Bu savunmaya karşı Soruşturma Heyeti Ek Yazılı Görüşü'nü bildirmiştir.
Soruşturma Heyeti, yapılan savunmaların Soruşturma Raporu'nda yer verilen
iddiaları çürütmediğini ve AB içtihatlarından örnek olarak verilen davaların,
Soruşturma Raporu'nda bahsedilen, pazarın yapısı, niteliği, şeffalığı, ürünün
özellikleri, uyumlu eylemin unsurları, bu unsurların gerçekleştiğini kanıtlayan
belge ve bilgiler de gözönüne alındığında, Soruşturma Heyeti tarafından
varılan sonuçları geçersiz kılan içtihatlar olmadığı görüşünü bildirmiştir.
Bu görüşe karşılık taraflar verdikleri cevapta benzer iddialarını
tekrarlamışlardır.
I.4.2.4. Sözlü Savunma Toplantısında Yapılan Savunmalar
Taraflar sözlü savunmalarında özetle;
- Usul yönünden yukarıda bahsi geçen hususlara yeniden değinmişler,
- Esas yönünden ise;
- Bir ürün olarak ‘gazete’nin diğer ürünlerden niteliksel olarak farklılık arzettiğini,
- Gazetelerin rekabetinde fiyatın belirleyici unsur olmadığını,
- Gazetelerin üst fiyat rekabetiyle değil, hizmet rekabetiyle yarıştıklarını,
- Fiyatın halktan kopamayacağını, yani fiyatların çok yükselmesi sonucu halkın mağdur olmadığını veya fiyatlar düşürülerek pazara giriş engeli oluşturulmadığını,
- Olayda rekabet sınırlandırılması amacı, sonucu ve etkisi olmadığını,
- Soruşturma heyetinin bahsettiği belgelere dayanarak niçin anlaşmadan değil de uyumlu eylemden inceleme yaptıklarını,
- Bahsedilen eylemlerin, uyumlu eylem kapsamında değerlendirilemeye- ceğini, çünkü uyumlu eylemin ileri sürülebilmesi için fiyat paralelliği ve rekabetin sınırlandırıldığı piyasalara benzer fiili durumun varlığı olmak üzere iki şartın bir arada olmasının kanuni zorunluluk olduğunu,
- Kanun’un madde gerekçesine bakıldığında, Kanun’un birinci paragrafında ihlalin varlığını gösterdiği düşünülen ‘amaç, etki ve tehdit’in varlığı şartının uyumlu eylemlerle ilgili olarak, anlaşma ve teşebbüs birlikleri kararlarından farklı olarak etki şartına bağlandığını,
- İncelenen üç buçuk yıl içerisinde, defalarca maliyetlere ve karlılığa bakıldığı halde, fiyatların halktan kopuk ve genel enflasyonist etkilerden bağımsız olarak artırıldığı yönünde en ufak bir iddiaya yer verilmediğini,
- Öte yandan rakiplerin pazara girişlerini engelleyecek türden maliyetin altında satışlar yapıldığı veya benzeri bir iddia olmadığını, pazarların bölüşülmesi veya reklam yerlerinin satışında bir sınırlamadan bahsedilmediğini, yani rekabetin sınırlandırılmasından söz edilmediğini,
ileri sürmektedirler.