Dosya mevcudu bilgi ve belgelere göre, AMOENA hisselerini NEUE aracılığıyla devralacak olan GRANVILLE’in Türkiye sınırları içinde ilgili ürün pazarında, bizzat veya bir teşebbüs aracılığıyla herhangi bir faaliyeti bulunmamaktadır. Bu bakımdan devralma işlemi sonucunda ilgili ürün pazarında faaliyet gösteren tedarikçilerin sayısında azalma olmayacak ve devralma işlemi pazarda yoğunlaşma bakımından herhangi bir değişiklik yaratmayacaktır. Devir işleminin doğurduğu sonuç sadece AMOENA’nın üzerindeki kontrolün el değiştirmesinden ibaret olacaktır.
AMOENA’nın Türkiye’deki rakipleri Anita, Trulife, Silima, Nova Plus, Maxima, Solid, Serena ve Bistra’dır. Yukarıda da belirtildiği gibi taraflar ilgili pazarda faaliyet gösteren teşebbüslerin pazar paylarına ilişkin olarak yaklaşık bir rakam bildirmemişlerdir. Yapılan inceleme sonucunda da bu teşebbüslerin pazar paylarına ilişkin olarak güvenilir rakamlara ulaşılamamıştır. Ancak yukarıda yer verilen bilgiler çerçevesinde, her halükarda bildirim konusu işlemin ilgili ürün pazarında yoğunlaşma yaratacak bir devralma olmadığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen bilgiler çerçevesinde, bildirim konusu devralma işlemi ile hakim durumun yaratılmasının veya güçlendirilmesinin söz konusu olmayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Taraflar arasında imzalanan Hisse Alım Sözleşmesi’nin 13.1. maddesi rekabet etmemeye ilişkin satıcılar açısından sınırlayıcı taahhütler öngörmektedir. Buna göre: “Kapanış Tarihinden itibaren üç (3) yıl sonrasına kadar, Satıcı:
i) Göğüs bakım ürünlerinin geliştirilmesi, tasarlanması, imalatı,
pazarlanması veya dağıtımı işleriyle (bu ticari iş faaliyetlerinin her biri
bir “rekabet faaliyeti” olarak anılacaktır) doğrudan doğruya veya dolaylı
olarak iştigal etmekten ve/veya
ii) Hisseleri bir borsada işlem gören şirketlerde o şirketin sermayesinin en
fazla %5’i tutarında sahip olunan sermaye payları hariç olmak üzere,
herhangi bir rekabet faaliyetiyle doğrudan doğruya veya dolaylı olarak
iştigal eden bir tüzel kişide doğrudan doğruya veya dolaylı olarak
sermaye payına sahip olmaktan
kaçınacak ve Satıcı’nın bağlı şirketlerinin de bunlardan kaçınmalarını sağlayacaktır.” Rekabet yasakları, alıcıların yaptıkları yatırımların karşılıklarını tam olarak almalarının bir aracı olarak görülmektedir. Genel olarak rekabet yasaklarının yan sınırlama olarak değerlendirilebilmesi için “yoğunlaşma ile doğrudan ilgili ve gerekli olma”, “sadece taraflar açısından kısıtlayıcı olma” ve “orantılılık” kriterlerini sağlaması gerekmektedir. Dosyadaki bilgilere göre, bildirim konusu işlemde yer alan rekabet yasağının söz konusu kriterleri sağladığı ve devralma işleminde know-how da devredildiği için 3 yıllık sürenin makul olduğu kanaatine varılmıştır.
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
1. Bildirim konusu işlemin 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve bu Kanun’a dayanılarak çıkarılan 1997/1 sayılı “Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ” kapsamında izne tabi olduğuna, ancak işlem sonucunda aynı Kanun maddesinde belirtilen nitelikte hakim durum yaratılmasının veya mevcut hakim durumun güçlendirilmesinin ve böylece ilgili pazarda rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz konusu olmadığına,