(13) Dosya kapsamında kozmetik ve kişisel bakım ürünleri sektöründe faaliyet gösteren LOREAL’in yeniden satış fiyatlarını tespit etmek ve internet satışlarını kısıtlamak suretiyle 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlal edip etmediği hususu incelenmiştir. Bahse konu iddialara yönelik olarak yapılan tespit ve değerlendirmelere geçmeden önce internet satış yasakları ile yeniden satış fiyatının belirlenmesi şeklinde gerçekleşen rekabet ihlalleri hakkında bilgi verilmesi uygun olacaktır.
(14) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine göre, ‘‘Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacı taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemlerinin hukuka aykırı ve yasak’’tır. Söz konusu maddenin (a) bendinde ise dikey veya yatay anlaşmalar konusunda herhangi bir ayrıma gidilmeksizin, ‘‘Mal ve hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kâr gibi unsurlar ile alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi’’ hukuka aykırı eylemler arasında sayılmıştır.
(15) 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde ise Kurula belirli koşulları taşıyan anlaşma türlerine grup olarak muafiyet tanınmasını sağlayan ve söz konusu koşulları belirleyen tebliğler çıkarma yetkisi verilmiş bulunmaktadır. Bu doğrultuda, teşebbüslerin üretim ve dağıtım sürecini en iyi şekilde kurmalarını ve bunun sonucu olarak genellikle pazarda markalar arası rekabetin artmasını sağlayan dikey anlaşmalar, belirli koşulları sağlamaları hâlinde 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesindeki yasaklamadan muaf tutulması gereken anlaşma gruplarının başında gelmektedir.
(16) 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin (2002/2 sayılı Tebliğ) “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde dikey anlaşmalar “üretim veya dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren iki ya da daha fazla teşebbüs arasında belirli mal veya hizmetlerin alımı, satımı veya yeniden satımı amacıyla yapılan anlaşmalar” şeklinde tanımlanmakta olup bu anlaşmaların hangi hâllerde grup muafiyetinden yararlanabilecekleri anılan Tebliğ’de açıklanmıştır. Buna göre, bu Tebliğ ile sağlanan grup muafiyeti, kural olarak, sağlayıcının dikey anlaşma konusu mal veya hizmetleri sağladığı ilgili pazardaki pazar payının %30’ı aşmaması durumunda uygulanmaktadır. Hangi tür dikey sınırlamaların grup muafiyeti rejimine tabi olmadığı ise 2002/2 sayılı Tebliğ’in 4. maddesinde açıklanmıştır. Buna göre;
- Alıcının kendi satış fiyatını belirleme serbestisinin engellenmesi (Taraflardan
herhangi birinin baskısı veya teşvik etmesi sonucu sabit veya asgari satış fiyatına
dönüşmemesi koşuluyla, sağlayıcının azami satış fiyatını belirlemesi veya satış
fiyatını tavsiye etmesi mümkündür),
- Seçici dağıtım sisteminde, bir sistem üyesinin yetkili olmadığı yerde faaliyet
göstermesinin yasaklanması hakkı saklı kalmak kaydıyla, perakende seviyesinde
faaliyet gösteren sistem üyelerinin son kullanıcılara yapacakları aktif veya pasif
satışların kısıtlanması,
- Seçici dağıtım sisteminde, sistem üyelerinin kendi aralarındaki alım ve satımın
engellenmesi,
- Parçaların birleştirilmesi ile oluşturulan malların söz konusu olması hâlinde, bu
parçaları satan sağlayıcı ile birleştiren alıcı arasındaki anlaşmalarda, sağlayıcının bu
parçaları son kullanıcılara veya malların bakımı ya da onarımıyla alıcı tarafından
yetkilendirilmemiş tamircilere yedek parça olarak satmasının yasaklanması,
- Aşağıdaki hâller dışında, alıcının sözleşme konusu mal veya hizmetleri satacağı
bölge veya müşterilere ilişkin kısıtlamalar getirilmesi: