir” ve “bölgelere direkt satış yapmayacaktır”.

Siemens’in her bayi ile imzalamış olduğu sözleşmelerin ekinde bayilere tahsis edilen ve bayilerin aktif satış yapmakla yetkilendirildikleri bölgeler bulunmaktadır. Bildirim formunda yer alan bilgilere göre, mevcut durumda Siemens bayilerinin münhasır sorumluluğu altındaki bölgeler aşağıdaki tabloda belirtilmiştir.

Tablo-4: Siemens Bayilerinin münhasır sorumluluğunda olan bölgeler

Bayiler Münhasıran yetkilendirildiği iller

Trasin Ardahan, Artvin, Bartın, Bursa, Hatay, Kars, Kayseri, Kilis, Malatya, Rize, Sivas,

Tokat, Van, Yalova, Mersin, Ağrı

Sintek Antalya, Bilecik, Giresun, Hakkari, Isparta, Kırklareli, Konya, Mardin, Osmaniye,

Şırnak, Yozgat, Çorum, Karabük, Zonguldak

SFA Bingöl, Bitlis, Çankırı, Edirne, Elazığ, Erzincan, Erzurum, İzmir, Karaman, Kocaeli,

Nevşehir, Niğde, Trabzon, Eskişehir

TKS Aksaray, Afyon, Ankara, Batman, Diyarbakır, Düzce, Iğdır, Kırıkkale, Kırşehir,

Kütahya, Manisa, K.maraş, Ordu, Sakarya, G.antep, Muş

Tankes Adana, Adıyaman, Aydın, Balıkesir, Bayburt, Çanakkale, Bolu, Samsun, Siirt, Sinop,

Tekirdağ, Tunceli, Ş.urfa, Uşak, Muğla, Amasya, Burdur, Kastamonu, Gümüşhane Münhasır bölge tahsisinin yanı sıra sözleşme ile bayilere rekabet etmeme yükümlülüğü de getirilmektedir. Sözleşmenin “Rekabet Yasağı” başlıklı 11. maddesi şu şekildedir:

“11. Rekabet Yasağı

11.1. BAYİ, SIEMENS’in yazılı izni olmaksızın;

11.1.1. Sözleşme’ye konu ürün ve sistemleri veya bunların parçalarını

kendi başına değiştiremez,

11.1.2. Sözleşme’ye konu ürün ve sistemlerle veya bunların parçalarıyla –doğrudan veya dolaylı- rekabet eden orijinal veya taklit ürünleri satamaz, üretemez, satımına aracılık edemez, bunlarla rekabet edemez ve pazarlayamaz,

11.1.3. Sözleşmeye konu ürün ve sistemlerle beraber kullanılan veya onlara monte edilebilen veya eklenebilen ürünleri, direk ve trafik levhaları hariç, üretemez ve satamaz,

11.1.4. Sözleşme’ye konu ürün ve sistemlerle iştigal edecek şekilde ayrı bir şirket kuramaz, bu ürün ve sistemlerle iştigal eden mevcut şirketlere ortak olamaz. BAYİ şirket yapısında meydana gelecek pay sahibi değişikliklerini en geç 1 (bir) hafta içerisinde SIEMENS’e bildirecektir.

11.2. 11. madde hükümleri, işbu Sözleşme’nin SIEMENS tarafından haklı nedenle feshi durumunda da Sözleşme’nin sona ermesinden itibaren 3 (üç) yıl süre ile geçerliliğini muhafaza edecektir.”

Bu maddeye göre bayilere sözleşme süresince ve sözleşme sona erdikten sonra 3 yıl boyunca bir rekabet etmeme yükümlülüğü getirilmektedir. Sözleşme sonrasında uygulanacak olan 3 yıllık rekabet etmeme yükümlülüğü, yukarıda anılan soruşturma sürecinde Siemens tarafından kaldırılmıştır. Bu maddenin kaldırılması bayiler lehine bir düzenleme olduğu için Siemens tarafından tek taraflı olarak feshedilmiş ve durum o andaki bayilere ihbarname ile bildirilmiştir.

Page 6

Anılan Rekabet Kurulu Kararı çerçevesinde ve yapılan tespit ve değerlendirmeler sonucunda, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırı hükümler içerdiği ortaya konulan bayilik sözleşmelerinin 2003/3 sayılı Rekabet Kurulu Tebliği ile Değişik 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği kapsamında olup olmadığı aşağıda değerlendirilecektir.

H.3.2. Grup Muafiyeti Açısından Değerlendirme

Rekabet Kurulu’nun 10.3.2005 tarih ve 05-13/156-54 sayılı Kararında;

- “Esasen, oluşturulan bayilik yapısının ilgili ürün piyasasında değerlendirilmesi ile

sözleşmelerin, yapıldığı anda, dikey değil yatay etkiler doğuran bir anlaşma niteliği

taşıdığı,

- Konunun tek bir teşebbüsün üretim faaliyetine son verip rakibinin bayisi haline

gelmesinden ibaret olmadığı,

- Ortada beraberce oluşturulan bir sistem bulunduğu,

- Siemens’in piyasadaki rakibi konumunda bulunan çoğu üreticiye bayilik teklifinde

bulunduğu,

- Bayilik sisteminin Siemens’in ve bayilerin belirlediği (uzlaştığı) şartlar dahilinde

teşekkül ettiği,

- Sistemin temelinde yalnızca bayilik ağı kurmak değil, rakip olan üreticilerin bayi

haline getirilmesinin yattığı,

- Bu durumun birçok bayilik sisteminde görülmeyen (dönüşümlü bölge paylaşımı,

havuz uygulaması, bölge dışı ihaleler için fiyat teklifi verilmesi vb.) bayilik koşulları

ile de tespit edilebileceği,

- Bu anlamda tek bir üretici teşebbüsün rakibinin bayisi olması değil, çok sayıdaki

üreticinin (rakibin) aynı çatı etrafında toplanmasını temin eden sistemin

sorgulandığı,

- Tüm bayilerin eş zamanlı olarak üretim faaliyetlerine son vermelerinin nedeninin

soruşturmanın konusunu oluşturan Siemens bayilik sistemi olduğu”

ifade edilmektedir.

Bu çerçevede, bayilik sisteminin oluşturulması aşamasında Siemens ile o dönemdeki bayilerin üretim açısından birbirlerine rakip olduklarına kuşku bulunmamaktadır. Mevcut durum itibarıyla Siemens’in 5 bayisinden 4’ü ile benzer bir ilişki devam etmektedir. Tankes ile de Siemens’in ihaleler açısından birbirlerine rakip olabilecekleri açıktır.

Bu noktada 2002/2 sayılı Grup Muafiyeti Tebliği çerçevesinde aşağıdaki tespitleri yapmak mümkündür:

- 2002/2 sayılı Grup Muafiyeti Tebliği’nin 2. maddesinin üçüncü fıkrasına göre:

“Rakip teşebbüsler arasında yapılan dikey anlaşmalar, bu Tebliğ ile tanınan

muafiyetten yararlanamaz.”

- Yine Tebliğin “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (c) bendine göre:

“Rakip Teşebbüsler: Aynı ürün pazarında faaliyette bulunan veya bulunma

potansiyeline sahip sağlayıcılardır. Ürün pazarı, anlaşma konusu mal veya hizmetler

ile alıcılar açısından ürün özellikleri, fiyatları ve kullanım amaçları bakımından

bunlarla değiştirilebilir ya da bunları ikame edebilir kabul edilen mal veya hizmetleri

kapsar.”

Page 7

- 2002/2 Sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliğinin Açıklanmasına

Dair Rekabet Kurulu Kararının (Kılavuzun) “Rakip Teşebbüsler Arasında

Yapılan Dikey Anlaşmalar” başlıklı 1.3. maddesinde ise şu ifadeler yer

almaktadır:

“Tebliğ’in 2 nci maddesinin 3 üncü fıkrasına göre, rakip teşebbüsler arasında yapılan

dikey anlaşmalar, sadece bir istisnai durum haricinde, grup muafiyetinden

yararlanamamaktadır. “Rakip teşebbüsler”in tanımı ise Tebliğ’in 3 (c) maddesinde yer

almaktadır. Buna göre, aynı coğrafi pazarda faaliyet gösterip göstermediklerine

bakılmaksızın, Türkiye’de aynı ürün pazarında faaliyette bulunan veya bulunma

potansiyeline sahip sağlayıcılar rakip teşebbüs olarak değerlendirilmektedir.

Halihazırda rakip mal üretmeyen, ancak söz konusu ürünün fiyatlarında göreceli

olarak küçük ve sürekli bir artış olması durumunda 1 yıl içerisinde gerekli yatırımları

yaparak piyasaya girebilecek teşebbüsler, söz konusu ürün pazarında faaliyet

gösterme potansiyeline sahip teşebbüs olarak değerlendirilecektir. Herhangi bir

teşebbüsün bu tür bir yatırım yaparak yeni bir pazara girme ihtimalinin olup olmadığı

tespit edilirken teorik bir yaklaşımdan ziyade eldeki verilere dayanan gerçekçi bir

yaklaşım ortaya konulacaktır. Örneğin, finansal gücü ne kadar büyük olursa olsun

herhangi bir teşebbüs, halihazırda faaliyet gösterdiği ürün pazarlarlarıyla hiç bir ilişkisi

olmayan başka bir pazar için potansiyel bir rakip olarak görülemeyecektir. Ancak, bu

teşebbüsün söz konusu yeni pazara girmeyi planladığı açıkça biliniyorsa, o takdirde

bu pazar için potansiyel bir rakip sayılacaktır.”

Bu bilgiler çerçevesinde, mevcut bayilerin durumu düşünüldüğünde, bu bayiler ile Siemens’in ya üretim safhasında ya da ihale aşamasında birbirine potansiyel olarak (aynı zamanda bayilik sona erdikten sonra da) rakip oldukları kuşkusuzdur. Dolayısıyla başvuru konusu sözleşme anılan Tebliğ kapsamında değerlendirilemeyecektir.

H.3.3. Bireysel Muafiyet Açısından Değerlendirme

Başvuru konusunun 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında değerlendirilemeyeceğinin ortaya konulmasının ardından, bireysel muafiyet değerlendirmesi yapılması gerekmektedir. Bilindiği gibi 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesine göre Kurul, madde metninde belirtilen şartların tamamının varlığı halinde bireysel muafiyet kararı verebilir.

H.3.3.1. Muafiyet Şartları Açısından Değerlendirme

a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik ve teknik gelişmenin sağlanması

Soruşturma döneminde, Siemens, bayilik sistemini oluşturmaktaki temel amacının müşterilerin tüm Türkiye çapındaki alıcılar olması sebebiyle merkezden kontrolün zor olması ve alım usulünün ihaleler olması sebebiyle ihalelerin takibinin güçlüğü olduğunu belirtmiştir. Buna karşılık Karar’da Siemens’in bayilik sistemi içerisinde yer alan bayilerin Türkiye’nin değişik bölgelerinde değil, tamamının Ankara’da mukim olmalarına dikkat çekilmiştir. Siemens ayrıca tüm Türkiye çapındaki ihalelerin takip edilmesindeki zorluğu bayilik oluşumuna ilişkin ikinci temel gerekçe olarak ileri sürmüştür. Ancak, Karar’da ihalelerin Resmi Gazete’de yayımlandığı ve internetten de duyurulduğu, ihaleler ile ilgili internet sitelerinin bulunduğu, bunun dışında bayilerin tamamının Ankara’da mukim oldukları düşünüldüğünde, bayilerin de Siemens’e benzer yollar ile ihalelerin varlığından haberdar olduklarına yönelik tespitler yapılarak, bayilik sisteminin ihalelerin takibine getirdiği hiçbir yenilik bulunmadığı ifade edilmiştir. Bu çerçevede Siemens’in bayilik sistemi için ileri sürdüğü argümanların dayanaktan yoksun olduğu görülmüştür.

Page 8

Bununla birlikte bir dikey ilişki açısından düşünüldüğünde söz konusu bayilik sistemi ile bir takım etkinliklerin yaratılmasının mümkün olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Şöyle ki; Bildirim Formunda da ifade edildiği gibi:

“…ihaleye konu olan ürünlerin ve hizmetlerin satışı, sıradan emtianın alım-satımından

farklıdır. Açılan ihalelerde, sadece ürünün satışı değil, sistemin kuruluşu ve çoğu

zaman satış sonrası hizmetleri de kapsayan paket halinde teklif verilmesi

gerekmektedir. Bayilik sistemimiz, bu hizmetlerin sağlıklı ve etkin biçimde verilmesini

amaçlamaktadır ve bu nedenle de bölgesel münhasırlık tesis edilmiştir. Bölgesel

münhasırlık sistemine göre her bayi kendi bölgesine yoğunlaşacak, bu bölgedeki

ihaleleri takip edecek ve gerekirse kurduğu ürünün bakım ve servisini yerine

getirecektir.

İlgili pazarda hizmetlerin sunulmasında etkinliğin artırılması ve bu sayede tüketicinin

azami faydayı sağlamasını amaçlayan bölgesel münhasırlık sistemimizin sağlıklı

çalışabilmesi için, her bayinin kendisine tahsis edilen bölgede faaliyetlerini aktif olarak

sürdürmesi zorunludur. …”

Kurul Kararında ifade edilen hususlardan ayrı olarak, bildirim formunda ileri sürülen bu konular göz önüne alındığında, bayilik sisteminin hizmetlerin sunulmasında bir iyileşme ve gelişme sağlayacağı görülmektedir.

Bunun yanı sıra değerlendirilmesi gereken bir diğer konu, Siemens ile bayileri arasındaki teknolojik farklılıklar ve yeni teknolojilere hızlı bir şekilde ulaşabilme imkanıdır.

Siemens’in sözleşme akdettiği bayileri, üretici oldukları dönemde pazarda Siemens’e rakip olarak faaliyet göstermekle birlikte, Siemens kadar teknoloji yatırımı yapmaları söz konusu olmayan küçük ölçekte teşebbüslerdir. Nitekim soruşturma döneminde TKS’nin yaptığı savunmalarda “Siemens’in teknolojik üstünlüğü nedeniyle Siemens ile TKS arasında bir rakiplik ilişkisi bulunmadığı”; Sintek’in yaptığı savunmalarda “Siemens’in sektörde lider olduğu, teknolojik yatırımlarının yüksek olduğu” ifadeleri yer almaktadır. Aynı yönde, soruşturma döneminde Siemens’in bayisi olan EMT firmasının yetkilisi tarafından “Bayilik konusu ürünlerde ihaleye Siemens markası ile girmenin avantajı söz konusu olduğu”ndan, halen bayi olan Trasin tarafından da Türkiye’de sinyalizasyon konusunda idarelere sunulan ürün ve hizmetlerin kalite standardını yükseltmek amacıyla üretimi tamamen bıraktıklarından bahsedilmektedir. Bu konu ile ilgili olarak, soruşturma döneminde Siemens tarafından Rekabet Kurumu’na gönderilen bir belgede yer alan;

“Trafik sinyalizasyon sektöründe faaliyet gösteren firmalar … olarak sayılabilir. Bu

firmaların hepsinin ürün portföyünde kendi üretimleri olan sinyal verici ve kavşak

kontrol cihazları mevcuttur. Sadece Siemens ve İsbak trafik kontrol bilgisayarı

ürününe sahiptir ve sahada çalışan referansları mevcuttur.”

şeklindeki ifadeler de ileri veya daha kompeks teknoloji gerektiren sinyalizasyon/trafik kontrol ürünlerinde Siemens ile bayiler arasında bir fark olduğunu destekler niteliktedir. Dolayısıyla Siemens’in elinde bulunan bu teknolojik farklılıklar da bayilik sistemi aracılığıyla ilgili pazara yansıyacaktır.

Ayrıca, Siemens’in teknoloji yoğun sektörlerde faaliyet gösteren uluslararası bir şirket olmasından kaynaklanan avantajları (örneğin, şirketin gerek merkezi gerekse dünyadaki diğer üniteleri tarafından gerçekleştirilen araştırma-geliştirme çalışmaları sonucunda elde edilen yenilik ve gelişmeler) pazarda bir talep olduğunda Türkiye’ye rahatlıkla yansıtabileceği de düşünülmektedir. Bu talebin de özellikle Avrupa Birliği’ne

Page 9

(AB) üyelik sürecinde Türkiye’deki trafik sinyalizasyon sistemlerinin AB standartlarına ulaştırılması çerçevesinde ortaya çıkması muhtemeldir.

Bu değerlendirmeler çerçevesinde, bayilik sözleşmeleri ile muafiyet değerlendirmesinin birinci şartı olan “malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik ve teknik gelişmenin sağlanması” koşulu gerçekleşmektedir.

b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması

Trafik sinyalizasyon sistemleri ve ürünleri Karayolları ve belediyeler tarafından talep edilmektedir. Bu ürünler doğrudan doğruya nihai tüketiciye satışı yapılan ürünler değildir. Ancak, kamu idareleri tarafından talep edilen ve ihaleyi alan teşebbüsler tarafından kurulumu gerçekleştirilen bu sistemlerin minimum aksaklıkla ve dünyada ileri olarak kabul edilen standartlarda çalışması gibi hususlardan doğrudan doğruya faydalanacak olanlar tüketicilerdir.

Bu çerçevede (a) bendinde belirtilen yenilik ve gelişmeler neticesinde tüketiciler bundan yarar sağlayacaktır.

c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması

Bildirim formunda belirtildiği üzere Siemens markalı ürünlerin 2004 yılındaki pazar payları %20’dir. Başka bir ifadeyle pazarın %80’i rakip teşebbüslerin (özellikle İsbak’ın) kontrolü altındadır. Bayilik sistemi dışında kalan teşebbüsler, daha önceki yıllarda açılan birçok ihaleyi kazanan İsbak, Sinyalizasyon, Buharalılar, Ultra, Odisan ve pazara görece yeni giren On Elektronik’tir.

Bunun yanı sıra pazara giriş ve çıkış önünde ihale mevzuatında belirtilen kriterler dışında herhangi bir yasal veya fiili engel bulunmamaktadır.

Bu çerçevede ilgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmayacağı öngörülebilir.

d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla sınırlanmaması

Bu şartın değerlendirilmesinde, Rekabet Kurulu’nun 05-13/156-54 sayılı Kararı’nda yer alan, bayilik sisteminin yanı sıra ihalelerde gerçekleştirilen eylemlere (danışıklı teklifler) ve havuz uygulamasına yönelik tespitlerin göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Söz konusu Karar’da da tespit edildiği üzere bayilik sisteminde yer alan teşebbüsler tarafından bazı ihalelerde danışıklı teklifler vermek suretiyle rekabeti bozucu eylemler gerçekleştirilmektedir. Bu çeşit rekabet ihlallerinin önüne geçilebilmesini teminen, öncelikle bayilik sözleşmelerinde yer alan münhasır bölge uygulamasının etkili bir şekilde uygulanması gerekmektedir. Bu nedenle bayilerin sözleşme ekinde kendilerine tahsis edilen bölgelerin dışında teklif vermeleri engellenmelidir. Bu sayede zaten az sayıda üretici teşebbüs bulunan ilgili pazarda markalar arası rekabet sağlanmış olacaktır. Ancak, bir bayinin kendi bölgesinde açılmış olan bir ihalede yeterlik şartlarına haiz olmaması durumunda, Siemens tarafından belirlenecek başka bir bayinin söz konusu ihaleye girmesi sorun yaratmayacaktır. Bununla birlikte, herhangi bir ihaleye yalnızca bir Siemens bayisinin katılması rekabetin gereğinden fazla sınırlanmaması için gerekli bir şarttır.

Yine pazarda, üretici anlamında sınırlı sayıda teşebbüs bulunmasından kaynaklanan nedenlerle, sözleşme sonrasında herhangi bir rekabet yasağı olması durumunda da rekabet gereğinden fazla sınırlandırılmış olacaktır. Nitekim, sözleşme sonrası 3 yıl

Page 10

olarak tespit edilen rekabet yasağı Siemens tarafından tek taraflı olarak kaldırılmıştır. Bununla birlikte gelecekte bir belirsizlik olmaması bakımından söz konusu değişikliğin sözleşmeye dercedilmesi uygun olacaktır.

Ayrıca, sözleşme ekinde yer alan ve bayilerin performanslarını artırmaya ve teşvik etmeye yönelik olduğu belirtilen prim uygulamasının, anılan soruşturmada tespit edildiği gibi, bayiler arasında koordinasyona yola açacak ve ihalelerden elde edilen gelirlerin ve karların paylaşımına dönüşecek şekilde uygulanmaması da gerekmektedir.

Söz konusu bayilik sözleşmesine ve sistemine tanınan muafiyetin mevcut bayilerle sınırlı tutulması da rekabetin gereğinden fazla sınırlanmaması için gerekli bir husustur.

H.3.3.2. Süre ve Ek Yükümlülükler Açısından Değerlendirme

Yukarıdaki bölümde değerlendirildiği üzere, Siemens ile Trasin, Sintek, SFA, TKS ve Tankes arasında kurulan bayilik ilişkisi 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde belirtilen muafiyet şartlarının tamamını sağlamaktadır. Ancak söz konusu teşebbüslerin belirtilen ilgili pazarda daha önce rekabeti bozucu eylemlerde bulunmuş olmaları nedeniyle;

- Sözleşmelerin süresi 2006 yılının sonunda biteceği için, muafiyetin hem bu

dönem için hem de sözleşmelerin yeniden imzalanacağı 5 yıllık dönemi

kapsayacak şekilde verilmesi ve bu süre sonunda da gerektiği takdirde

sözleşmelerin Rekabet Kurumu tarafından yeniden değerlendirilmesi

gerektiği,

- Söz konusu sözleşmelere muafiyet tanınması durumunda, tanınan

muafiyet süresi içerisinde, her yıl sonunda, Siemens tarafından, Siemens

ve bayilerinin o yıl içinde katılmış oldukları ihalelerin, “ihaleyi açan birim,

ihaleye katılan teşebbüsler, teşebbüslerin teklifleri, kazanan teklif sahibi”

hakkındaki bilgileri de içerecek şekilde Rekabet Kurumu’na bildirilmesinin

ilgili pazardaki davranışların ve yapının takip edilebilmesi açısından gerekli

olduğu

kanaatine ulaşılmıştır.

I- SONUÇ

Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre:

Siemens Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile Trasin Elektronik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti., Sintek Elektronik Trafik Sistemleri San. ve Ltd. Şti., SFA Otomotiv Mak. İnş. Pet Elektrik Kırtasiye Gıda Tem. Mat. Mad. İthalat İhracat İç ve Dış Ticaret A.Ş. ve TKS Trafik Kontrol Sistemleri İnşaat Elektrik Elektronik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında imzalan bayilik sözleşmesinin ve TANKES Trafik Sistemleri Elekt. Oto. İnş. Tur. Gıda Med. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile aynı şartlar çerçevesinde kurulan bayilik ilişkisinin;

1. 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nden

yararlanamayacağına,

2. Kanun’un 5. maddesi çerçevesinde,

a. Rekabeti bozucu nitelikte danışıklı teklifler verilmesine imkan vermeyecek

şekilde bayilerin sözleşme ekinde kendilerine tahsis edilen bölgelerin

dışında açılan ihalelere katılmamaları,

Page 11

b. Sözleşmenin, kaldırılmış olan sözleşme sonrası rekabet yasağına ilişkin 11.2. maddesinin, yenilenme aşamasında sözleşmelerden çıkarılması,

c. Prim uygulamasının 4054 sayılı Kanun’u ihlal eder nitelikte, ihalelerden elde edilen gelirleri ve karları paylaşma amacıyla kullanılmaması,

d. Geçmiş dönemde gerçekleştirilmiş olan rekabet ihlalleri de göz önüne alındığında, tanınan muafiyet süresi içerisinde, her yıl sonunda, Siemens tarafından, Siemens ve bayilerinin o yıl içinde katılmış oldukları ihalelerin, “ihaleyi açan birim, ihaleye katılan teşebbüsler, teşebbüslerin teklifleri, kazanan teklif sahibi” hakkındaki bilgileri de içerecek şekilde Rekabet Kurumu’na bildirilmesi,

e. Verilen bireysel muafiyetin yalnızca Siemens’in mevcut bayileriyle olan sözleşmeleri ile sınırlı kalması

şartlarıyla, 31.12.2011 tarihine kadar 4. madde hükümlerinin uygulanmasından muaf

tutulabileceğine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.

Some values in the tables are redacted as (.....) by the Turkish Competition Authority on trade-secret grounds.

Citation chain

Decisions taken at the same meeting

All decisions from this meeting
View all decisions of this type

Let's discuss what this decision means for your business

We provide end-to-end support on competition compliance, investigations and merger control.