Dow Chemical Company şirketinin dolaylı olarak %100 iştiraki olan Rohm and Haas Chemicals LLC'nin ve…
Birleşme ve Devralma10-24/339-123Karar tarihi: 18.03.2010Yayımlanma tarihi: 26.05.2010
Dow Chemical Company şirketinin dolaylı olarak %100 iştiraki olan Rohm and Haas Chemicals LLC'nin ve iştiraklerinin toz kaplama işlerinin Akzo Nobel N.V. tarafından devralınması işlemine izin verilmesi talebi.
Aşağıdaki metin, Rekabet Kurumu'nun yayımladığı karar belgesinden çıkarılmıştır; sayfa numaraları, tablolar ve grafikler özgün belgedeki yerleriyle korunmuştur. Bu sayfada yer alan özet, sınıflandırma ve açıklamalar yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz; bağlayıcı olan, Kurumun yayımladığı karardır.
İsmail Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY,
Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER: Mustafa Oğuzcan BÜLBÜL, Tuğçe KOYUNCU
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN: Akzo Nobel N.V.
Temsilcileri: Av. Gönenç GÜRKAYNAK, Av. Murat Hakan ÖZGÖKÇEN
ELİG Ortak Avukat Bürosu, Çitlenbik Sk. No:12 Yıldız Mah.
34349 Beşiktaş/İstanbul
D. TARAFLAR: - Akzo Nobel N.V.
P.O. Box 75730 NL-1070 AS Amsterdam
- Rohm and Haas Chemicals LLC
100 Independence Mall West, Philadelphia, PA 19106-2399 ABD E. DOSYA KONUSU: Dow Chemical Company şirketinin dolaylı olarak %100 iştiraki olan Rohm and Haas Chemicals LLC’nin ve iştiraklerinin toz kaplama işlerinin Akzo Nobel N.V. tarafından devralınması işlemine izin verilmesi talebi.
30
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 8.2.2010 tarih ve 1101 sayı ile giren ve eksiklikleri en son 5.3.2010 tarih ve 1993 sayı ile tamamlanan bildirim üzerine, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 7. maddesi ile 1997/1 sayılı Rekabet Kurulu'ndan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ'in ilgili hükümleri uyarınca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 12.3.2010 tarih ve 2010- 1-32/Öİ-10-MOB sayılı Devralma Ön İnceleme Raporu, 12.3.2010 tarih ve REK.0.05.00.00-120/62 sayılı Başkanlık önergesi ile 10-24 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- Bildirim konusu işlemin 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve bu Kanun’a
dayanılarak çıkarılan 1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında izne tabi olduğuna, işlem
sonucunda, ilgili pazarda bir hâkim durum yaratılmasının veya mevcut hâkim
durumun güçlendirilmesinin ve böylece rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz
konusu olmadığı, dolayısıyla söz konusu devir işlemine 4054 sayılı Kanun’un 7.
maddesi çerçevesinde izin verilmesi,
- Devralma işlemine ilişkin izin başvurusunda yanlış ve yanıltıcı bilgi ve belge
sunması nedeniyle, Akzo Nobel N.V.’ye, 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin 1.
fıkrası uyarınca Türkiye pazarındaki faaliyetleri neticesinde 2009 mali yılı sonunda
Sayfa 2
oluşan gayri safi gelirinin binde biri oranında olmak üzere 419,500 TL
(dörtyüzondokuz bin beşyüz TL) idari para cezası verilmesi,
gerektiği görüşü ifade edilmiştir.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. Taraflar
H.1.1. Devralan: Akzo Nobel N.V. (Akzo Nobel)
Akzo Nobel, boyaların, performans kaplamalarının ve özel kimyasalların üretimi ve pazarlaması alanlarında faaliyet gösteren halka açık bir şirkettir. Merkezi Hollanda’nın Amsterdam kentinde bulunan şirket, 80’den fazla ülkede faaliyet göstermektedir. Akzo Nobel herhangi bir teşebbüs veya kişinin kontrolünde bulunmamaktadır. Capital Group Akzo Nobel’in hisselerinin yaklaşık %10’una sahiptir.
Akzo Nobel, Türkiye’de sıvı ve toz kaplamalar alanında; Marshall Boya ve Vernik Sanayii A.Ş., Akzo Nobel Kemipol A.Ş., Akzo Nobel Boya Sanayi ve Ticaret A.Ş, International Paint Pazarlama Limited Sirketi, Tekyar Teknik Yardim A.Ş., Kempa Boya ve Sınai Maddeler Pazarlama Ve Ticaret A.Ş., Kapboy Kaplama İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. olmak üzere yedi adet şirket aracılığıyla faaliyet göstermektedir.
H.1.2. Devreden: Rohm and Haas Chemicals LLC (R&H LLC)
R&H LLC, Rohm and Haas Company (R&H)’nin dolaylı olarak %100 iştiraki olup, R&H ise dolaylı olarak The Dow Chemical Company’nin %100 iştirakidir. R&H, merkezi Philadelphia, Pennsylvania, ABD’de bulunan, özel kimyasallar üreten bir şirkettir. Performans polimerleri, özel kimyasallar ve elektronik maddelerin üretiminde faaliyet göstermektedir. R&H 27 ülkede 100’den fazla tesis işletmektedir. R&H’nin Türkiye’de iki adet tam kontrolüne sahip olduğu iştiraki ve bir adet Polisan ile birlikte kontrol ettiği ortak girişimi bulunmaktadır. Bildirim formunda yer alan bilgilere göre bu şirketlerden hiçbiri kaplama üretiminde faaliyet göstermemektedir ve hiçbiri Akzo Nobel tarafından devralınmayacaktır. Türkiye’de 2008 yılında sadece Rohm and Haas Kimya Ticaret Limited Şirketi, R&H Toz Kaplamalar İşlerinin Almanya ve İtalya’daki fabrikalarında üretilen kaplamaları satmıştır. R&H’nin Türkiye’deki iştirakleri; Rohm and Haas Kimya Ticaret Ltd. Şti., Rohm and Haas Kimya Sanayi Ltd. Şti. ve Rohm and Haas Kimyasal Ürünler Üretim Dağıtım ve Ticaret A.Ş. (Ortak Girişim)’den oluşmaktadır.
H.1.3. The Dow Chemical Company (Dow)
Dow, devreden R&H LLC, R&H’nin dolaylı olarak %100 iştiraki olup, R&H ise dolaylı olarak Dow’un %100 iştirakidir. Dow, Dow grup şirketlerinin ana şirketi olup, grup şirketleri plastikler ve kimyasallar, tarımsal bilimler ve hidrokarbon ve enerji ürünleri ve hizmetleri alanlarında faaliyet göstermektedir. Dow’un Türkiye’de Dow Türkiye Kimya Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (Dow Kimya) ve Dow Agro Sciences A.Ş. (Dow Agro) olmak üzere iki adet iştiraki bulunmaktadır. Bildirim formunda yer alan bilgilere göre bu şirketlerin hiçbirinin herhangi bir kaplama pazarında faaliyeti bulunmamaktadır ve belirtilen iştiraklerden hiçbiri Akzo Nobel tarafından devralınmamaktadır.
R&H Toz Kaplama İşleri, doğrudan ya da dolaylı olarak R&H’nin sahip olduğu R&H LLC’nin ve iştiraklerinin bir parçasıdır. R&H Toz Kaplama İşleri, toz kaplamaların araştırması, geliştirmesi, üretimi, pazarlaması ve satışı faaliyetlerini içermektedir. Avrupa dışında R&H Toz Kaplama İşleri’nin Çin ve ABD’de üretim tesisleri bulunmaktadır. R&H LLC’nin Türkiye’de toz kaplama üretimi bulunmamaktadır.
Sayfa 3
Türkiye’de bulunan müşterilere distribütör Gökalp ve Almanya’da bulunan ancak Türkiye’deki müşterileri düzenli olarak ziyaret eden bir acente tarafından satış yapılmaktadır. Bununla birlikte yukarıda belirtildiği üzere, Rohm and Haas Kimya Ticaret Limited Şirketi, 2008 yılında R&H Toz Kaplamalar İşlerinin Almanya ve İtalya’daki fabrikalarında üretilen kaplamalarını satmıştır.
H.2. İlgili Pazar
Bildirim formunda yer alan bilgilere göre devralan Akzo Nobel’in faaliyet alanı ve devredilen R&H Toz Kaplama İşleri, toz kaplamaların üretimi ve/veya satışı faaliyetlerini içermektedir ve toz kaplama işlerinde faaliyet alanları örtüşmektedir. Ayrıca Akzo Nobel, sıvı kaplamaların üretiminde ve pazarlamasında da faaliyet göstermekle birlikte, R&H Toz Kaplama İşleri ise sadece toz kaplama faaliyetini kapsamaktadır.
Devralma işleminin kapsadığı alanlarda, sıvı ve toz kaplamalar olmak üzere iki tip temel kaplama bulunmaktadır. Bu nedenle dosya konusu işlemin değerlendirilmesine esas olacak ilgili ürün pazarının tanımlanması için sıvı ve toz kaplamaların birbirleriyle arz ve talep yönüyle ikame edilip edilmediklerinin tespit edilmesi gerekmektedir.
Kaplamalar, bir maddenin, genellikle alt katman olarak adlandırılan yüzeyine uygulanan tabakalardır. Sanayi ürünleri kaplamaları, görünüm, yapışkanlık, su geçirmezlik, paslanmaya, eskimeye ve çizilmeye karşı koruma gibi maddenin yüzey özelliklerini geliştirmek için uygulanmaktadır.
Toz Kaplamalar: Toz boya kaplama, serbestçe akan kuru toz olarak uygulanan bir kaplama tipidir. Yüzeye uygulanan önişlem sonrasında polymer tozlarının elektrostatik olarak kaplanacak parçaların üzerine ayrıştırıldıktan sonra eritilmesi ile meydana gelmektedir. Bu uygulamada malzeme, toz boya ile kaplandıktan sonra pişirme fırınına girmekte ve toz boya 200 C°’ye kadar çıkan fırın ısısında eriyerek malzeme üzerine yapışmaktadır. Geleneksel boya sistemlerinden farklı olarak toz boyaya hiçbir katkı maddesi veya eritici katılmamaktadır. Toz boyalar termoset (ısı ile kürlenen) ve termoplastik olarak ikiye ayrılmaktadır. Isı ile kürlenen toz boyalar en çok kullanılan toz boyalardır. Kürlenme işlemi sırasında geri dönüşümü olmayan kimyasal değişime uğramakta ve tekrar ısıtıldığında sıvı hale geçmemektedir. Termoplastik toz boyalar ise ısıtılarak tekrar eritilebilmekte ve soğutulduklarında katılaşmaktadır. Toz kaplamalar genelde, sıradan boyadan daha dayanıklı bir sert bitiş yaratmak için ve beyaz eşyalar, alüminyum kalıplar, otomobil, bisiklet parçalarını kaplamak için kullanılmaktadır. Daha yeni teknolojiler orta yoğunluklu fiber levhalar (MDF) gibi diğer ürünlerin de toz ile kaplanmasını sağlamaktadır. Toz kaplamalar çoğunlukla sadece metal (çoğunlukla demir ve alüminyum) ürünlerine ve oldukça kısıtlı bir oranda plastik ve MDF ürünlerine uygulanmaktadır. Toz boyanan malzeme fırın içerisinde ısıya maruz bırakıldığından malzeme, mevcut fırına giremeyecek kadar büyükse veya kürleme sıcaklığına dayanamayacak yapıda ise, bu malzemelere toz boya uygulanamamaktadır. Toz boyamada fazla atılan boya geri dönüşüm sistemi ile yeniden kullanılmaktadır. Bu nedenle sıvı boyamaya göre %50 ile %30 oranında daha az boya kullanılmaktadır.
Sıvı Kaplamalar: Sıvı boyama sistemlerinde boyalar solvent içeriklidir. Sıvı boya sistemleri; boya kabinleri, flash-off odaları, pozitif basınç odaları, boya pişirme fırınları şeklinde ayrı ayrı olabileceği gibi komple otomatik hatlar şeklinde de olabilmektedir. Sıvı boyaların toz boya gibi geri kazanımı mümkün olmadığından, kullanılmayan boyanın dış ortama bırakılmaması gerekmektedir. Bu nedenle boyama kabinleri bakımından, sıvı boyanın filtrasyonunu sağlamak için çok farklı sistemler
Sayfa 4
kullanılmaktadır. En sık kullanılan kuru filtreli ve su perdeli sistemlerdir. Sıvı boyamalar, çok renkli boyamanın istendiği malzemeler için uygundur.
Yukarıda özetlendiği üzere, toz ve sıvı boyaların uygulama prosesi, fırınlama sistemleri, pişirme fırınları ve kabinleri farklıdır. Bu nedenle boya kaplama hizmeti sunan firmalarca, bir sistemden diğerine geçmenin maliyetli olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle her ne kadar sektörde birçok iş kaplamacılarının toz ve sıvı kaplamaları birlikte uygulayabilmekte olduğu görülmekte ise de, değişim maliyeti olmadan iki uygulama arasında geçiş yapılabileceğini söylemek güçtür. Bu nedenle, toz veya sıvı kaplamayı tercih etmiş olan birçok küçük ölçekli firmanın, maliyetinden ötürü diğer kaplama türüne geçmemeyi tercih ettiği tespit edilmiştir. Bununla birlikte, işgücü bakımından sıvı boya, toz boya uygulamasına göre daha fazla ustalık ve bilgi gerektirdiğinden, aynı çalışma sistemi ile bir firmanın toz boyadan yaş boyaya adapte olmasının kolay olmadığı görülmektedir. Son kullanıcı tercihi bakımından ise, ihtiyaca göre birçok faktör boya tercih kararını etkilemektedir.
Arz yönlü olarak durum incelendiğinde, raportörlerce sektörde faaliyet gösteren toz ve sıvı kaplama üreticileri ile yapılan görüşmeler neticesinde, sıvı/toz kaplama üretimi ile iştigal eden bir teşebbüsün, aynı tesiste, ufak çaplı değişiklikler yapmak suretiyle kısa süre içerisinde toz/sıvı kaplama üretebilecek konuma gelmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir. Bunun nedeni olarak ise, her iki ürünün üretim sürecinin, üretim teknolojilerinin ve ekipmanlarının birbirlerinden tamamen farklı olduğu, bu nedenle, toz kaplama üretirken sıvı kaplamak üretmek isteyen ya da sıvı kaplama üretirken toz kaplama üretmek isteyen bir teşebbüsün, bunu ya mevcut üretim tesislerini tamamen yenileyerek ya da başka bir fabrika kurmak suretiyle yapabilecek olması olduğu belirtilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, tarafların faaliyet alanları itibarıyla toz ve sıvı kaplamaların talep açısından birbirleriyle ikame edilemeyeceği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, bildirim formunda ilgili ürün pazarı, her ne kadar toz ve sıvı kaplamaları içeren metal kaplamalar pazarı olarak ileri sürülse de, açıklanan nedenlerle ilgili ürün pazarı “toz kaplama pazarı” olarak belirlenmiştir. Diğer taraftan dosya kapsamında ilgili coğrafi pazar, “Türkiye” olarak kabul edilmiştir.
H.3. İşlemin Niteliği
Bildirim konusu işlem kapsamında, R&H LLC’nin ve iştiraklerinin Toz Kaplama Alanlarına ait sözleşmede sayılan varlıkları ve yükümlülükleri, Akzo Nobel tarafından devralınmaktadır. Bildirim formunda devralma işleminin Türkiye bakımından 2008 yılına ilişkin bir miktar alacaklar ((……….) USD’den az) ve belirli marjinal laboratuar ile ilgili varlıkların (yaklaşık (……….) USD değerinde) devrinden ibaret olduğu ifade edilmektedir. Başka bir deyişle, devir işlemi hisse devri niteliğinde olmayıp, belirli malvarlığının devrinden ibarettir.
Bildirim formunda devralma işleminin gerekçesinin özetle, Dow’un portföyünün ve genel iş stratejisinin temel olmayan unsurlarından biri olması sebebiyle R&H Toz Kaplama İşlerini elden çıkarmak istemesi olduğu belirtilmiştir. Söz konusu devralma işlemi Türkiye dışında gerçekleştirilmekte ve Türkiye içindeki sınırlı malvarlığı devralınmaktadır. Ayrıca devralma işleminin tarafları olan Akzo Nobel iştirakleri vasıtasıyla, R&H ise yurtdışında ürettiği ürünleri Türkiye’deki iştiraki vasıtasıyla satmak suretiyle, Türkiye’de ilgili ürün pazarında faaliyette bulunmakta ve gerçekleştirdikleri işlem sonucunda ilgili pazarı etkilemektedirler.
H.4. Değerlendirme
Sayfa 5
Devralma işlemi sonrasında R&H Toz Kaplama İşlerine ilişkin varlıklar, Akzo Nobel tarafından tek başına kontrol edileceğinden, söz konusu işlem 1997/1 sayılı Tebliğ’in 2. maddesi kapsamında bir devralma işlemidir.
Dosyadaki bilgilere göre Akzo Nobel, 2008 yılında dünya genelinde yaklaşık (……….) TL ciro elde etmiştir. Bu cironun yaklaşık (……….) TL’lik kısmı, Akzo Nobel’in Türkiye’deki faaliyetlerinden oluşmaktadır. Akzo Nobel’in 2009 yılında metal kaplamalar bakımından Türkiye’deki cirosu (……….) Avro (yaklaşık (……….) TL)’dur. R&H grubu dahil Dow grubunun 2008 yılında dünya çapındaki cirosu yaklaşık (……….) TL, Türkiye’deki cirosu yaklaşık (……….) TL’dir. Devralma işleminde hedef olan R&H Toz Kaplamalar işlerinde Türkiye’deki cirosu ise yaklaşık (……….) TL’dir.
Taraflardan Akzo Nobel’in, Türkiye’deki cirosunun ((……….) TL)1998/2 sayılı Tebliğ ile değişik 1997/1 sayılı Tebliğ’in 4. maddesinde öngörülen eşiği aştığı görülmektedir. Dolayısıyla başvuru konusu işlem Rekabet Kurulunun iznine tabi bir devralma işlemidir. Diğer taraftan bildirim formunda, Akzo Nobel’in sıvı kaplamalar işlerinde de faaliyet göstermekte olduğu, bununla birlikte Türkiye’deki metal kaplamalar pazarında sıvı kaplamalardan herhangi bir ciro elde etmemiş olduğu belirtilmektedir. Ancak aşağıda ayrıntılı olarak belirtileceği gibi, raportörlerce yapılan araştırmalar neticesinde, Akzo Nobel’in sıvı kaplamadan elde etmiş olduğu cirosunun da bulunduğu tespit edilmiştir. Dosyadaki bilgilere göre, eksiklik yazısına cevaben gönderilen yazıda, bu rakamın sadece Akzo Nobel’in 2008 yılında Türkiye’de yapmış olduğu toz kaplama satışlarından oluşmakta olduğu belirtilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgilere göre, tarafların ve önemli rakiplerinin Türkiye’de toz kaplamalar pazarındaki 2008 yılına ait tahmini pazar paylarını gösteren tablo aşağıda yer almaktadır:
Tablo 5: Tarafların ve rakiplerinin Türkiye’de toz kaplamalar pazarındaki pazar payları
Şirket Toz Kaplamalardaki Pazar Payı Metal Kaplamalardaki Toplam Pazar Payı
AkzoNobel* (….) (….)
R&H**
(….)
(….)
IBA Kimya
(….)
(….)
Jotun
(….)
(….)
Pulver Kimya
(….)
(….)
Mikroton
(….)
(….)
Aronsisi
(….)
(….)
Elemants
(….)
(….)
Boyasan
(….)
(….)
Setacoat
(….)
(….)
Others
(….)
(….)
* Bildirim formunda yer alan bilgiye göre; her ne kadar Akzo Nobel’in sıvı kaplamalar işlerinde faaliyeti bulunsa da, Türkiye’deki metal kaplamalar pazarında sıvı kaplamalardan herhangi bir ciro elde etmediği belirtilmiştir.
** Dow toz kaplama işlerini sadece R&H Toz Kaplama İşleri vasıtası ile yürütmektedir ve bu alanda başka herhangi bir faaliyeti bulunmamaktadır.
Yukarıdaki bilgiler çerçevesinde, devralınan şirketin ilgili pazarda çok düşük pazar payına sahip olduğu, dolayısıyla işlem sonucunda Akzo Nobel’in pazar payında çok düşük düzeyde bir artış olacağı anlaşılmaktadır. Tablodan da görüleceği üzere, toz ve sıvı kaplamaları da içine alan metal kaplamalar olarak daha geniş bir pazar tanımı yapılması halinde, tarafların pazar paylarının daha da düşeceği anlaşılmaktadır. Bu çerçevede, başvuru konusu devralma işleminin, sonucunda ilgili pazarlarda 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi çerçevesinde bir hakim durumun yaratılması veya mevcut hakim durumun güçlendirilmesi ve böylece rekabetin olumsuz yönde etkilenmesinin söz konusu olamayacağı kanaatine varılmıştır.
Sayfa 6
Öte yandan, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile getirilen rekabet yasağı hükmü işlemin gerçekleştirilmesi bakımından yan sınırlama olarak değerlendirilmiştir.
H.5. Bildirim Formundaki Yanlış ve Yanıltıcı Bilgiler
Başvuru konusu işlemin tarafı olan Akzo Nobel’in temsilcisi tarafından doldurulan bildirim formunda ve daha sonraki süreçte eksiklik yazısı ile istenen ve 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilmesi gereken hususlar bulunmaktadır.
İlgili pazar bölümünde de yer aldığı üzere, bildirim formunda ilgili ürün pazarı, her ne kadar toz ve sıvı kaplamaları içeren metal kaplamalar pazarı olarak ileri sürülse de, raportörlerce ilgili ürün pazarı arz ve talep yönlü ikame bakımından incelenmiş, sektörde faaliyet gösteren üreticiler ile görüşmeler yapılmış ve bu bağlamda, başvuru konusu işlemin değerlendirilmesinde ilgili ürün pazarı, bildirim formunda belirtildiği gibi metal kaplamalar olarak değil, metal kaplama pazarının alt pazarı olarak kabul edilebilecek toz kaplama pazarı olarak tanımlanmıştır. Bu tanımlama yapılırken, toz kaplamalar ve sıvı kaplamalar pazarı ile birlikte bildirim sahibi Akzo Nobel’in bu pazarlardaki faaliyetleri detaylı bir biçimde irdelenmiştir.
Yapılan araştırmalar neticesinde, Kansai Boya Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Kansai) tarafından 5.8.2009 tarih, 09-34/791-194 sayılı Rekabet Kurulu kararı ile Akzo Nobel Coatings International N.V.’nin, Türkiye’de faaliyet gösteren bir ortak girişim olan Akzo Nobel Endüstri ve Otomobil Boyaları Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Akzo Nobel Endüstri)’de bulunan %51’lik hissesini devralması işlemine izin verilmiştir. Bu devralma işlemi neticesinde Akzo Nobel Endüstri’nin faaliyet konusu olan genel endüstri kaplamaları ve OEÜ işleri Kansai tarafından devralınmıştır. Ancak, Akzo Nobel B.V.’nin Türkiye’de sıvı kaplamalar alanındaki faaliyetleri son bulmadığı, toplam beş adet kaplama iş alanından ikisinin (genel sanayi ve OEÜ işleri) Kansai’ye devredilmesinin ardından ahşap kaplamalar hariç olmak üzere, bobin kaplamalar ve oto tamir kaplamalarında sıvı metal kaplama üretiminin devam ettiği anlaşılmıştır.
Ancak bu durumun, bildirim formunu 25. sayfasında bulunan Tablo’nun dipnotunda “…Her ne kadar Akzo Nobel’in sıvı kaplamalar işlerinde faaliyeti bulunsa da, Türkiye’deki metal kaplamalar pazarında sıvı kaplamalardan herhangi bir ciro elde etmemişti r…” şeklindeki ifadeyle çeliştiği tespit edilmiştir. Dosyadaki bilgilere göre, bu nedenle, Akzo Nobel’in sıvı metal kaplamalar pazarında üretimi olmadığına ilişkin bilgi, raportörlerce Akzo Nobel temsilcisi ile yapılan telefon görüşmesinde sözlü olarak da teyit edilmiştir. Ayrıca, bir kez daha teyit alabilmek için taraf temsilcisine ilgili Daire tarafından gönderilen yazı ile bu durum bir kez daha sorulmuş ve 5.3.2010 tarih ve 1993 sayı ile gelen cevabi yazıda, “…Akzo Nobel aşağıda metal kaplama pazarı içerisinde herhangi bir sıvı kaplama satmadığını belirtmiş olduğu 8 Şubat 2010 tarihli bildirimde sunduğu bilgilerin doğru olduğunu ve dolayısıyla Türkiye’deki diğer sıvı kaplamalarının satışlarını bu sıvı kaplamalardan hiçbirisinin metal kaplama pazarında satılmamasından ve bu sıvı kaplamaların satıldığı ilgili ürün pazarlarının metal kaplama pazarlarından ayrı olmasından bahisle, Bildirim Formunda bildirilen dışında cironun dışında bırakmanın tutarlı olduğu açıklanmaktadır…” şeklinde yanıt verilmiştir. Bunun üzerine raportörlerce, Akzo Nobel Kemipol A.Ş.’nin de küçük ortağı olan Altan Ailesi’nin atadığı yönetici olarak hem Kansai Altan Boya ve Sanayi Ticaret A.Ş. (Kansai Altan Boya)’nin hem de Akzo Nobel Kemipol A.Ş.’nin faaliyetleri hakkında bilgi sahibi olan ve Kansai Altan Boya’nın (……….TİCARİ SIR……….) ile yapılan telefon görüşmesinde özetle;
Sayfa 7
- Akzo Nobel’in hem sıvı kaplamalar hem de toz kaplamalar üretimi yaptığı,
- Kansai Altan Boya’nın devraldığı genel endüstri kaplamaları ve OEÜ işleri
haricinde, Akzo Nobel Kemipol A.Ş.’nin ahşap kaplamalar, bobin kaplamalar ve oto
tamir boyaları olmak üzere üç faaliyet alanında sıvı kaplamalar ürettiği,
- Bobin kaplamaların, çeşitli perakendeci teşebbüslerin Türkiye’nin farklı
şehirlerinde müstakil binasına sahip olduğu, dışı genelde renkli olan metal hangar
benzeri yapının boyanmasında kullanıldığı ve aslında rulo şeklinde yassı sac
olarak üretilen bobinin, sıvı kaplama ile boyandıktan sonra şekil verilmesi suretiyle
son haline getirildiği,
- Oto tamir boyalarının ise, araba servislerinde kaza yapan ve tamir edilen
otomobillere takılan yeni parçaların boyanmasında kullanılan sıvı kaplamalar
olduğu
İfade edilmiştir. Bu görüşmeye istinaden Kansai Altan Boya’dan gönderilen yazıda,
“…Akzo Nobel N.V.’nin Türkiye’de sıvı metal kaplamalar alanında faaliyet gösteren
Akzo Nobel Kemipol A.Ş. adında bir iştiraki vardır…Akzo Nobel Kemipol A.Ş.’nin
faaliyet alanlarından bobin boyalarının ve oto tamir boyalarının 2008 ve 2009 yılı
ciroları aşağıdaki gibidir;
2009 2008
Bobin boyları (……….) TL (……….) TL
Oto tamir boyaları (……….) TL (……….) TL…” olduğu belirtilmiş ve Akzo Nobel’in sıvı metal kaplama alanında faaliyeti olduğu bizzat kendi yöneticisi tarafından ortaya konmuştur.
Bu noktada değinilmesi gereken husus, yanıltıcı ve yanlış bilgi verme hususunun bu dosyadaki ilgili ürün pazarı tanımında bağımsız olduğudur. Dolayısıyla, bu dosyada taraf temsilcisinin bildirim formunda da belirttiği gibi, bir pazar tanımlanması yoluna gidilmese veya yine taraf temsilcisinin bildirim formunun 4.1. maddesine verdiği cevaba paralel olarak sıvı kaplamaları da içine alacak şekilde “metal kaplamalar pazarı” olarak bir ilgili ürün pazarı tanımlansa bile, bu durumun, bildirim sahibi işletmeye ilişkin değerlendirilmesinde ihtiyaç duyulan ve 2009 yılında neredeyse (……….) TL düzeyine ulaşan sıvı metal kaplamalar cirosunun bulunmadığı savunularak bildirilmemesinin, 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında değerlendirilmesi gerçeğini ortadan kaldırmamaktadır.
Bu değerlendirmeyi destekleyen bir başka husus ise taraf temsilcisinin 5.3.2010 tarih ve 1993 sayılı yazısının 10. sayfasındaki “Denizcilik, Bobin, Dekoratif” başlıklı paragrafın “…Ek olarak, Akzo Nobel denizcilik, bobin ve dekoratif uygulamalar için sıvı kaplamalar satmaktadır…” şeklindeki açıklamadır. Burada Akzo Nobel tarafından sıvı kaplama satıldığı kabul edilmekte ancak bu kaplama çeşitlerinden bobin kaplamanın bizzat kendi yöneticilerinin beyanının aksine bir metal kaplama olduğu kabul edilmemektedir. Ancak aynı sayfanın hemen bir sonraki sayfasında, “Akzo Nobel Türkiye’de sattığı hiçbir sıvı kaplamanın metal kaplamalar pazarında satılmadığı vurgulanmak istemektedir. Metal kaplamalar pazarında Akzo Nobel sadece toz kaplamalar satmaktadır…” şeklindeki ifade ile metal üzerine uygulanan sıvı kaplamalar olan bobin ve oto tamir boyalarının sıvı kaplamalar olduğu kabul edilmekte ancak sıvı metal kaplama olduğu reddedilmektedir.
Ancak bir kez daha vurgulanması gereken husus, taraf temsilcisi tarafından gönderilen Avrupa Komisyonu’nun aynı sektörde faaliyet gösteren teşebbüslere ait çeşitli dosyalarda vermiş olduğu kararlarında tartışılan farklı pazar tanımları ile yaklaşık (……….) TL olan sıvı metal kaplamalar cirosunun her ne sebeple olursa olsun
Sayfa 8
bildirilmemesi arasında savunma anlamında bir bağ kurulmasının mümkün olmadığıdır. Kaldı ki Raportörlerce pazar tanımından bağımsız olduğu belirtilen yanlış ve yanıltıcı bilgi verme eyleminin, ilgili ürün pazarı metal kaplamalar pazarı olarak tespit edilmiş olması durumunda, birleşme devralma dosyasının “1997/1 sayılı Rekabet Kurumundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ” kapsamında yapılacak bir değerlendirmenin esaslı unsurlarından birisi olan ilgili ürün pazarına ilişkin cironun bildirilmemesi gibi sonuçları idarenin konuya ilişkin vereceği kararı etkileyebilecek önemli bir eksiklik doğuracağı muhakkaktır.
İşin rekabet hukuku bakımından uygulama boyutu bir yana bırakılıp teorik olarak durum değerlendirildiğinde, birleşme devralma incelemeleri esas olarak dosya üzerinden, bildirimde bulunan teşebbüslerce sağlanan bilgilere dayanılarak yapılmakta ve Kurul kararları da bu çerçevede tesis edilmektedir. Bu tutum bir yandan kamu kaynaklarının etkin yönetimini ve değerlendirilmesini, diğer yandan ise teşebbüslerin ticari faaliyetlerinin önemli bir kesintiye uğramamasını sağlamak bakımından, idari işlemlerin tesisinde temel gaye olan “kamu yararının” ortaya çıkmasına katkı sağlamaktadır. Bu bakımdan, bildirim formunda yer alan hususlarda doyurucu ve daha da önemlisi doğru ve güvenilir bilgilerin sunulması bildirimde bulunan tarafların bir görevidir.
Bununla birlikte Kurul, her zaman için taraflarca sunulan bilgilerin doğruluğunu her şekilde araştırmak, kontrol ve teyit etmek yetki ve kabiliyetine de sahiptir. Yapılan inceleme esnasında taraflarca sunulan bilgilerin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde yanlış veya Kurulu yanıltıcı nitelikte olduğunun ortaya konulması halinde; 4054 sayılı Kanunun 16. maddesi hükümleri uyarınca idari yaptırım uygulama gereği doğmaktadır. Nitekim 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin lafzına ve gerekçesine bakıldığında, yanlış ve yanıltıcı bilgi verilmesinin bildirim sahibinin ihmali veya kasıtlı biçimde yapılmış olması hususunda da bir ayrım yapılmamış olduğu görülmektedir. Bu bakımdan, başvuru sahibi teşebbüsler tarafından verilen yanlış ya da yanıltıcı bilginin;
- kasıtlı olarak veya ihmal sonucu verilip verilmediği,
- bildirimin sahibi olan teşebbüse bir menfaat sağlayıp sağlamadığı,
- bildirimin sonucuna menfi ya da müspet etki edip etmediği,
gibi hafifletici ya da ağırlaştırıcı olarak nitelendirilebilecek unsurlar bakımından idareye ayrıca bir değerlendirme imkanı tanınmadığı, aksine, her ne sebeple olursa olsun, yanlış ya da yanıltıcı bilgi veren teşebbüsler hakkında idari para cezası verilmesine hükmedildiği görülmektedir. Kuşkusuz bu türden bir düzenleme ile kanun koyucunun, Kurulun her bir dosya özelinde en doğru bilgiler çerçevesinde karar almasını teminen benzer nitelikteki fiilleri caydırmayı amaçladığı açıktır. Diğer taraftan yine kanun koyucu, sunulan yanlış ya da yanıltıcı bilginin Kurulun alacağı kararı etkileme kabiliyetini, idari yaptırımın uygulanabilmesi bakımından bir gereklilik olarak da öngörmemektedir.
Bu bağlamda; Akzo Nobel’in yukarıda sayılan fiillerinin, 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde tanımlanan “birleşme ve devralmalar için izin başvurularında yanlış ya da yanıltıcı bilgi veya belge verilmesi” fiilini oluşturduğu kanaatine varıldığından, Akzo Nobel’in, aynı maddenin birinci fıkrası uyarınca, 2009 mali yılı gayri safi gelirinin binde biri oranında idari pazara cezası verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
I. SONUÇ
Sayfa 9
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
1. Bildirim konusu işlemin 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan 1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında izne tabi olduğuna, işlem sonucunda aynı Kanun maddesinde belirtilen nitelikte hakim durum yaratılmasının veya mevcut hakim durumun güçlendirilmesinin ve böylece rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz konusu olmadığına, bu nedenle bildirim konusu işleme izin verilmesine,
380
2. Bahse konu işleme ilişkin izin başvurusunda yanlış ve yanıltıcı bilgi ve belge sunulması nedeniyle, Akzo Nobel N.V.’ye 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Türkiye’de ilgili ürün pazarındaki faaliyetleri neticesinde 2009 mali yılı sonunda oluşan gayri safi gelirinin (.............) oranında olmak üzere 47.120TL (Kırkyedibinyüzyirmilira) tutarında idari para cezası verilmesine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Tablolardaki bazı değerler Rekabet Kurumu tarafından ticari sır gerekçesiyle (.....) şeklinde gizlenmiştir.