bozulduğu veya kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik göstermesi,
teşebbüslerin uyumlu eylem içinde olduklarına karine teşkil eder.” hükmü yer
almaktadır.
Sıkı sıkıya lafza bağlı kalarak bir yorum yapılması halinde, karinenin kullanılabilmesi için, pazarda oluşmuş bir etkinin (ya da paralel davranışın) gösterilmesi gerekecektir. Ancak, oligopol pazarlarda, teşebbüslerin karşılıklı bağımlılık içinde oldukları ve dolayısıyla söz konusu davranışların bu bağımlılıktan kaynaklandığı savunmalarının kabul edilmesi halinde, paralel davranıştan başka herhangi bir delil bulunamaması durumunda ihlal sonucuna ulaşılamayacaktır.
Oysa, paralel davranışın yanında koordinasyonu da gösteren delillerin bulunması durumunda, karine kullanılmasına gerek kalmaksızın, uyumlu eylem olduğu sonucuna varılabilecektir.
Dolayısıyla, karinenin kullanılabilmesi için de, paralel davranış ve koordinasyon gösteren delillerin aranması karineyi etkisiz hale getirecektir. Kanun’un açıkça verdiği bir yetkinin kullanılamaması ya da gereksizliği söz konusu olmayacağına göre, bu durumda iki ayrı yorum yapılabilir.
1- Karinenin kullanılabilmesi için aranan delil şartı uyumlu eylemin ortaya konulması için aranandan daha düşüktür. Yani, teşebbüsler arasında doğrudan konuya ilişkin açık bir koordinasyon olduğu net olarak ortaya konamasa bile, koordinasyona yönelik bazı emarelerin bulunması durumunda karine kullanılabilecektir.
2- Amaçsal bir yorumla, karinenin kullanılabilmesi için illa pazarda oluşmuş bir etkinin gösterilmesine, yani paralel davranışın ortaya konmasına gerek olmayıp, örneğin, teşebbüsler arasında stratejik, gizli nitelikli bilgi (örneğin, pazar payı, fiyat, satış miktarları... vs) değişimi gibi, rekabetçi bir yapıda olması beklenmeyen davranışların (ya da rekabetin bozulduğu pazarlardakine benzer davranışların) ortaya konması yeterlidir. Bu durumda bir anlaşmanın ispatlanamaması halinde, karine kullanılabilecek ve Kanun’un öngördüğü üzere, ispat yükü ilgili teşebbüslere geçirilmiş olacaktır.
Oligopol piyasa, tek başına hakim konumda olmayan ancak bireysel olarak
yüksek pazar payına sahip olan birden fazla teşebbüsün oluşturduğu
piyasadır. Oligopolistik piyasalarda faaliyet gösteren teşebbüsler aldıkları
kararların, rakiplerin karlarını etkilediğini ve her bir teşebbüsün karının sadece
kendi davranışına değil, bu davranış karşısında rakiplerin göstermesi
muhtemel tepkilerine bağlı olduğunun farkındadır. İşte bu farkındalık
neticesinde olipolistik pazarlarda faaliyet gösteren firmalar arasında meydana
gelen “bağımlılık”, oligopolistik bağımlık olarak nitelendirilmektedir.
1560
Bu oligopolistik bağımlılığın en doğal sonucu ise, oligopol pazarlarda faaliyet
gösteren teşebbüslerden herhangi birisinin pazar payını arttırmak için indirim
yapması halinde, diğer teşebbüslerin hemen buna kendi fiyatlarını indirerek
cevap vermesidir. Buna göre, böyle bir fiyat savaşı sonucunda gelinen denge
noktasında söz konusu pazarda faaliyet gösteren teşebbüslerden hiç birisi bir
önceki denge noktasına göre daha iyi durumda değil, aksine, daha düşük bir