- Geçiş sürecinin bir yıl olarak belirlenmesinde uygulamadaki sözleşmelerin sayısal
olarak önemli bir çoğunluğunun bu süre sonunda yürürlükten kalkacağı varsayımının
etkili olduğunun tahmin edildiği, oysa münhasır sözleşmelerin aritmetik ortalamasına
bakıldığında ortalama sürenin (…..) yıl olduğu,
- Geçiş süresinin belirlenmesinde dikkate alınması gereken kriterin uygulamadaki
sözleşmelerin sayısal ağırlığı yerine yatırımlar içinden aldıkları pay olması gerektiği,
karar tarihindeki münhasır sözleşmelerin çoğunun ne zaman sona erdiğinden ziyade
bu sözleşmeler için yapılan yatırımın ne kadarlık bir sürede geri dönüşünün
sağlanacağının önemli olduğu,
- 2018 yılında (…..) açık satış noktası için sadece bir yılda yapılan toplam yatırım
tutarının (…..) TL civarında olduğu ve bu yatırımın büyük bir çoğunluğunun bir yıldan
uzun süreli sözleşmeler için yapıldığı, zira uygulamada bir sözleşmenin gerçekleşme
süresinin ne kadar uzun olacağı tahmin ediliyorsa, yani noktanın alım taahhüdü ne
kadar yüksekse, yapılan yatırımın da buna paralel olarak arttığı, bu nedenle yatırımın
geri dönüşünün sağlanması noktasında dikkate alınması gereken unsurun geçiş
süreci sonunda bitecek sözleşme sayısı değil, geri dönüşü sağlanabilecek toplam
yatırım miktarı olması gerektiği,
- Halihazırda devam eden tüm münhasır açık satış noktaları için TUBORG tarafından
yapılan yatırım tutarının (…..) TL olduğu, geçiş sürecinin 24.06.2020 tarihinde sona
ermesi halinde bu nakit yatırımın (…..) TL’sinin (%(…..)) geri dönüşünün
sağlanamayacağı,
- Ancak geçiş sürecinin, en azından kısa kararın tebliği tarihinden (24.06.2019)
başlatılsa bile, 2002/2 sayılı Tebliğ’de öngörülen iki yıllık süreye uygun şekilde
belirlenmesi halinde geri dönüşü sağlanamayan yatırımın (…..) TL (%(…..) civarı)
olacağının tahmin edildiği
ifade edilerek geçiş sürecinin sözleşmelerin tamamının yürürlük tarihinin bitimine kadar veya gerekçeli kararın tebliğ tarihinden (16.10.2019) itibaren başlatılarak asgari iki yıl olarak değiştirilmesi talep edilmektedir.
(4) Bu çerçevede düzenlenen 10.01.2020 tarih ve 2018-3-093/BN-3 sayılı Bilgi Notu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(5) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili Bilgi Notunda; 29.08.2019 tarih ve 19-30/452-M sayılı Kurul kararıyla değişik 20.06.2019 tarihli ve 19-22/335-152 sayılı kararında herhangi bir değişiklik yapılmasına gerek olmadığı kanaat ve sonucuna ulaşıldığı ifade edilmiştir. G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
(6) Yapılan başvuru ile uygulanması talep edilen İYUK’un “Üst Makamlara Başvurma” başlıklı 11. maddesi;
(7) “1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.
2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.
3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.”
şeklindedir.