Scholz AG’nin, Toyota Tsusho Corporation tarafından bir kısım hisselerinin devralınması ve Scholz GmbH…
Merger and Acquisition14-18/349-155Decision date: 20.05.2014Publication date: 11.07.2014
Scholz AG’nin, Toyota Tsusho Corporation tarafından bir kısım hisselerinin devralınması ve Scholz GmbH şeklinde yapılandırılarak ortak girişime dönüştürülmesi işlemine izin verilmesi talebi.
The text below is extracted from the decision document published by the Turkish Competition Authority; page numbers, tables and figures keep their position in the original document. The summaries, classifications and explanations on this page are provided for information only and do not constitute legal opinion or advice; the binding text is the decision as published by the Authority.
Fevzi ÖZKAN, Dr. Metin ARSLAN, Doç. Dr. Tahir SARAÇ
B. RAPORTÖRLER: M. Nazlı ÖNAL, Mehmet TOKGÖZ
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN: Toyota Tsusho Corporation
Temsilcileri: Av. Gönenç GÜRKAYNAK,
Av. K. Korhan YILDIRIM, Av. E. Açelya SETKAYA
Çitlenbik Sok. No:12 Yıldız Mah. 34349 Beşiktaş/İstanbul
(1) D. DOSYA KONUSU: Scholz AG’nin, Toyota Tsusho Corporation tarafından bir kısım hisselerinin devralınması ve Scholz GmbH şeklinde yapılandırılarak ortak girişime dönüştürülmesi işlemine izin verilmesi talebi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına en son 07.05.2014 tarihinde giren yazıyla tamamlanan bildirim üzerine düzenlenen 14.05.2014 tarih ve 2014-5-20/Öİ sayılı Ön İnceleme Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda, bildirim konusu işleme izin verilmesinde sakınca bulunmadığı ifade edilmiştir.
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
(4) İşlem konusu, Scholz AG (Scholz) hisselerinin bir kısmının Toyota Tsusho Corporation (TTC) tarafından devralınması ve Scholz GmbH [1] olarak yapılandırılacak olan şirket üzerinde TTC ve Scholz tarafından ortak girişim tesis edilmesidir.
(5) 2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ’in (2010/4 sayılı Tebliğ) 5. maddesinin üçüncü fıkrasına göre; “Bağımsız bir iktisadi varlığın tüm işlevlerini kalıcı olarak yerine getirecek bir ortak girişim oluşturulması” birleşme veya devralma sayılan hallerden kabul edilmektedir. Bu tanım çerçevesinde bir ortak girişimin 2010/4 sayılı Tebliğ kapsamında birleşme ve devralma sayılabilmesi için ortak kontrol altında bir teşebbüsün bulunması ve ortak girişimin bağımsız bir iktisadi varlık olarak ortaya çıkması şeklinde iki unsurun birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
(6) Bu bağlamda öncelikle planlanan işlemin ortak kontrol bakımından değerlendirilmesi gerekmiştir. Ortak girişimde ana teşebbüslerin ortak kontrolünün varlığına karar vermek için yönetim kurulunun yapısı ve karar alma mekanizması önem taşımaktadır. Bildirim formunda verilen bilgilere göre, işlem taraflarının imzaladığı Yatırım Anlaşması ve Hissedarlar Anlaşması gereği, Scholz GmbH, işlem sonucunda Scholz ailesi ve TTC’nin ortak girişimi olacaktır. Başvuru konusu işlem sonrasında TTC’nin sağlayacağı 1 Hâlihazırda Federal Almanya Kanunlarına göre Anonim şirket hüviyetinde olan Scholz AG’nin işlem
sonrasında Scholz GmbH olarak adlandırılacak bir Limited şirket hüviyetine dönüşeceği ifade edilmiştir.
İkisi de aynı teşebbüsü ifade ettiğinden her ikisi de Scholz olarak anılacaktır.
Page 2
14-18/349-155
hissedarlık kredisinin sermaye artırımı yoluyla Scholz sermayesine dönüştürülmesi veya dönüştürülmemesi durumuna göre, yeni kurulacak şirketin hissedarlık yapısı ve tarafların yönetim kurulunda temsil edilme durumu farklı şekilde oluşacaktır. Ancak her durumda da TTC, Scholz GmbH üzerinde azınlık haklarına bağlı özel haklarından ötürü ortak kontrole sahip olacaktır.
(7) İkinci olarak, planlanan işlemin (ortak girişimin), iktisadi bağımsızlık unsuru bakımından değerlendirilmesi gerekmektedir. Burada iktisadi bağımsızlık; ortak girişimin, stratejik kararların alınması bakımından taraflarından tamamen ayrı hareket etmesini değil, operasyonel anlamda bağımsız faaliyette bulunabilmesini ifade etmektedir. Bunun için de, gerekli yönetime, mali, personel, taşınır ve taşınmaz malvarlıklarını da içeren yeterli kaynağa sahip olması gereklidir. Bildirim Formunda, Scholz’un yeni kurulan bir şirket olmadığı, uzun süredir birçok pazarda faaliyet gösteren ve devamlılık arz eden bir şirketler grubu olduğu ve günlük faaliyetlerini yürütmek için kendi yönetim birimleri bulunduğu ifade edilmektedir. Bu bağlamda, iktisadi bağımsızlık unsurunun da sağlandığı görülmüştür.
(8) Dosya mevcutlarından, işlemin 2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ’in 5. maddesi kapsamında bir birleşme devralma işlemi olduğu ve ilgili cironun 2010/4 sayılı Tebliğ’in 7. maddesinde öngörülen eşikleri aşması nedeniyle de izne tabi olduğu anlaşılmıştır.
(9) 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi uyarınca “Bir ya da birden fazla teşebbüsün hakim durum yaratmaya veya hakim durumlarını daha da güçlendirmeye yönelik olarak, ülkenin bütünü yahut bir kısmında herhangi bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuracak şekilde birleşmeleri veya herhangi bir teşebbüsün ya da kişinin diğer bir teşebbüsün mal varlığını yahut ortaklık paylarının tümünü veya bir kısmını ya da kendisine yönetimde hak sahibi olma yetkisi veren araçları, miras yoluyla iktisap durumu hariç olmak üzere, devralması hukuka aykırı ve yasaktır.”
(10) Bildirim formunda yer alan bilgiler dâhilinde, TTC dünya genelinde metal, küresel üretim ve lojistik, gıda, otomotiv, makine, enerji ve proje, kimya ve elektronik, tüketici ürünleri ve hizmetleri ile malzemeleri gibi farklı alanlarda faaliyet göstermektedir. Bununla birlikte TTC Türkiye ve Avrupa Birliği’ndeki faaliyetlerini hisselerinin tamamına sahip olduğu Toyota Tsusho Europe S.A (TTESA) tarafından gerçekleştirmektedir. TTESA’nın Avrupa’da 8 farklı ülkede şubesi bulunmaktadır. Türkiye’deki faaliyetleri ise Toyota Tsusho Otomotiv San. ve Tic. A.Ş. (TTC TÜRKİYE) tarafından gerçekleştirilmektedir. TTC TÜRKİYE’nin demir çubuk ve tel demiri ile çelik saç sektöründe faaliyetleri bulunmaktadır. Ayrıca TTC, Türkiye’de Techno Steel Processing Türkey Çelik Bükme ve İşleme Sanayi ve Ticaret A.Ş. (TECHNO STEEL) adında bir çelik bobin tesisi işletmektedir. TECHNO STEEL’in üretim süreçlerinde oluşan artık çelikleri yerel hurda alıcılarına satmakta olduğu belirtilmiştir.
(11) Scholz, dünya çapında demirli ve demirsiz metal hurda, özel çelik ürünleri, demir dövme teknikleri (dövmelerin üretimi ve işlenmesi ve alüminyumun ikincil eritme işlemi ve bu tür metallerin satışı) gibi farklı alanlarda faaliyet göstermektedir. Scholz Türkiye’deki faaliyetlerini Scholz Geri Dönüşüm San. ve Tic. Ltd. Şti. (SCHOLZ GERİ DÖNÜŞÜM) ve Scholz Metal Nakliye Geri Dönüşüm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (SCHOLZ METAL NAKLİYE) adı altında gerçekleştirmektedir. SCHOLZ GERİ DÖNÜŞÜM hurda toplama ve hurda satışı pazarlarında faaliyet göstermektedir. SCHOLZ METAL NAKLİYE demirli ve demirsiz hurda toplama ve satışı pazarlarında faaliyet göstermektedir. Scholz’un demirli hurda toplama pazarına ilişkin olarak
Page 3
14-18/349-155
Türkiye’de %2,1 civarında pazar payının bulunduğu, demirsiz hurda pazarındaki payının ise çok küçük miktarlarda olduğu belirtilmiştir.
(12) TTC ile Scholz’ün faaliyet alanları göz önüne alındığında ilk aşamada çelik üretiminde kullanılan demirli ve demirsiz metal hurda pazarının etkilenebileceği düşünülebilirse de, TECHNO STEEL’in Türkiye’de demirli ve demirsiz metal hurda pazarında toplama ve satış olarak nitelendirilebilecek bir faaliyetinin olmadığı, sadece diğer metalli üretim yapan firmalar gibi üretim sonrası meydana gelen işlevsiz atık çelikleri hurda toplayıcılarına sattığı ifade edilmiştir. TECHNO STEEL tarafından yerel hurdacılara yapılan satışların sürekli ve sistematik bir şekilde gerçekleştirilen bir ticari faaliyet olmadığı göz önüne alındığında, söz konusu devralma işlemi sonucunda Türkiye’de herhangi bir pazarda yoğunlaşmanın söz konusu olmayacağı ve dolayısıyla rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuracak şekilde yeni bir hâkim durum yaratılmayacağı veya mevcut bir hâkim durumu güçlendirilmeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
H. SONUÇ
(13) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, bildirim konusu işlemin 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan 2010/4 sayılı “Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ” kapsamında izne tabi olduğuna; işlem sonucunda aynı Kanun maddesinde yasaklanan nitelikte hakim durum yaratılmasının veya mevcut hakim durumun güçlendirilmesinin ve böylece rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz konusu olmaması nedeniyle işleme izin verilmesine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Some values in the tables are redacted as (.....) by the Turkish Competition Authority on trade-secret grounds.