07-29/274-101
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Raporda, başvuruya konu tarifelerin 406 sayılı Kanun’un 30. maddesinde belirlenen ilkeler gözetilerek Telekomünikasyon Kurumu’nca onaylanması, bir başka ifadeyle fiyat denetimine tabi olması nedeniyle, rekabet hukukunda “aşırı fiyatlandırma” olarak adlandırılan kötüye kullanma halinin inceleme konusu olaya uygulanamayacağı ayrıca Türk Telekom’un yabancılara satışının iptal edilmesine yönelik talebin, 4054 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesinin mümkün görünmediği görüşlerine yer verilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
Başvuru konusu uzak mesafe ve şehir içi görüşme tarife değişiklikleri ile ilgili olarak 1.3.2007 tarih ve 774 sayılı yazı ile Telekomünikasyon Kurumu’ndan görüş talep edilmiş ve 19.3.2007 tarih ve 2100 sayı ile Kurum kayıtlarına giren ilgili görüşte;
- 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanununun 29’uncu maddesi uyarınca;
işletmecilerin, telekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesi ve/veya altyapı
işletilmesi karşılığı alacakları ücretleri serbestçe belirleyebilecekleri
- Ancak Telekomünikasyon Kurumu’nun ücretlerin hesaplanma yöntemlerini ve üst
sınırlarını makul ve ayırım gözetmeyen şartlarla, anılan Kanun’un 30.
maddesinde yer alan genel ilkeler çerçevesinde tayin ve tespit etmeye yetkili
olduğu
- Türk Telekom’un yeni tarifelerinin “Türk Telekomünikasyon A.Ş.’nin Bazı
Hizmetlerine İlişkin Tarifelerin Tavan Fiyat Yöntemi ile Onaylanmasına Yönelik
Usul ve Esaslara İlişkin Tebliğ” kapsamında 25.12.2006 tarih ve 2006/DK-07/777
sayılı Telekomünikasyon Kurulu Kararı ile onaylandığı
- Bunun yanı sıra dünyada, telekomünikasyon piyasalarında gerçekleşen yapısal
reformlar çerçevesinde, maliyetlerin tarifelere daha etkin yansıtıldığı bir süreç
içersinde bulunulduğu
- Bu kapsamda sabit ve batık maliyetlerin tarifelerin sabit kısmında yapılan
değişikliklerle karşılandığı buna karşın görece maliyetlerde daha az paya sahip
kullanımdan kaynaklı değişken maliyetlerin ise kullanım ücretleriyle karşılandığı
yeni tarifelerin oluşturulduğu
- Ayrıca teknolojide yaşanan gelişmeler nedeniyle arama hizmetlerinin
maliyetlerinin mesafeden büyük ölçüde bağımsızlaştığı
ifadelerine yer verilmiştir.
İlk inceleme konusu şikayetlerde, temel olarak Türk Telekom’un şehir içi tarifelerine zam yapması ve bu ücretlerin şehirlerarası ücretlere yaklaştırılması konu edildiği görülmüştür. Öncelikle bir teşebbüsün perakende (şehir içi) fiyatlarını artırması ve sunduğu diğer hizmet tarifelerine yakınlaştırılmasının, Türk Telekom’un ilgili hizmet pazarlarında hakim durumda olduğu göz önüne alındığında, tek başına 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi çerçevesinde bir kötüye kullanma olarak değerlendirilemeyeceği belirtilmelidir.
Buna ek olarak, yukarıda özetine yer verilen Telekomünikasyon Kurulu Görüşü’nden, Türk Telekom’un şikayet konusu telefon tarifelerinin Telekomünikasyon Kurumu’nun onayını almış olduğu da anlaşılmıştır. Bu bağlamda, fahiş ya da haksız bir fiyatlama olduğu iddia edilen şehir içi tarifelerin, yukarıda belirtildiği gibi 406 sayılı Kanun’un 30.