H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Raporda; dosya konusu iddiaya yönelik olarak 4054 sayılı Kanun çerçevesinde herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığı ve şikâyetin reddinin gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşıldığı ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Başvuru Konusu Eylem
Baytekler Gıda tarafından yapılan başvuruda;
Toptan şarküteri ürünleri satışı ile iştigal eden Baytekler Gıda’nın ürün tedarikine ilişkin olarak CarrefourSA ile sözleşme imzaladığı,
Anılan sözleşmenin CarrefourSA lehine olağanüstü hükümler içerdiği,
Baytekler Gıda’nın sözleşmedeki hükümleri CarrefourSA ile uzun dönemli bir tedarik ilişkisi sürdüreceğini göz önünde bulundurarak imzaladığı ancak sözleşmenin imzalanmasından dört ay sonra CarrefourSA’nın mal alımını durdurduğu ve başka firmalardan ürün almaya başladığı,
Bu durumun da şikâyetçi firmayı büyük zarara uğrattığı,
70
CarrefourSA’nın bu tip eylemleri ile yerel zincir marketleri pazar dışına çıkarmaya çalıştığı belirtilerek, söz konusu haksız rekabetin önlenmesi ve konu hakkında gerekli işlemlerin yapılması talep edilmiştir.
I.2. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
4054 sayılı Kanun’un 4. ve 6. maddelerinde iki farklı ana rekabet ihlali biçimi düzenlenmiştir. 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde birden fazla sayıda teşebbüsün aralarında anlaşma, uyumlu eylem veya teşebbüs birliği kararı neticesinde rekabet ihlali gerçekleştirmeleri yasaklanmıştır. Teşebbüslerin tek taraflı olarak gerçekleştirdikleri uygulamaları 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında ihlal olarak değerlendirmek mümkün değildir. Başvuruda geçen uygulamaların teşebbüsler arası bir anlaşmaya dayanılarak gerçekleştirildiğine dair bir iddia mevcut değildir. Dolayısıyla bu dosya bakımından 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında bir değerlendirme yapılmamıştır.
Teşebbüslerin haksız sözleşme koşulları aracılığıyla tek taraflı olarak yerel zincirleri pazar dışına ittiği iddiası, 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında değerlendirilebilir. 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında hâkim durumdaki bir teşebbüsün bu durumunu kötüye kullanması yasaklanmakta, bu teşebbüslerin piyasadaki diğer sağlayıcıları pazar dışında bırakması ve haksız sözleşme koşulları talep etmesi şeklindeki uygulamaları bazı durumlarda kötüye kullanma olarak değerlendirmek mümkün olabilmektedir. Hâkim durumun kötüye kullanılmasına ilişkin bir analizde, şikâyete konu teşebbüsün hâkim durumda olup olmadığı belirlenerek incelemeye başlanabileceği gibi, başlangıç olarak şikâyete konu eylemin bir kötüye kullanma hali içerip içermediği de irdelenebilir.