Bu çerçevede, süresi 5 yılı geçen toplam (….) adet intifa sözleşmesinin (….) adedinin 15 yıldan daha az süreli sözleşmeler olduğu belirtilmiş, bu sözleşmelerin Total toplam satışları içindeki payının %(….) olduğu ifade edilmiştir. Söz konusu (….) adet sözleşmenin yaklaşık yarısının ise 8 yıldan daha kısa süreli olduğu belirtilerek Total için önem taşıyan bu sözleşmelere muafiyet verilmesinin akaryakıt pazarına etkisinin ihmal edilir seviyede olacağı iddia edilmiştir.
Diğer taraftan, Total’in beyaz akaryakıt ürünlerindeki pazar payının 2002 yılında %(….) düzeylerinde iken, 2008 yılında %(….) gerilediği, oto-LPG pazarında ise 2002 yılında %(….) olan pazar payının 2008 yılında %(….) olarak gerçekleştiği, madeni yağ pazarında ise istasyonları vasıtasıyla satılan madeni yağ oranının %(….) gibi çok düşük seviyelerde olduğu ifade edilmiş, rakiplerinin pazar paylarıyla karşılaştırıldığında en büyük 4 rakibi ile aralarında ciddi farklar bulunduğu, bu nedenle Total’in pazarda küçük bir teşebbüs olduğu vurgulanmıştır. Yine Total’in yeni istasyon kurmakta, mevcut istasyonları transfer etmekte ve dağıtım ağındaki istasyonları büyükler karşısında korumakta zorlanması nedeniyle satışlarını arttıramamakta ve pazar payının düşmesini engelleyememekte olduğu belirtilmiştir.
4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan bireysel muafiyetin ilk koşulu olan “ekonomik fayda” şartının sağlandığına ilişkin başvuru formunda belirtilen gerekçeler ise şu şekilde özetlenebilir;
1) Rekabet Kurumunun özellikle Akaryakıt Sektör Raporu’ndaki uzun süreli intifa
sözleşmelerinin büyüklerin yararına olduğu ve küçüklerin satış artışını ve pazara
girişini engellediği ve böylece uzun süredir yoğunlaşmış pazar yapısının devam ettiği
şeklindeki tespitlerinden hareketle, talep edilen muafiyetin esas itibarıyla amacı ve
etkisinin Total’in diğer rakiplerine karşı korunması değil akaryakıt sektöründeki
yoğunlaşmanın önlenmesi ve azaltılması, böylece rekabetin korunması ve
geliştirilmesi olduğu belirtilmiştir. 12.03.2009 tarihinden önceki intifa sözleşmelerine
muafiyet verilmediği takdirde Total’in ciddi şekilde pazar dışına çıkma tehdidi altında
kalacağı, kaybettiği pazar payının büyükler tarafından alınacağı ve böylece Rekabet
Kurumu’nun ana amacının aksine en büyük 4 dağıtıcının oluşturduğu yoğunlaşmanın
artmasının kaçınılmaz olacağı belirtilerek alt gerekçeleri şu şekilde ifade edilmiştir;
“
a. Total’in istasyonlarının hemen hemen tamamının Eylül 2010’da rekabete
açılması, bu istasyonların büyük dağıtıcılara transferine ve pazardaki mevcut
yoğunlaşmanın artmasına neden olacaktır.
b. Total’in beklenen ciddi kaybını büyük şehirlerde ve mevcut durumda istasyon
olmayan illerde (bölgelerde) istasyon kurarak/transfer ederek telafi etmesi söz
konusu değildir. Dolayısıyla mevcut istasyonlarının önemli bir kısmını koruması
zaruridir.
c. Total tarafından istasyonlara yapılan toplam yatırımların sadece düşük bir
kısmının kendisini geri ödediği ve beklenen kar beklentisinin gerçekleşmediği
dikkate alındığında mevcut sözleşmelerin karardan muaf tutulması Total’in zaten
yetersiz olan finans gücünü koruyarak ekonomik fayda sağlayacaktır.”
2) Total’in sözleşmelerinin yaklaşık %(….) rekabete açılması ve bu rekabette
istasyonlarının büyük bir kısmını kaybedeceği riski dikkate alındığında, muafiyet
verildiği takdirde Total’in tapuda intifaların 5 yıla çekilmesinin yaratacağı yatırımların
geri kalan kısmının geri alınması gibi ciddi sorunlarla karşılaşmayacağı ve bu
durumun ekonomik fayda sağlayacağı öne sürülmüştür.
Bu noktada, öncelikle inceleme konusu ürünün özelliği ile dağıtım ve perakende satış noktalarındaki standardizasyon dikkate alındığında, akaryakıt dağıtım anlaşmalarının,