Söz konusu Yönetmelikte, atık yağlardan kaynaklanan her türlü zararın giderilmesi için yapılan harcamaların “kirleten öder” prensibine göre kirliliğe neden olan gerçek ve tüzel kişiler tarafından karşılanacağı, atık motor yağların, motor yağı üreticileri veya bunların yetkilendirilmiş kuruluşları tarafından toplanacağı, atık motor yağların bunlar dışındaki gerçek ve tüzel kişiler tarafından toplanamayacağı, motor yağı üreticilerinin, ülkenin her yanından atık motor yağlarını toplayacak şekilde sistem kurmakla ve bu sistemi etkin olarak çalıştırmakla yükümlü oldukları ifade edilmiştir. 2008 tarihli Atık Yönetmeliğinde “kirleten öder ilkesine” göre yapılan harcamalara kirliliğe neden olan gerçek ve tüzel kişiler tarafından karşılanacağı belirtilmekle birlikte, kirleteni üreticiler olarak belirlemesi nedeniyle kirleten öder ilkesinin yalnızca üreticilere uygulanan özel bir çeşidi olarak tanımlanan üretici sorumluluğu ilkesini benimsediği görülmektedir. Üretici sorumluluğu ilkesi, kirleten öder prensibi uyarınca, kirletenin “üretici” olarak tanımlandığı ve dolayısıyla kirlilik maliyetlerinin üretici tarafından karşılanması gerekliliğini ifade etmektedir.
H.3.1. Bireysel/Kolektif Atık Yönetim Sistemleri ve PETDER Đktisadi Đşletmesinin 4054 sayılı Kanun Karşısındaki Durumu
Üretici sorumluluğu çerçevesinde 2008 tarihli Atık Yönetmeliği ile motor yağı üreticilerine atık motor yağların toplanmasının sağlanması için ya doğrudan kendileri bir sistem oluşturma (bireysel sistem/organizasyon) ya da bir sisteme (kolektif sistem/organizasyon-yetkilendirilmiş kuruluş) katılma zorunluluğu getirilmiştir. Üreticilerin sorumluluklarını yerine getirebilmeleri bakımından doğrudan kendilerinin oluşturacakları bireysel sistemler ile kolektif sistemler ilke olarak birbirlerinin yerine
1
kullanılabilen seçenekler olarak değerlendirilmektedir.
Üretici sorumluluğu çerçevesinde kurulan kolektif sistemlere üye/hissedar olarak katılan üreticilerin atık yönetim sistemleri kurma yükümlülükleri bulunduğu göz önüne alındığında, söz konusu kolektif sistemin bulunmadığı durumda, bu üreticilerin bireysel olarak veya diğer üreticilerle birlikte sistem kurmaları gerekmektedir. Bu anlamda kolektif sistemler, bu sisteme rakip sistemleri kurabilecek teşebbüsler tarafından oluşturulmaktadır. Dolayısıyla ilgili tüm üreticilerin üye/hissedar olarak hizmet aldıkları bir sistemin varlığı esasen, potansiyel olarak atık yönetim hizmeti sağlayabilecek teşebbüslerin bir araya getirilmesi anlamını taşımaktadır. Bu çerçevede, diğer yatay işbirliği alanlarında olduğu gibi sistem çatısı altında rakipler arasında yaratılan
2
işbirliğinin de dikkatlice değerlendirilmesi gerekmektedir. OECD’ye göre, üreticiler atık yönetimini sağlamak üzere birlikte çalışabiliyor ve kolektif sistemler oluşturabiliyorlarsa, bu firmaların başka konular üzerinde de danışıklı hareket edebilmeleri her zaman mümkün olabilecektir. Benzer şekilde AB Komisyonu tarafından da, üye ülkelerin tamamında yükümlü teşebbüslerin atık yönetim sistemleri kurmak için koordinasyona
3 yöneldikleri, bu durumun birtakım rekabetçi endişeler yarattığı ifade edilmiştir. Bu anlamda, ürün piyasasında rakip olan teşebbüslerin ortaklığına dayanan kolektif sistemlerin ilk bakışta rekabet hukuku bakımından sakıncalı olduğu düşünülse bile, AB Komisyonu’nun atık yönetimine ilişkin olarak verdiği kararlarda, sistemin “rakiplerin birlikteliğine dayanan yapısını” muafiyet değerlendirmesine konu yapmadığı, ancak
[1] AB Komisyonu, aynı atık çeşidine ilişkin olarak verdiği Eco-Emballages kararında, düzenlemelerde bu tarz bir zorunluluğun bulunmaması karşısında, sistem piyasasını alt piyasalara ayırmamıştır. Benzer şekilde Komisyon, AB Direktifleri çerçevesinde atık cihaz ile hurda araçlara ilişkin yaptığı değerlendirmede, bireysel ve kolektif sistemleri ayrı pazar tanımlarının konusu yapmayarak, söz konusu çözümlerin birbirine ikame kabul edildiği tek bir sistem piyasası belirlemiştir.
2 OECD (2006), “Working Group on Waste Prevention and Recyling: EPR Policies and Product Design: Economic Theory and Selected Case Studies” ENV/EPOC/WGWPR(2005)9/FINAL s.11.
[3] European Commission (2005), “Concerning Issues of Competition in Waste Management Systems” DG Competition Paper s.14.