- Türk Telekom’un yüksek maliyetlere katlanarak kurulan yüz binlerce km fiber optik ve bakır altyapısının işletme maliyetlerine de Türk Telekom tarafından katlanılıyor iken bu hizmetleri platformda yer alan işletmecilere ücretsiz ya da tarife dışı bir ücret ile sunulmasının hakkaniyete uygun olmadığı,
- Söz konusu platforma katılımın tüm İSS’lere açık olduğu belirtilse de kurucu üyelerin diğer işletmecilere ilave şartlar öne sürdüğü,
- Bu platformun her halükarda rakipler arası fiyat anlaşmasına yol açacağı gerekçesiyle platforma menfi tespit belgesi verilemeyeceği,
- BTK tarafından yetkilendirilen 121 İSS’den 27’sinin aktif olarak faaliyet gösterdiği ve Türk Telekom’dan hizmet aldığı, platforma üye 7 İSS’nin TTNet‘den sonra en büyük pazar payına sahip İSS’ler olduğu, BTK’nın 2010 yılı 4. çeyrek için yayınladığı “Üç Aylık Pazar Verileri Raporu”na göre alternatif işletmecilerin pazar payının azımsanamayacak büyüklükte olduğu (%6,3), TTNet’in pazar payının ise fiber optik ve mobil genişbantın etkisiyle gerileyerek %71,3’e indiği, platformun hayata geçirilmesi durumunda Türk Telekom altyapısına ikame bir yapı ortaya çıkacağı,
- Platformun katılımcı İSS’lerin maliyetlerinde ciddi bir düşüş sağlayacağı ve üye İSS’ler için önemli bir maliyet avantajı sağlayacağı, ancak ortaya çıkacak faydanın sadece katılımcı İSS’lere değil tüm topluma ve tüketicilere yansıyıp yansımadığının değerlendirilmesi gerektiği,
- Platform ile geniş bant internet hizmetleri pazarında önemli bir yoğunlaşmanın söz konusu olduğu ve platform ile Türk Telekom altyapısına alternatif bir altyapı oluşturulmak istendiği,
- Platforma katılan kurucu üyeler ile sonradan katılması muhtemel İSS’ler arasında şartlar bakımından önemli bir fark yaratıldığı,
- Platforma muafiyet tanınmasına karar verilmesi halinde, bu sözleşmeye süresiz muafiyet verilmemesinin, muafiyet süresinin en fazla 3 yıl olarak belirlenmesinin ve oluşumun yaratacağı rekabetçi etkilerin izlenerek 3 yıl sonra tekrar muafiyet değerlendirmesi yapılmasının uygun olduğunun düşünüldüğü
ifade edilmiştir.
H.2.4. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Görüşü
Başvuru konusu ile ilgili olarak EHK’nın 7. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Rekabet Kurulu, elektronik haberleşme sektörüne ilişkin olarak yapacağı inceleme ve tetkiklerde, birleşme ve devralmalara ilişkin olarak vereceği kararlar da dahil olmak üzere elektronik haberleşme sektörüne ilişkin olarak vereceği tüm kararlarda, öncelikle Kurumun görüşünü ve Kurumun yapmış olduğu düzenleyici işlemleri dikkate alır.” hükmü gereği talep edilen BTK görüşü 27.04.2011 tarih ve 3205 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Söz konusu yazıda özetle,
- Başvuruya konu TNAP anlaşmasına taraf olan teşebbüslerin tamamının BTK tarafından bildirim kapsamında altyapı işletmeciliği hizmeti ve internet servis sağlayıcılığı hizmetinin yanı sıra sabit telefon hizmeti sunmak üzere yetkilendirilmiş işletmeciler olduğu,
- Bu anlamda taraf işletmecilerin mevcut yetkilendirilmeleri kapsamında TNAP’ın oluşturulmasına ilişkin olarak herhangi bir uygunsuzluk bulunmadığı,
- Tablo 3’ten görüleceği üzere 2010 yılının 2. çeyreği itibarıyla TNAP’ın kurucularının sahip olduğu toplam abone sayısının (aynı dönem itibarıyla TTNet abone sayısının….. olduğu göz önünde bulundurulduğunda), TTNet’in abone sayısının %…’u civarında olduğu,