Sözleşme hükmünden anlaşıldığı üzere, satış noktası sunuş ve görünebilirliği baz alan objektif kriterleri karşıladığı ölçüde puan toplamakta, buna ek olarak belirli miktarda ürünü almayı taahhüt etmektedir. Red Bull ise kriterlerin yerine getirilmesi ve kotanın tamamlanması karşılığında yine sözleşmeyle belirlenen miktarda primi ödeyecektir. Öngörülen sistemde, primin %...’si salt “Görünebilirlik” kriterine bağlanmıştır. 6. ayın sonunda dört kriterin sağlanması halinde primin %...’si, kotanın en az yarısının doldurulması halinde ise %...’u ödenecektir. Sözleşme sonunda ise yine dört kriterin sağlanması halinde primin %...’u, kotanın ikinci yarısının doldurulması halinde ise kalan %...’u ödenecektir. Sözleşme’nin kota dolana kadar yürürlükte kalacağı da hüküm altına alınmıştır.
Buna göre, satış noktasına yapılacak ödeme büyük ölçüde ürünün sunumuna göre objektif kriterlere bağlanmıştır. Satış noktası belirlenen dönemlerde kotayı dolduramadığında ise toplam primin en fazla %20’sinden mahrum kalacaktır. Bu durum rekabet etmeme yükümlülüğüne nispetle daha zayıf bir kapama etkisi olduğu
5
kabul edilen kota uygulamalarının fiili münhasırlığa dönüşme riskini azaltmaktadır. Buna ek olarak, kotanın süreye tabi olmaması ve doldurulmaması halinde herhangi bir yaptırım öngörülmemesi de durumu pekiştirmektedir. Dolayısıyla, Sözleşme’de 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında bir kısıtlamanın yer almadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Ayrıca, incelenen kota taahhütleri ve buna bağlı olarak satış noktalarına sağlanan ayni yahut nakdi tüm avantajların fiili münhasırlık yaratmayacak şekilde uygulanması gerekmektedir.
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
Red Bull Gıda Dağıtım ve Pazarlama Ticaret Ltd. Şti.’nin,
1- Enerji içecekleri alım ve yeniden satımını düzenleyen ve rekabet yasağı ile kota
taahhüdü içeren sözleşmelerinin, teşebbüsün pazar payının 2002/2 sayılı
Tebliğ’de belirtilen eşiğin aşılması nedeniyle, 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara
İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği kapsamında grup muafiyetinden yararlanamadığına, 2- İnceleme dönemine kadar yürürlükte kalan sözleşmeler bakımından, ilgili pazarın
anılan dönemdeki yapısı ve sözleşmelerle sağlanmış olan münhasırlığın toplam
pazar içinde sınırlı kalmış olması dolayısıyla, rekabet etmeme yükümlülüğü ve
kota taahhüdü içeren sözleşmelerin, 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde
öngörülen şartların tamamını karşılaması nedeniyle söz konusu dönemde bireysel
muafiyetten yararlandığına,
3- İnceleme döneminde tadil edilen yahut yeni akdedilen ve kota taahhüdü içeren
sözleşmelerde 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi bağlamında bir kısıtlama yer
almadığına
5 Kılavuz’un 88. paragrafında “Örneğin rekabet etmeme yükümlülüğü alıcıyı sadece tek bir marka almak zorunda bırakırken, miktar zorlaması olarak adlandırılan ve alıcıya belirli miktarda alım zorunluluğu getiren kısıtlamalar alıcıya rakip ürünleri de alabilme konusunda açık kapı bırakır. Bu nedenle miktar zorlaması şeklinde bir kısıtlamanın yol açacağı kapama etkisi görece daha az olacaktır.” denilmektedir.