modeldir. Ortak girişim anlaşmalarının çoğu rekabeti sınırlayıcı değildir. Rekabeti sınırlayıcı olanların çoğunluğu ise olumlu iktisadi etkiler doğurmaktadır. Bu tür anlaşmalar bir yandan rekabeti sınırlayarak ekonomiye zarar verirken, diğer yandan üretimde, dağıtımda, teknolojide iyileşmeler yaratarak ekonomiye katkıda bulunmaktadır.
Bu noktada ortak girişime ilişkin sağlıklı bir değerlendirme yapılması, ilgili ortak girişimin yoğunlaşma mı doğurucu yoksa işbirliği mi doğurucu olduğunun belirlenmesine bağlıdır. En basit haliyle;
- birleşme benzeri/yoğunlaşma doğurucu/tam işlevsel
- kartel benzeri/işbirliği doğurucu/tam işlevsel olmayan
ortak girişimler şeklinde temel bir ayırıma gidilebilir.
Başvurunun 1997/1 sayılı “Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ” çerçevesinde değerlendirilebilmesi için, söz konusu işlemin bir birleşme veya devralma olup olmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
1997/1 sayılı Tebliğ’in “Birleşme veya Devralma Sayılan Haller” başlıklı 2. maddesinin (c) bendi uyarınca bir ortak girişimin, yoğunlaşma doğurucu bir birleşme olarak kabul edilebilmesi için;
- bağımsız bir iktisadi varlık olarak ortaya çıkması,
- taraflar arasındaki veya taraflarla ortak girişim arasındaki rekabeti
sınırlayıcı amacı veya etkisi olmaması,
- “ortak kontrolün varlığı” koşulları aranmaktadır.
H.3.1. Bağımsız Bir İktisadi Varlık Olarak Ortaya Çıkma
Ortak girişimin bağımsız bir iktisadi varlık olarak değerlendirilebilmesi için iki temel noktanın açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Bunlardan ilki, kurulacak şirketin pay sahipleri sözleşmesi çerçevesinde belirtilen amaçlar doğrultusunda faaliyetlerini özerkçe yürütebilmesi bakımından yeterli iktisadi kaynaklarla (sermaye, malvarlığı, iş gücü, finansman araçları v.b.) donatılıp donatılmadığı ve bu iktisadi kaynakların dağılımına ve kullanılmasına yönelik kararlarını taraflardan bağımsız bir yönetim anlayışıyla alıp alamayacağıdır.
Ana teşebbüslerce düzenlenen Ortak Girişim Protokolü; ortak şirket kurulması, işletilmesi ve yürütülmesi ile hissedarlıktan doğan karşılıklı hak ve yükümlülüklerin belirlenmesine ilişkin konuları içermektedir. Buna göre anılan Protokol’de Ortak Girişim Şirketi’nin amaç ve hedefleri gerçekleştirebilmesi, tarafların karşılıklı olarak uymayı taahhüt ettikleri yükümlülüklerin yerine getirilmesi ile olacaktır. Bu ise yine Protokol’ün 1. maddesinde güvence altına alınmıştır. Ortak girişim açısından faaliyetlerin bağımsız bir şekilde yürütülmesini sağlayacak kaynaklar, alt yapının kurulması için gerekli işgücü ve sermayenin temini şeklindedir. Alınacak kararlar açısından da tam bağımsızlığın gerektirdiği bağımsız bir yönetim anlayışı, Protokol’ün 5. maddesindeki hükümlerle yerine getirilmiştir.
Ortak Girişim Protokol’ünün ortak şirketin faaliyet konusu başlıklı bölümünün 2.1. maddesinde yer alan; “Ortak Şirketin amaç ve hedefi özel kuruluşlar ile kamu kuruluşları tarafından çalışanlarına verilecek olan her türlü sosyal yardım, avantaj ve
REKABET KURUMU 4