yoğunlaşması kaynaklı olabileceği gibi işgücü piyasasına özgü farklı değişkenlerden de kaynaklanabilmektedir. Özellikle işgücü piyasasına özgü değişkenler sebebiyle birçok piyasada teşebbüsler arası bir anlaşma olmasa dahi emek alımlarında bir monopson gücü olduğu düşünülmektedir. Bu minvalde bir örnek; çalışanların, ücretlerinde meydana gelen düşüşlere tepkisini iş değiştirerek gösteremediğini ortaya koyan çalışmalarda yatmaktadır. 27
(58) Teşebbüslerin işgücü piyasasındaki monopson gücünü doğuran etkenler ne olursa olsun, teşebbüslerin yapacakları rekabet karşıtı anlaşmalarla monopson gücü çok daha görünür hale gelmekte ve yapay şekilde çalışma koşulları ve ücretler baskılanmaktadır. İşçiler karşısında pazarlık gücü daha yüksek olan işverenlerin aralarında anlaşmak suretiyle işçilerin çalışma koşullarını olumsuz yönde değiştirmesi işçi ve işveren arasındaki güç farkı nedeniyle daha da etkili olmaktadır.
(59) Çalışan ayartmama anlaşmalarının etkilerine yönelik tespitlerin yukarıda izah edilen hususlarla sınırlanması da mümkün değildir. Bu konuda Portekiz Rekabet Otoritesi, çalışan ayartmama anlaşmalarının bir yandan çıktı pazarındaki bir yandan işgücü pazarındaki etkilerini ortaya koyan çalışmasıyla rehberlik sağlamaktadır. [28] Otorite “çalışan ayartmama anlaşmalarının işgücü pazarına potansiyel etkileri” başlığı altında bu anlaşmaların:
İşgücü pazarındaki dengeyi bozarak, emek talebi olan teşebbüslerin sayısını
azaltacağını ve dolayısıyla çalışanların pazarlık gücünü düşürerek çalışma
şartlarını ve ücretleri baskılayacağını,
Pazar yapısının oligopson hatta monopson niteliğe bürünmesine katkı
sağlayacağını,
İşgücü piyasasında emeğin satıcısı konumunda bulunan çalışanların çoğu
durumda toplu pazarlık güçlerinin olmayışı sebebiyle bu tip anlaşmaların emek için
ödenen ücreti düşüreceğini,
teşebbüslerin emeğin marjinal ürün hasılatından sapan, rekabetçi olmayan
ücretler ödeme gücüne ulaşmasını sağlayacağını,
İşverenlerin pazarlık gücünü arttırmasıyla, ücret seviyesi ve üretkenlik arasındaki
bağı koparacağını,
mobilitelerinin düşmesinin altında yatan sebebi anlayamayan çalışanları mevcut
işlerinde kalmaya sevk edeceğini, yeteneklerine uygun düşen bir teşebbüs
tarafından istihdam edilemeyen çalışanlar dolayısıyla piyasada etkinsizlik
doğacağını,
Emek girdisine ödenen ücret üzerindeki dolaylı etkisi nedeniyle, ücretlerin/çalışma
koşullarının tespit edilmesine yönelik dolaylı bir strateji olarak görülebileceğini, Özlük haklarına etkisi sebebiyle emek arzını baskılayabileceğini ve çalışanların
kendilerine yatırım yatma güdüsünü azaltabileceğini,
Teşebbüsün eğitim masrafları vb. yatırımlarını koruması için zorunlu olmadığını,
bu gibi hususların çalışana getirilecek yükümlülükler gibi farklı mekanizmalarla da
sağlanabileceğini
ifade etmiştir.
(60) Anılan çalışmada ayrıca çalışan ayartmama anlaşmalarının alt pazarda doğuracağı etkilere de değinilmiştir. Bu kapsamda yapılan açıklamalarda:
[27] OECD (2020), “Competition in Labour Markets”, http://www.oecd.org/daf/competition/competition- concerns-in-labour-markets.ht m, s. 8.
28 https://www.concorrencia.pt/sites/default/files/Issues%20Paper%20Labor%20Market%20Agreement s%20and%20Competition%20Policy%20-%20final.pdf