26-16/460-168
konu işlemin, 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve 2010/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesi kapsamında bir devralma işlemi olduğu anlaşılmaktadır.
(6) Diğer yandan 2010/4 Sayılı Tebliğ’in 7. maddesinin birinci fıkrasında, “Bu Tebliğ’in 5 inci maddesinde belirtilen bir birleşme veya devralma işleminde;
a) İşlem taraflarının Türkiye ciroları toplamının üç milyar TL’yi ve işlem taraflarından
en az ikisinin Türkiye cirolarının ayrı ayrı bir milyar TL’yi veya
b) Devralma işlemlerinde devre konu varlık ya da faaliyetin, birleşme işlemlerinde
ise işlem taraflarından en az birinin Türkiye cirosunun bir milyar TL’yi ve diğer işlem
taraflarından en az birinin dünya cirosunun dokuz milyar TL’yi aşması halinde söz
konusu işlemin hukuki geçerlilik kazanabilmesi için Kuruldan izin alınması
zorunludur.”
hükmü ile esas olarak hangi birleşme ve devralma işlemlerinin izne tabi olduğu belirlenmektedir. Bu kapsamda Bildirim Formu’nda yer verilen taraflara ait ciro bilgilerinden anılan Tebliğ'in 7. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde öngörülen eşiklerin aşıldığı ve bildirime konu işlemin izne tabi olduğu anlaşılmaktadır.
(7) Bildirime konu işlemin Kurulun iznine tâbi olduğunun tespitinin ardından işlem sonucunda 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi anlamında başta bir hâkim durum yaratılması veya mevcut bir hâkim durumun güçlendirilmesi olmak üzere etkin rekabetin önemli ölçüde sınırlandırılmasının söz konusu olup olmayacağı incelenmelidir.
(8) 2010/4 sayılı Tebliğ ekinde yer alan bildirim formunda,
“Etkilenen pazarlar: Türkiye'de bildirim konusu işlemden etkilenme ihtimali olan ve;
a) Taraflardan ikisinin veya daha fazlasının aynı pazarda ticari faaliyette bulunduğu
(yatay ilişki),
b) Taraflardan en az bir tanesinin bir diğerinin faaliyet gösterdiği herhangi bir ilgili
pazarın alt veya üst pazarında ticari faaliyette bulunduğu (dikey ilişki), tüm ilgili
ürün pazarlarından ve ilgili coğrafi pazarlardan oluşur."
ifadeleri yer almaktadır. Bu doğrultuda mevcut dosya kapsamında tarafların faaliyet alanlarının Türkiye'de yatay ve/veya dikey olarak örtüşüp örtüşmediği incelenmelidir.
(9) Daha önce de ifade edildiği üzere bildirime konu işlem, hâlihazırda nihai olarak ISS Grubu ve SKYLANDER tarafından ortak kontrol edilen ISS TÜRKİYE’nin tek kontrolünün nihai olarak ISS Grubu tarafından devralınmasına, diğer bir ifadeyle ISS TÜRKİYE’nin kontrol yapısının ortak kontrolden tam kontrole geçmek suretiyle değişmesine ilişkindir. Bildirim Formu ile cevabi yazıda taraflarca ISS Grubu’nun, ISS TÜRKİYE haricinde Türkiye’de başka herhangi bir teşebbüs aracılığıyla faaliyette bulunmadığı, Türkiye’de herhangi bir teşebbüs üzerinde tek yahut ortak kontrole sahip olmadığı ifade edilmektedir. Dolayısıyla bildirime konu işleme izin verilmesi halinde ISS Grubu’nun işlem öncesi ortak kontrolüne sahip olduğu ISS TÜRKİYE’nin tek kontrolünü devralması dışında herhangi bir yoğunlaşma artışı gerçekleşmeyeceği görülmektedir.
(10) Yukarıda yer verilen bilgiler ışığında bildirime konu işlem kapsamında devralan ISS Grubu’nun faaliyetleri ile devre konu teşebbüs ISS TÜRKİYE’nin Türkiye'deki faaliyetleri arasında yatay ve/veya dikey herhangi bir örtüşme bulunmadığı; işlemin ortak kontrolden tek kontrole geçiş niteliğinde olması sebebiyle, işlemin yapısı gereği, işlemin gerçekleşmesi durumunda tarafların pazar paylarında bir değişiklik ve/veya artış meydana gelmeyeceği hususları göz önüne alındığında işlemin rekabet karşıtı bir endişe doğuracak herhangi bir yoğunlaşmaya neden olmayacağı anlaşılmaktadır.