Digitürk’te kalacağı, onaylı suretin ise TFF’na verileceği belirtildiğinden, buna
neden gerek görüldüğü, neden taraf sayısı kadar asıl düzenlenmediği?
Yine, anılan soruşturmaya konu sözleşmenin 4.maddesine göre; Rekabet
Kurulu tarafından TFF ve/veya TFF Yönetim Kurulu üyeleri aleyhine bir idari
para cezası verilmesi halinde, bu tutarın TTF’ nin göndereceği ihtarnamenin
tebliğinden itibaren, 1 hafta içinde nakden ve defaten karşılanacağı, (…..),
bunun verilmemesi halinde, TFF tarafından sözleşmenin fesih edilebileceği
hükme bağlanmış olup, bu hükme neden gerek görüldüğü?
Üç yıl süreli olarak yapılan, Rekabet Kuruluna şikayet üzerine intikal eden,
daha önceki sözleşmeye muafiyet tanınmamasına rağmen, bu süresi iki yıla
indirilen soruşturma konusu sözleşme için muafiyet almak üzere neden
Rekabet Kuruluna doğrudan başvurulmadığı?
Alt lisanslama konusunda düşüncelerin neler olduğu, alt lisanslamanın haftada
kaç maça tanınabileceği, maçların düzeyi ve sayısı dikkate alındığında ne
şekilde rekabet engellerinin aşılabileceği?
hususları tarafımızdan öncelikle TFF ve Digitürk ile D-Smart yetkilileri ve temsilcilerine sorulacaktı. Maalesef, yapılması zorunlu Sözlü Savunma Toplantısının yapılmaması nedeniyle sorularımızı sorma ve yanıtlarını alma olanağımız olmamıştır.
Kurulumuz bu soruşturma ile aynı tarihlerde tekemmül eden, mülkiyet sahibi Edirne Belediyesinden ihale ile kiraladığı Şehirlerarası Otobüs Terminalindeki işyerlerini diğer otobüs firmalarına kiraya vermeyerek alt pazardaki rakipleri ile sözleşme yapmaktan kaçınmak suretiyle rekabet ihlalinde bulunan Volkan Metro Turizm Seyahat ve Nakliyat Tic.Ltd.Şti. hakkındaki soruşturmada, adı geçen teşebbüsün talebi olmamasına rağmen 09.10.2013 gün ve 13-57/820-M kararıyla resen 26.Kasım.2013 tarihinde sözlü savunma yapılmasına oybirliği ile karar vermiş ve bu tarihte de sözlü savunma yapılmıştır. Konunun savunmaya ilişkin olması, Kurul üyelerince soru sorularak gerçeğin daha yalın bir şekilde ortaya çıkması adına, tarafımca da olumlu yönde oy kullanılmıştır.
Bu soruşturma dosyasında, coğrafi olarak tüm Türkiye’yi kapsayan kısaca futbol canlı yayın pazarı olarak belirteceğimiz pazarın ciro bazında büyüklüğü, Volkan Metro ile ilgili coğrafi olarak sadece Edirne ilini kapsayan pazarın ciro bazında en az onlarca kat büyüklüktedir. Bizim de resen sözlü savunma yapılması yönünde oy kullandığımız ancak Kurulca kabul görmeyen, kendinden çok daha küçük bir pazarda tersine bir uygulama ile sözlü savunma yapılması yönündeki kararı, bu soruşturma dosyasında aynı konu ile ilgili olarak verilen kararda takdir yetkisinin hatalı kullanıldığını açıkça göstermektedir.
Digitürk ve TFF aleyhine şikayetçi konumunda bulunan Doğan TV Dijital Platform İşletmeciliği A.Ş (D-Smart)’nin başvurusu üzerine açılan bu soruşturmada, adı geçen teşebbüsün de, sözlü savunma yapılması yolunda talebi bulunmaktadır. Bu talebin 4054 sayılı yasa hükümlerine göre karşılanması zorunlu olmayıp, sadece resen karar verme konusunda takdir yetkisinin kullanımında dikkate alınması gereken bir husustur. Aslında, mahkemelerde olduğu gibi iddia – savunma – hüküm şeklinde yarı yargısal bir işlev görerek, idari işlem tesis eden kurulumuzda, 4054 sayılı yasa ile usulü yönden çok az hak verilen şikayetçinin, idari işlemin kurulca tesisi aşamalarında savunmaya karşı, güçsüz, etkin ve katılımcı olmayan rolü kanımca Rekabet Hukukunun eksik düzenlenmiş konularından birisidir. 4054 sayılı yasanın 27/g maddesine göre görevimiz olmasına rağmen, şu ana kadar hazırlık işlemlerinde dahlimiz olmayan yeni kanunda, umarım bu konu düzenlenerek, şikayetçiye de, ceza hukukundaki gibi müdahillik benzeri haklarda dahil olmak üzere, savunma tarafı gibi tüm belgelerin tebliğ edildiği, dosya içeriğinin tamamından bilgi sahibi olduğu, sözlü savunmada kendini tam ifade edebilen, gerçek bir hüviyet kazandırılır.