Skip to content
All decisions

Competition Board Decision

Hayırlı El Kozmetik Pazarlama AŞ’nin ürünlerinin yeniden satıcısı konumunda bulunan teşebbüslerin sattığı…

Competition Infringement22-33/523-210Decision date: 21.07.2022Publication date: 17.01.2023

Hayırlı El Kozmetik Pazarlama AŞ’nin ürünlerinin yeniden satıcısı konumunda bulunan teşebbüslerin sattığı ürünlerin yeniden satış fiyatını belirlemek suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal edip etmediğinin tespitine yönelik olarak Rekabet Kurulunun 24.03.2022 tarih ve 22-14/235-M sayılı kararı ile açılan soruşturma kapsamında Hayırlı El Kozmetik Paz. AŞ tarafından gönderilen uzlaşma metni neticesinde soruşturmanın sonlandırılması.

Decision details

Case number
22-33/523-210
Decision date
21.07.2022
Publication date
17.01.2023
Decision type
Competition Infringement (Rekabet İhlali)

Decision text

17 pages · 59.939 characters

The text below is extracted from the decision document published by the Turkish Competition Authority; page numbers, tables and figures keep their position in the original document. The summaries, classifications and explanations on this page are provided for information only and do not constitute legal opinion or advice; the binding text is the decision as published by the Authority.

View the official decision at the Competition Authority

Page 1

Rekabet Kurumu Başkanlığından;

REKABET KURULU KARARI

Dosya Sayısı: 2021-3-074(Soruşturma/Uzlaşma)
Karar Sayısı: 22-33/523-210
Karar Tarihi: 21.07.2022

A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER

Başkan: Birol KÜLE

Üyeler: Ahmet ALGAN (İkinci Başkan), Şükran KODALAK,

Cengiz ÇOLAK, Berat UZUN

B. RAPORTÖRLER : Kemal KÜÇÜKKAVRUK, Yunus Salih YİĞİT, Çağan ÜNSAL C. İLGİLİ TARAF: - Hayırlı El Kozmetik Pazarlama AŞ

Barbaros Mah. Mimar Sinan Cad. No:194 Ataşehir/İstanbul D. ŞİKAYETÇİ: - Gizlilik talebi bulunmaktadır.

(1) E. DOSYA KONUSU: Hayırlı El Kozmetik Pazarlama AŞ’nin ürünlerinin yeniden satıcısı konumunda bulunan teşebbüslerin sattığı ürünlerin yeniden satış fiyatını belirlemek suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal edip etmediğinin tespitine yönelik olarak Rekabet Kurulunun 24.03.2022 tarih ve 22-14/235-M sayılı kararı ile açılan soruşturma kapsamında Hayırlı El Kozmetik Paz. AŞ tarafından gönderilen uzlaşma metni neticesinde soruşturmanın sonlandırılması.

(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuruda özetle; Hayırlı El Kozmetik Pazarlama AŞ’nin (Hayırlı El) Milkshake marka ürünlerinin ithalatçısı olduğu, ürünlerini yeniden satan firmalara fiyatları aynı düzeyde tutması yönünde direktifler verdiği, fiyat düşürülmesini yasakladığı ve buna uymayanların satışlarını engellediği, Hayırlı El'in satış müdürü (…..) tarafından WhatsApp uygulamasından fiyatları yükseltin, düşürmeyin veya belirli bir fiyat belirleyerek o fiyattan satın gibi talimatların iletildiği iddia edilerek bahsi geçen teşebbüse yönelik 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun (4054 sayılı Kanun) kapsamında inceleme yapılması talep edilmiştir.

(3) G. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına 02.11.2021 tarih ve 22588 sayı ile giren başvuru üzerine hazırlanan 17.11.2021 tarih ve 2021-03-074/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu, Rekabet Kurulunun (Kurul) 25.11.2021 tarihli toplantısında görüşülmüş ve başvuru konusu iddialara yönelik olarak 4054 sayılı Kanun’un 40. maddesi uyarınca önaraştırma yapılmasına 21-57/808-M sayı ile karar verilmiştir.

(4) Anılan Kurul kararı ve Başkanlık Makamının 11.02.2022 tarihli ve 39123 sayılı oluru uyarınca 16.02.2022 tarihinde başlatılan önaraştırma çerçevesinde, 16.02.2022 tarihinde Hayırlı El’de yerinde inceleme gerçekleştirilmiştir. Ek olarak, yerinde inceleme sırasında Hayırlı El’den talep edilen bilgi ve belgeler 03.03.2022-29.03.2022 tarihleri arasında Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.

(5) Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler doğrultusunda hazırlanan 17.03.2022 tarih ve 2021-3-074/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu, Kurulun 24.03.2022 tarihli toplantısında görüşülmüş ve Kurulun 24.03.2022 tarih ve 22-14/235-M sayılı kararı ile Hayırlı El’in ürünlerinin yeniden satıcısı konumunda bulunan teşebbüslerin sattığı ürünlerin yeniden satış fiyatına müdahale etmek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal edip etmediğinin tespitine yönelik olarak Hayırlı El hakkında aynı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına karar verilmiştir.

Page 2

(6) Soruşturma süreci devam ederken ve teşebbüsün 1. yazılı savunma süresi henüz dolmamışken Hayırlı El vekili tarafından Kurum kayıtlarına 28.04.2022 tarih ve 27652 sayı ile intikal eden dilekçe ile uzlaşma başvurusu yapılmış olup, söz konusu başvuruda özetle; 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinde düzenlenen uzlaşma usulüne ilişkin başvurma hakkı kullanılmak istendiğinden uzlaşma talebinin kabulü ile usule ilişkin sürecin başlatılması ve Hayırlı El hakkında yürütülen soruşturmanın uzlaşma usulü ile sonlandırılması taleplerinin bulunduğu hususları ifade edilmiştir.

(7) Söz konusu başvuru hakkında hazırlanan 10.05.2022 tarihli ve 2021-3-074/BN-01 sayılı Bilgi Notu Kurulun 12.05.2022 tarihli toplantısında görüşülmüş ve 22-21/356-M sayı ile uzlaşma görüşmelerine başlanmasına karar verilmiştir. Bu çerçevede 31.05.2022 tarihinde Hayırlı El vekil ve temsilcileriyle Kurum merkezinde uzlaşma görüşmesi gerçekleştirilmiştir.

(8) Uzlaşma görüşmeleri neticesinde elde edilen bilgiler çerçevesinde hazırlanan 21.06.2022 tarih ve 2021-3-074/BN-02 sayılı Bilgi Notu, Kurulun 23.06.2022 tarihli toplantısında görüşülmüş ve 22-28/450-MUA sayılı uzlaşma ara kararı alınmıştır.

(9) İlgili uzlaşma ara kararı anılan teşebbüse 24.06.2022 tarihli ve 45811 sayılı yazı ile bildirilmiş olup, söz konusu karara istinaden Hayırlı El tarafından hazırlanan uzlaşma metni 07.07.2022 tarih ve 29574 sayı ile süresi içinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.

(10) Yukarıda yer verilen süreç sonucunda hazırlanan 19.07.2022 tarihli ve 2021-3-074/BN- 03 sayılı Bilgi Notu görüşülerek karara bağlanmıştır.

(11) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili Bilgi Notu’nda özetle; Kurulun 23.06.2022 tarih ve 22- 28/450-MUA sayılı uzlaşma ara kararı ile Hayırlı El tarafından sunulan uzlaşma metni çerçevesinde, anılan teşebbüs hakkındaki soruşturmanın uzlaşma usulü ile sonlandırılabileceği ifade edilmiştir.

I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME

I.1. İncelenen Taraflar Hakkında Bilgi

I.1.1. Hayırlı El Kozmetik Pazarlama AŞ

(12) 1956 yılında (…..) tarafından kurulan, kısa süre sonra (…..)’ye devrolan şahıs firması, 2000 yılında anonim şirkete dönüşerek Hayırlı El unvanı ile faaliyetlerini sürdürmektedir. Teşebbüs hâlihazırda üçüncü kuşak temsilci, tek hissedar olan (…..) tarafından yönetilmektedir. Hayırlı El şampuan, saç kremi, saç maskesi, saç yağı, saç ağartıcılar, oksidan, perma, şekillendirici gibi saç kozmetik ürünleri ile kuaför salonlarında kullanılan çeşitli malzemelerin (kurutma makinesi, maşa, düzleştirici, saç kesim makinesi, boya ekipmanları, fırça, tarak, pedikür aletleri vb.) ithalatı ve toptan satışı alanında faaliyet göstermektedir. Hayırlı El satışlarını bayilere ve toptancılara gerçekleştirmekte olup, perakende satışını aynı ekonomik bütünlük içerisinde yer alan Propuler Kozmetik AŞ (Propuler) aracılığıyla yürütmektedir. Oluşturulan liste fiyatı üzerinden belirli bir oran aralığında iskontolu olarak bayii ve toptancılara satılan ürünler, yine bayii ve toptancılar aracılığıyla kuaför salonları ve dermo kozmetik ürün satışı yapan eczaneler aracılığıyla nihai tüketiciye ulaşmaktadır. Ayrıca Hayırlı El’in kendi internet satışı bulunmamakla birlikte Propuler aracılığı ile bu alanda faaliyet göstermekte ve yetkilendirdiği bayiler aracılığıyla çevrim içi platformlarda söz konusu ürünlerin satışını gerçekleştirmektedir.

Page 3

I.1.2. Propuler Kozmetik AŞ

(13) (…..)’nin kızı (…..) ve (…..) tarafından 02.11.2017 tarihinde kurulan Propuler Hayırlı El ürünlerini çevrim içi kanaldan satış yapmayı hedeflemektedir. 24.03.2021 tarihinde yapılan pay devriyle teşebbüsün tek hissedarı (…..) olmuştur. Propuler’in ticaret sicilindeki adresi Hayırlı El ile aynıdır.

I.2. Hayırlı El ve Propuler’in Aynı Ekonomik Bütünlük İçerisinde Olup Olmadığına İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler

(14) Yerinde incelemede elde edilen belgelerden ve dosya kapsamında elde edilen bilgilerden her iki teşebbüsün yöneticilerinin ve hissedarlarının aynı soyadına sahip oldukları görülmektedir. Propuler’in yöneticisi ve hissedarı (…..)’nin Hayırlı El’in Genel Müdürü ve sahibi (…..)’nin kızı olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle söz konusu iki teşebbüsün aynı ekonomik bütünlük içerisinde olup olmadığı değerlendirilmiştir.

(15) Rekabet Kurulu uygulamasında, gerçek kişiler tarafından kontrol edilen teşebbüsler söz konusu olduğunda gerçek kişiler ve bunların mensubu olduğu ailenin fertlerinden oluşan yapı grup olarak nitelendirilebilmekte ve aile bireylerinin ekonomik bütünlük içinde olduğu kabul edilebilmektedir [1]. Bu noktada aile holdinginde hissedar olan veya akrabalık bağları bulunan aile bireylerinin ayrı bir teşebbüs olarak ticari faaliyette bulunup bulunamayacağı sorusu gündeme gelmektedir [2]. Kurul kararlarında gerçek kişiler arasındaki ilişkilerin ekonomik bütünlük teorisi bakımından nitelendirilmesindeki en önemli kriterler aile bağları ve ekonomik çıkar birliği olmuştur. Buradaki önemli nokta, gerçek kişiler arasındaki ilişkiler açısından “kontrol” kavramı değil, rekabet motivasyonunu ortadan kaldıran “çıkar birliği” kavramının geçerli olup olmadığıdır. Dolayısıyla gerçek kişiler tarafından kontrol edilen teşebbüsler söz konusu olduğunda bu kişiler arasındaki bağlantıların niteliği ve derecesine bağlı olarak bu kişilerin ekonomik bütünlük içinde olup olmadıkları ve bu doğrultuda tek bir ekonomik karar mekanizması gibi değerlendirilip değerlendirilemeyecekleri hususu, incelenerek açıklığa kavuşturulması gereken temel mesele olarak ortaya çıkmaktadır [3].

(16) Yerinde incelemede elde edilen Hayırlı El yetkilileri ile başka bayiler arasındaki e-posta ve WhatsApp yazışmalarından, Hayırlı El yetkilileri ile (…..) arasındaki e-posta ve WhatsApp yazışmalarından (…..)’nin fiyat ve satış politikaları başta olmak üzere Propuler’in yönetimine ilişkin birçok konuda (…..) tarafından yönlendirildiği anlaşılmaktadır.

I.3. İlgili Pazarlar

I.3.1. İlgili Ürün Pazarı

(17) Kozmetik ürünler, 5324 sayılı Kozmetik Kanunu’nda, insan vücudunun epiderma, tırnaklar, kıllar, saçlar, dudaklar ve dış genital organlar gibi değişik dış kısımlarına, dişlere ve ağız mukozasına uygulanmak üzere hazırlanmış, tek veya temel amacı bu kısımları temizlemek, koku vermek, görünümünü değiştirmek ve/veya vücut kokularını düzeltmek ve/veya korumak veya iyi bir durumda tutmak olan bütün preparatlar ve 1 09.01.2001 tarih ve 01-03/10-3 sayılı Bilkom, 07.08.2001 tarih 01-39/391-100 sayılı Çimentaş ve 04.10.2002 tarih, 02-61/759-307 sayılı Parıltı-Sofra, 08.11.2007 tarih, 07-85/1039-401 sayılı Misbis kararı, 02.12.2013 tarih ve 13-67/928-390 kararı,

2 16.12.2010 tarih ve 10-78/1643-608 sayılı karar.

3 Konuya ilişkin 28.10.2009 tarih ve 09-49/1220-308 sayılı kararda iki kardeş tarafından yönetilen teşebbüslerin arasında bağ bulunmadığından hareketle bu teşebbüslerin aynı ekonomik bütünlük içerisinde olmadığı ve farklı teşebbüsler olarak değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Page 4

maddeler şeklinde tanımlanmıştır.

(18) Genel anlamda kozmetik sektöründeki ürünleri, bu ürünlerin dağıtımının yapıldığı kanallar bazında, “harcıâlem (mass) kozmetik ürünler” ve “seçici (selektif) kozmetik ürünler” olarak ikiye ayırmak mümkündür. Her ne kadar harcıâlem ürünler ile seçici ürünlerin kullanım amaçları birbirine çok yakın olsa da bu iki ürün grubu tüketiciye sunulmaları bakımından birbirinden farklılaşmaktadır. Bu ayrımın dayandığı temel nokta, seçici kozmetik ürünlerinin diğer ürünlerden farklılaştırılmış özel niteliklere sahip olması dolayısıyla, farklı üretim ve pazarlama yöntemleri kullanılarak piyasaya arz edilmesidir. Harcıâlem ürünler, marketler gibi alışılagelmiş perakende satış kanallarıyla pazarlanıp satılabilirken, seçici ürünlerde, ürünün satışı sırasında özel eğitimli personel görevlendirilmekte, müşteri ihtiyaçlarını belirleyebilmek için çeşitli cihazlar kullanılabilmektedir. Bu sebeple seçici kozmetik ürünleri, harcıâlem kozmetik ürünlerinin aksine, marka bazında uzman satış temsilcileri tarafından pazarlanmakta ve rafta satışı söz konusu olmadığından market kanalında satılmamaktadır.

(19) İncelemeye konu teşebbüsün satışını gerçekleştirmiş olduğu ürünlerin Migros ve Watsons mağazalarında da satıldığı göz önünde bulundurulduğunda ilgili ürün pazarı; “harcıalem (mass market) kozmetik ürünlerinin satışı pazarı”, “kuaför/berber ekipmanlarının satışı pazarı” olarak belirlenebilecektir.

(20) İlgili ürün pazarının yukarıda belirtilen alternatiflerden herhangi biri temel alınarak belirlenmesinin dosyada ulaşılan sonuçlar üzerinde etkisi olmayacağından, İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuzun 20. paragrafındaki “inceleme konusu işlem, gerek ürün gerekse de coğrafi açıdan olası alternatif pazar tanımları çerçevesinde rekabet açısından endişeler yaratmıyor ya da alternatif tüm tanımlar açısından rekabeti bozucu bir etki söz konusu oluyorsa pazar tanımı yapılmayabilir” açıklaması dikkate alınarak kesin bir ilgili ürün pazarı tanımı yapılmamıştır.

I.3.2. İlgili Coğrafi Pazar

(21) İlgili mal ve hizmetlerin özellikleri ile tüketici tercihleri bakımından pazara giriş, üretim, dağıtım, pazarlama ve satış şartlarının bölgesel bir farklılık göstermediği göz önüne alınarak ilgili coğrafi pazar “Türkiye Cumhuriyeti” sınırları olarak belirlenmiştir.

I.4. Değerlendirme

I.4.1. Yeniden Satış Fiyatının Belirlenmesine İlişkin Rekabet Hukuku Uygulaması

(22) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde “Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır.” hükmü yer almaktadır. Söz konusu maddenin ikinci fıkrasında özellikle hangi hallerin bu kapsamda yer aldığı düzenlenmekte ve “Mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kâr gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi” bu hallerden biri olarak sayılmaktadır. İlgili maddede rakipler arası veya rakip olmayanlar arası fiyat anlaşması gibi bir ayrım olmadığından her iki durum da anılan hüküm kapsamına girmektedir. Diğer bir deyişle, söz konusu madde aynı seviyede faaliyet gösteren rakip teşebbüsler arasındaki rekabeti sınırlayıcı anlaşmaları (yatay anlaşmalar) kapsadığı gibi rakip olmayan, başka bir ifadeyle arz zincirinin farklı seviyelerinde yer alan teşebbüsler arasındaki anlaşmaları da (dikey anlaşmalar) kapsamaktadır.

(23) Üst pazarda bulunan üreticiler alt pazarda bulunan teşebbüslere ürünlerin yeniden

Page 5

satışı kapsamında bazı kısıtlamalar getirebilmektedir. Bu kısıtlamalar marka içi kısıtlamalar olarak da bilinmektedir [4]. Uygulamada en çok rastlanılan dikey kısıtlamalardan biri yeniden satış fiyatının belirlenmesidir. Yeniden satış fiyatının belirlenmesi, en geniş tanımıyla üst pazarda bulunan üreticinin alt pazarda bulunan yeniden satıcıya ürünün satışıyla ilgili fiyat zorlaması olarak tanımlanmaktadır. Yeniden satış fiyatının tespitine yönelik uygulamaların farklılaştığı görülmektedir. Üst pazardaki teşebbüs minimum bir fiyat belirleyerek ürünün belirli bir fiyattan aşağı satılmamasını, maksimum bir fiyat belirleyerek ürünün belirli bir fiyattan yukarı satılmamasını isteyebilmekte ya da sabit bir fiyattan satılmasını isteyerek alt pazardaki teşebbüsün satış fiyatına müdahale edebilmektedir.

(24) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde “mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kâr gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi” yasaklanmış olup “Yeniden Satış Fiyatının Belirlenmesi” (YSFB) uygulaması da söz konusu hükümde yasaklanan eylemler arasında yer almaktadır.

(25) Yeniden satış fiyatının, üretim ve dağıtım kartellerini kolaylaştırmak, perakende seviyede fiyat artışlarına neden olmak, piyasaya girişleri engellemek, tüketicilere zarar vermek gibi rekabeti kısıtlayıcı etkileri olduğu değerlendirilmektedir. Yeniden satış fiyatının sağlayıcı tarafından belirlenmesinin pazarın şeffaflığını artırdığı ve üreticiler arasında kartel oluşumunu kolaylaştırdığı belirtilmektedir [5]. Ayrıca yeniden satış fiyatının tespiti üreticiye perakendecinin kâr marjını kontrol imkânı vermektedir. Bu durum ise önemli pazar gücüne sahip üreticilerin olduğu pazarlar bakımından bir giriş engeli oluşturabilecektir.

(26) Amacı dikey anlaşmaların 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi hükümlerinin uygulanmasından muaf tutulmasının koşullarını belirlemek olan 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin “Anlaşmaları Grup Muafiyeti Kapsamı Dışına Çıkaran Sınırlamalar” başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde alıcının kendi satış fiyatını belirleme serbestisinin engellenmesinin anlaşmayı Tebliğ ile sağlanan grup muafiyetinin kapsamı dışına çıkaracağı belirtilmiştir.

(27) Dikey Anlaşmalara İlişkin Kılavuz’un (Kılavuz) 17. paragrafında, alıcının sabit veya asgari satış fiyatının belirlenmesi yasak olmakla birlikte, sabit veya asgari satış fiyatına dönüşmemesi koşuluyla sağlayıcının, alıcının azami satış fiyatını belirlemesi veya alıcıya satış fiyatını tavsiye etmesinin mümkün olduğu açıklamasına yer verilmiştir. Alıcıya bildirilen azami veya tavsiye nitelikteki satış fiyatlarının asgari veya sabit fiyata dönüşmemesi için, söz konusu fiyatların azami veya tavsiye niteliğinde olduğunun yayınlanan fiyat listelerinde ya da ürünün üzerinde açıkça belirtilmesi gerekmektedir.

(28) Kılavuz’un 18. paragrafında ise YSFB uygulamasının doğrudan yapılabileceği gibi dolaylı olarak da gerçekleştirilebileceği ifade edilmektedir. Sağlayıcı teşebbüsler akdetmiş oldukları dikey anlaşmalara açık hüküm koymak suretiyle alıcının satış fiyatını doğrudan belirleyebileceği gibi, aynı ihlali değişik uygulamalar vasıtasıyla dolaylı yollarla da gerçekleştirebilir. Kılavuz’un 18. paragrafında; alıcının kâr marjının belirlenmesi, tavsiye fiyat niteliğinde ilan edilmiş bir fiyat seviyesinden alıcının uygulayabileceği indirim oranının en üst seviyesinin belirlenmesi, alıcıya tavsiye edilen fiyatlara uyduğu oranda kendisine ilave indirimler uygulanması ya da bu fiyatlara

[4] Paldor, I., ‘‘The Vertical Restraints’ Paradox: Justifying the Different Legal Treatment of Price and Non- Price Vertical Restraints’’, https://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=951609, Erişim Tarihi: 16.03.2022, s. 2.

[5] OECD Roundtable 2008, http://www.oecd.org/daf/competition/43835526.pdf, s. 10-11.

Page 6

uymaması durumunda teslimatların geciktirilmesi, askıya alınması veya anlaşmanın sona erdirilmesi şeklinde alıcının tehdit edilmesi ya da fiilen bu tür cezai yaptırımların uygulanması durumları YSFB’nin dolaylı olarak uygulanmasına örnek olarak sayılmıştır. YSFB’nin dolaylı yoldan belirlenmesi uygulamaları da Tebliğ’in 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında anlaşmaları grup muafiyeti kapsamı dışına çıkarmaktadır.

(29) Kılavuzun 19. paragrafında, YSFB uygulamasına yönelik doğrudan veya dolaylı yöntemlerin, alıcıların uyguladığı fiyatların sağlayıcı tarafından izlenebildiği ve kontrol edilebildiği durumlarda daha etkili olacağı ifadelerine yer verilmiştir. Örneğin, standart fiyat listelerinden farklı fiyatlardan satış yapan alıcıları rapor etme konusunda tüm alıcılara getirilecek bir yükümlülük sağlayıcının pazarda uygulanan fiyatları kontrol etmesini önemli ölçüde kolaylaştıracaktır.

(30) Aşağıda öncelikle dosya kapsamında elde edilen ve yeniden satış fiyatının tespiti kapsamında değerlendirilen belgelere ilişkin tespitler 4054 sayılı Kanun ve ilgili ikincil mevzuat kapsamında değerlendirilecektir.

I.4.2. Yeniden Satış Fiyatının Belirlenmesine İlişkin Dosya Kapsamında Elde Edilen Bulguların Değerlendirmesi

(31) 21.11.2019 tarihinde Genel Müdür (…..) tarafından Satış Müdürü (…..) ve (…..)’ye gönderilen e-postada, (…..) fiyatlarının çok düşük olduğu, bununla ilgili şikâyet aldıkları ve bu fiyatları en az %10 artırmaları gerektiği ve bu şekilde fiyatlama yapanlardan malların geri alındığı gibi tehdit unsurunun da iletilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Söz konusu e-postanın ekinde yer alan excel dosyasında bazı satıcıların satış fiyatlarının takip edildiği görülmektedir. Söz konusu belge, Hayırlı El’in bayisinin fiyatlarına müdahale ettiğine ve piyasada oluşan fiyatları takip ettiğine işaret etmektedir.

(32) 30.12.2019 tarihinde Genel Müdür (…..) tarafından (…..) yetkilisi (…..)’a gönderilen e- postada, Hayırlı El’in bayisi konumunda olan (…..) internet kanalında satış yapan müşterilerinin fiyatlarını düşürmesinden Hayırlı El’in yakındığı, bu hareketlerin Hayırlı El’e zarar verdiği, (…..), bu müşterilere verilen malların geri alınması gerektiği, sadece eczane kanalına satışların yapılması gerektiği, toplantıda bahsi geçen sitelerde ürünlerin satışının kaldırılmasının istendiği, 01.01.2020 tarihinden itibaren aylık çıkış raporlarının isteneceği, bu raporlarda (…..) sadece eczane kanalına satış yaptığının görülmek istendiği aksi halde ticaretin sonlandırılacağı ifade edilmiştir. Hayırlı El’in baskı ve tehdit içeren uyarısı üzerine, 02.01.2020 tarihinde (…..) yetkilisi (…..) tarafından Genel Müdür (…..)’ye gönderilen cevabi e-postada, (…..) da rekabetçi ve bozuk fiyatların temizlenmesini istediği, kendi fiyatlarını kontrol altına aldığı, kendileri dışında (…..), (…..) gibi satıcıların da fiyatlarının bozuk olduğu, (…..) yönetemediği kimseye ürün vermediği, haftalık rapor alınarak fiyat yapısı bozuk her noktanın takip edilerek Hayırlı El’in bilgilendirileceği, tüm bayiler ile konuşulacağı ifade edilmiştir. Ayrıca fatura kestikleri bayiler ile görüşülüp bayi adları yanında “düzeldi, düzelecek, yarın konuşulacak ve hemen fiyatlar düzeltilecek” bunlar dışında kimseye fatura kesilmediği, olursa da Hayırlı El’in bilgilendirileceği ifade edilmiştir. Söz konusu belge, Hayırlı El’in bayisinin fiyatlarına müdahalenin de ötesine geçip, bayisinin müşterilerinin (bayisinin bayisi) fiyatlarına müdahale edildiğine, bayisinin hangi müşterilere satış yapabileceğine müdahale edildiğine, bu hususunda takip edildiğine ve bayilere baskı yapıldığına işaret etmektedir.

(33) Aşağıda Satış Müdürü (…..) WhatsApp uygulamasında geçen yazışmaların değerlendirilmesine yer verilmiştir.

Page 7

(34) 16.10.2021 tarihinde (…..) ile (…..) arasındaki yazışmada, (…..) tarafından Milk shake whipped cream ürününün (…..) tarafından Trendyol’da satışını gösteren görsel paylaşılmış akabinde fiyatın düzeltilmesi istenmiştir. (…..) da düzelttirdiğini iletmiştir. Söz konusu belge Hayırlı El’in bayisinin fiyatlarına müdahale ettiğine ve bayinin de bu isteği yerine getirdiğine işaret etmektedir.

(35) 05.02.2022 tarihinde Satış Müdürü (…..) ile (…..) arasındaki yazışmada, (…..) tarafından pazaryerlerinde Keune markalı ürünlerin liste fiyatlarının altında satıldığı ve revize edilmesi gerektiği iletilmiştir. (…..) da diğer satıcılar ile fiyatları eşitlediğini, kimsenin altında fiyat kalmadığını iletmiştir. (…..) tarafından fiyatların (…..) ile aynı seviyeye getirilmesi istenmiştir. Söz konusu belge Hayırlı El’in bayilerinin satış fiyatına müdahalesinin sadece Milk shake ürün grubuna ait olmadığını diğer ürünlerinde de bu stratejiyi uyguladığını göstermektedir. Ayrıca ilgili belge (…..) referans fiyat olarak alınması gerektiğini göstermektedir.

(36) 29.11.2021 tarihinde Satış Müdürü (…..) ile (…..) arasındaki yazışmada, (…..) tarafından Milk shake ürününe ilişkin (…..)’da hiçbir kampanyaya girilmemesi, fiyatlarla oynanmaması, iletilen fiyat listesine göre fiyatların ayarlanması istenmekte ve bu durum takip edilmektedir. (…..) da fiyatları diğer satıcılar ile aynı yaptığını ve birkaç kişinin ürünleri uygun sattığını iletmiştir. Söz konusu belge Hayırlı El’in, bayisinin perakende satış fiyatına müdahale ettiğine işaret etmektedir.

(37) 10.01.2022 tarihinden 25.01.2022 tarihine kadar Satış Müdürü (…..) ile (…..) arasındaki yazışmada, (…..) tarafından farklı bayiler ile yapılan konuşmaların ekran görüntüleri paylaşılmıştır. Söz konusu ekran görüntülerinde; ilgili bayilerin satış fiyatlarına müdahale edildiği, başka bayilerin fiyat düşürenlerden şikâyetçi olduğu, bunun üzerine şikâyet edilen bayilerin fiyatlarının düzeltildiği ve geri kalanlar ile de görüşüldüğü bilgisinin şikâyetçi bayiye aktarıldığı, fiyat düşüren bayilerin satışlarının kapatılacağına ilişkin yazışmalar yer almaktadır. Söz konusu belge bayilerin birbirlerinin fiyatlarını şikâyet ettiği ve Hayırlı El’in de bu duruma müdahale ettiğini göstermektedir.

(38) 29.10.2021 tarihinde Satış Müdürü (…..) ile (…..) arasındaki yazışmada, (…..) silinmiş ekran görüntüsü paylaşmış ve tanıyıp tanımadıklarını sormuştur. Yanıt olarak bizim değil ama bakalım denilmiştir. (…..) Milk shake markasına ait olduğu öğrenilen “(…..) 50 mlde varmis ama” olarak yanıtlamıştır. Gelen cevapta müşterinin kendi temsilcileri olduğu ve uyarıldığı, fiyat bozanın sorulmasına gerek olmadan kapattırabileceği iletilmiştir. Söz konusu belge, Hayırlı El’in bayisine, söz konusu bayinin ürün satışı yaptığı temsilcisinin fiyatlarına müdahale edilmesi istendiğini göstermektedir.

(39) 07.04.2021 ile 30.12.2021 tarihleri arasında Satış Müdürü (…..) ile (…..) arasındaki yazışmalarda, Hayırlı El, bayisi olan (…..) bayisinin fiyatlarına müdahale etmesini istediği, bunun üzerine (…..) bayilerinin fiyatlarına müdahale ettiği, Hayırlı El’in ürünlerin fiyatlarını belirli bir seviyeye çıkarmaya çalıştığı, aksi halde “farklı yönleri denemeye başlayacağız, kimse kızmasın sonra” ifadesiyle baskı ve tehdit unsuru oluşturduğu, malların iade alınacağının aktarıldığı, bunun üzerine (…..) “hep benim müşterilerimle iade konusu oluyor, (…..) çözün önce” sözleriyle diğer satıcıların da fiyatlarının kontrol altına alınmasını istediği, (…..) tarafından düşük satana ürün verilmeyeceğinin ifade edildiği, başka satıcıların fiyatlarının düzelttirilmesinin istendiği ancak bu durumun kendisinden geldiğinin ifade edilmesini istemediği, (…..) tarafından ürünler ile ilgili (…..) internette rahatsız eden kapatmak istediği satıcının olup olmadığının sorulduğu, (…..) tarafından iki satıcının kapanmasını istediği, bir başka yazışmada (…..), “(…..) hanıma bol şanslar, siz varken ürün satamayız” gibi ifadeler

Page 8

ile (…..) pazaryerlerinde olmasından rahatsız olunduğu, bunun üzerine (…..) amacın satış yapmak olmadığı, (…..) kendi bayisinden geldiği anlaşılan mesaj iletilerek (…..) fiyatlarının güncel fiyatlardan düşük olduğu ve yükseltilmesinin istendiği, (…..) “fiyat ne olacak diye konuşmuştuk, hatırlatabilir misiniz” şeklinde yanıtladığı ve (…..) tarafından “(…..)” olarak yazıldığı görülmektedir. Söz konusu belgede yer alan yazışmalarda, Hayırlı El’in ve (…..) bayilerinin satış fiyatlarına müdahale ettiği, bazı satıcıların kapattırılarak piyasadan dışlandığı görülmektedir. Bu noktada (…..), kendi fiyatlarına müdahale edilmesi nedeniyle (…..) fiyatının yükseltilmesini istemesi yatay anlaşma ihtimalini işaret etse de kendi fiyatlarına yapılan müdahalenin teşebbüsün çevrimiçi fiyatlarına da uygulanmasını talep etmekten ibarettir.

(40) 01.02.2022 tarihinde (…..) ile (…..) arasındaki yazışmada, (…..) ürünlerin (…..) ve (…..) liste fiyatlarının çok altında satıldığı, bu durumdan rahatsızlık duyulduğu, bunun üzerine (…..) söz konusu olayı çözmeye çalıştıklarını ilettiği görülmektedir. Söz konusu belgeden bayilerin kendi aralarındaki fiyat farklılıklarından hoşnut olmadığı ve Hayırlı El’in bu durumu çözmeye gayret ettiği diğer bir deyişle söz konusu fiyat farklılıklarını ortadan kaldırmayı amaçladığı anlaşılmaktadır.

(41) 02.08.2021 ile 02.02.2022 tarihleri arasında (…..) ve (…..) arasındaki yazışmada, (…..) tarafından ürünlerin satıcıların kendi internet sitelerinde ve pazaryerlerinde güncel fiyatlardan satılmasının istendiği, (…..) bayisinin fiyatlarına müdahale edilmesinin istendiği buna istinaden (…..) “fiyat düzeni sağlayamadık” şeklinde yanıt geldiği görülmektedir. Söz konusu belge, Hayırlı El ve (…..) bayisinin satış fiyatına müdahale ettiğine işaret etmektedir.

(42) 03.01.2022 tarihinde (…..) tarafından (…..) gönderilen mesajda, Trendyol’da satıcı adı (…..) olan bayinin Milk shake marka ürünün fiyatını yükseltmesini istediği görülmektedir. Söz konusu belge Hayırlı El’in bayisinin satış fiyatına müdahaleyi amaçladığını göstermektedir.

(43) 08.09.2021 tarihinde (…..) tarafından (…..) gönderilen mesajda, ürünlerin Trendyol’da yer alan fiyatlarının kendilerine iletilen perakende satış fiyatından çok farklı olduğu ve bunların revize edilmesi gerektiği ifade edilmiş, Keune ürününe ilişkin Trendyol’da yer alan satış fiyatının ekran görüntüsü iletilerek fiyatın düzeltilmesi istenmiş, son olarak fiyatların (…..) ile aynı seviyeye getirilmesi istenmiştir. Söz konusu belge Hayırlı El’in bayisinin satış fiyatına müdahale ettiğini ve (…..) referans fiyat alınması gerektiğini göstermektedir.

(44) 14.09.2021 tarihinde (…..) tarafından (…..) gönderilen mesajda, (…..)’da satıcı adı (…..) ait bilgilerin ekran görüntüsü paylaşılmış ve tanıyıp tanımadığı sorulmuş, buna istinaden “evet fiyat mı kırmış” yanıtına “evet maalesef” cevabı verilmiştir. (…..) tarafından “görüşüyorum şimdi” cevabı ile mesajlaşma son bulmuştur. Söz konusu belge (…..) Hayırlı El’in isteği üzerine bayisinin satış fiyatına müdahale etmeyi amaçladığını göstermektedir.

(45) 10.08.2020 tarihinde (…..) tarafından (…..) ve (…..) adreslerine gönderilen mesaj içeriği (…..) iletilmiş ve (…..) fiyatlarını revize etmesi talep edilmiştir. Mesaj içeriğinde ürünlerin satış fiyatlarının bayilere bildirildiği, yakın zamanda da fiyat güncellemesi geleceği iletilmektedir. Söz konusu belgeden Hayırlı El’in bayilerin satış fiyatlarına müdahale ettiği anlaşılmaktadır.

(46) 08.09.2021 tarihinde Muhasebe yetkilisi (…..) tarafından Genel Müdür (…..) gönderilen e-postada, (…..)’da bozuk fiyatla ürün satan kişinin adı yazmakta ve bilgilerine ulaşılmaya çalışıldığı görülmektedir. Söz konusu belgede Hayırlı El’in piyasada oluşan

Page 9

fiyatları takip ettiği ve fiyat farklılaşması görüldüğünde bunun kaynağına ulaşmaya çalıştığı görülmektedir.

(47) 20.09.2018 tarihinde (…..) ile (…..) arasındaki e-posta yazışmalarında (…..) internette ürünleri kendilerine tanımlanan %35 indirimli fiyattan daha düşük fiyatla satan teşebbüsler olduğunu belirtmiş, buna istinaden (…..) de internet fiyatlarının herkes için sıkıntı olduğunu iletmiştir. Söz konusu belgenin diğer belgeler ile birlikte değerlendirildiğinde Hayırlı El’in pazaryerlerinde yer alan fiyat farklılaşmasından rahatsız olduğunu, bayisinin ise özel fiyat/özel uygulama talep ederek (…..) fiyatlarının altına inmeyi talep ettiği anlaşılmaktadır.

(48) 02.09.2020 ile 20.10.2020 tarihinde (…..) tarafından (…..) yetkililerine gönderilen e- postalarda, iki taraf arasında bir toplantı gerçekleştiği ve bu toplantıya ilişkin notlar paylaşıldığı görülmektedir. İlgili notlarda; (…..) bayisi olan (…..) ve (…..) adlı yeniden satıcıların fiyatlarının liste fiyatlarına çekilmesinin taahhüdünün alındığı, kasıtlı indirimle yapılan standart dışı fiyat oluşması durumunda geri fatura alınmayarak ıskonto uygulanmayacağı ve mal vermeme koşulunun olacağı, yılbaşına kadar bu şekilde fiyatların kontrol edileceği, söz konusu iki bayinin internet satışlarında fiyatların bozulmaması konusunda uyarılacağı, internet fiyatlarında oynama olmadığı taktirde ıskonto uygulanacağı, fiyatlarda tekrardan oynama olması durumunda en çok satan 10 ürün için fatura ıskontosuz bir şekilde kesileceği ifade edilmiştir. Bir sonraki e- postada yukarıdaki toplantı notları işaret edilerek; yapılan toplantıda internet tarafındaki fiyat bozukluklarından konuşulduğu ve bu durumla ilgili geçen haftaya kadar sürekli hatırlatmalar yapıldığı fakat eczane tarafında fiyat bozulmalarının her geçen gün fazlalaştığı, diğer bayilerin de bu duruma binaen sürekli fiyatlarla oynamaya başladığı ve şikâyet etmeye başladığı, bu nedenle son sipariş ve bundan sonrakiler için (…..) ıskonto yapılmayacağı, bir defa dahi fiyat bozulması durumunda ıskontoyu kabul edemeyecekleri ifade edilmiştir. Söz konusu belge Hayırlı El’in baskı, tehdit ve teşviki sonucu (…..) bayilerinin yeniden satış fiyatlarına müdahale etmeyi amaçladığını göstermektedir. Ayrıca Hayırlı El, (…..) bayilerinin fiyatlarını kontrol edememesi durumunda (…..) ıskonto uygulamayacağını ve bu bayiler ile çalışılmayacağını ifade etmektedir. Bu noktada Hayırlı El, fiyatların sabit olması amacıyla bayilerinin kimlerle çalışacağına müdahil olduğu görülmektedir.

(49) 19.06.2020 ile 20.10.2020 tarihleri arasında (…..) ile (…..) arasındaki e-posta yazışmalarında, (…..), Milk shake ürününü sadece pazaryerlerinde değil kendi ve bazı güçlü sitelerde de satmayı, fiyatın bu sitelerde perakende satış fiyatından %(…..) daha ucuza satılmasını ve dönem dönem kendisinin bütçeleyeceği kampanyalar yapılmasını teklif ettiği görülmektedir. (…..), pazaryerlerinde fiyatı bozmadan kendi sitelerinde %(…..) ıskontolu satış yapabileceklerini, kampanyalar için kendileri ile istişare yapılıp o şekilde yapabileceklerini iletmiştir. Söz konusu belge, Hayırlı El’in bayisinin yeniden satış fiyatına müdahale ettiğini göstermektedir.

(50) 25.10.2021 tarihinde (…..) tarafından (…..) gönderilen e-postada, hedeflerin tutturulması şartıyla web tarafı ile ilgilenen ekibe prim verileceği ifade edilmiştir. (…..) çalışanlarına gönderdiği e-postayı (…..) iletmiştir. Söz konusu e-postada, Hayırlı El’in, hedeflerin tutturulması neticesinde prim vereceği, hedefin tutması ile birlikte kendisinin de prim vereceğini ancak tek kuralın liste fiyatından indirim yapılmaması olduğu ifade edilmiştir. Söz konusu belge, Hayırlı El’in yeniden satış fiyatına müdahale etmedeki teşvikini göstermektedir.

(51) 17.08.2017 tarihinde (…..) tarafından (…..) gönderilen e-postada, internet satışlarının zapturapt altına alınmaya çalışılırken piyasaya verilecek ürünlerin online satış

Page 10

stratejisine zarar vermeyecek şekilde uygulanması, bayilere kısmi teslimatlar

yapılması, fiyat bozan, sözünde durmayan bayiye ödemesini yapmış dahi olsa mal

akışının kesilmesi ve bu duruma titizlikle riayet edilmesi, buna uymayan bayi ve alt

bayilere mal verilmeyeceği ifade edilmiştir. Söz konusu belge, Hayırlı El’in, bayilerin ve

alt bayilerin fiyatlarına katı bir şekilde müdahale ettiğini göstermektedir.

(52) 26.01.2021 ile 01.02.2021 tarihleri arası (…..) ile (…..) yetkilileri arasındaki e-posta

yazışmalarında özetle aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

(…..): Fiyatların güncel satış fiyatlarına çıkarılması istenmektedir.

(…..): Ürünlerin Trendyol tarafından indirime alındığı, söz konusu indirime müdahale şanslarının olmadığı, ancak bu durum sıkıntı yaratıyorsa ürünleri satışa kapatabilecekleri ifade edilmiştir.

(…..): Kampanya sürecinde dahi olsa fiyatlara müdahale edebileceklerini eğer edemiyorlarsa fiyatlar düzelene kadar satışın kapatılması gerektiği iletilmiştir.

(…..): 2-3 günlük bir indirim için satışların kapatılmasının adil olmadığı, başka mağazaların ürünleri daha uygun fiyatlardan sattığı ifade edilmiştir.

(…..): Sunrino’nun ürünleri satabileceği yerler belirtilmiş, fiyatları artırması veya satışa kapatması söylenmiştir. Uygun fiyatlı satan yer ile görüşülüp düzelttirildiği iletilmiştir. Ayrıca ürünün (…..)’ya hangi fiyattan fatura edileceği ve eczane başına ne kadar miktarda satılacağı bilgisi verilmiştir. Fatura ibrazı akabinde ıskonto faturasının kesileceği iletilmiştir.

(…..): Geçen hafta daha kolay ilerleyebilmek adına direkt indirimli satış yapılacağı konusunda mutabık kalındığı hatırlatılmış, bu siparişin neden indirimsiz fatura edildiği sorulmuştur.

(…..): (…..) internet tarafında yeni çıkan satıcılar konusunda kendilerini uyardığı, bu nedenle perekande satış fiyatından fatura edilip akabinde çevrim içi satışı olmayan eczanelere kesilmiş fatura ibrazı üzerinden ıskonto uygulanacağı iletilmiştir.

(…..): İnternet kanalı olan eczanelere satışları kestikleri, şuan çalıştıkları eczanelerin sorunsuz olduğu ve indirimli şekilde ürün almak istedikleri ifade edilmiştir.

(…..): Yeni çıkan ve fiyat bozan noktalar nedeniyle indirimli ürün verilemeyeceği ifade edilmiştir.

(53) Söz konusu e-posta yazışmaları, Hayırlı El’in bayisinin ve alt bayisinin yeniden satış

fiyatına müdahil olduğunu, Trendyol’un uyguladığı ve kısa bir dönemi kapsayan bir

kampanyadan dahi rahatsız olarak ürünün satışını kapattırmaya çalıştığını, fiyatların

kontrol altına alınmasını kolaylaştırmak adına bayilerinin hangi noktalara satış

yapabileceğine ve bayilerin alt bayilere ne kadar ürün satabileceğine karıştığını

göstermektedir. Ayrıca bayiye ürünün perakende satış fiyatından satılması ve bayinin

de bu ürünü Hayırlı El tarafından belirlenen rakam ile satışa sunması neticesinde

bayinin ıskonto alabileceği, bu durumunda yeniden satış fiyatının tespit edilmesini

baskı ve teşvik ettiğine işaret etmektedir.

(54) 06.12.2021 tarihinde (…..) tarafından (…..) gönderilen e-postada, Keune ve Milk shake

markalı ürünlere ilişkin perakende/tüketici satış fiyatlarının yer aldığı excel dosyası

paylaşılmış ve fiyatların bunlara göre revize edilebileceği ifade edilmiştir. Hayırlı El’in

satış stratejisi ve diğer bayiler ile yaptığı yazışmalar birlikte değerlendirildiğinde söz

konusu belgenin de Hayırlı El’in bayilerinin yeniden satış fiyatına müdahale ettiğine

Page 11

işaret etmektedir. Excel dosyasının içeriğinde tavsiye edilen fiyat değil, tüketici/perakende satış fiyatı yazmaktadır.

(55) 27.10.2020 tarihinde (…..) tarafından (…..) gönderilen e-postada, Trendyol harici sitelerde bozuk fiyatların düzelttirilmesi istenmektedir. Söz konusu belge, Hayırlı El’in bayisinin yeniden satış fiyatına müdahil olduğuna işaret etmektedir.

(56) Aşağıda Satış Temsilcisi (…..) WhatsApp uygulamasında geçen yazışmaların değerlendirilmesine yer verilmiştir.

(57) 11.02.2022 tarihinde (…..), (…..), Element silver şampuan ürününün Trendyol linki ve Trendyol’daki satış ekran görüntüsü göndermiş ve güncelleme yapmasını istemiştir. Bozuk fiyatlı yerlerin satışa kapatılacağını da iletmiştir. Söz konusu belge Hayırlı El’in bayisinin fiyatlarına müdahale ettiğine ve satışların kapatılacağı ifadesiyle de tehdit ettiğine işaret etmektedir.

(58) 21.01.2022 tarihinde (…..) ile (…..) arasındaki yazışmada, (…..) internet satış fiyatlarının düzeltilmesi gerektiğini, kuaförden sürekli şikayet aldığını iletmiş, (…..) tarafından “Merhaba (…..) bey; (…..), (…..) ve (…..) satıcısı olduğu Element bakım grubuna ait fiyatlar düzeltildi, geri kalan satıcılarla da görüşme içindeyiz, en kısa zamanda düzelttirmek için elimizden geleni yapıyoruz.” şeklinde yanıtlanmıştır. Söz konusu belge her ne kadar hub-and-spoke kartelini çağrıştırsa da diğer bayilerin fiyat artırma isteğinin (…..) geldiğini bilmemektedir veya bu şekilde bir belge bulunamamıştır. Bu nedenle söz konusu belge Hayırlı El’in bayilerinin satış fiyatlarına müdahale ettiğini ve bunu amaçladığını göstermektedir.

(59) 24.01.2017 tarihinde (…..) ile (…..) arasındaki e-posta yazışmasında, (…..), Milk shake ürününü (…..)’da ucuza satan kişiyi bulduğunu ve bu kişi ile ilişkilerin gözden geçirilmesini, gerekirse alınan çeklerin iade edilmesini iletmiştir. (…..) de ilgili kişiye mesajları okutup, ürünleri vadesi geldikçe vereceğini toplu bir şekilde verilmeyeceğini aktarmıştır. (…..), Trendyol’daki fiyatlar düzelmez ise mal sevkiyatını durdurması gerektiğini iletmiştir. (…..) de aynı fikirde olup, hatta ucuza satan varsa onları da tespit edip bildirmesi gerektiğini gerekirse o kişiye de önlem alınacağını ilgili kişiye söylemiştir. Söz konusu belge, Hayırlı El ve (…..) bayilerinin satış fiyatına müdahale ettiğine işaret etmektedir.

(60) 29.12.2021 tarihinde (…..) tarafından (…..) gönderilen e-postada, (…..) bozuk fiyat politikası nedeniyle bazı bölgelerde yeni bayi arayışının yapılacağı ve yeni bayi ile başlanması durumunda bilgi verileceği iletilmiştir. Söz konusu belge, yukarıda yer verilen 24.01.2017 tarihindeki e-posta yazışması ile birlikte değerlendirildiğinde bozuk fiyatlı olan yerlere ürün satışının durdurulduğu ve bu şekilde tüm bayilik yapılanmasının disipline edildiğine ayrıca Hayırlı El’in bayilerin satış fiyatına baskı unsuru ile birlikte müdahale ettiğine işaret etmektedir.

(61) 06.10.2021 tarihinde (…..) ile (…..) arasında geçen e-posta yazışmasında, başka bir nedenden ötürü (…..)’da ürünlerin satışının kapatılmasına karşın (…..) “… Bu tarz durumlar sadece şikayet olduğunda karşılaşılan durumlar. Ne fiyatlar sizin ilettiğiniz dışında ne de farklı bir durum var...” ifadesi Hayırlı El’in bayilerine fiyat listesi gönderdiğine ve bayilerin de bu fiyatlara uymak zorunda olduğuna işaret etmektedir.

(62) 28.06.2021 tarihinde (…..) WhatsApp uygulamasında (…..) ve (…..) arasında geçen yazışmada, (…..), (…..) linki paylaşarak, fiyatlarda düzelme olmadığını, enteresan fiyatlar ve indirimler yapıldığını yazmıştır. (…..) ilgili kişiye durumu aktardığı görülmektedir. Söz konusu belge Hayırlı El’in bayilerin satış fiyatına müdahale ettiğine işaret etmektedir.

Page 12

(63) Belgelerden, Hayırlı El ve bayileri tarafından fiyatlara müdahale edildiği, internet faaliyetlerinin kısıtlanması ya da sonlanması da dâhil olmak üzere fiyat istikrarını bozanlara yaptırım uygulanabildiği, faturası ödense dahi mal verilmeme seçeneğine başvurulacağı ve hemen hemen tüm satıcıların aldığı uyarı üzerine fiyatlarını artırdığı anlaşılmaktadır. Hayırlı El’in ve bayilerinin bahse konu uygulamalarının dikey rekabet kısıtı olan yeniden satış fiyatının tespiti niteliğinde olduğu sonucuna varılmaktadır. I.4.3. İnternet Satışlarının Kısıtlanmasına İlişkin Rekabet Hukuku Uygulaması

(64) İnternet üzerinden yapılan satışlar, tüketicilerin arama maliyetinin ve işletmelerin dağıtım maliyetinin azalması, işletmelere daha geniş coğrafyaya ve daha fazla tüketiciye ulaşma imkânı sunması ve yeni iş modelleri yaratması nedeniyle dünyada ve ülkemizde giderek yaygınlaşmıştır. Bu kapsamda gerek Türk rekabet hukuku mevzuatı kapsamında gerekse mehaz mevzuat AB hukukunda internet satışlarına ilişkin kısıtlamaların ne şekilde ele alındığı incelenmiştir.

(65) 2002/2 sayılı Tebliğ’in “Anlaşmaları Grup Muafiyeti Kapsamı Dışına Çıkaran Sınırlamalar” başlıklı 4. maddesinin (b) bendine göre, bir sağlayıcı tarafından alıcının sözleşme konusu mal veya hizmetleri satacağı bölge veya müşterilere ilişkin kısıtlamalar getirilmesi Tebliğ kapsamında muafiyetten yararlanamayan bir sınırlamadır. Pasif satışların kısıtlanması uygulaması bahsi geçen kısıtlamalar arasında sayılabilecektir. Dikey Anlaşmalara İlişkin Kılavuz’un 21. paragrafında da belli bir bölgeye veya müşteri grubuna yapılacak pasif satışların kısıtlanmasının anlaşmayı grup muafiyeti dışına çıkaran bir ihlal olarak değerlendirileceği ifade edilmiştir.

(66) Bunun yanı sıra, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 4. maddesinin (c) bendi seçici dağıtım sistemi özelinde bir hüküm içermekte ve seçici dağıtım sisteminde perakende seviyesinde faaliyet gösteren sistem üyelerinin son kullanıcılara yapacakları aktif veya pasif satışların kısıtlanmasını Tebliğ kapsamı dışına çıkarmaktadır.

(67) AB mevzuatında olduğu gibi ülkemiz rekabet hukuku mevzuatında da internet üzerinden yapılan satışlar aktif satış-pasif satış olarak kategorize edildiğinde, çoğunlukla pasif satış olarak değerlendirilmektedir. Bu çerçevede bir sağlayıcının alıcılarının internet üzerinden satış yapmasını kısıtlaması bir tür pasif satış kısıtlaması niteliğindedir. Dikey Anlaşmalara İlişkin Kılavuz’un 25. paragrafında, “bir sağlayıcının, dağıtıcıların/bayilerin/alıcıların kendi internet siteleri üzerinden satış yapmalarını kısıtlaması bir tür pasif satış kısıtlaması niteliğindedir” ifadesi yer almaktadır. Böylece, anılan açıklamalar kapsamında yetkili dağıtıcıların internet üzerinden satış yapmasının yasaklanması pasif satış olarak nitelendirilmekte ve ilgili anlaşmayı grup muafiyetinin kapsamı dışına çıkaran bir kısıtlama oluşturmaktadır.

(68) Kılavuz’un 28. paragrafında sağlayıcının fiziki satış noktaları veya reklam ve promosyonların yayınlandığı kataloglar için getirebildiği gibi, satış kanalı olarak internetin kullanımına yönelik bazı koşullar öngörebileceği belirtilmiştir. Örneğin sağlayıcının, ürünlerinin satışa sunulduğu internet sitesine yönelik kalite koşulları getirebileceği, bunun gibi internetten alışveriş yapan tüketicilere belli hizmetlerin sunulması şartını öngörebileceği ifade edilmiştir. İlaveten “… bu koşulun amacı, sadece internet üzerinden satış yapan oyuncuları pazarın dışına itmek veya satışlarını kısıtlamak olmamalıdır. Bu koşula ek koşulların getirilmesi de mümkün olmakla birlikte önem arz eden husus, bu koşulların amacının doğrudan veya dolaylı olarak dağıtıcının internet satışlarını engellemek olmamasıdır. Getirilen koşulların gerekçesi, dağıtımın niteliği ve kalitesini, marka imajını ve/veya potansiyel etkinliği arttırıcı vb. unsurlar bakımından objektif olarak somut, makul ve kabul edilebilir olmalıdır. Benzer şekilde sağlayıcı, alıcının sadece belirli standart ve koşulları karşılayan ‘satış

Page 13

platformları/pazar yerleri’ üzerinden satış yapmasını isteyebilecektir. Ancak getirilen bu kısıtlamanın amacı, dağıtıcının internet üzerinden satışını ve fiyat rekabetini engellemek olmamalıdır. Bunun gibi, nesnel, tek tip ve ürünün kendine has nitelikleri doğrultusunda şartlar ve gerekçeler öne sürmeden genel olarak platformlardan satışın yasaklanması ihlal olarak değerlendirilebilecektir.” ifadelerine yer verilmiştir.

(69) Konu ile ilgili olarak Kurul; Yatsan [6], Antis [7],Jotun [8] ve BSH [9] kararlarında internet satışlarına ilişkin getirilen kısıtlamaları incelemiştir. Yatsan kararında öncelikle, internetten satış yasağının, pasif satışların engellenmesi bağlamında ağır sınırlama niteliği taşıdığı belirtilmiş; sonrasında, bu nitelikteki kısıtlamaya ilişkin kamu güvenliğinin ve sağlığının korunması gibi objektif bir gerekçenin ve yeni bir ürünün pazara sunulması/mevcut markanın yeni bir pazarda ilk defa pazarlanması durumunun var olup olmadığı analiz edilerek olay özelinde bu şartların karşılanmadığı sonucuna varılmıştır. Bireysel muafiyet değerlendirmesinde ise, teşebbüs tarafından yasaklamanın gerekçesi olarak ileri sürülen bedavacılık riski ve marka imajını koruma sebeplerinin önemli olduğu kabul edilmiş ancak Komisyon’un Kılavuzda benimsediği yaklaşıma dikkat çekilerek, anılan hedeflere ulaşmak açısından daha az kısıtlayıcı önlemlerin olduğu vurgulanmıştır. Ayrıca, internetin tüketicilere sağladığı faydalara değinilerek kısıtlamanın tüketici nezdinde fayda doğurmasının muhtemel olmadığı belirtilmiştir.

(70) Yukarıda yer verilen örnek kararlar ve değerlendirmeler doğrultusunda, internet satışlarına ilişkin kesin ve genel bir yasaklamanın, marka içi rekabeti kısıtladığı ve pasif satışların engellenmesi bağlamında ağır sınırlama niteliği taşıdığı kabul edilmektedir. I.4.4. Hayırlı El’in İnternet Satışlarına İlişkin Uygulamaları

(71) Hayırlı El’de yapılan incelemede elde edilen belge ve bilgilerde, internet satışlarının anılan teşebbüs tarafından sürekli olarak takip edildiği ve ilgili bayilere sürekli biçimde yeniden satış fiyatına ilişkin baskı yapıldığı ve uymayan bayilerin internet satışlarının kapatıldığı görülmektedir.

(72) Hayırlı El Genel Müdürü (…..) ile (…..) yetkilisi (…..) arasında geçen e-posta yazışmasında yer alan “Tüm internet kanallarınızdan vermiş olduğunuz malları geri alın lütfen Bugünden itibaren sadece eczane kanalında satışlarınıza devam edin lütfen.” ifadesinden (…..)’nin fiyat politikasını uygun bulmadığı teşebbüslerin internet satışlarını kapattırdığı anlaşılmaktadır.

(73) (…..) ve (…..) arasındaki yazışmada geçen “(…..) hanım selamlar, nasılsınız Milk shake’te kit veya köpükle ilgili internette rahatsız eden, kapattırmak istediğiniz bir satıcı var mı?” ifadelerinden internette satış yapan bayilerin marka hakkını kullanma yetkisi olmadığı gerekçesiyle e-pazaryerleri üzerinden satışın kısıtlandığı anlaşılmaktadır.

(74) Hayırlı El’de bulunan internet satışlarına ilişkin diğer belgelerde de internet satışlarının kapattırıldığına ve kısıtlandığına ilişkin ifadeler yer almakta olup, bu belgelerden amacın internet satış fiyatlarını kontrol etmeye yönelik olduğu görülmektedir. Dolayısıyla, bayilerin internet satışlarının kısıtlanmasına yönelik davranışların belirlenen fiyatın altında satış yapılmasını engellemek ve yeniden satış fiyatının tespitini kolaylaştırmak amacıyla gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Bu çerçevede, 6 23.09.2010 tarihli ve 10-60/1251-469 sayılı Kurul kararı

7 Antis’e ilişkin Kurulun iki ayrı kararı bulunmaktadır. Antis I: 08.05.2008 tarihli, 08-32/401-136 sayılı Kurul kararı; Antis II: 24.10.2013 tarihli, 13-59/831-353 sayılı Kurul kararı.

8 15.02.2018 tarihli, 18-05/74-40 sayılı Kurul kararı

9 22.08.2017 tarihli ve 17-27/454-195 sayılı Kurul kararı.

Page 14

yeniden satış fiyatının tespiti ve internet satışlarının kısıtlanması başlıkları altında ayrı ayrı yer verilen davranışların ayrı birer rekabet ihlali oluşturmayacağı, her iki eylemin tek bir ihlal olarak nitelendirilmesinin daha uygun olacağı değerlendirilmektedir. Bu bakımdan anılan davranışlar için tek bir yaptırım uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır.

I.5. İdari Para Cezasına ve Uzlaşma Sürecine İlişkin Değerlendirme

(75) 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesinin üçüncü fıkrası; " Bu Kanunun 4, 6 ve 7 nci maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, ceza verilecek teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirierinin yüzde onuna kadar idarî para cezası verilir." hükmünü amirdir.

(76) Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem Ve Kararlar İle Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik’in (Ceza Yönetmeliği) 4. maddesinde idari para cezası belirlenirken öncelikle temel para cezasının hesaplanacağı; ardından ağırlaştırıcı ve hafifletici unsurlar göz önünde bulundurularak temel para cezasının arttırılmasının ve/veya cezadan indirim yapılmasının söz konusu olacağı düzenlenmektedir.

(77) Ceza Yönetmeliği’nin temel para cezasını düzenleyen 5. maddesinin ilk fıkrasına göre; temel para cezası hesaplanırken ihlale taraf olan teşebbüslerin Kurul tarafından saptanacak yıllık gayri safi gelirlerinin, karteller için %2'si ile %4'ü, diğer ihlaller için %0,5'i ile %3'ü arasında bir oran esas alınacaktır. Anılan maddenin ikinci fıkrasında ise birinci fıkrada yazılı oranların belirlenmesinde ilgili teşebbüslerin veya teşebbüs birliklerinin piyasadaki gücü, ihlal neticesinde gerçekleşen veya gerçekleşmesi muhtemel zararın ağırlığı gibi hususların dikkate alınacağı hükmüne yer verilmiştir.

(78) Ceza Yönetmeliği’nin 4. maddesine göre, temel para cezasının hesaplanmasından sonra aynı Yönetmelik’in 6. ve 7. maddeleri çerçevesinde ağırlaştırıcı ve hafifletici unsurlar göz önünde bulundurularak artırma ve/veya indirme yapılmaktadır. Dosya kapsamında anılan Yönetmelik’in 6. maddesi çerçevesinde ağırlaştırıcı unsurun bulunmadığı değerlendirilmektedir. Öte yandan, ilgili Yönetmelik’in 7. maddesinin birinci fıkrasında ise hafifletici unsurlar “yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesi haricinde incelemeye yardımcı olunması, ihlalde kamu otoritelerinin teşvikinin veya diğer teşebbüslerin zorlamasının bulunması, zarar görenlere gönüllü olarak tazminat ödenmesi, diğer ihlallere son verilmesi, ihlal konusu faaliyetlerin yıllık gayri safi gelirler içerisindeki payının çok düşük olması gibi haller” şeklinde sayılmış olup söz konusu unsurların varlığı halinde temel para cezası dörtte bir ile beşte üç arasında indirilebilmektedir.

(79) 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin beşinci fıkrasında “Soruşturmaya başlanmasından sonra Kurul, ilgililerin talebi üzerine veya resen, soruşturma sürecinin hızlı bitirilmesinden doğacak usuli faydaları ve ihlalin varlığına veya kapsamına ilişkin görüş farklılıklarını göz önüne alarak uzlaşma usulünü başlatabilir. Kurul, hakkında soruşturma başlatılan ve ihlalin varlığı ile kapsamını kabul eden teşebbüs veya teşebbüs birlikleri ile soruşturma raporunun tebliğine kadar uzlaşabilir.”, altıncı fıkrasında “Bu çerçevede Kurul, hakkında soruşturma açılan taraflara, ihlalin varlığını ve kapsamını kabul ettikleri bir uzlaşma metni sunmaları için kesin bir süre verir. Verilen süre geçirildikten sonra yapılan bildirimler dikkate alınmaz. İhlal tespitinin ve idari para cezasının yer aldığı bir nihai kararla soruşturma sonlandırılır.” ve yedinci fıkrasında “Uzlaşma usulü sonucunda idari para cezasında yüzde yirmi beşe kadar

Page 15

indirim uygulanabilir.” hükümleri yer almaktadır.

(80) Soruşturma süreci devam ederken Hayırlı El tarafından, Kurum kayıtlarına 28.04.2022 tarih ve 27652 sayı ile giren yazıda, 4054 sayılı Kanun'un 43. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca uzlaşma sürecinin başlatılması talep edilmiştir. Söz konusu başvuru üzerine Kurul tarafından 12.05.2022 tarih ve 22-21/356-M sayı ile uzlaşma görüşmelerine başlanmasına karar verilmiştir.

(81) Uzlaşma görüşmelerine başlanmasına ilişkin Kurul kararını takiben 31.05.2022 tarihinde Hayırlı El vekil ve temsilcileriyle Kurum merkezinde Uzlaşma Yönetmeliği’nin 6. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca yapılan görüşmede Hayırlı El’e dosya konusu iddiaların içeriği, isnat edilen ihlalin niteliği, kapsamı ve süresi, uzlaşma tarafı olan teşebbüsler hakkında ihlal isnadına dayanak oluşturan başlıca belgeler, sürecin uzlaşma ile sonuçlanması halinde uygulanabilecek indirim oranı ve uzlaşma tarafına verilebilecek idari para cezası aralığı hakkında bilgi verilmiştir.

(82) Uzlaşma görüşmesi neticesinde tarafın uzlaşma sürecinin devam etmesi yönündeki beyanı doğrultusunda hazırlanan 21.06.2022 tarih ve 2021-3-074/BN-02 sayılı Bilgi Notu, Kurulun 23.06.2022 tarihli toplantısında görüşülmüş ve 22-28/450-MUA sayılı ara kararında, soruşturma sürecinin uzlaşma ile neticelenmesi halinde;

- Hayırlı El Kozmetik Pazarlama AŞ’nin yeniden satıcılarının satış fiyatının tespit

edilmesine yönelik davranışlarının 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında

Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğine,

- Bu doğrultuda anılan teşebbüse 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası

ve “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun

Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik”in 5.

maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi

uyarınca 2021 yılı gayrisafi geliri üzerinden %(…..) oranında olmak üzere

468.162,88 TL idari para cezası uygulanmasına,

- 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin yedinci fıkrası ve “Rekabeti Sınırlayıcı

Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılmasına

Yönelik Soruşturmalarda Uygulanabilecek Uzlaşma Usulüne İlişkin Yönetmelik”in 4.

maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca uzlaşma usulü sonucunda teşebbüse

verilecek idari para cezasında %25 oranında indirim uygulanmasına,

- Bu kapsamda uzlaşma usulü sonucunda teşebbüse 2021 yılı gayrisafi gelirleri

üzerinden nihai olarak %(…..) oranında ve 351.122,16 TL tutarında idari para cezası

uygulanmasına,

- Uzlaşma Yönetmeliği’nin 7. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca,

uzlaşma metninin Kuruma gönderilebilmesi için işbu ara kararın tebliğinden itibaren

Hayırlı El Kozmetik Paz. AŞ’ye 15 gün süre verilmesine,

- Uzlaşma metninin süresi içinde gönderilmemesi halinde, Kurulun işbu ara kararıyla

bağlı olmadığına

karar verilmiştir.

(83) Bahse konu ara kararda ceza oranı belirlenirken yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri çerçevesinde, Hayırlı El tarafından gerçekleştirilen yeniden satış fiyatının tespiti eyleminin dikey ilişkiler kapsamında ortaya çıktığı ve marka içi rekabeti kısıtlayacı nitelik arz ettiği dikkate alındığında anılan davranışların “diğer ihlaller” kategorisinde değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmış ve temel para cezasına

Page 16

başlangıç oranı %(…..) olarak takdir edilmiştir.

(84) Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin üçüncü fıkrasında ise ihlalin süresinin temel para cezasının tespitinde dikkate alınacağı öngörülmektedir. Belirtilen hükme göre temel para cezasının miktarı; bir ila beş yıl arasında süren ihlallerde yarısı oranında, beş yıldan uzun süren ihlallerde ise bir katı oranında arttırılacaktır. Dosya mevcudu bilgilere göre, Hayırlı El tarafından rekabetin ihlal edildiğini gösteren ilk ve son belgelerin tarihleri sırasıyla 24.01.2017 ve 09.02.2022 tarih aralığını kapsamaktadır. Bu çerçevede Hayırlı El açısından ihlal beş yıldan uzun sürdüğünden Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca temel para cezasının bir katı oranında artırılarak uygulanacak ceza oranı %(…..) olarak belirlenmiştir.

(85) Diğer taraftan Ceza Yönetmeliği’nin 6. maddesi kapsamında temel para cezasının artırılmasını gerektirecek herhangi bir ağırlaştırıcı unsurun veya 7. maddesi kapsamında temel para cezasının indirilmesini gerektirecek herhangi bir hafifletici unsurun bulunmadığı değerlendirilmiştir.

(86) Hayırlı El tarafından anılan ara karara istinaden gönderilen ve süresi içerisinde Kurum kayıtlarına intikal eden uzlaşma metninde, mezkûr kararda belirtilen hususlar kabul edilerek yürütülen soruşturmanın uzlaşma ile sonlandırılması talep edilmiştir.

(87) Uzlaşma Yönetmeliğinin 8. maddesinin birinci fıkrasında;

“1) Uzlaşma tarafı, uzlaşma ara kararında bildirilen hususları kabul etmesi halinde, aşağıdaki unsurları içeren bir uzlaşma metnini sunar:

a) Uzlaşma tarafının ihlalin varlığını ve kapsamını kabul ettiğine dair açık beyanı, b) Kurulun uzlaşma tarafına ihlal nedeniyle verebileceği azami idari para cezası oranı ve miktarı ile tarafın uzlaşma usulü çerçevesinde bu ceza oranını ve miktarını kabul ettiği,

c) Uzlaşma tarafının hakkındaki iddialar konusunda yeterli derecede bilgilendirildiği ve kendi görüşlerini ve açıklamalarını aktarmak için tarafa yeterli imkân tanındığı,

ç) İdari para cezasının ve uzlaşma metninde yer alan hususların uzlaşma tarafınca dava konusu yapılamayacağı.”

hükmüne yer verilmiştir. Bu kapsamda Hayırlı El tarafından gönderilen uzlaşma metninin Uzlaşma Yönetmeliği’nin 8. maddesinin birinci fıkrasında yer alan unsurları içerdiği görülmüştür.

(88) 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin yedinci fıkrasında “Uzlaşma usulü sonucunda idari para cezasında yüzde yirmi beşe kadar indirim uygulanabilir…” hükmü yer almaktadır. Uzlaşma Yönetmeliğinin 9. maddesinin birinci fıkrasında ise; “Uzlaşma metninin Kurum kayıtlarına girmesinden itibaren on beş gün içinde, Kurul tarafından ihlal tespitinin ve idari para cezasının yer aldığı bir nihai kararla ilgili taraf bakımından soruşturma sonlandırılır.” denilmektedir.

(89) Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda, Hayırlı El tarafından sunulan uzlaşma metni çerçevesinde Hayırlı El’in yeniden satıcılarının satış fiyatının tespit edilmesine yönelik davranışlarının 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle Ceza Yönetmeliği kapsamında 2021 yılı gayri safi gelirinin %(…..) oranında hesaplanan idari para cezasının %25 oranında indirilmesi, dolayısıyla 2021 yılı gayri safi geliri üzerinden %(…..) oranında idari para cezası uygulanması ve Hayırlı El hakkındaki soruşturmanın uzlaşma ile sonlandırılması sonuçlarına varılmıştır.

Page 17

J. SONUÇ

(90) Rekabet Kurulunun 24.03.2022 tarih ve 22-14/235-M sayılı kararı uyarınca yürütülmekte olan soruşturma kapsamında; Kurulun 23.06.2022 tarih ve 22-28/450- MUA sayılı ara kararı Hayırlıel Kozmetik Paz. A.Ş.’ye 24.06.2022 tarihinde 45811 sayı ile tebliğ edilmiş olup uzlaşma ara kararına istinaden gönderilen uzlaşma metni 07.07.2022 tarih ve 29574 sayı ile süresi içerisinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Bu kapsamda, anılan uzlaşma metninde ihlalin varlığı ve kapsamı ile uzlaşma ara kararında öngörülen azami idari para cezası oranı ve tutarı teşebbüs tarafından açıkça kabul edilmiş olup;

1. Hayırlı El Kozmetik Pazarlama AŞ’nin yeniden satıcılarının satış fiyatının tespit

edilmesine yönelik davranışlarının 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında

Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğine,

2. Bu doğrultuda anılan teşebbüse 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü

fıkrası ve “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim

Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin

Yönetmelik”in 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, ikinci fıkrası, üçüncü

fıkrasının (b) bendi uyarınca 2021 yılı gayrisafi geliri üzerinden %(…..) oranında

olmak üzere 385.178,23 TL idari para cezası uygulanmasına,

3. 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin yedinci fıkrası ve “Rekabeti Sınırlayıcı

Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılmasına

Yönelik Soruşturmalarda Uygulanabilecek Uzlaşma Usulüne İlişkin Yönetmelik”in 4.

maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca uzlaşma usulü sonucunda teşebbüse

verilecek idari para cezasında %25 oranında indirim uygulanmasına,

4. Bu kapsamda uzlaşma usulü sonucunda teşebbüse 2021 yılı gayrisafi gelirleri

üzerinden nihai olarak %(…..) oranında ve 288.883,67- TL tutarında idari para

cezası uygulanmasına,

5. Böylece Rekabet Kurulunun 24.03.2022 tarihli ve 22-14/235-M sayılı kararı uyarınca

yürütülen soruşturmanın uzlaşma usulü ile sonlandırılmasına

gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.

Some values in the tables are redacted as (.....) by the Turkish Competition Authority on trade-secret grounds.

Citation chain

Decisions referenced in this decision

  • 22-14/235-M

    This case number is not published in the Authority's decision archive (usually an interim decision).

Decisions taken at the same meeting

All decisions from this meeting
View all decisions of this type

Let's discuss what this decision means for your business

We provide end-to-end support on competition compliance, investigations and merger control.