Skip to content
All decisions

Competition Board Decision

Türk Telekomünikasyon A.Ş. (Türk Telekom) tarafından TTNet A.Ş.'ye (TTNet), diğer operatörlere sağlanmayan…

Competition Infringement09-26/537-127Decision date: 03.06.2009Publication date: 09.07.2009

Türk Telekomünikasyon A.Ş. (Türk Telekom) tarafından TTNet A.Ş.'ye (TTNet), diğer operatörlere sağlanmayan satış ve tahsilat hizmetlerinin sağlandığı iddiası.

Decision details

Case number
09-26/537-127
Decision date
03.06.2009
Publication date
09.07.2009
Decision type
Competition Infringement (Rekabet İhlali)

Decision text

5 pages · 11.988 characters

The text below is extracted from the decision document published by the Turkish Competition Authority; page numbers, tables and figures keep their position in the original document. The summaries, classifications and explanations on this page are provided for information only and do not constitute legal opinion or advice; the binding text is the decision as published by the Authority.

View the official decision at the Competition Authority

Page 1

Rekabet Kurumu Başkanlığından,

REKABET KURULU KARARI

Dosya Sayısı: 2008-2-257(Önaraştırma)
Karar Sayısı: 09-26/537-127
Karar Tarihi: 3.6.2009

A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER

Başkan: Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI (Başkan V.)

Üyeler: Mehmet Akif ERSİN, İsmail Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet

İlhan GÜNAY, Murat ÇETİNKAYA

B. RAPORTÖRLER: Ümit Nevruz ÖZDEMİR, Özgür Can ÖZBEK

C. BAŞVURUDA

BULUNAN: - TurkNet İletişim Hizmetleri

Büyükdere Cad. No. 121, Ercan Han Kat 2, 34394

Gayrettepe/ İstanbul

D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA YAPILANLAR:

- Türk Telekomünikasyon A.Ş.

Turgut Özal Bulvarı, 06103 Aydınlıkevler /Ankara

E. DOSYA KONUSU: Türk Telekomünikasyon A.Ş. (Türk Telekom) tarafından TTNet A.Ş.’ye (TTNet), diğer operatörlere sağlanmayan satış ve tahsilat hizmetlerinin sağlandığı iddiası.

F. İDDİALARIN ÖZETİ: Kurum kayıtlarına 15.12.2008 tarih ve 8110 sayı ile intikal eden Turknet İletişim Hizmetleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet ÇELEBİLER imzalı başvuruda;

- Türk Telekomünikasyon A.Ş.’nin sabit telefon piyasasının %100’ünü elinde tuttuğu ve iştiraki olan TTNet’in de perakende genişbant internet erişim hizmetleri pazarında hakim durumda olduğu,

- Sabit telefon piyasasının %100’ünü elinde bulunduran Türk Telekom’un TTNet’e diğer operatörlere sağlanmayan satış ve tahsilat hizmetlerini sağladığı, genişbant internet erişim hizmetine başvurmak isteyen müşterilerin sabit telefon alma zorunluluğunda olması nedeniyle, söz konusu hizmeti alırken aynı anda TTNet’in internet hizmetlerinin alınıp alınmayacağının sorulduğu, dolayısıyla diğer rakiplerin kullanamadığı bir kanaldan TTNet’e satış imkanı sağlandığı ve bu durumun 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin (d) bendinin ihlali olduğu,

- Türk Telekom’un toptan genişbant internet erişim hizmetleri pazarındaki hakim durumunun, şirkete eşit durumdaki alıcılara doğrudan ya da dolaylı ayrımcılık yapmama yükümlülüğü getirdiği belirtilerek, TTNet’e sunulan satış ve tahsilat

Page 2

1

imkanlarının talep edilmesine rağmen diğer işletmecilere verilmediği ve ayrımcılık yapıldığı, söz konusu davranışın da 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin (b) bendinin ihlali olduğu,

Son olarak, Türk Telekom’un münhasır bayileri haricinde satış noktalarını yalnızca TTNet’e kullandırdığı bu davranışın da 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (e) bendini ihlal ettiği ifade edilmektedir.

G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 15.12.2008 tarih ve 8110 sayı ile intikal eden başvuru üzerine hazırlanan 18.03.2009 tarih ve 2008-2-257/İİ-09-AD sayılı ilk inceleme raporu, 20.03.2009 tarih ve REK.0.06.00.00-110/78 sayılı Başkanlık Önergesi ile 13.04.2009 tarih ve 09-14 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek Türk Telekom’un 4054 sayılı Kanun’u ihlal edip etmediğinin tespiti amacıyla, önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.

Dosya kapsamında 5809 sayılı Elektronik haberleşme Kanunu’nun 7. maddesi kapsamında 30.12.2008 tarih ve 5552 sayılı yazı ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) görüşü talep edilmiş, söz konusu görüş 11.3.2009 tarih ve 1835 sayılı yazı ile Kurum kayıtlarına girmiştir.

70

Önaraştırma neticesinde hazırlanan 26.5.2009 tarih ve 2008-2-257/ÖA-09-ÜNÖ sayılı rapor, 29.5.2009 tarih ve REK.0.06.00.00-110/168 sayılı Başkanlık Önergesi ile 09-26 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.

H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; şikâyete ilişkin olarak soruşturma açılmasına gerek bulunmadığı ifade edilmiştir.

I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME

I.1. Türk Telekom Tarafından Yapılan Açıklamalar

Yürütülen önaraştırma kapsamında Türk Telekom’dan 6.5.2009 tarih ve 1762 sayılı yazı ile şikayet konusu hususlara ilişkin açıklamaları sorulmuş, bu açıklamaları içeren cevap 20.05.2009 tarih ve 3573 sayılı yazı ile Kurum kayıtlarına girmiştir. İlgili yazıda

 Türk Telekom ve TTNet tarafından aynı dağıtım kanallarının kullanılmasının

etkinliği artırdığı ve ticari hayatta diğer işletmeciler tarafından da tercih edilen

bir yöntem olduğu,

2

 Türk Telekom satış/dağıtım kanallarının acente niteliğinde olduğu,

1

Başvuru ekinde yer alan belgelerden, Türk İnternet Derneği’nin 5.7.2006 tarihli yazısıyla ve NetOne Telekom A.Ş.’nin (başvuran şirketin önceki unvanı) 23.11.2007 tarihli yazılarıyla, Türk Telekom’dan TTNet’e sunulan satış, tahsilat, çağrı merkezi ve faturalama gibi hizmetlerin diğer internet servis sağlayıcılara (İSS) da verilmesini talep ettikleri, buna karşılık Türk Telekom’un Netone Telekom’a yazdığı 31.3.2008 tarihli cevabi yazısında altyapıya yönelik hizmet ve desteklerin İSS’lere sağlandığı, bunun dışında kalan başvuru konusu hizmetlerin ise altyapı işletmecisi olarak verilmek zorunda olunan ve zorunlu unsur niteliğini taşıyan hizmetler olmadığı gerekçesiyle söz konusu talebin reddedildiği anlaşılmaktadır.

[2] Rekabet Kurulu, 02.12.2002 tarih ve 02-76/891-367 sayılı kararında Türk Telekom’un Bayilik Sözleşmesi’ne ilişkin olarak: “…her ne kadar işlem Türk Telekom adına gerçekleştiriliyorsa da bazı işlemler açısından bayinin üstlendiği risk ve bağımsız davranabilme özelliği nedeniyle bir bayilik ilişkisinin mevcut olduğu görülmektedir.” değerlendirmelerine yer verilmiştir.

Page 3

 Grup şirketleri dışındaki şirketlerin ürün/hizmetlerinin satılmamasına ilişkin

3

hükümler içeren Türk Telekom’un Bayilik Sözleşmesi’ne ve ADSL Çözüm

4

Ortaklığı Sözleşmesi’ne verilmiş olan menfi tespit/muafiyet kararları

bulunduğu,

 Söz konusu menfi tespit/muafiyet kararlarının mevcut durumda geçerliliğini

koruduğu ve Türk Telekom’un iş yerleri ve bayilerinden TTNet’in

yararlandırılması şeklindeki uygulamanın söz konusu menfi tespit/ muafiyet

kapsamında yer aldığı,

 Türk Telekom bayilerinin alternatifsiz satış/dağıtım kanalı niteliğinde olmadığı

birçok ikamesinin bulunduğu; nitekim önde gelen İSS’lerin kendi grupları

içinde yer alan ve Türk Telekom satış kanallarından daha yaygın ve etkili

satış/dağıtım kanallarını kullanmakta olduğu,

 Türk Telekom bayilerinin ve iş yerlerinin internet erişim hizmetlerinin

verilmesinde zorunlu unsur niteliğinde bulunmadığı,

 TTNet’in satış ve tahsilat hizmetleri açısından diğer İSS’lerle eşit konumda

alıcı olarak nitelendirilemeyeceği,

 TTNet’in bu hizmetleri ilk talep eden İSS konumunda bulunduğu, diğer İSS’ler

ile Türk Telekom arasında satış ve tahsilat hizmetlerine yönelik olarak daha

öncesinde ve bugün itibarıyla sürekli bir iş ilişkisinin bulunmadığı

hususlarına yer verilmiştir.

I.2. 4054 Sayılı Kanun Kapsamında Yapılan Değerlendirme

Hakkında şikayette bulunulan Türk Telekom, Türkiye’de sabit telefon, mobil telefon, veri ve internet hizmetleri ile katma değerli hizmetleri sunmaktadır. Şikayete konu uygulamalar bağlamında, sabit telefon altyapısı ve işletmeciliği ile söz konusu altyapı üzerinden sunulan toptan genişbant internet erişim hizmetleri piyasalarında yerleşik

5 işletmeci olması nedeniyle 4054 sayılı Kanun anlamında hakim durumda bulunmaktadır. Ayrıca telekomünikasyon mevzuatı bakımından da, ilgili piyasalarda etkin piyasa gücüne (EPG) sahip bir işletmeci olarak üzerine çeşitli yükümlülükler

6

getirilmiş durumdadır.

Türk Telekom, toptan genişbant internet erişim hizmetlerine ek olarak, bu pazarın alt pazarı olarak nitelendirilebilecek olan perakende genişbant internet erişim hizmetleri pazarında, Rekabet Kurulu’nun özelleştirme sürecindeki görüşü doğrultusunda, doğrudan kontrol ettiği ayrı bir tüzel kişilik (TTNet) vasıtasıyla faaliyet göstermektedir. TTNet ayrı bir tüzel kişilik olarak faaliyet göstermekle birlikte, satış, tahsilat, faturalama gibi bazı hizmetleri Türk Telekom’dan sağlamakta ya da Türk Telekom’un altyapısını kullanmaktadır. Söz konusu tüzel kişilik ayrılması sürecinde Türk Telekom ve TTNet’in aralarındaki anılan ilişkiler bakımından herhangi bir kısıtlama getirilmemiştir.

3

Rekabet Kurulu, 02.12.2002 tarih ve 02-76/891-367 sayı ile söz konusu anlaşmanın 2002/2 sayılı “Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği” kapsamında bir anlaşma olarak grup muafiyetinden yararlandığına karar vermiştir.

[4] Rekabet Kurulu, 8.7.2005 tarih ve 05-44/634-166 sayı ile söz konusu anlaşmaya 4054 sayılı Kanun’un 8. maddesi çerçevesinde menfi tespit belgesi verilmesine karar vermiştir.

5

Kurul’un 19.11.2008 tarih ve 08-65/1055-411 sayılı kararı.

6

Telekomünikasyon Kurumu’nun 21.1.2006 sayılı kararı.

Page 4

Bu çerçevede, Türk Telekom rakip İSS’lerin perakende genişbant internet erişim hizmetlerini sağlayabilmeleri için gerekli olan altyapı hizmetlerini, üç değişik modelde (Al-sat, veri akış erişimi ve yerel ağa erişim) sektörel düzenleyici olan BTK’nin gözetiminde sunmaktadır. Şikayet konusu uygulamalar, bu anlamda telekomünikasyon hizmeti sayılamayacak diğer unsur ya da hizmetlerin (satış, tahsilat, faturalama gibi) TTNet dışındaki rakiplere sağlanmasının reddine ilişkindir. Bu noktada, Turknet’in ilk iki iddiası, Türk Telekom’un elinde bulundurduğu imkanların sadece TTNet’e kullandırılması ve alt pazardaki rakiplere açılmasının reddedilmesinin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal edip etmediğiyle ilgilidir. Rekabet hukukunda hâkim durumdaki teşebbüslerin rakipleriyle anlaşma yapmayı ya da mal vermeyi reddetmelerinin bir kötüye kullanma olup olmadığı oldukça tartışmalı bir konudur. Özellikle, dosya konusu olayda olduğu gibi, hakim durumdaki teşebbüsün bir varlık ya da unsuru sadece kendisinin (ya da kendisine ait diğer birimlerin) kullanımına tahsis ettiği durumlarda, anlaşma yapılmasının reddedilmesi, zaman zaman açıkça kabulü konusunda tereddütlere neden olan zorunlu unsur

7

doktrini çerçevesinde tartışmalara neden olmaktadır. Bununla birlikte, söz konusu doktrine ilişkin yaklaşımlar çerçevesinde, hâkim durumda olan bir teşebbüsün sahip olduğu unsurları rakiplerine kullandırma yükümlülüğü getirilebilmesi için, bu unsurların pazarda faaliyet gösterilmesi için zorunlu olması, bir başka ifadeyle üst pazardaki faaliyetin gerçek ya da potansiyel alternatifinin olmaması ve buna ihtiyaç duyan teşebbüslerin makul olarak bu faaliyetin aynısını veya benzerini kuramaması gerekmektedir. Bu noktada, kendileri için Türk Telekom’un söz konusu unsurlarını kullanmaktan daha dezavantajlı olduğu varsayılsa bile, BTK’nın görüşünde de belirtildiği üzere, perakende genişbant internet hizmetleri pazarında faaliyet göstermenin söz konusu unsurlar olmaksızın imkansız olmadığı ve söz konusu satış, faturalama, pazarlama faaliyetlerini kendi imkanlarıyla veya alternatif kaynaklarla gerçekleştirebildikleri ya da gerçekleştirebilecekleri görülmektedir. Dolayısıyla, Türk Telekom’un söz konusu unsurları sadece TTNet’e kullandırarak rakiplerine açmayı reddetmesinin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin ihlali olmayacağı kanaatine ulaşılmıştır.

Şikayette yer alan bir diğer iddia ise, Türk Telekom’un münhasır bayilikleri haricindeki satış noktalarında sadece TTNet internet erişim hizmetinin pazarlandığı, rakip İSS’lerin hizmetlerinin sunulmadığı, dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edildiği iddiasıdır. Bu iddianın da temel çıkış noktası rakip İSS’lerin Türk Telekom’un bayilik ağından yararlanamaması durumudur. Yapılan şikayette bu unsurların neden potansiyel bir alternatifinin olmadığı hususuna değinilmemiş yalnızca 81 ilde yaygın bir satış ağına sadece Türk Telekom’un sahip olduğu belirtilmiştir. Tek başına bu durumun 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında bir ihlal teşkil etmeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.

I.3. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Görüşü

Görüşte, Türk Telekom tarafından TTNet’e sunulan satış, tahsilat, pazarlama ve çağrı merkezi vb. hizmetlerin telekomünikasyon tanımı içine girmediği ayrıca söz konusu hizmetlerin zorunlu unsur kapsamında olmadığı, alternatif işletmeciler 7

Kurulun söz konusu doktrini açıkça zikrettiği kararları bulunmaktadır. Bkz., 3.7.2008 tarih ve 08- 43/587-220 sayılı karar.

Page 5

tarafından da bu hizmetlerin tedarik edilebileceği düşünüldüğünden bahse konu hizmetler kapsamında Türk Telekom’un ayrım gözetmeme yükümlülüğüne tabi olmadığı ifade edilmiştir.

J. SONUÇ

Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, başvuru konusu iddialar ile ilgili olarak 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek olmadığına, şikayetin reddine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.

Some values in the tables are redacted as (.....) by the Turkish Competition Authority on trade-secret grounds.

Decisions taken at the same meeting

All decisions from this meeting
View all decisions of this type

Let's discuss what this decision means for your business

We provide end-to-end support on competition compliance, investigations and merger control.