şekilde en az üç ecza deposunun bulunacağı bir sıralama yapılacağı ve bu
sıralamada birinci olan ecza deposu ile ihaleyi yapan hastane arasında, bugün
eczaneler ile depolar arasında bulunan telefonla sipariş sistemi benzeri bir
tedarik sistemi sistemi kurularak, hastane eczanelerinin hem ilaçların miat
sorunu hem de stok maliyeti gibi maliyetlerden kurtarılmasının hedeflendiği
anlaşılmaktadır.
Ancak söz konusu değişikliklerin uygulanması aşamasında, başvuru konusu
Sözleşme’nin 4.3. maddesinde öngörülen % 2.5’luk pazar payı eşiği sebebiyle;
5680 sayılı Kanun’un 1. maddesindeki “…İstekliler (ihaleci depolar) yeterliliklerinin devam ettiğini oniki ayda bir belgelendirir. Yeterliliği devam etmeyenlerin…çerçeve sözleşmesi fesh edilir…” hükümünden yola çıkılarak, eşik altı kalmaları nedeniyle Pfizer’den mal alamayacak olan ihaleci depoların hastanelerin Pfizer marka ilaç ihtiyaçlarını karşılayamacak olmaları nedeniyle yeterliliklerini kaybetme durumunun ortaya çıkabileceği,
Söz konusu ihale depolarının % 2.5’luk pazar payı eşiği neticesinde yeterliliklerini kaybetmesi ve bu ihalelere girememeleri durumunda, pazardaki oyuncu sayısının hatırı sayılır biçimde düşecek olması nedeniyle ihale depoları arasındaki rekabetin önemli ölçüde azalacağı,
İhale depoları arasındaki rekabetin ortadan kalkması halinde, yaklaşık 1.8-2 milyar YTL büyüklüğü olan yatan hastaların ilaç ihtiyaçlarının karşılandığı pazarda (ortalama %1’lik bir iskontonun 18 milyon YTL anlamına geldiği düşünüldüğünde) kamunun önemli zararlara uğraması ihtimali bulunduğu,
%2.5’luk pazar payı eşiğinin, eşik üstünde kalan depolardan ilaç almanın ihalelerde teklif vermek için alternatif bir temin kaynağı olmaması nedeniyle, pazardaki ihale deposu sayısını azaltıcı bir etkisi olması yanında, potansiyel olarak ihale depoculuğu pazarına girmek isteyen teşebbüslerin de pazara girişlerini engelleyeceği,
Pfizer’in başvurusuna verilecek olası bir muafiyet ile diğer yabancı ilaç firmalarının da ecza depoları ile belirli pazar payı eşikleri içeren düzenelemeler yapması durumunda bu depoların, Pfizer marka ilaçların temini için ihalelere girememelerine rağmen Kanun’da öngörülen yeterliliklerini kaybetmediği varsayılsa bile, hiçbir yabancı ilaç firması için ihalelere teklif verememe riskinin ortaya çıkabileceği,
görülmektedir. Nitekim bu husus, “…Pfizer’ın IMS verilerine göre pazar payı %
2,5’in altında olan ecza depolarıyla çalışmaması halinde daha çok eczanelerle
çalışan ecza depoları bu uygulamadan olumsuz yönde etkilense de ihale
usulüyle çalışan ecza depoları da olumsuz etkilenecektir. Bu uygulama hayata
geçerse, Pfizer ürünleri bulunana ihalelere biz fiyat atamayız. Bizim Pfizer
ürünlerini % 2.5 üzerinde paya sahip olan depolardan alıp satmamız da mümkün
değildir. Zira bu durumda kar edemeyiz…” şeklindeki beyanı ile ihaleci bir ecza
deposu olan (…) Ecza Deposu yetkilisi tarafından da doğrulanmaktadır.
Sonuç olarak, başvuru konusu Sözleşme’nin 4.3. maddesinde yer alan % 2.5’luk
pazar payı eşiğinin, özellikle de yeni değişen sistem neticesinde, ihaleci depoları
ve dolayısıyla da ilaç ihtiyaçlarını ihale karşılayacak devlet ve üniversite
hastaneleri olumsuz yönde etkileyeceği anlaşılmaktadır.