kendisine yapılan her türlü ihbar, şikayet ve başvuruyu mutlaka değerlendirmeye alarak, ihbar ve şikayetlerin ciddi bir şekilde ele alınmasının amaçlandığı, yaptırılacak önaraştırmadan sonra ciddi bulunan iddiaların derinleştirilerek soruşturma aşamasının yerine getirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Bu hükümlerden anlaşılacağı üzere, önaraştırma sonucunda rekabet kurallarını ihlal eden eylem, karar ve anlaşmaların varlığının bulunmadığı hususunda kurula tam bir kanaat gelmesi halinde soruşturma açılmamasına karar verileceği, ancak önaraştırma sonucu elde edilen belge ve bilgiler bu kanıya ulaşılmasını sağlamıyorsa bir başka deyişle bilgi ve belgelerin yetersizliği nedeniyle böyle bir kanaate varılamıyorsa soruşturma açılması gerektiği açıktır. 4054 sayılı yasanın yukarıda açıklanan amacına hizmet etmek adına, soruşturma açılmamasına karar verilebilmesi için önaraştırma sonucu elde edilen bilgi ve belgelerin, olayda rekabet ihlali olmadığını açık olarak ortaya çıkarması gerekir. Danıştay’ın
1
yerleşmiş içtihatları da bu yöndedir. Danıştay kararlarında, rekabet ihlaline ilişkin ciddi bulgulardan çok, öncelikle önaraştırma da elde edilen belge ve bilgilerin değerlendirilmesi sonucu, iddia konusu ihlallerin olmadığı yolunda kurula tam bir kanaat gelmesi hususunun varlığı aranmaktadır.
Dosya konusu olayımıza gelince yerinde inceleme sırasında, bazı bayilerin yanı sıra Toyota’da da bazı belgeler bulunmuştur.
1- Toyota'da yapılan yerinde incelemede alınan bazı bayilerin katılımı ile Bursa Anatolia Hotel Toplantı Salonu'nda 22.03.2006 tarihinde gerçekleştirilen toplantıda görüşülen hususlara yer verilmiş, bu belgede;
"Bölge içerisinde YS'lar arası fiyat birliği yapılmalı aksi taktirde kar yerine zarar
ediliyor. Bölge içi rekabet sonucu yapılan fiyat indirimleri kar marjını düşürüyor.
Ancak bölge içerisinde fiyat birliği yapılsa bile bölge dışından (Örn,
Lider/Ankara veya İstanbul YS'ları gibi) bölge içerisine yapılan satışlarda
anormal indirimler yapılıyor. Bu sefer de fiyat birliğinin bir anlamı kalmıyor.
Türkiye genelinde olmalı."
"Az bulunan modeller için (RAV4, Yaris, SD Dizel gibi) indirim yapan YS'ların
tahsisatları kesilsin. Yaptırım uygulansın. Aksi taktirde RAV4 gibi bölge
tahsisatına az veya hiç düşmeyen modeller bölgeye dışarıdan satılıyor."
'Toyota'nın diğer markalara kıyasla teknoloji ve kalite üstünlüğü olmasına
karşın imajı istenilen düzeyde değil. Bu konuda yeterli yatırım yapılmıyor. İmajı
bozan bir diğer husus da YS'lar arası yapılan kontrolsüz fiyat indirimi ve
rekabeti." İfadeleri yer almıştır.
"YS'lara verilen sözlerin tutulması gerekli. Örneğin, indirim yapılanlara tahsisat
kesilecekse kesilmeli, lafta kalmamalı bazı uygulamalar. Verilen sözlerin
arkasında durulmalı. Toyotasa daha şeffaf olmalı." hususları bulunmaktadır.
2- Toyota'da yerinde inceleme sırasında bulunan bir başa belgeden 27.03.2006 tarihinde bazı bayilerle birlikte Toyata elemanı Murat ÖZBEK'in katılımıyla Toyota Plaza Tokular'da bir toplantı gerçekleştirildiği anlaşılmıştır. Belgede, alınan ortak bir kararla 2006 yılının 2. toplantısının İzmir Akdemir'de, 3. toplantının ise Antalya Bakırcılar'da olacağı belirtilmiştir. Toplantıda görüşülen hususlara yer verilmiş, bu belgede ;
"Fiyat indirimi konusunda fiyat birlikteliğini sağlasak bile ikinci el, hediye, kasko
gibi uygulamalar sebebiyle gerçekte yapılamadığı söylendi. Bu sebeple
özellikle Y/S satış kadrolarına bu bilincin verilmesini sağlayalım. Sadece
1 (1) Danıştay 13.Dairesinin 07.02.2011 gün ve E.2010-4155 ,K.2011-492 sayılı kararı