sebebiyle 2010-2011 yılında sadece 7 Süper Lig kulübünün UEFA lisansı alabildiği,
yayıncı kuruluşla imzalanan Sözleşme sonrasında bu sayının 9’a çıktığı, UEFA’nın bu
uygulamasından dolayı bazı kulüplerin yaptırımla karşı karşıya kalabildiği (Bursaspor,
Gaziantepspor ve Beşiktaş), yaşanan mali krizin aşılabilmesi için süre uzatımının önemli
ve yegane çözüm olarak ortaya çıktığı ifade edilmiştir.
I.5.2.2.2.Bireysel Muafiyet Analizi
(48) 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde, Rekabet Kurulunun, teşebbüsler arası anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birlikleri kararlarının 4. madde hükümlerinin uygulanmasından muaf tutulmasına karar verebilmesi için şu şartların tamamının sağlanması gerektiği belirtilmektedir: a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla sınırlanmaması.
I.5.2.2.2.1. Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması
(49) Rekabeti sınırlayıcı bir anlaşma sonucunda mal ve hizmet sunumunda ekonomik/teknik yeni bir gelişme ve iyileşme, ancak ortaya çıkacak böyle bir yararın, objektif olarak rekabetin kısıtlanmasının olumsuz etkilerini dengeleyici/telafi edici nitelikte olması sonucunda gerçekleşebilecektir. Anlaşma sonunda iktisadi etkinlik artışları oluşması böyle bir kriterin sağlanması için gereklidir. Bununla birlikte muafiyet analizine yalnızca etkinlik tabanlı dar bir bakış açısıyla değil, istisnai durumlara yer veren daha geniş bir çerçeveden yaklaşılabileceğini savunan görüşler de literatürde bulunmaktadır.
(50) Digitürk tarafından sunulan, Ek Sözleşme’nin Kanun’un 5. maddesinin ilk koşulunu yerine getirdiğine ilişkin gerekçelerin, genellikle futbol müsabakalarının yayınına ve abonelere ulaştırılmasına yönelik olarak geçen yıllarda gerçekleştirdiği gelişmeler olduğu görülmektedir. İlgili yazıda, dosya konusu Ek Sözleşme’nin sağlayacağı gelişme ve iyileşmelerden bahsedilmemekte birlikte, Digitürk tarafından vurgulanan bu hususların Ek Sözleşme süresince de devam edeceğinin ifade edilmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır.
(51) TFF ve Digitürk’ün birlikte üzerinde durduğu husus ise, Ek Sözleşme ile yaratılacak olan maddi kaynağın Türk futbolunun içerisinde bulunduğu zor durumdan kurtarılması için elzem olduğudur. Diğer bir deyişle, bu durumun kamu yararı sağlayacak bir gelişme olarak ele alındığı noktada, Ek Sözleşme’nin malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında iyileşme sağladığı sonucuna varılabilecektir. Nitekim, Türkiye Süper Ligi’nin devamlılığının sağlanması, futbol müsabakalarının yayınlanabilmesi (ve yayın hakkının ekonomik değer ifade edebilmesi) açısından gereklilik arz etmektedir. Bununla birlikte, TFF ve Digitürk tarafından sunulan bilgi ve belgeler, Türk futbolunun ancak Ek Sözleşme ile “kurtarılabileceği” sonucuna varabilmek için yeterli bulunmamış ve
- Şike Operasyonu sonrasında abone tabanında daralma ve gelirlerinde (…..) Dolarlık
azalma meydana geldiği,
- TFF’ye olan edimleri ve ödemeleri gerçekleştirmenin tek yolunun, Kredi Sözleşmesi’ni
imzalamak olduğu, (…..),
- Kredi Sözleşmesi’nin imzalanmasının şartlarından birinin, mevcut Sözleşme’nin
süresini 3 yıl daha uzatmak olduğu
hususlarının Digitürk tarafından belgelendirilemediği görülmüştür.
Bunun yanında, iddia edilen gelirlerdeki azalmanın, 2010 tarihli ihale sonrası dönemde ortaya çıkan yayın haklarının maliyetindeki çok yüksek artıştan mı yoksa Şike