- Soruşturma konularından ilki olan “rakipler arasında bilgi değişimi” iddiasının
geleceğe yönelik değil, güncel bilgilere ilişkin olduğundan iddiaya konu davranışın
“açık ve ağır ihlal” olarak değerlendirilmesinin mümkün olamayacağı,
- İhlal isnadına dayanak olan belgede yer alan ve taraflar arasında paylaşılan
bilgilerin, normal şartlarda tarafların sahadan rahatlıkla edinebilecekleri güncel fiyat
bilgileri olduğu ve bu bilgilerin kendi çalıştıkları şirketlerde
“benchmarking /kıyaslama” amacıyla kullanmak üzere edinilen rekabetçi açıdan
stratejik veya hassas nitelikli olmayan birtakım veriler olduğu,
- Söz konusu belgedeki yazışmanın tarafı olan NESTLE çalışanının herhangi bir
karar alma mekanizmasına dâhil olmayan orta düzey bir satış operasyon yetkilisi
görevinde bulunduğu ve ilgili bilgilerin kişisel tahmine dayalı bilgiler olduğu,
- Kurulun bir gerekçe ve açıklama sunmaksızın taahhüt talebini reddettiği, bu şekilde
gerekçesiz olarak bildirilen ret kararının NESTLE’nin itiraz ve savunma hakkını
kısıtladığı,
- Bu doğrultuda, NESTLE’nin, soruşturma kapsamındaki rekabetçi endişeleri
gidermek üzere Kurum ile her türlü iş birliğine açık ve hazır olduğu, taahhüt
sürecinin başlatılmasıyla NESTLE’nin tüm endişeleri ortadan kaldıracak taahhütler
sunmak için azami gayreti göstereceği, Kuruldan taahhüt görüşmelerine
başlanmasına imkân sağlayacak takdir ve değerlendirmelerin talep edildiği
ifade edilmiştir.
(11) İYUK’un “Üst makamlara başvurma” başlıklı 11. maddesinde, bir idari işleme karşı ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılmasının, geri alınmasının, değiştirilmesinin veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği hükmü yer almaktadır. Kurulun 28.04.2023 tarihli ve 23-19/371-M sayılı kararı NESTLE tarafından 02.05.2023 tarihinde tebellüğ edilmiştir. Kurum kayıtlarına 16.05.2023 tarih ve 38754 sayı ile intikal eden başvuru İYUK’un 11. maddesinde öngörülen idari dava açma süresi içerisinde yapılmıştır [3].
(12) 2021/2 sayılı Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılmasına Yönelik Önaraştırmalarda ve Soruşturmalarda Sunulacak Taahhütlere İlişkin Tebliğ’in (Tebliğ) “Kapsam” başlıklı 2. maddesi “Bu Tebliğ; açık ve ağır ihlaller hariç olmak üzere, 4054 sayılı Kanunun 4 üncü veya 6 ncı maddesi kapsamında ortaya çıkan rekabet sorunlarının giderilmesine yönelik olarak ilgili teşebbüslerce ya da teşebbüs birliklerince sunulan taahhütleri kapsamaktadır.” şeklindedir. Tebliğ’in 4. maddesinde ağır ve açık ihlaller “Bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabeti doğrudan ya da dolaylı olarak engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan; rakip teşebbüsler arasında fiyat tespiti, müşterilerin, sağlayıcıların, bölgelerin ya da ticaret kanallarının paylaşılması, arz miktarının kısıtlanması veya kotalar konması, ihalelerde danışıklı hareket, gelecekte uygulanması planlanan fiyat, üretim ya da satış miktarı gibi rekabete duyarlı bilgilerin paylaşılması, (...)” şeklinde tanımlanmıştır. Diğer bir ifadeyle gelecekte uygulanması planlanan fiyat, üretim ya da satış miktarı gibi rekabete duyarlı bilgilerin paylaşılması, Tebliğ’in 4. maddesine göre açık ve ağır ihlal olarak nitelendirilmekte ve bu durumda taahhüt mekanizması işletilememektedir. 3 Kurulun 08.12.2022 tarihli ve 22-54/836-346 sayılı ve 27.10.2022 tarihli ve 22-49/725-304 sayılı kararlarında da idari dava açma süresi için taahhüdün reddine ilişkin kısa kararın tarafa tebliğ edildiği tarih esas alınmıştır.