G.2. Eşikler Yönünden Yapılan Değerlendirme
2010/4 sayılı “Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ”in (2010/4 sayılı Tebliğ) 7. maddesinde, “Bu Tebliğin 5 inci maddesinde belirtilen bir birleşme veya devralma işleminde; İşlem taraflarının Türkiye ciroları toplamının yüz milyon TL’yi ve işlem taraflarından en az ikisinin Türkiye cirolarının ayrı ayrı otuz milyon TL’yi veya işlem taraflarından birinin dünya cirosunun beş yüz milyon TL’yi ve diğer işlem taraflarından en az birinin Türkiye cirosunun beş milyon TL’yi, aşması halinde söz konusu işlemin hukuki geçerlilik kazanabilmesi için Kuruldan izin alınması zorunludur.” denilmektedir.
2010 yılında, işlem taraflarından Hüttenes-Albertus, dünya (…..)TL ciro elde etmiştir. Hikmet Doğan BORAN, Metko aracılığıyla Türkiye’de (…..) TL ciro elde etmiştir. Bu itibarla, dosya konusu işlem, 2010/4 sayılı Tebliğ’in 7(1)(b) maddesi bakımından Rekabet Kurulunun iznine tabidir.
G.3. Ortak Girişim ve Hâkim Durum Bakımından Değerlendirme
G.3.1. Ortak Girişimin Değerlendirilmesi
Metko’nun mevcut ortaklık yapısı, Hikmet Doğan BORAN %74,997 ve Hüttenes-Albertus %25 şeklindedir. Dosya mevcudu bilgilerden, Hikmet Doğan BORAN’ın Metko’yu tek başına kontrol ettiği anlaşılmıştır. Söz konusu işlem ile mevcut hissedarlardan Hikmet Doğan BORAN’ın, şirket hisselerinin %50'sini temsil eden payını yine mevcut ortak Hüttenes-Albertus'a devretmesi ile ortaklık yapısının Hikmet Doğan BORAN %24,997 ve Hüttenes-Albertus %75 şeklinde değişmesi öngörülmektedir.
Dosya konusu işlem neticesinde Hüttünes-Albertus’un Metko’daki ortaklık oranı %25’den %75’e çıkmaktadır. Her ne kadar %75’lik ortaklık oranı, Hüttünes-Albertus’a Metko’yu tek başına kontrol etme hakkı veriyor görünse de, taraflar arasında imzalanan “Ortaklık Anlaşması”na göre Metko’nun Hüttünes-Albertus ile Hikmet Doğan BORAN tarafından ortak kontrol edileceği anlaşılmaktadır.
2010/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinde, “Bu Tebliğ bakımından kontrol, ayrı ayrı ya da birlikte, fiilen ya da hukuken bir teşebbüs üzerinde belirleyici etki uygulama olanağını sağlayan haklar, sözleşmeler veya başka araçlarla meydana getirilebilir. Bu araçlar özellikle bir teşebbüsün malvarlığının tamamı ya da bir kısmı üzerinde mülkiyet veya işletilmeye müsait bir kullanma hakkı, bir teşebbüsün organlarının oluşumunda ya da kararları üzerinde belirleyici etki sağlayan haklar veya sözleşmelerdir.” hükmü yer almaktadır. Aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre, “Bağımsız bir iktisadi varlığın tüm işlevlerini kalıcı olarak yerine getirecek bir ortak girişimin oluşturulması, bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında bir devralma işlemidir. Bu tür işlemlerde, işlem taraflarının her biri devralan olarak kabul edilir.”
Bu çerçevede 2010/4 sayılı Tebliğ kapsamında bir ortak girişim işleminin, ortak kontrol, ortak girişimin bağımsız bir iktisadi varlık olarak kurulması ve ortak girişimin rekabeti sınırlayıcı ve bozucu etkisinin bulunmaması bakımlarından değerlendirilmesi gerekmektedir.
Ortak Kontrol Unsuru
Ortak kontrolün varlığının gerçekleşip gerçekleşmediğini tespit ederken ana teşebbüslerin eşit oy hakkına sahip olması veya karar organlarında eşit üyeyle temsil edilmesi; ana teşebbüslerden bazılarının azınlık paylarına sahip olmasına rağmen veto haklarını elinde bulundurması, oylamalarda ortak hareket edilmesi gibi hususlar belirleyici olmaktadır. Yani, ortak kontrol sadece hissedarlık yapısıyla değil, karar alma süreci, yönetim mekanizması, şirketin önemli kararlarında veto hakkının varlığı, hukuki/fiili olarak oy